orman ile cümle

orman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Arabadan kaçan Jenny ormanın içine saklanır.Wyatt lähtee häntä pakoon autolla ja jättää Eddien metsään.
Aracaju tropik ormanlar içinde bulunmakta ve bu nedenle yükssek yağış çekmektedir.Trooppinen sademetsä sijaitsee matalapainevyöhykkeellä ja sen takia siellä sataa runsaasti.
Orman açısından ülkenin en yoksul bölgelerinden biridir.Se on yksi maan metsäisimmistä alueista.
Çoğunluk daha sonra Brethil Ormanlarına girer.He asuttivat Brethilin metsän.
1890 yıllarında bölge kapkara çam ormanları ile kaplıdır.Vuoteen 1850, asti suurin osa saaresta oli metsän peitossa.
Adanın orman örtüsü de aynı şekilde ortadan kaldırıldı.Saaren viiniviljelyksetkin oli ilmeisesti hylätty.
Slovakya'da yer alan orman, Polonya ve Ukrayna ile olan sınırda yer almaktadır.Lääni sijaitsee kaakkoisessa Puolassa, Slovakian ja Ukrainan rajalla.
Bu nedenle güney bölümünün bir kısmı ormanlıktır.Eteläisin osa on metsäaluetta.
Ormana kaçar.Metsän piilossa.
OGM, 2012: Türkiye Orman Varlığı – 2012.Suomen metsät 2012: Kriteeri 1 Metsävarat Luonnonvarakeskus.
1992 yılında adadaki ormanlık arazi miktarı %20'den azdı.Indonesian metsistä oli vuonna 2008 jäljellä enää vajaat puolet vuoteen 1982 verrattuna.
Fakat, ilerleyen Rus güçleri, milislerin ormanda saklanmak zorunda kalmalarına neden olur.Venäläisistä joukkoja tuli metsästä vähitellen heidän harhailtuaan metsässä.
Ormanın derinliklerinde yaşarlar.Ne elävät metsien pohjakerroksessa.
Ormanlık arazisi geniştir.Metsävarat ovat huomattavat.
Orman Kardeşleri adı verilen silahlı muhalif grupların direnişi, 1950'li yılların ortasına kadar devam etti.Metsäveljiksi sanottujen sissien toiminta loppui 1950-luvulla.
Direk orman arazisine sınırdır.Piiri sijaitsee metsäarovyöhykkeellä.
Oidipus ormana bırakılan çocuğun kendisi olduğunu anlar.Oidipus ymmärtää olevansa itse kyseinen poika.
Dalinda bir orman gezisine çıkmıştır.Sen vieritse kulkee metsäautotie.
Ormanlarda pek rastlanmaz.Lajia ei tavata metsissä.
Kasabanın etrafı ormanlarla çevrili ve ılıman iklime sahiptir.Ympärillä on hiljainen ja autiolta vaikuttava kaupunki.
Kentteki diğer önemli endüstri kolları ise çelik üretimi ve ormancılıktır.Muita kaupungin teollisuuden aloja ovat esimerkiksi teräs- ja maatalouskoneteollisuus.
Köyün ekonomisi ormancılığa ve demir çelik sektörüne dayalıdır.Kaupungin talous rakentuu rauta- ja terästehtaan ympärille.
Yaşam yerleri ormanlar, büyük parklardır.Pihamedestäjän elinympäristöä ovat laajat metsät.
Genelde Ağustos'tan Kasım'a kadar ormanlarda bulunabilir, kokusu hoş değildir.Suomessa metsälukkia tavataan huhti-toukokuusta aina syys-lokakuulle saakka.
1873-1874 arasında Orman Umum Müdürü olarak görev yaptı.Hän oli metsähallituksen ylijohtajana 1863–1870.
Başlangıçta bir milli park ilan edilmeden önce bir orman rezerviydi.Alueella oli jo ennen kansallispuiston perustamista jonkin verran retkeilyreitistöä.
İlçe topraklarının %32,5'i ormanlarla kaplıdır.Metsät peittävät 31,3 prosenttia maa-alasta.
Nemli ve verimli orman topraklarını tercih ederler.Laji suosii tiheälatvuksisia ja suuripuisia metsiä.
Ayrıca birçok melez ormangülü taksonu tespit edilmiştir.Myös monia mäkitupalaistiloja on muutettu loma-asuntokäyttöön.
Ormanda yalnız başına yaşadı.Hän asui yksin metsässä.
Vahşi hayvanlar ormanda yaşarlar.Villipedot elävät metsässä.
Yabani hayvanlar ormanda yaşar.Villipedot elävät metsässä.
Tapio, orman tanrısı.Τάπιο, θεός των δασών.
Ama bir anda göklerden bir ışık indi ve ormanı aydınlattı," demiştir.Αλλά για ένα δευτερόλεπτο, μια ακτίνα φωτός κατέβηκε από τους ουρανούς και φώτισε το δάσος».
Hindistan'da kendisine ait bir ormanı da vardır.Του ανήκει ένα μικρό δάσος στην Ινδία.
Orman bakımından zengindir.Είναι πλούσια σε δάση.
Köy genellikle dağlık ve ormanlıktır.Η περιοχή είναι κυρίως ορεινή και δασώδης.
Orman Kardeşleri adı verilen silahlı muhalif grupların direnişi, 1950'li yılların ortasına kadar devam etti.Αμέσως ξεκίνησε ένοπλη αντίσταση υπό την ονομασία "Οι Αδελφοί του Δάσους", η οποία συνέχισε μέχρι το 1991.
Ormanın Çocukları'nın Ak Gezenleri yarattığını öğrenir.Θέλω το παιδί μου να γνωρίσει τα δάση.
Orman: Uldino, Odabella ve Atilla'nın düğün planları hakkında Foresto'ya bilgi verir.Το δάσος Ο Ούλντινο πληροφορεί τον Φορέστο για τα σχέδια των γάμων της Οδαβέλλης και του Αττίλα.
Büyük bir bölümü ormanlarla kaplıdır.Ένα μεγάλο μέρος της καλύπτεται από δάση.
Etrafında ormanlık alan yoktur.Δεν έχει καμία δασική περιοχή.
Ormancı ve karısı da ona bir isim vermezler.Ο αφηγητής, η σύζυγός του και ο αδελφός του δεν κατονομάζονται.
Çok nemli yağmur ormanlarından kaçınırlar.Καταγόταν από τα Ρετσάνη Αγυιάς Λάρισας.
Orman Avrupa'nın en ağır toprak hayvanı olan Avrupa bizonunun 800 tanesine ev sahipliği yapar.Το δάσος είναι σπίτι περίπου 800 ευρωπαϊκών βισόνων, των βαρύτερων ζώων της Ευρώπης.
El Oriente, ülkenin doğusundaki Amazon yağmur ormanlarını kapsar.Η ανατολική ζώνη (Oriente) περιλαμβάνει τα τροπικά δάση της Αμαζονίας στο ανατολικό τμήμα της χώρας.
Ormanların kesilmesi de başka bir tehdittir.Τα συναπαντήματα με τα σκυλιά είναι μια ακόμα απειλή.
Türkiye Ormanları.Τουρκικό Φρούριο.
Ormanlar ya da korular ülkenin yaklaşık %50'sini kaplar.Τα δάση και οι δασικές εκτάσεις καλύπτουν περί το 52% της εκτάσεως της χώρας.
Delta yoğun mangrov ormanları ile kaplıdır ve Bengal kaplanı için büyük bir koruma alanıdır.Η κοιλάδα Μπικίν καλύπτεται με πυκνό δάσος και αποτελεί ένα σημαντικό βιότοπο για την τίγρη Αμούρ.
Ormanlarla çevrilidir.Περιτριγυρίζεται από δάσος.
Ülkedeki tarıma elverişli alan oranı %2, otlaklar %6, ormanlık arazi %66 kadardır.Πάνω από 2.000 είδη φυτών υπάρχουν στο Αρτσάχ και περισσότερο από το 36% της χώρας είναι δασικές εκτάσεις.
Vadinin yaklaşık % 70’i ormanlar ve meyve ağaçlarından oluşur.Έχουμε ήδη χάσει το 70% των δασών και της ζούγκλας μας.
Tukanların çoğunluğu balta girmemiş ormanlarda yaşar.Οι περισσότεροι κάτοικοι ζουν κυνηγώντας στο τοπικό δάσος.
İldeki toprakların sadece %14'ü ormanlık alanlarla kaplıdır.Μόνο το 4% της επαρχίας είναι καλυμμένο με δάση.
Ceyhan tabi orman bakımından fakirdir.Πομόνα ήταν νύμφη των δασών.
Palaeomastodon muhtemelen ormanlık ve yarı açık ağaçlık alanlarda yaşıyordu.Ο Φορόραχος πιθανότατα να ζούσε σε δασότοπους και ανοιχτά λιβάδια.
Genelde çıplak ve ormansızdır.Συνήθως είναι λευκή και πλαισιώνεται από κεντήματα.
Bölge tamamen engebelidir ve büyük bir bölümü ormanlarla kaplıdır.Δέχεται μεγάλα ύψη βροχής και γι αυτό το λόγο μεγάλο τμήμα της πολιτείας είναι καλυμμένο με τροπικά δάση.
Ani bir Hareketle kendini dışarı atmış ve ormanlar arasında izini kaybettirmiştir.Όταν η αστυνομία άρχισε να τον κυνηγά, εκείνος πέταξε την κάλπη και χάθηκε μέσα στη ζούγκλα.

İlgili Sayfalar