Kendimize ait minyatür bir yağmur ormanımız, mercan resifli özel bir plajımız vardı.We hadden ons eigen miniatuur regenwoud, een privéstrand met een koraalrif.
Kendimize ait minyatür bir yağmur ormanımız, mercan resifli özel bir plajımız vardı.Wir hatten unseren eigenen Miniregenwald, einen Privatstrand mit Korallenriff.
Kendimize ait minyatür bir yağmur ormanımız, mercan resifli özel bir plajımız vardı.И така, имахме си наша собствена миниатюрна тропическа гора, частен плаж с коралов риф.
Kendimize ait minyatür bir yağmur ormanımız, mercan resifli özel bir plajımız vardı.Итак, у нас был собственный миниатюрный тропический лес, собственный пляж с коралловым рифом.
Kendimize ait minyatür bir yağmur ormanımız, mercan resifli özel bir plajımız vardı.כך שהיה לנו יער גשם מיניאטורי משלנו, חוף פרטי עם ריף אלמוגים.
Kendimize ait minyatür bir yağmur ormanımız, mercan resifli özel bir plajımız vardı.كان لدينا منطقة غابات مطيرة مصغرة ، شاطئ خاص يحتوي شعبا مرجانية.
Kendimize ait minyatür bir yağmur ormanımız, mercan resifli özel bir plajımız vardı.珊瑚礁のあるプライベートビーチ、 サバンナ、沼地、砂漠がありました
Mangrov'lar (tropikal su kıyısı ormanı) kesiliyor, tsunami gibi olayların etkileri kötüleşiyor.A mangrove fákat kivágják, így a cunamik pusztításai súlyosbodnak.
Mangrov'lar (tropikal su kıyısı ormanı) kesiliyor, tsunami gibi olayların etkileri kötüleşiyor.De mangrovebossen worden gekapt, de effecten van zoiets als de tsunami worden erger.
Mangrov'lar (tropikal su kıyısı ormanı) kesiliyor, tsunami gibi olayların etkileri kötüleşiyor.Die Mangroven werden gefällt, die Auswirkungen von Geschehnissen wie einem Tsunami werden schlimmer.
Mangrov'lar (tropikal su kıyısı ormanı) kesiliyor, tsunami gibi olayların etkileri kötüleşiyor.홍수림이 벌채되면 쓰나미와 같은 피해는 더 심해집니다.
Mangrov'lar (tropikal su kıyısı ormanı) kesiliyor, tsunami gibi olayların etkileri kötüleşiyor.Le mangrovie vengono abbattute, e gli effetti di fenomeni come gli tsunami peggiorano.
Mangrov'lar (tropikal su kıyısı ormanı) kesiliyor, tsunami gibi olayların etkileri kötüleşiyor.Les mangroves sont détruites, et les effets d'évènements comme les tsunamis sont amplifiés.
Mangrov'lar (tropikal su kıyısı ormanı) kesiliyor, tsunami gibi olayların etkileri kötüleşiyor.Los manglares están siendo cortados, los efectos de algunas cosas, como los maremotos, se vuelven peores.
Mangrov'lar (tropikal su kıyısı ormanı) kesiliyor, tsunami gibi olayların etkileri kötüleşiyor.Những cây đước bị chặt bỏ; ảnh hưởng đến những thứ như sóng thần đang dần tồi tệ.
Mangrov'lar (tropikal su kıyısı ormanı) kesiliyor, tsunami gibi olayların etkileri kötüleşiyor.Os manguezais estão a ser cortados, os efeitos de coisas como os maremotos tornam-se piores.
Mangrov'lar (tropikal su kıyısı ormanı) kesiliyor, tsunami gibi olayların etkileri kötüleşiyor.Wycina się namorzyny, co nasila konsekwencje zjawisk takich, jak tsunami.
Mangrov'lar (tropikal su kıyısı ormanı) kesiliyor, tsunami gibi olayların etkileri kötüleşiyor.Τα ριζοφόρα καταστρέφονται, οι επιπτώσεις από φαινόμενα όπως τα τσουνάμι γίνονται χειρότερες.
Mangrov'lar (tropikal su kıyısı ormanı) kesiliyor, tsunami gibi olayların etkileri kötüleşiyor.Мангровите гори се изсичат, ефектите на нещата като цунами се влошава.
Mangrov'lar (tropikal su kıyısı ormanı) kesiliyor, tsunami gibi olayların etkileri kötüleşiyor.Мангрові чагарники вирубуються, такі стихійні лиха, як цунамі завдають все більшої шкоди.
Mangrov'lar (tropikal su kıyısı ormanı) kesiliyor, tsunami gibi olayların etkileri kötüleşiyor.Мангровые заросли вырубаются, стихийные бедствия, цунами и прочие, наносят все больший ущерб.
Mangrov'lar (tropikal su kıyısı ormanı) kesiliyor, tsunami gibi olayların etkileri kötüleşiyor.המנגרובים נכרתים, התוצאות של דברים כמו הצונאמי נעשות גרועות יותר.
Mangrov'lar (tropikal su kıyısı ormanı) kesiliyor, tsunami gibi olayların etkileri kötüleşiyor.حيث تجري عمليات قطع أشجار المنغروف، وآثار أشياء مثل السونامي أصبحت أسوأ.
Mangrov'lar (tropikal su kıyısı ormanı) kesiliyor, tsunami gibi olayların etkileri kötüleşiyor.そのため津波の影響がひどくなっています 土壌浸食についてはお話しました
'Meşe Ormanındaki Manastır' ismindeki tablosuna bakmaktayız."Абатство в дубовому лісі".
'Meşe Ormanındaki Manastır' ismindeki tablosuna bakmaktayız.الدير في الاوكوود.
Mesleğime, bilimin araçlarını kullanarak, ormanın gizemlerini anlamaya çalışarak başladım.Ik begon mijn carrière met pogingen om de mysteries van bossen te begrijpen met de middelen van de wetenschap.
Mesleğime, bilimin araçlarını kullanarak, ormanın gizemlerini anlamaya çalışarak başladım.전 저의 경력을 나무의 신비로움을 과학을 통해 이해하는 것으로 시작했습니다.
Mesleğime, bilimin araçlarını kullanarak, ormanın gizemlerini anlamaya çalışarak başladım.La mia carriera è iniziata cercando di capire i misteri delle foreste con gli strumenti della scienza.
Mesleğime, bilimin araçlarını kullanarak, ormanın gizemlerini anlamaya çalışarak başladım.Mi-am început cariera încercând să dezleg misterele pădurilor prin intermediul ştiinţei.
Mesleğime, bilimin araçlarını kullanarak, ormanın gizemlerini anlamaya çalışarak başladım.Rozpoczęłam swoją karierę od próby zrozumienia tajemnic lasów przy pomocy nauki.
Mesleğime, bilimin araçlarını kullanarak, ormanın gizemlerini anlamaya çalışarak başladım.Tôi bắt đầu nghề với niềm đam mê khám phá bí ẩn của rừng nhờ các công cụ khoa học.
Mesleğime, bilimin araçlarını kullanarak, ormanın gizemlerini anlamaya çalışarak başladım.Започнах кариерата си, опитвайки се да разбера мистериите на горите с инструментите на науката.
Mesleğime, bilimin araçlarını kullanarak, ormanın gizemlerini anlamaya çalışarak başladım.Я начала свою карьеру с попытки постичь тайну лесов при помощи инструментов науки.
Mesleğime, bilimin araçlarını kullanarak, ormanın gizemlerini anlamaya çalışarak başladım.התחלתי את הקריירה שלי בנסיון להבין את תעלומת היערות בעזרת הכלים של המדע.
Mesleğime, bilimin araçlarını kullanarak, ormanın gizemlerini anlamaya çalışarak başladım.لقد بدأت مسيرتي مع محاولة لفهم أسرار الغابات مع أدوات العلم.
Mesleğime, bilimin araçlarını kullanarak, ormanın gizemlerini anlamaya çalışarak başladım.森の神秘を探るためこの職に就きました またお話したようにパートナーシップを持つことで
Mezun olduktan sonra staj için İturi ormanına gittim.Als ich fertig war, ging ich für ein Praktikum in den Ituri-Wald.
Mezun olduktan sonra staj için İturi ormanına gittim.Cand am terminat, am plecat in Padurea Ituri pentru practica.
Mezun olduktan sonra staj için İturi ormanına gittim.Cuando terminé, hice mis prácticas en el Bosque de Ituri.
Mezun olduktan sonra staj için İturi ormanına gittim.Finito, andai nella foresta Ituri per lo stage.
Mezun olduktan sonra staj için İturi ormanına gittim.졸업을 하곤 인턴십을 위해서 Ituri 숲으로 갔죠
Mezun olduktan sonra staj için İturi ormanına gittim.Khi học xong, tôi đã tới rừng Ituri để thực tập.
Mezun olduktan sonra staj için İturi ormanına gittim.Mes études terminés, je suis allé à la forêt d'Ituri pour mon internat.
Mezun olduktan sonra staj için İturi ormanına gittim.Po studiach wyjechałem na staż do lasu Ituri.
Mezun olduktan sonra staj için İturi ormanına gittim.Toen ik afstudeerde, ging ik naar het Ituriwoud voor mijn stage.
Mezun olduktan sonra staj için İturi ormanına gittim.Когато завърших, отидох в гората Итури за стажа ми.
Mezun olduktan sonra staj için İturi ormanına gittim.Когда я закончил обучение, я отправился в Лес Итури на стажировку.
Mezun olduktan sonra staj için İturi ormanına gittim.כשסיימתי עברתי ליער האיתורי לצורך התמחותי.
Mezun olduktan sonra staj için İturi ormanına gittim.فور انتهائي من الدراسة عدت الى غابات ايتوري لانهي فترة التخصص
Mezun olduktan sonra staj için İturi ormanına gittim.ここでは、自分がやっていることに本当に情熱を傾けました
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.A többiek a sivatagban vagy a dzsungelben vannak.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.De anderen zijn in de woestijn of in de jungle.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.De anderen... zijn in de woestijn of in de jungle.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.De andre er i ørkenen eller junglen et sted.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Die anderen sind in der Wüste oder im Dschungel.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Gli altri sono nel deserto o nella giungla.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Les autres sont dans le désert ou dans la jungle.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Los otros están por el desierto o por la jungla.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Mấy tay kia thì đang ở rừng rú hay sa mạc rồi.