Şelaleye giden yol aşırı bozuk olduğu için yürüyerek ormana girdik.We wandered into the forest on foot because the road to the waterfalls was too weather-beaten.
Bu kurallar olmazsa, iş dünyası vahşi bir ormana dönüşür.Without such rules business would turn into a jungle.
Ormana girdiğinde Michel'i uzun çimenler arasında yürürken bulur.When Franck returns, he discovers that the beach is suddenly deserted.
Artık Michel tarafından takip edilen Frank saklanmak için ormana girer.Upon entering the grass, he finds Henri, whose throat has been slit.
Dehşete kapılmış olan Fiona, ormana doğru kaçar.Terrified, Fiona runs off into the woods.
Subalpin bölgesinde, kısmen ormana da nüfuz eden birkaç taş nehri vardır.There are several stone rivers in the Subalpine zone, partly penetrating the forest too.
Ruslar ormana ulaştı ve başlarında prensleri bulunan atlı Bulgarlarla karşılaştı.The Russians came across the forest and met the horseback Bulgars under their prince.
Beth operasyonunu sürdürür ve ormana dönen geyiği kurtarır.Beth continues her operation and saves the deer, who returns to the woods.
Kız ormana gitti ve mantar aradı.Das Mädchen ging in den Wald und suchte Pilze.
Kız mantar aramak için ormana gitti.Das Mädchen ging in den Wald, um Pilze zu suchen.
Sizden çöpünüzü ormana atmamanızı rica ediyoruz.Wir bitten Sie, Ihre Abfälle nicht in den Wald zu werfen.
Biraz ormana gidip kafamı dinlemeye ihtiyacım var.Ich brauche ein bisschen Waldeinsamkeit.
Kızlar bir gün ormana gezintiye çıkmışlar.Eines Tages gingen sie durch den Wald.
Wahi Annuar: Ayaklanmanın başlangıcında ormana geçecektir.52: Zu Beginn des Jahres bricht der gallische Aufstand aus.
İkisi sarayı terk edip bir ormana girerler.Die beiden flüchten in den Wald.
Kavalcı onları yakındaki bir ormana götürür.Die Ermittler fahren mit ihm zu einem nahen Waldgebiet.
Sonra bir ormana girer.Also an einem Wald gelegen.
Kızlar bir gün ormana gezintiye çıkmışlar.Un jour, il part dans la forêt.
Daha sonra Thranduil ve Celeborn, ormanın ortasında buluştular ve ormana Eryn Lasgalen dediler.Thranduil et Celeborn renommèrent alors la forêt Eryn Lasgalen, ou Bois aux Vertes Feuilles.
Kurttan korkan ormana girmez.No entra en el bosque por miedo a los lobos.
Ormana gittim.Fui al bosque.
Ormana şimdi gidebilir miyim?¿Puedo ir al bosque ahora?
Ormana girdiler.Se adentraron en el bosque.
Beth daha sonra kendi başına ormana gider ve Daryl ise onu arkasından takip etmektedir.Ella luego se va por sí sola en el bosque, Daryl va en búsqueda de ella por los alrededores.
Ertesi gün Desmond, Charlie, Jin ve Hurley ormana doğru yola koyulurlar.Por la mañana, Desmond, Charlie, Jin y Hurley se aventuran dentro de la selva.
Daha sonra Thranduil ve Celeborn, ormanın ortasında buluştular ve ormana Eryn Lasgalen dediler.Después de la Guerra, Celeborn y Thranduil se repartieron el Bosque Negro, que pasó a llamarse Bosque Verde.
Locke su bulmak amacıyla ormana dalar.Locke entra en la selva para buscar un poco.
Kadının istediği olur ve Rama 14 yıl boyunca bir münzevi olarak yaşaması için ormana sürgün edilir.Por eso creó una intriga, por la que Rama fue desterrado al bosque durante catorce años.
Buna rağmen ormana dayalı sanayisi yoktur.Pero no hay enemigo en el bosque.
Sonra bir ormana girer.De repente, llega a un bosque.
Deniz kızları onu kurtarıp ormana bırakmıştır.Les manda la ola y los desaparece en el bosque.
Ormana kaçan polisi kısa sürede öldürür.El arma homicida fue encontrada por la policía en los bosques cercanos rápidamente.
Bu yüzden Sayid, Jack, Locke, Kate ve Sawyer bir plan yapıp ormana gittiler.Ella, Jack, Sawyer, Locke, Sayid y Kate pusieron en marcha el plan.
Daha sonra Thranduil ve Celeborn, ormanın ortasında buluştular ve ormana Eryn Lasgalen dediler.Più tardi, Celeborn e Thranduil si incontrano nel mezzo della foresta e la rinominano Eryn Lasgalen.
Kadının istediği olur ve Rama 14 yıl boyunca bir münzevi olarak yaşaması için ormana sürgün edilir.Il secondo, e più grave, è quello di mandare Rāma in esilio nella foresta Daṇḍaka per quattordici anni.
Ormana kaçar.Copulare nel bosco.
Sesleri takip edip ormana girince kendini Kabuslar Evi'nde bulur.Inseguendo lui, anche Nightmare raggiunge il palazzo.
Kızlar bir gün ormana gezintiye çıkmışlar.Пошла девочка в лес погулять.
Ormana kaçan polisi kısa sürede öldürür.Но домчаться до леса беглец уже не успел бы.
Ellen ayağa kalkar ve ormana doğru kaçar.Энни была вынуждена выпрыгнуть на ходу и бежать вглубь леса.
Oidipus ormana bırakılan çocuğun kendisi olduğunu anlar.Эмили рассказывает, что именно он был в лесу.
Sawyer bambuyu bulmak için ormana gider.Кришна отправляется в лес на поиски Сьямантаки.
Locke hemen onu ormana, Jack'in yanına götürür.Тем временем Саид позвал Джека в лес и вместе с Локком отвёл к люку.
İkisi sarayı terk edip bir ormana girerler.ويهرب الاثنان إلى الغابة.
Ellen ayağa kalkar ve ormana doğru kaçar.أوري أصبح يتيمًا وينطلق لاستشكاف الغابة بنفسه.
O, gecenin ortasında ormana gider ve şimdi karanlıktan korkuyormuş gibi davranıyor.هو، يذهب للغابة في منتصف الليل والآن يتصرف وكأنه يخاف من الظلمة.
Beth daha sonra kendi başına ormana gider ve Daryl ise onu arkasından takip etmektedir.Ela então segue sozinha para dentro da floresta, com Daryl seguindo-a lentamente.
İkisi sarayı terk edip bir ormana girerler.Os dois andam pela floresta e encontram soldados.
Koşarken geriye dönüp ormana bakar.Ele corre de volta para a floresta e cai em prantos.
Naruto, bu belgeyi ele geçirir ve ormana kaçar.Agu evita sua captura e escapa para a selva.
Siegfried ormana doğru oradan uzaklaşır.Sieglinde agradece e parte para a floresta.
Locke su bulmak amacıyla ormana dalar.Locke entra na selva para buscar um pouco.
Kavalcı onları yakındaki bir ormana götürür.De vrienden kamperen vlak bij een bos.
Bir arabanın altında saklanan Sophia iki aylak tarafından fark edilir ve Sophia ormana doğru koşmaya başlar.Sophia wordt door twee walkers opgemerkt en vlucht het naastliggende bos in.
Terk edilmiş arabada kanlar vardır ve kan izleri ormana doğru gitmektedir.In zijn achtergelaten auto worden bloedsporen gevonden.
Almanlar ilerideki tepelik bir ormana siper kazmış saklanmaktadırlar.Niemcy uciekli do lasu położonego za wzniesieniem.
Böylece ayı bahara kadar akşamları eve gelmiş, sabahları erkenden ormana dönmüş.Okazało się, że co noc uciekała do lasu by do świtu tańczyć.
Ormana kaçar."Cięcie lasu.
Koşarken geriye dönüp ormana bakar.Po jego pokonaniu kierują się do lasu.
Juliet, ilacı almaya ormana gider.Żabon i Emilka ruszają do lasu znaleźć lekarstwo.