Şu an Sungai Wain ormanında yaşıyor, ve bu da Matahari, ikinci oğlu.지금 선자와 와인 정글에서 살고 있습니다 이 아기는 마타하리로 우체의 둘째 아들입니다
Şu an Sungai Wain ormanında yaşıyor, ve bu da Matahari, ikinci oğlu.היא חיה כיום בג'ונגל של סונגאי-וויין, וזה מאטה-הארי, הבן השני שלה,
Şu an Sungai Wain ormanında yaşıyor, ve bu da Matahari, ikinci oğlu.هي تعيش الآن في غابة سونجاى وين، وهذا هو ماتاهاري، إبنها الثاني،
Şu an Sungai Wain ormanında yaşıyor, ve bu da Matahari, ikinci oğlu.そしてこれが彼女の息子、Matahariです。 Matahariは私が2番目に助けたDodoyの息子でもあるんですよ。
Şu an yaklaşık 15 yıllık datamız var. Böylece ormanın karbon emilimine nasıl katkı sağladığını görebiliyoruzAbbiamo dati di circa 15 anni, per vedere come la foresta constibuisce alle riduzioni del carbonio.
Şu an yaklaşık 15 yıllık datamız var. Böylece ormanın karbon emilimine nasıl katkı sağladığını görebiliyoruzObecnie mamy dane z 15 lat, by zobaczyć jak las przyczynia się do redukcji ilości węgla.
Şu an yaklaşık 15 yıllık datamız var. Böylece ormanın karbon emilimine nasıl katkı sağladığını görebiliyoruzWe hebben nu data over ongeveer 15 jaar, die laten zien hoe het bos bijdraagt aan de koolstofreducties.
Şu an yaklaşık 15 yıllık datamız var. Böylece ormanın karbon emilimine nasıl katkı sağladığını görebiliyoruzWir haben nun die Daten von etwa 15 Jahren, die uns zeigen, wie der Wald zur CO2-Reduktion beiträgt.
Şu an yaklaşık 15 yıllık datamız var. Böylece ormanın karbon emilimine nasıl katkı sağladığını görebiliyoruzСега имаме данни за 15 години, за да разберем как гората допринася за намаляването на въглерода.
Şu an yaklaşık 15 yıllık datamız var. Böylece ormanın karbon emilimine nasıl katkı sağladığını görebiliyoruzСейчас у нас имеются данные за 15 лет, чтобы посмотреть, как лес участвует в поглощении углеводорода.
Süpriz ormanın içinde mi?Een verrassing in het bos?
Süpriz ormanın içinde mi?Một bất ngờ trong rừng?
Süpriz ormanın içinde mi?O surpriză în pădure?
Süpriz ormanın içinde mi?Pøekvapení v lese?
Süpriz ormanın içinde mi?Presenečenje v gozdu?
Süpriz ormanın içinde mi?Una sorpresa en el bosque? ?Me das un segundo?
Süpriz ormanın içinde mi?Μια έκπληξη στο δάσος;
Sylvan Set, ormanın ruhani koruyucuları efsaneviEl Sylvan Set está inspirado en los míticos silvanos,
Sylvan Set, ormanın ruhani koruyucuları efsaneviLe Rowan Set est inspiré des sylvains mythiques,
Sylvan Set, ormanın ruhani koruyucuları efsanevi Sylvanlardan ilham alırO Sylvan Set é inspirado nos míticos espíritos silvestres, guardiões espirituais da floresta
Sylvan Set, ormanın ruhani koruyucuları efsanevi Sylvanlardan ilham alırSylvan Set был вдохновлён мифическими сильванами, тайными хранителями леса.
Sylvan Set, ormanın ruhani koruyucuları efsaneviSylvian Set terinspirasi oleh
Sylvan Set, ormanın ruhani koruyucuları efsaneviيعود مصدر وحي Sylvan Set إلى Sylvans الأسطورية
Tarıma elverişli yeni araziler yaratmak için her yıl 19 milyon hektar yağmur ormanı kaybedilmektedir.매년 1,900만 헥타르의 열대우림이 새 경작지 마련을 위해서 사라지고 있죠.
Tarıma elverişli yeni araziler yaratmak için her yıl 19 milyon hektar yağmur ormanı kaybedilmektedir.19 milioane de hectare de pădure ecuatorială dispar în fiecare an pentru a crea teren arabil nou.
Tarıma elverişli yeni araziler yaratmak için her yıl 19 milyon hektar yağmur ormanı kaybedilmektedir.19 milionów hekterów lasów deszczowych zostaje wyciętych każdego roku w celu uzyskania ziemi ornej.
Tarıma elverişli yeni araziler yaratmak için her yıl 19 milyon hektar yağmur ormanı kaybedilmektedir.19 Millionen Hektar Regewald gehen jedes Jahr verloren, um anbaufähige Landflächen zu schaffen.
Tarıma elverişli yeni araziler yaratmak için her yıl 19 milyon hektar yağmur ormanı kaybedilmektedir.19 millions d'hectares de forêt tropicale sont perdus chaque année pour créer de nouvelles terres arables.
Tarıma elverişli yeni araziler yaratmak için her yıl 19 milyon hektar yağmur ormanı kaybedilmektedir.19 millones de hectáreas de bosque se pierden cada año para crear más tierras de cultivo.
Tarıma elverişli yeni araziler yaratmak için her yıl 19 milyon hektar yağmur ormanı kaybedilmektedir.19 triệu hec-ta rừng mưa nhiệt đới bị phá huỷ hàng năm để làm đất canh tác.
Tarıma elverişli yeni araziler yaratmak için her yıl 19 milyon hektar yağmur ormanı kaybedilmektedir.19 εκατομμύρια εκτάρια τροπικού δάσους καταστρέφονται κάθε χρόνο για να δημιουργηθεί νέα καλλιεργήσιμη γη.
Tarıma elverişli yeni araziler yaratmak için her yıl 19 milyon hektar yağmur ormanı kaybedilmektedir.19 милиона хектара тропически дъждовни гори се губят всяка година за създаване на нова орна земя.
Tarıma elverişli yeni araziler yaratmak için her yıl 19 milyon hektar yağmur ormanı kaybedilmektedir.19 мільйонів гектарів тропічних лісів знищуються щорічно для створення нової орної землі.
Tarıma elverişli yeni araziler yaratmak için her yıl 19 milyon hektar yağmur ormanı kaybedilmektedir.19 مليون هكتار من الغابات المطرية تُفقَد سنويا لإنشاء أراضي صالحة للزراعة.
Tarıma elverişli yeni araziler yaratmak için her yıl 19 milyon hektar yağmur ormanı kaybedilmektedir.Évente 19 millió hektárnyi esőerdőt veszítünk el, hogy új termőföldekhez jussunk.
Tarıma elverişli yeni araziler yaratmak için her yıl 19 milyon hektar yağmur ormanı kaybedilmektedir.Hvert år går 19 millioner hektar regnskov tabt for at skabe nye landbrugsområder.
Tarıma elverişli yeni araziler yaratmak için her yıl 19 milyon hektar yağmur ormanı kaybedilmektedir.Sembilan belas juta hektar hutan hujan hilang setiap tahun untuk membuat lahan cocok tanam baru.
Tarıma elverişli yeni araziler yaratmak için her yıl 19 milyon hektar yağmur ormanı kaybedilmektedir.We verliezen 19 miljoen hectare regenwoud elk jaar om nieuwe landbouwgrond te creëren.
Tarıma elverişli yeni araziler yaratmak için her yıl 19 milyon hektar yağmur ormanı kaybedilmektedir.Каждый год уничтожают 19 миллионов гектаров тропических лесов чтобы получить новую пахотную землю.
Tarıma elverişli yeni araziler yaratmak için her yıl 19 milyon hektar yağmur ormanı kaybedilmektedir.ולאור העובדה שנדרש פי שלוש מכמות הדגנים-- בעצם, פי עשר מכמות הדגנים- להאכיל אדם אם האוכל עבר דרך חיה קודם כל,
Tarıma elverişli yeni araziler yaratmak için her yıl 19 milyon hektar yağmur ormanı kaybedilmektedir.新たに 耕作地を確保するためです しかし それと同時に 同じ規模の
Tüm bunları ormanın en uzak derinliklerinden ayırt edebiliyorlar.그들은 이 모두를 숲 속 멀리 떨어진 곳에서도 구분해 냅니다.
Tüm bunları ormanın en uzak derinliklerinden ayırt edebiliyorlar.las cuales distinguen a gran distancia en el bosque.
Tüm bunları ormanın en uzak derinliklerinden ayırt edebiliyorlar.והם מסוגלים להבחין בין כולם ממרחק גדול ביער,
Tüm bunları ormanın en uzak derinliklerinden ayırt edebiliyorlar.وجميعا يميزونها من على مسافة بعيدة في الغابة
Tüm bunları ormanın en uzak derinliklerinden ayırt edebiliyorlar.私たちの目からは それらは全て1つの種に属します
Ve her şey tek bir şeye dayanıyor - ormanın orada kalmasından emin olmaya.A vše je založeno na té jedné věci: zabezpečme, že les tady zůstane.
Ve her şey tek bir şeye dayanıyor - ormanın orada kalmasından emin olmaya.A wszystko opiera się na jednym - na utrzymywaniu lasu w istnieniu.
Ve her şey tek bir şeye dayanıyor - ormanın orada kalmasından emin olmaya.Dan semuanya berlandaskan satu hal pokok -- pastikan bahwa hutan tersebut tetap ada di sana.
Ve her şey tek bir şeye dayanıyor - ormanın orada kalmasından emin olmaya.En alles is gebaseerd op die ene zaak -- zorgen dat het bos er blijft.
Ve her şey tek bir şeye dayanıyor - ormanın orada kalmasından emin olmaya.E si basa interamente su un punto: assicurarsi che la foresta sia preservata.
Ve her şey tek bir şeye dayanıyor - ormanın orada kalmasından emin olmaya.Et tout est basé sur une seule chose -- s'assurer que la forêt est préservée.
Ve her şey tek bir şeye dayanıyor - ormanın orada kalmasından emin olmaya.E tudo está baseado naquela única coisa - certificarem-se de que a floresta permanece ali.
Ve her şey tek bir şeye dayanıyor - ormanın orada kalmasından emin olmaya.이 모든 일은 단 한가지 배경위에 있습니다 숲을 그 자리에 지키는 것
Ve her şey tek bir şeye dayanıyor - ormanın orada kalmasından emin olmaya.Mindez egyetlen dolgora alapul -- az erdő megóvására.
Ve her şey tek bir şeye dayanıyor - ormanın orada kalmasından emin olmaya.Si totul se bazeaza pe acel aspect esential -- sa se asigure ca padurea ramane acolo.
Ve her şey tek bir şeye dayanıyor - ormanın orada kalmasından emin olmaya.Und all dass basiert auf einem Ding - sicher zu stellen, dass der Regenwald bestehen bleibt.
Ve her şey tek bir şeye dayanıyor - ormanın orada kalmasından emin olmaya.Và tất cả mọi thứ dựa trên một điều thôi -- đảm bảo rằng rừng vẫn còn đó.
Ve her şey tek bir şeye dayanıyor - ormanın orada kalmasından emin olmaya.Y todo está basado en una cosa, asegurarnos que ese bosque permanece ahí.
Ve her şey tek bir şeye dayanıyor - ormanın orada kalmasından emin olmaya.И все это основано на одном - обеспечить условия для того, чтобы лес выжил.