Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Mutta raesade tulee, metsä kaatuu, ja kaupunki alennetaan alhaiseksi.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Nhưng mưa đá sẽ đổ xuống trên rừng, và thành sẽ bị hạ cả xuống.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Nhưng mưa_đá sẽ đổ xuống trên rừng , và thành sẽ bị hạ cả xuống .
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,ondanks het feit dat het hagelt als het bos gekapt is en uw stad laaggelegen is.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Skoven styrter helt, Byen bøjes dybt.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,και θελει πιπτει χαλαζα κατασυντριβουσα το δασος, και η πολις με ολεθρον θελει ανατραπη.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,И град будет падать на лес, и город спустится в долину.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Но ще пада градушка върху падащия лес*; И градът съвсем ще се сниши.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,וברד ברדת היער ובשפלה תשפל העיר׃
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,وينزل برد بهبوط الوعر والى الحضيض توضع المدينة.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,但 要 降 冰 雹 打 倒 樹 林 . 城 必 全 然 拆 平
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,但 要 降 冰雹 打倒 樹林 . 城必 全然 拆平
Dünya Bankası, IMF ve tabii ki ormanları sömürüp petrol çıkarmak isteyen insanların baskısına karşı koyuyor.세계은행, IMF, 그리고, 물론 이 숲을 이용하고, 석유를 파내고 싶어하는 그런 사람들과 싸우고 있습니다.
Dünya Bankası, IMF ve tabii ki ormanları sömürüp petrol çıkarmak isteyen insanların baskısına karşı koyuyor.נלחם בלחץ של הבנק העולמי, קרן המטבע הבינלאומית, וכמובן האנשים שרוצים לנצל את היערות ולקחת את הנפט.
Dünya Bankası, IMF ve tabii ki ormanları sömürüp petrol çıkarmak isteyen insanların baskısına karşı koyuyor.يناضل ضغوط البنك الدولي، صندوق النقد الدولي، وبالطبع الناس الذين يرغبون في استغلال الغابات والحصول على النفط.
Dünya Bankası, IMF ve tabii ki ormanları sömürüp petrol çıkarmak isteyen insanların baskısına karşı koyuyor.圧力と闘っているのです そんなわけで そこから直接やってきました
Dunya ormanlarinin yarisi yok oldu.A világ erdeinek fele eltűnt.
Dunya ormanlarinin yarisi yok oldu.De helft van de bossen van de wereld zijn verdwenen.
Dunya ormanlarinin yarisi yok oldu.Die Hälfte der Wälder auf der Erde sind verschwunden.
Dunya ormanlarinin yarisi yok oldu.Et pourtant, nous continuons à dresser des murs qui nous séparent.
Dunya ormanlarinin yarisi yok oldu.세계에서 숲의 반이 사라졌습니다.
Dunya ormanlarinin yarisi yok oldu.Metade das florestas do planeta desapareceram.
Dunya ormanlarinin yarisi yok oldu.Metà delle foreste del mondo sono scomparse.
Dunya ormanlarinin yarisi yok oldu.Một nửa diện tích rừng của thế giới đã biến mất.
Dunya ormanlarinin yarisi yok oldu.Polovica svetového lesa zmizla.
Dunya ormanlarinin yarisi yok oldu. Su kaynaklari azaliyor. Yogun tarim topraklari tuketiyor.Si totusi inca ridicam ziduri pentru a ramane izolati.
Dunya ormanlarinin yarisi yok oldu. Su kaynaklari azaliyor. Yogun tarim topraklari tuketiyor.Нашата най-важна битка днес е да защитим това, което природата ни предлага.
Dunya ormanlarinin yarisi yok oldu.Zniknęła połowa lasów.
Dunya ormanlarinin yarisi yok oldu.Τα μισά δάση του κόσμου έχουν χαθεί.
Dunya ormanlarinin yarisi yok oldu.Половина мировых лесов исчезла.
Dunya ormanlarinin yarisi yok oldu.אנחנו חייבים להאמין למה שאנו יודעים.
Dunya ormanlarinin yarisi yok oldu.لقد زالت نصف غابات العالم.
Dunya ormanlarinin yarisi yok oldu.水不足は悪化し
Erozyonlar, traşlanmış ormanlar ve gezegenimizde bıraktığımız birçok başka etki görülebilir...بإمكانك أن ترى التآكلات و هي تقسم الغابات وهذه إحدى التأثيرات البيئية الرئيسية التي كانت لنا على كوكبنا
Fakat çok küçükler, biliyorsunuz. Hastaneye çok yakınlar Bu ormanlarda onları hiçbir zaman yenemeyiz.Ale wiecie, taki mały kraj - mają tak blisko do szpitali, że nigdy ich nie pokonamy z naszymi lasami.
Fakat çok küçükler, biliyorsunuz. Hastaneye çok yakınlar Bu ormanlarda onları hiçbir zaman yenemeyiz.Mas eles são pequeninos, estão tão perto do hospital que nunca conseguiremos batê-los na nossas florestas.
Geçtiğimiz yıl 20 kez bakir ormanlarda dolandık durduk.작년에만 20회의 걸친 노숙림 탐사연구를 진행했습니다.
Geçtiğimiz yıl 20 kez bakir ormanlarda dolandık durduk.loni jsme do pralesa vyrazili 20 krát.
Geçtiğimiz yıl 20 kez bakir ormanlarda dolandık durduk.יצאנו 20 פעמים אל יער הבראשית בשנה שעברה.
Geçtiğimiz yıl 20 kez bakir ormanlarda dolandık durduk.ذهبنا إلى غابة النمو القديم ٢٠ مرة في العام الماضي
Geçtiğimiz yıl 20 kez bakir ormanlarda dolandık durduk.その中で1個体の培養に成功しました
Grateful Dead'in 1988'de yağmur ormanlarındaki yardım konserinde idim.1998년 그레이트풀 데드의 열대우림을 위한 자선공연에 참석했습니다.
Grateful Dead'in 1988'de yağmur ormanlarındaki yardım konserinde idim.Așadar, am fost la un concert de binefacere, Grateful Dead, în pădurile tropicale în 1988.
Grateful Dead'in 1988'de yağmur ormanlarındaki yardım konserinde idim.Byl jsem na benefičním koncertě skupny Grateful Dead za deštné pralesy v roce 1988.
Grateful Dead'in 1988'de yağmur ormanlarındaki yardım konserinde idim.Em 1988, eu estava num concerto da banda "Grateful Dead" em benefício das florestas tropicais
Grateful Dead'in 1988'de yağmur ormanlarındaki yardım konserinde idim.En 1988, estaba en una selva tropical, en un concierto benéfico de los Grateful Dead.
Grateful Dead'in 1988'de yağmur ormanlarındaki yardım konserinde idim.J'ai donc été à un concert de bienfaisance de Grateful Dead pour les forêts tropicales en 1988.
Grateful Dead'in 1988'de yağmur ormanlarındaki yardım konserinde idim.Nu was ik bij een Grateful Dead benefietconcert voor de regenwouden in 1988.
Grateful Dead'in 1988'de yağmur ormanlarındaki yardım konserinde idim.Pojechałem więc na charytatywny koncert zespołu Grateful Dead, na rzecz lasów deszczowych, w 1988 roku.
Grateful Dead'in 1988'de yağmur ormanlarındaki yardım konserinde idim.Sono stato a un concerto di beneficienza dei Grateful Dead nella foresta pluviale nel 1988.
Grateful Dead'in 1988'de yağmur ormanlarındaki yardım konserinde idim.Tôi đã tham gia một buổi hòa nhạc gây quỹ cho rừng nhiệt đới của nhóm Grateful Dead vào năm 1988.
Grateful Dead'in 1988'de yağmur ormanlarındaki yardım konserinde idim.Und so war ich bei einem Grateful Dead Benefizkonzert für den Regenwald im Jahre 1988.
Grateful Dead'in 1988'de yağmur ormanlarındaki yardım konserinde idim.И така, бях на благотворителен концерт на Грейтфул Дед за тропическите гори през 1988 година.
Grateful Dead'in 1988'de yağmur ormanlarındaki yardım konserinde idim.Я был на благотворительном концерте Grateful Dead в помощь тропическим лесам в 1988.
Grateful Dead'in 1988'de yağmur ormanlarındaki yardım konserinde idim.הייתי בקונצרט למען יערות הגשם, של "גרייטפול דד", ב-1988.
Grateful Dead'in 1988'de yağmur ormanlarındaki yardım konserinde idim.وإذن كنت في حفل خيري لصالح الغابات المطيرة نظمته قريتفل ديد في 1988.
Grateful Dead'in 1988'de yağmur ormanlarındaki yardım konserinde idim.グレイトフル・デッドの チャリティコンサートに行きました そこで1人の男に出会いました この写真の左の彼です
Güçlü nehirleri geçerek ve Rhadaur'un geniş ormanları içinden.広大なルダウアの森を抜けて- ドゥネダインの見守る平和な土地へ
Güney Amerika'nın ormanlarında inşa edilmiş.A fost construit în jungla sud-americană.
Güney Amerika'nın ormanlarında inşa edilmiş.È stato costruito nella giungla in Sud America.