orman ile cümle

orman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hart ise orman bahçeleri için gölge toleransı yüksek olan çok yıllık sebzeleri tercih etti.Hart privilégia donc des végétaux vivaces tolérant l'ombre.
Ems nehri Teutoburg Ormanının en Güneyinden doğar.La rivière Ems prend sa source dans la partie la plus méridionale de la forêt de Teutberg.
Perili ormandan geçer.La Souris se promène en forêt.
Gündüz ormanda dinlenir.Le soir descend sur la forêt.
Ülkenin %46'sı ormanlıktır.La forêt occupe 46 % de son territoire.
Genel olarak orman ile kaplıdır.Il est d'ailleurs principalement couvert par la forêt.
Ancak bu ağaçlar orman ağaçlarına nispeten sıcağa ve soğuğa daha dayanıklıdır.Les arbres résistent ainsi mieux aux sécheresses et à la chaleur.
Toprağın %70'i hâlâ keşfedilmemiş ormanlardan oluşur.Environ 40 % des stocks sont constitués de ressources non découvertes.
Alemdağ Ormanı: Anadolu Yakası'nda, Çekmeköy ilçesi sınırları içinde bulunur.Canopée : étage supérieur de la forêt, en contact direct avec l'atmosphère libre.
Ormanlık alanlarda yaşarlar ama genellikle açık arazide beslenirler.Il vit essentiellement dans les forêts humides mais il est parfois vu dans les terres cultivées.
Beynam ormanları eskiden çok geniş bir alanı kaplıyan bir ormanın kalıntısıdır.Les kayas sont les restes de ce qui était autrefois une vaste région forestière de basse altitude.
Ayazağa'nın 3 tarafı ormanla çevrilidir.Eschenrode est entourée de trois côtés par la forêt.
Bunun yanında orman işçiliği de yapılmaktadır.Mais d'ailleurs, cette forêt existe-t-elle ?
Park, Şili orman makamı CONAF tarafından idare edilir.Le parc national est administré par la CONAF chilienne.
O, ormanda yürüdü.Caminó por el bosque.
Ormandan geçti.Él pasó por el bosque.
Ormanda kayboldu.Se perdió en el bosque.
Ormanda kayboldum.Me he perdido en el bosque.
Ormanda tek başına yaşıyor.Vive solo en el bosque.
Kurttan korkan ormana girmez.No entra en el bosque por miedo a los lobos.
Ormanda kaybolduk.Nos hemos perdido en el bosque.
Ormanda niçin kayboldun?¿Por qué te perdiste en el bosque?
Dünya ormanlarla kaplıdır.La Tierra está cubierta de bosques.
Tom ormanda kayboldu.Tom se perdió en el bosque.
O, ormanda tek başına yaşar.Él vive solo en el bosque.
Ormana gittim.Fui al bosque.
Ormana şimdi gidebilir miyim?¿Puedo ir al bosque ahora?
Ormanda biraz yolumu kaybettim.Yo estaba un poco perdido en el bosque.
Ormanı korumak zorundayız.Tenemos que proteger el bosque.
Ormana girdiler.Se adentraron en el bosque.
Orman karanlıktı.Estaba oscuro en el bosque.
Ormanda hava harikadır.El clima es maravilloso en el bosque.
Amazon yağmur ormanları dünyanın akciğeridir.La selva amazónica es el pulmón del mundo.
Sami Leyla'yı ormanda terk etti.Sami abandonó a Layla en la selva.
Ormanda çok fazla hayvan var.Hay muchos animales en el bosque.
David otelden kaçıp ormanda yalnızlara katılır.David escapa del Hotel y se une a los Solitarios en el bosque.
İki gün sonra cesedi ormanlık bir bölgede, Ten Pound Lane adlı bir patika yakınında bulundu.Dos días más tarde, su cuerpo fue hallado en un área boscosa cerca de un sendero llamado Ten Pound Lane.
Tapio, orman tanrısı.Tapio, dios del bosque.
Willow ormanda Warren'ı kovalamaktadır.Está persiguiendo a Warren por el bosque.
2005'te Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir tahmine göre, Beyaz Rusya'nın %40'ı ormandan ibarettir.De acuerdo a las estimaciones de la ONU en 2005, el 40 % de Bielorrusia estaba cubierto de bosques.
Ormanın içinde koşmaya başlar.Seguidamente empieza a correr por el bosque.
Parkta tepeler ve ormanlar arasında 126 göl bulunur.126 lagos están diseminados en los bosques y colinas.
Ormanlarda, dağlarda dolaşan yankı (aks-i sada) perisi.Desemboca en A Foz (Nigrán), junto a Monte Lourido.
Diğer önemli bir nokta ise Aokigahara Jukai Ormanı'dır.Otro punto de interés es el Aokigahara.
Compton Argonne Woods Ormanı'nda Chicago'ya 32 kilometre uzaklıkta bir yer buldu.Compton encontró una ubicación en Argonne Woods Forest Preserve, a unos 32 km de Chicago.
Ormanın derinliklerinde yeni bir Pokémon keşfedildi.Un nuevo tipo de Pokémon fue descubierto en el interior de la selva.”
Ossiriand yeşil ve ormanlık bir ülkeydi ve halkı Sindar değildi.Ossiriand era una tierra verde y boscosa, y no fue poblada por los Sindar.
Sinharaja Orman Rezervi, Sri Lanka'da bir ulusal parktır.La Reserva Forestal de Sinharaja es un parque nacional de Sri Lanka.
Fransa'da Fontainebleau ormanında kış Bir prelüd ve odun kesen işçilerin ve karılarının korosu duyulur.El bosque de Fontainebleau, Francia en invierno Se oye un preludio y coro de leñadores con sus esposas.
Köyün güneyinde, Blanský Ormanı'nı Koruma Alanı yer almaktadır.En el sur se encuentra el paisaje protegido del bosque de Blanský.
Bu transkripsiyonun Çincedeki doğrudan anlamı "Uğurlu Orman"'dır.El significado literal en chino es «Bosque de la Suerte».
Beth daha sonra kendi başına ormana gider ve Daryl ise onu arkasından takip etmektedir.Ella luego se va por sí sola en el bosque, Daryl va en búsqueda de ella por los alrededores.
Sık ormanlarda yaşar.Suelen habitar en bosques.
Okyanus ekosisteminden orman ekosistemine besin transferi yaparlar.Transfiere nutrientes desde el ecosistema oceánico hacia el ecosistema de bosque.
Tellervo, orman tanrıçası, Tapio ve Mielikki'nin kızı.Tellervo, diosa del bosque, hija de Tapio y Mielikki.
Taeglin nehri, ormanın içinden geçer.El río Teiglin atravesaba el bosque.
İsim, ya erdő ("orman") ya da ér ("ırmak") kelimesinden gelir.El origen del nombre puede ser "erdő" (bosque) o, por otro lado, "ér" (arroyo).
Mielikki, Tapio'nun karısı, orman tanrıçası.Mielikki, esposa de Tapio, diosa del bosque.
Orman Fakültesi (2010).Instituto Merani (2010).
Hart ise orman bahçeleri için gölge toleransı yüksek olan çok yıllık sebzeleri tercih etti.Hart favoreció las verduras perennes tolerantes a la sombra.

İlgili Sayfalar