Ana içeriğe geç
Sözlük

ormanı ile cümle

ormanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Şimdi bu ormanın üstündeki bulutlara bakalım, yeniden ağaçlandırılan, yarı açık ve açık alanlara baktık.Am monitorizat norii deasupra acestei paduri, zona reimpadurita, zona semi-impadurita si zona defrisata.
Şimdi bu ormanın üstündeki bulutlara bakalım, yeniden ağaçlandırılan, yarı açık ve açık alanlara baktık.A teraz spójrzmy na chmury nad lasem, spójrzmy na obszar zalesiony, mieszany i bezdrzewny.
Şimdi bu ormanın üstündeki bulutlara bakalım, yeniden ağaçlandırılan, yarı açık ve açık alanlara baktık.이젠 구름 사진을 보시겠는데요 산림사업지역, 반민둥지역, 민둥지역 입니다
Şimdi bu ormanın üstündeki bulutlara bakalım, yeniden ağaçlandırılan, yarı açık ve açık alanlara baktık.reinforestエリア、semi-openエリア、openエリアがありますね。 このイメージを見てください。
Şimdi bu ormanın üstündeki bulutlara bakalım, yeniden ağaçlandırılan, yarı açık ve açık alanlara baktık.Számba vettük az erdő feletti felhőket, az újonnan telepített fákat, a nyílt és zártabb területeket.
Şimdi bu ormanın üstündeki bulutlara bakalım, yeniden ağaçlandırılan, yarı açık ve açık alanlara baktık.Teď se podívejme na mraky nad tímto pralesem: máme tu oblast zalesněnou, polozalesněnou a holou.
Şimdi bu ormanın üstündeki bulutlara bakalım, yeniden ağaçlandırılan, yarı açık ve açık alanlara baktık.Затова погледнахме облаците над гората, погледнахме над залесените площи, полу-откритите и откритите площи.
Şimdi bu ormanın üstündeki bulutlara bakalım, yeniden ağaçlandırılan, yarı açık ve açık alanlara baktık.ויש לנו עכשיו הרבה מאד חדירה כאן. כעת התבוננו בעננים מעל היער הזה,
Şimdi bu ormanın üstündeki bulutlara bakalım, yeniden ağaçlandırılan, yarı açık ve açık alanlara baktık.ونظرنا إلى السحب فوق هذه الغابة، لذا نظرنا إلى منطقة إعادة التشجير، منطقة شبه مفتوحة و منطقة مفتوحة.
Son olarak, şeker palmiyesi ormanı devralır ve insanlara sabit gelir sağlar.A nakonec získá na důležitosti les cukrových palem, který lidem poskytne stálý příjem.
Son olarak, şeker palmiyesi ormanı devralır ve insanlara sabit gelir sağlar.Aż w końcu, palma cukrowa przejmie teren, staje się stałym źródłem utrzymania.
Son olarak, şeker palmiyesi ormanı devralır ve insanlara sabit gelir sağlar.Dan pada akhirnya, hutan aren mengambil alih dan menyediakan penghasilan tetap bagi masyarakat.
Son olarak, şeker palmiyesi ormanı devralır ve insanlara sabit gelir sağlar.E, finalmente, a palmeira do açúcar passa a dominar, e fornece as pessoas com um rendimento permanente.
Son olarak, şeker palmiyesi ormanı devralır ve insanlara sabit gelir sağlar.E finalmente si crea una foresta di palme da zucchero, una fonte di guadagno stabile per la gente.
Son olarak, şeker palmiyesi ormanı devralır ve insanlara sabit gelir sağlar.En uiteindelijk heb je een suikerpalm bos dat de bevolking continu van een inkomen voorziet.
Son olarak, şeker palmiyesi ormanı devralır ve insanlara sabit gelir sağlar.In final, padurea de palmieri de zahar pune stapanire și furnizeaza oamenilor venit permanent.
Son olarak, şeker palmiyesi ormanı devralır ve insanlara sabit gelir sağlar.그러면 마지막으로 사탕야자수가 쑥 자라면서 주민들에게 고정적 수입을 안겨주게 됩니다
Son olarak, şeker palmiyesi ormanı devralır ve insanlara sabit gelir sağlar.Und schließlich liefert der Zuckerpalmwald permanentes Einkommen für die Menschen.
Son olarak, şeker palmiyesi ormanı devralır ve insanlara sabit gelir sağlar.Utoljára a cukorpálma-erdő veszi át a helyet, és tartós bevételt biztosít az embereknek.
Son olarak, şeker palmiyesi ormanı devralır ve insanlara sabit gelir sağlar.Và cuối cùng, rừng cọ đường phát triển và cung cấp cho người dân thu nhập cố định.
Son olarak, şeker palmiyesi ormanı devralır ve insanlara sabit gelir sağlar.Y al final, el bosque de palmas de azúcar toma el control y da a las personas un ingreso permanente.
Son olarak, şeker palmiyesi ormanı devralır ve insanlara sabit gelir sağlar.И наконец, рощи сахарных пальм вытеснят все остальное и обеспечат местных жителей постоянным доходом.
Son olarak, şeker palmiyesi ormanı devralır ve insanlara sabit gelir sağlar.И накрая, гората от захарна палма надделява и предоставя на хората стабилен доход.
Son olarak, şeker palmiyesi ormanı devralır ve insanlara sabit gelir sağlar.מניבים תוצרת, מהפירות, מקורות העץ, מהעצים להסקה. ולבסוף יער דקלי הקוקוס משתלט
Son olarak, şeker palmiyesi ormanı devralır ve insanlara sabit gelir sağlar.وفي النهاية، غابات أشجار النخيل تنتشر وتوفر للناس دخل دائم.
Son olarak, şeker palmiyesi ormanı devralır ve insanlara sabit gelir sağlar.永続的な収入源となります。 左上の、緑色のストライプ下の、
Şöyle düşünün bir şehri buldozerlemek gibi veya bir ormanı çünkü herşeyi silip süpürüyor.Dan pikirkanlah hal itu sebagai meratakan sebuah kota atau hutan karena tindakan ini membersihkan semuanya.
Şöyle düşünün bir şehri buldozerlemek gibi veya bir ormanı çünkü herşeyi silip süpürüyor.Et pensez à cela comme passer une ville au bulldozer ou une forêt, parce que ça balaye tout.
Şöyle düşünün bir şehri buldozerlemek gibi veya bir ormanı çünkü herşeyi silip süpürüyor.그것을 도시나 숲을 불도저로 미는 것으로 생각하세요.
Şöyle düşünün bir şehri buldozerlemek gibi veya bir ormanı çünkü herşeyi silip süpürüyor.Można to porównać do zrównania z ziemią miasta lub wykarczowania lasu, które pozostawia tylko ruinę.
Şöyle düşünün bir şehri buldozerlemek gibi veya bir ormanı çünkü herşeyi silip süpürüyor.Și imaginați-vă asta c-ar fi ca și cum ar trece un buldozer printr-un oraș sau printr-o pădure și vă lămuriți.
Şöyle düşünün bir şehri buldozerlemek gibi veya bir ormanı çünkü herşeyi silip süpürüyor.Stellen Sie sich das so vor als würde eine Stadt planiert oder ein Wald, denn was da ist, wird beseitigt.
Şöyle düşünün bir şehri buldozerlemek gibi veya bir ormanı çünkü herşeyi silip süpürüyor.Tätä voi ajatella kaupungin tai metsän raivaamisena maansiirtokoneilla, jotka pistävät kaiken matalaksi.
Şöyle düşünün bir şehri buldozerlemek gibi veya bir ormanı çünkü herşeyi silip süpürüyor.Y pienso que es como arrastrar con un bulldozer una ciudad o un bosque, porque lo limpia.
Şöyle düşünün bir şehri buldozerlemek gibi veya bir ormanı çünkü herşeyi silip süpürüyor.Мислете за него като за разравяне с булдозер на град или гора, защото го разчиства.
Şöyle düşünün bir şehri buldozerlemek gibi veya bir ormanı çünkü herşeyi silip süpürüyor.Это стоит сравнить с сравниванием с землей города или леса, потому что это вычещает все.
Şöyle düşünün bir şehri buldozerlemek gibi veya bir ormanı çünkü herşeyi silip süpürüyor.חישבו על כך כעל חישוף של עיר או של יער,
Şöyle düşünün bir şehri buldozerlemek gibi veya bir ormanı çünkü herşeyi silip süpürüyor.وفكر بها على أن تكون تحفير لمدينة أو لغابة
Şöyle düşünün bir şehri buldozerlemek gibi veya bir ormanı çünkü herşeyi silip süpürüyor.街を一つブルドーザーでならしたり 森を一つを整地するようなものです 同じように一掃してしまうからです
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.현재 저는 밴쿠버에 사는데요. 주변의 숲에서는 33층 크기의 나무가 자라고 있습니다.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Ahora, vivo en Vancouver, cerca de un bosque de la altura de 33 pisos.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Eu vivo em Vancouver, perto de uma floresta que cresce a uma altura de 30 andares.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Hiện tại, tôi sống ở Vancouver, gần một khu rừng cao tương đương 33 tầng.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Ich lebe in Vancouver. Im Wald in der Nähe werden die Bäume 33 Stockwerke hoch.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Ik woon in Vancouver, vlakbij een bos, dat zo hoog is als een gebouw van 33 verdiepingen.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Io vivo a Vancouver, nei pressi di una foresta in cui crescono alberi fino a 110 metri.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Jag bor i Vancouver, i närheten av en skog som växer till trettiotre våningars höjd.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Já žiji ve Vancouveru, blízko lesa, který dorůstá výšky 33 pater.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.J'habite a Vancouver, près d'une forêt qui pousse jusqu'à une hauteur de 33 étages.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Locuiesc în Vancouver, lângă o pădure care creşte până la o înălţime de 33 de etaje.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Mieszkam w Vancouver, blisko lasu, który rośnie na wysokość 33 pięter.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Saya tinggal di Vancouver, di dekat hutan dengan pohon-pohon setinggi gedung 33 lantai.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Εγώ ζω στο Βανκούβερ, κοντά σε δάσος... που φυτρώνει σε ύψος 33 ορόφων.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Сега живея във Ванкувър, близо до гора, която е 33 етажа висока.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Я живу в Ванкувере недалеко от леса, деревья в котором достигают в высоту 33 этажей.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Я мешкаю у Ванкувері, поблизу лісу, у якому дерева сягають 33 поверхів заввишки.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.כעת, אני גר בוונקובר, ליד יער שצומח לגובה של 33 קומות.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.أعيش الآن في فانكوفر، قريباً من غابة تنمو بارتفاع 33 طابقاً.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.この森の木々は 33階建に相当する高さにまで成長します 海岸線を下り ここカリフォルニアの
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.宜家我住喺溫哥華,好近一個森林 嗰度嘅樹可以生到 33 層樓咁高
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod