Ana içeriğe geç
Sözlük

ormanlar ile cümle

ormanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bölge, 1943 yılında çam ormanları, karışık ormanlar ve yoğun çalılıklarla kaplıydı.In 1943 was het gebied grotendeels bedekt met berken- en naaldbossen en dicht struikgewas.
Topraklarının %57'si ormanlarla kaplıdır.57% van de republiek is bedekt met bossen.
Bu programla ormanlarda onarım çalışmaları yürütülmüştür ve çok sayıda ağaç dikilmiştir.De laatste tijd is de ontbossing vertraagd en zijn er veel bomen geplant.
Geniş yapraklı ormanlarda yaşar, açık arazilerden kaçınır.De soort is te vinden in bossen, en vermijdt open plaatsen.
Bir zamanlar Ümraniye tamamen ormanlarla kaplı idi.Oorspronkelijk was het land bedekt met bossen.
Azerbaycan ormanları çeşitli sorunlarla karşı karşıyadır.De grenzen van Centraal-Azië zijn het onderwerp van verschillende definities.
Ülkenin %80'ini ormanlar oluşturur.80% van de grond dankte.
Sıçan kangurusugiller gece aktifdir ve seyrek ağaçlı alanlarda ve fazla sıkı olmayan ormanlarda yaşarlar.A. derbianus is 's nachts actief en leeft in holle bomen.
Bir zamanlar Avrupa'nın yüzde seksen ila doksanı ormanlarla kaplıydı.In de jaren zestig van de 20e eeuw was ongeveer 40% van het land nog bedekt met bos.
Risk faktörleri arasında yoksulluk, beslenme bozukluğu, ormanların tahribi ve şehirleşme sayılabilir.Risicofactoren zijn onder meer: armoede, ondervoeding, ontbossing en verstedelijking.
Ormanların kesilmesi de başka bir tehdittir.Ook het stijgen van de zeespiegel kan een bedreiging vormen.
Tropik ormanlarda tek başına yaşayan bir gece hayvanıdır.Het is een solitair dier dat op de bosbodem leeft.
Ormanlarda dolaşmayı sever.Lubi spacerować po lesie.
Ormanlar rezervin %89'unu kapsamaktadır.Lasy pokrywają 89% obszaru rezerwatu.
Dağlar meşe ormanlarıyla kaplıdır.W górach znajdują się lasy iglaste.
Tropikal ormanlar.Lasy tropikalne.
Dağlarda egemen bitki örtüsü ormanlar ve makilerdir.W górach występują lasy sosnowe i dębowe.
Jaguar, bunların arasında en çok yağmur ormanlarını tercih eder.Wśród wymienionych siedlisk jaguar preferuje gęste lasy.
Ormanlar, ilin topraklarının % 31'ini kaplamaktadır.Lasy pokrywają 31% terytorium.
Köy halkının ormanlardan ağaç kesmesi yasaktır.Kiedy właściciel lasu może wyciąć drzew?.
Ayrıca bahçe ve ormanlarda da görülür.Spotykany też w lasach i ogrodach.
1890 yıllarında bölge kapkara çam ormanları ile kaplıdır.W 1803 obszar ten pokrywały całości lasy.
Sık ormanlarda yaşar.Zazwyczaj przebywają w lasach.
Ormanlarda pek rastlanmaz.W lasach jest rzadszy.
321 Tanıtımcılar (1868) G'schichten aus dem Wienerwald Viyana Ormanları Masalları op.Opowieści Lasku Wiedeńskiego (G'schichten aus dem Wienerwald, 1868, op.
Karbon devrinde korular gerçek ormanlar haline geldi.Dawne tereny pól uprawnych zamieniały się w lasy.
Dağlarda meşe ormanları hakimdir.W lesie tym (szczególnie u podnóży gór) występują liczne skałki gnejsowe.
Ormanların çoğu bozuk ormanlardır.Większość stanowią lasy iglaste.
Ormanlarda yaşarlar ve kovuklar içine yuva yaparlar.Wyprowadza się do lasu i buduje tam szałas.
Bu programla ormanlarda onarım çalışmaları yürütülmüştür ve çok sayıda ağaç dikilmiştir.Urządzono tutaj miejsce odpoczynku i zasadzono drzewa.
Yağmur ormanlarında görülür.Występuje w lasach deszczowych.
Azerbaycan ormanları çeşitli sorunlarla karşı karşıyadır.Gospodarka Barcelony obejmuje różne gałęzie.
Fakat, yapılan araştırmalardan eski çağlarda Çekerek civarında yoğun ormanlarla kaplı olduğu anlaşılmıştır.W czasach starożytnych, według przekazów antycznych, była obficie pokryta lasami.
Hikâye Amazon Ormanları'na düşen bir köpek (Brandy) ve bir tavşan (Bay Bıyık) hakkındadır.Gwiazda otoczona jest liściem palmy oraz gałązką oliwną.
Bunun nedenleri ormanların yok edilmesi ve avlanılmalarıdır.Uznaje się, że powodem były polowania i wycinka lasów.
Adalar, tropikal ormanlarla çevrilidir.Są ściśle związane z lasami tropikalnymi.
Doğu Karadeniz Ormanları" (PDF).LKP Lasy Birczańskie (PDF). .
Yağmur ormanlarında yoğunlaşmışlardır.Rośnie w lasach deszczowych.
Çoğunluk daha sonra Brethil Ormanlarına girer.Majoriteten av folket kom senare att bege sig in i skogen Brethil.
Merkez ve güney Çin'de egemen olan subtropikal ormanlar, 146.000'e kadar flora türünü desteklemektedir.Subtropiska skogar, som dominerar mellersta och södra Kina, ger plats för ca 146 000 arter av växter.
Halbuki kaya sıvacı kuşlarının iki türü de ormanlar ile bağlantılı değildir.De två arterna klippnötväckor är dock inte starkt knutna till skogsland.
Ormanların kesilmesi de başka bir tehdittir.Även skogsavverkningar är ett hot.
Birçok goril grubuyla kapsamlı incelemeler yapmış, Ruanda'nın dağ ormanlarında yıllarca onları gözlemlemiştir.Hon intresserade sig för gorillor och studerade dem dagligen i bergsskogarna i Rwanda.
Tropikal ormanlar.Mina tropiska världar.
Çevredeki dağlar, yer yer meşe ormanlarıyla kaplıdır.Trakten runt Qalpirəquayu Dağı består i huvudsak av gräsmarker.
Bu sırada hayvanlar ilk kez göründü ve ormanlar ilk kez büyümeye başlamıştı.Djuren växte sig allt större under den här tiden och de första stora djuren dök upp.
İlk Çağ'ın ilk dönemlerinde adanın büyük bir kısmı ormanlarla kaplıydı.Före människans ankomst var ön troligen helt täckt av skog.
Nadir bir kuş olup olgun ormanlar ile bol cansız odunlara ihtiyaç duyarlar.Det finns gott om fågelarter som kräver gamla skogar.
Bir zamanlar Avrupa'nın yüzde seksen ila doksanı ormanlarla kaplıydı.Åttio till nittio procent av Europa var en gång täckt av skog.
Doğal yaşam ortamı ormanlardır.Dess miljö är regnskogar.
Risk faktörleri arasında yoksulluk, beslenme bozukluğu, ormanların tahribi ve şehirleşme sayılabilir.Riskfaktorer innefattar bland annat: fattigdom, näringsbrist, skogsskövling och urbanisering.
Yeni Gine civarındaki bölgelerde yağmur ormanlarında bulunur.Den förekommer i bergiga regnskogar på Nya Guinea.
Bozdiyarlılar, Eriador'daki bütün ormanlarda yaşarlardı.De kom att vandra till länderna i Eriador.
Bu ormanlar il yüzölçümünün % 55’ini kaplamaktadır.Dessa utgör 55 % av bevattningssysemen.
Fakat bu hayvanlar daha çok ormanların derinlerine çekilmişlerdir.De undviker däremot allt för täta skogar.
Bu ormanlar dinamik yapısına uygun bir işletmecilikle devam ettirilebilir.Gårdsfasad må behandlas på ett arkitektonisk tillfredsställande sätt.
Ormanlar ya da korular ülkenin yaklaşık %50'sini kaplar.Skogar och buskar upptar cirka 5 procent.
Daha çok ormanların koruyucusu bir tanrı sayılırdı.Tiveden skulle då betyda gudarnas skog.
Yaylalarda birkaç aile birleşerek kırlarda veya ormanlarda piknik yaparlar.Många tar en promenad eller en joggingtur i Stadsskogen.
Christmas Adası'nın büyük bölümü tropik ormanlarla kaplıdır.Stora delar av ön täcks av tropisk regnskog.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod