Ana içeriğe geç
Sözlük

ormanlar ile cümle

ormanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çok sık araziye çıkan bir ekibimiz var. Geçtiğimiz yıl 20 kez bakir ormanlarda dolandık durduk.Nuestro equipo --tenemos un equipo de expertos que sale-- salimos 20 veces al bosque nativo el año pasado.
Çok sık araziye çıkan bir ekibimiz var. Geçtiğimiz yıl 20 kez bakir ormanlarda dolandık durduk.Tim kami -- dan kami punya tim ahli yang pergi -- kami pergi 20 kali ke dalam hutan tua tahun lalu.
Çok sık araziye çıkan bir ekibimiz var. Geçtiğimiz yıl 20 kez bakir ormanlarda dolandık durduk.Vår grupp -- och vi har en grupp experter som ger sig ut -- vi gav oss ut 20 gånger i urskogen förra året.
Çok sık araziye çıkan bir ekibimiz var. Geçtiğimiz yıl 20 kez bakir ormanlarda dolandık durduk.Vores team -- vores eksperter som tager ud -- vi tog 20 ture til urskoven sidste år.
Çok sık araziye çıkan bir ekibimiz var. Geçtiğimiz yıl 20 kez bakir ormanlarda dolandık durduk.Нашият екип... имаме екип от експерти, които излизат... излизали сме 20 пъти в старата гора миналата година.
Çok zorlu bir vakayı çalıştık, tüm Çin'deki ormanların yokolması vakasını.Am făcut acest calcul pentru un caz foarte dificil, adică despăduririle din China.
Çok zorlu bir vakayı çalıştık, tüm Çin'deki ormanların yokolması vakasını.Chúng tôi vấp phải một trường hợp cực kì khó, đó là trường hợp phá rừng ở Trung Quốc
Çok zorlu bir vakayı çalıştık, tüm Çin'deki ormanların yokolması vakasını.Fizemo-lo para um caso muito difícil, que era a desflorestação na China.
Çok zorlu bir vakayı çalıştık, tüm Çin'deki ormanların yokolması vakasını.Kami melakukan perhitungan yang sulit yaitu penggundulan hutan di Cina.
Çok zorlu bir vakayı çalıştık, tüm Çin'deki ormanların yokolması vakasını.우리는 굉장히 힘든 케이스를 놓고 이것을 했었는데요 바로 중국의 삼림파괴였습니다.
Çok zorlu bir vakayı çalıştık, tüm Çin'deki ormanların yokolması vakasını.L'abbiamo fatto per un caso molto difficile, quello della deforestazione in China.
Çok zorlu bir vakayı çalıştık, tüm Çin'deki ormanların yokolması vakasını.Lo hemos hecho para un caso muy difícil, que era la deforestación en China.
Çok zorlu bir vakayı çalıştık, tüm Çin'deki ormanların yokolması vakasını.Nagyon nehéz esettel dolgoztunk, Kína erdőirtásával.
Çok zorlu bir vakayı çalıştık, tüm Çin'deki ormanların yokolması vakasını.Nous l'avons fait pour un cas très difficile, qui est la déforestation de la Chine.
Çok zorlu bir vakayı çalıştık, tüm Çin'deki ormanların yokolması vakasını.We hebben dat met TEEB gedaan voor een heel moeilijke casus: de ontbossing in China.
Çok zorlu bir vakayı çalıştık, tüm Çin'deki ormanların yokolması vakasını.Wir haben das für einen sehr schwierigen Fall getan, nämlich die Entwaldung in China.
Çok zorlu bir vakayı çalıştık, tüm Çin'deki ormanların yokolması vakasını.Το κάναμε για μία πολύ δύσκολη περίπτωση, η οποία ήταν για την αποψίλωση δασών της Κίνας.
Çok zorlu bir vakayı çalıştık, tüm Çin'deki ormanların yokolması vakasını.Мы взялись за очень сложный случай, потерю лесов в Китае.
Çok zorlu bir vakayı çalıştık, tüm Çin'deki ormanların yokolması vakasını.Направихме това за много труден случай - обезлесяването в Китай.
Çok zorlu bir vakayı çalıştık, tüm Çin'deki ormanların yokolması vakasını.עשינו את זה לכמה מקרים קשים, שהיו לכריתת יערות בסין.
Çok zorlu bir vakayı çalıştık, tüm Çin'deki ormanların yokolması vakasını.قمنا بذلك لقضية صعبة جدا كانت لعملية ازالة الغابات في الصين.
Çok zorlu bir vakayı çalıştık, tüm Çin'deki ormanların yokolması vakasını.我哋做咗一個好棘手嘅個案 中國的伐林問題
Çok zorlu bir vakayı çalıştık, tüm Çin'deki ormanların yokolması vakasını.難しい分野にも取り組みました 重要な課題です なにしろ
Çöpleri pencereden dışarıya, ormanlara ya da sokaklara atmayın!Älä heitä roskia ikkunasta ulos äläkä metsiin tai kaduille.
Çöpleri pencereden dışarıya, ormanlara ya da sokaklara atmayın!Kasta inte avfallet ut genom fönstret, i skogen eller på gatan.
Çöpleri pencereden dışarıya, ormanlara ya da sokaklara atmayın!Ne jetez pas les déchets dehors par la fenêtre ou dans les forêts ou les rues.
Çöpleri pencereden dışarıya, ormanlara ya da sokaklara atmayın!No lance residuos por la ventana ni los tire al bosque ni a la calle.
Çöpleri pencereden dışarıya, ormanlara ya da sokaklara atmayın!Не бросайте мусор из окна на улицу, в лесу или на улице.
Çöpleri pencereden dışarıya, ormanlara ya da sokaklara atmayın!لا تطرح النفايات من الشباك إلى الخارج أو في الغابات أو الشوارع.
Çünkü Brezilya cevizlerini toplayanlar, ormanları kesenler değildi.Bởi vì những người thu mua quả hạch Braxin không phải là những người phá rừng.
Çünkü Brezilya cevizlerini toplayanlar, ormanları kesenler değildi.Bo ludzie, którzy zbierali orzechy brazylijskie to nie byli ci sami ludzie, którzy karczowali lasy.
Çünkü Brezilya cevizlerini toplayanlar, ormanları kesenler değildi.브라질넛을 채집하는 사람들은 우림을 벌채하는 사람이 아니기 때문이었습니다.
Çünkü Brezilya cevizlerini toplayanlar, ormanları kesenler değildi.Omdat de mensen die paranoten verzamelden niet dezelfde mensen waren die de bossen omhakten.
Çünkü Brezilya cevizlerini toplayanlar, ormanları kesenler değildi.Pentru că oamenii care culegeau alune din Brazilia nu erau aceiași oameni care defrișau pădurile.
Çünkü Brezilya cevizlerini toplayanlar, ormanları kesenler değildi.Perché la gente che raccoglieva le noci del Brasile non era la stessa che tagliava le foreste.
Çünkü Brezilya cevizlerini toplayanlar, ormanları kesenler değildi.Porque la gente que recolectaba las nueces de Brasil no era la misma que estaba arrasando la selva tropical.
Çünkü Brezilya cevizlerini toplayanlar, ormanları kesenler değildi.Protože sběrači Para ořechů nebyli ti samí lídé, kteří káceli pralesy.
Çünkü Brezilya cevizlerini toplayanlar, ormanları kesenler değildi.Weil die Menschen, die Paranüsse sammelten nicht dieselben Leute waren, die die Wälder abholzten.
Çünkü Brezilya cevizlerini toplayanlar, ormanları kesenler değildi.Защото хората, които събираха бразилски ядки не бяха същите хора, които сечяха горите.
Çünkü Brezilya cevizlerini toplayanlar, ormanları kesenler değildi.Потому что люди, которые собирали бразильский орех не были теми же людьми, которые рубили лес.
Çünkü Brezilya cevizlerini toplayanlar, ormanları kesenler değildi.כי האנשים שאספו את אגוזי ברזיל לא היו אותם האנשים שכרתו את היערות.
Çünkü Brezilya cevizlerini toplayanlar, ormanları kesenler değildi.لأن الناس الذين كانوا يجمعون المكسرات لم يكونوا نفسهم الناس الذين يقطعون الغابات.
Çünkü Brezilya cevizlerini toplayanlar, ormanları kesenler değildi.熱帯雨林を切り倒している人々は 違ったからです ブラジルナッツから利益を得る人と
Daha önce doğuda yağmur ormanları olduğunu bile bilmiyordum.저는 미시시피 강의 동쪽에 우림이 있는지 조차 몰랐었죠.
Daha önce doğuda yağmur ormanları olduğunu bile bilmiyordum.אני אפילו לא ידעתי שיש יערות גשם במזרח,
Daha önce doğuda yağmur ormanları olduğunu bile bilmiyordum.لم أكن أعرف أنه يوجد غابات مطيرة في الشرق،
Daha önce doğuda yağmur ormanları olduğunu bile bilmiyordum.でもグレート スモーキー マウンテン国立公園では
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Aber Hagel wird sein den Wald hinab, und die Stadt danieden wird niedrig sein.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Ale prv bude padať ľadovec, až i sostúpi les, a do nízkosti bude snížené mesto.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,anche se la selva cadrà e la città sarà sprofondata
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Aunque el bosque caiga por completo, y la ciudad sea totalmente abatida
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Byť pak i krupobití spadlo na les, a velmi sníženo bylo město.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Choćby i grad spadł na las, a miasto bardzo poniżone było.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Dar pădurea va fi prăbuşită supt grindină şi cetatea plecată adînc.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,De jégesõ hull és megdõl az erdõ, és a város elsülyedve elsülyed!
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,먼저 그 삼림은 우박에 상하고 성읍은 파괴되리라
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Mais la forêt sera précipitée sous la grêle, Et la ville profondément abaissée.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Mas haverá saraiva quando cair o bosque; e a cidade será inteiramente abatida.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Men det skal hagle når skogen* styrter ned, og dypt skal byen trykkes ned. / {* fiendens veldige hær.}
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Men under hagelskurar skall skogen fällas, och djupt skall staden bliva ödmjukad.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod