Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.精神が持つ可能性にとっての 河や、思考や生態系のようなものです そんな6,000の言語のうち半分が 私たちがこうしてここで座っている間にも
İlk vaka 9 Şubat'ta Gine Ormanı'nda tespit edildi.El primer caso se detectó el 9 de febrero de 2014 en el bosque de Guinea.
İlk vaka 9 Şubat'ta Gine Ormanı'nda tespit edildi.Le premier cas a été détecté le 9 février dans la forêt, en Guinée.
İlk vaka 9 Şubat'ta Gine Ormanı'nda tespit edildi.Первый случай заболевания был зарегистрирован 9 февраля в лесах Гвинеи .
‹‹İnsanoğlu, yüzünü güneye çevir, güneye seslen, Negev Ormanına karşı peygamberlik et.Du människobarn, vänd ditt ansikte söderut och predika mot söder; ja, profetera mot skogslandet söderut;
‹‹İnsanoğlu, yüzünü güneye çevir, güneye seslen, Negev Ormanına karşı peygamberlik et.Embernek fia! fordítsd orczádat délre, és szólj dél felé és prófétálj a déli mezõ erdeje ellen!
‹‹İnsanoğlu, yüzünü güneye çevir, güneye seslen, Negev Ormanına karşı peygamberlik et."Hai manusia fana, lihatlah ke sebelah selatan. Tegurlah tanah selatan dan kecamlah hutan di sana
‹‹İnsanoğlu, yüzünü güneye çevir, güneye seslen, Negev Ormanına karşı peygamberlik et.인자야 너는 얼굴을 남으로 향하라 남으로 향하여 소리내어 남방들의 삼림을 쳐서 예언하라
‹‹İnsanoğlu, yüzünü güneye çevir, güneye seslen, Negev Ormanına karşı peygamberlik et.Menneskesøn, vend dit Ansigt mod Sønden og lad din Tale strømme sønderpå og profeter mod Sydlandets Skov!
‹‹İnsanoğlu, yüzünü güneye çevir, güneye seslen, Negev Ormanına karşı peygamberlik et."Mensenzoon, kijk naar het zuiden van het land en profeteer tegen het zuiden en de bosgebieden van de Negeb.
‹‹İnsanoğlu, yüzünü güneye çevir, güneye seslen, Negev Ormanına karşı peygamberlik et.Synu človeka, obráť svoju tvár na juh a kvapkaj slovo proti poludniu a prorokuj proti lesu poľa na juhu.
‹‹İnsanoğlu, yüzünü güneye çevir, güneye seslen, Negev Ormanına karşı peygamberlik et.בן אדם שים פניך דרך תימנה והטף אל דרום והנבא אל יער השדה נגב׃
‹‹İnsanoğlu, yüzünü güneye çevir, güneye seslen, Negev Ormanına karşı peygamberlik et.يا ابن آدم اجعل وجهك نحو التيمن وتكلم نحو الجنوب وتنبأ على وعر الحقل في الجنوب
‹‹İnsanoğlu, yüzünü güneye çevir, güneye seslen, Negev Ormanına karşı peygamberlik et.人 子 阿 、 你 要 面 向 南 方 、 向 南 滴 下 豫 言 攻 擊 南 方 田 野 的 樹 林
‹‹İnsanoğlu, yüzünü güneye çevir, güneye seslen, Negev Ormanına karşı peygamberlik et.人子 阿 、 你 要 面向 南方 、 向南 滴下 豫 言 攻 擊 南方 田野 的 樹林
İturi ormanına gittiğimde orman bazı hayvanlar ve bitkilerle koruma bölgesi olarak ayrılmıştıA cet époque-là la forêt d'Ituri fut désignée réserve naturelle pour les animaux et aussi pour les plantes.
İturi ormanına gittiğimde orman bazı hayvanlar ve bitkilerle koruma bölgesi olarak ayrılmıştıDamals war der Ituri-Wald zum Naturschutzwald erklärt worden, mit einigen Tieren und Pflanzen.
İturi ormanına gittiğimde orman bazı hayvanlar ve bitkilerle koruma bölgesi olarak ayrılmıştıEn ese momento el Bosque de Ituri se convirtió en reserva forestal con algunos animales y plantas.
İturi ormanına gittiğimde orman bazı hayvanlar ve bitkilerle koruma bölgesi olarak ayrılmıştıIn quel periodo la foresta Ituri fu designata riserva forestale con qualche animale e pianta.
İturi ormanına gittiğimde orman bazı hayvanlar ve bitkilerle koruma bölgesi olarak ayrılmıştıIturi 숲이 동물과 식물이 있는 보류지로 만들어졌을 때에요
İturi ormanına gittiğimde orman bazı hayvanlar ve bitkilerle koruma bölgesi olarak ayrılmıştıLas Ituri był wówczas rezerwatem z kilkoma gatunkami zwierząt i roślin.
İturi ormanına gittiğimde orman bazı hayvanlar ve bitkilerle koruma bölgesi olarak ayrılmıştıLúc này rừng Ituri đã được gây dựng như một rừng bảo tồn với vài loại động vật và cả thực vật.
İturi ormanına gittiğimde orman bazı hayvanlar ve bitkilerle koruma bölgesi olarak ayrılmıştıPadurea Ituri a fost creata ca o rezervatie de padure cu niste animale si plante.
İturi ormanına gittiğimde orman bazı hayvanlar ve bitkilerle koruma bölgesi olarak ayrılmıştıRond die tijd was het Ituriwoud een bosreservaat met enkele dieren en de planten.
İturi ormanına gittiğimde orman bazı hayvanlar ve bitkilerle koruma bölgesi olarak ayrılmıştıВ то время Лес Итури был основан как лесной заповедник с некоторыми животными, а также растениями.
İturi ormanına gittiğimde orman bazı hayvanlar ve bitkilerle koruma bölgesi olarak ayrılmıştıПо това време беше създадена гората Итури като горски резерват с животни и растения.
İturi ormanına gittiğimde orman bazı hayvanlar ve bitkilerle koruma bölgesi olarak ayrılmıştıבזמן ההוא האיתורי הפך לשמורה עם מספר חיות וצמחים גם כן.
İturi ormanına gittiğimde orman bazı hayvanlar ve bitkilerle koruma bölgesi olarak ayrılmıştıفي ذلك الوقت غابات ايتوري وُجدت كغابات لحفظ بعض أنواع الحيوانات والنباتات
İturi ormanına gittiğimde orman bazı hayvanlar ve bitkilerle koruma bölgesi olarak ayrılmıştıそこには動物達がいて、植物がありました 訓練センターが建設され
Jodi Lomaskk ve muhteşem grubu Capacitor, Costa Rica yağmur ormanındaki yerimde bana katıldılar.Jodi Lomask en haar geweldige groep Capacitor bezochten me in de boomtoppen van het regenwoud in Costa Rica.
Jodi Lomaskk ve muhteşem grubu Capacitor, Costa Rica yağmur ormanındaki yerimde bana katıldılar.Jodi Lomask i jej wspaniała trupa Capacitor, dołączyli do mnie w lesie deszczowym w Kostaryce.
Jodi Lomaskk ve muhteşem grubu Capacitor, Costa Rica yağmur ormanındaki yerimde bana katıldılar.Jodi Lomask şi minunata ei trupă de balet "Capacitor", m-au însoțit sus în pădurea din Costa Rica.
Jodi Lomaskk ve muhteşem grubu Capacitor, Costa Rica yağmur ormanındaki yerimde bana katıldılar.Jodi Lomask và đoàn kịch của cô, đã tham gia với tôi tại địa điểm rừng mưa ở Costa Rica.
Kara Ormanın yakınlarında ve günümüzde Güney Almanya diye bilinen yerde orduları vardı.Ale oni mają oddziały tam, gdzie są teraz południowe Niemcy w pobliżu
Kara Ormanın yakınlarında ve günümüzde Güney Almanya diye bilinen yerde orduları vardı.그러나 그들은 이제 남쪽 독일의 슈바르츠발트 (The Black Forest, 독일어로 검은 숲이라는 뜻을 가진 독일의 산맥 이름.)
Kara Ormanın yakınlarında ve günümüzde Güney Almanya diye bilinen yerde orduları vardı.Вони мали війська у південній..., сучасній південній Німеччині, поблизу
Kelp yosunumsu bitki örtüsü ormanının yayılması da bir avantajdır.A výhodou bude zabírání prostor, takový rostlinný les řas.
Kelp yosunumsu bitki örtüsü ormanının yayılması da bir avantajdır.Il y aurait des avantages à se disperser, une sorte de forêt végétale de varechs.
Kelp yosunumsu bitki örtüsü ormanının yayılması da bir avantajdır.Inna przewaga płynie z szerokiego rozprzestrzenienia, jak wodorostowy las.
Kelp yosunumsu bitki örtüsü ormanının yayılması da bir avantajdır.그리고 켈프처럼 생긴 숲을 형성하며 영역을 확장해나가는 종 들도 이점을 가질 것입니다.
Kelp yosunumsu bitki örtüsü ormanının yayılması da bir avantajdır.Nagy előnyük lesz a terjeszkedésben a hosszú, hínárszerű növényzetnek.
Kelp yosunumsu bitki örtüsü ormanının yayılması da bir avantajdır.Și vor exista avantaje pentru răspândirea unor păduri de vegetație asemănătoare algelor.
Kelp yosunumsu bitki örtüsü ormanının yayılması da bir avantajdır.Und es gäbe Vorteile für lange Ausdehnung, ähnlich eines Seetang ähnliches Waldes von Vegetation.
Kelp yosunumsu bitki örtüsü ormanının yayılması da bir avantajdır.Và sẽ có lợi thế khi phát tán những thảm thực vật giống như tảo bẹ.
Kelp yosunumsu bitki örtüsü ormanının yayılması da bir avantajdır.Vegetazione del tipo delle kelp sarebbe avvantaggiata
Kelp yosunumsu bitki örtüsü ormanının yayılması da bir avantajdır.Veľkú výhodu pre široké rozšírenie bude mať vegetácia akéhosi chaluhového lesa.
Kelp yosunumsu bitki örtüsü ormanının yayılması da bir avantajdır.Y habrá ventajas en extenderse ampliamente, una especie de bosque de vegetación al estilo alga.
Kelp yosunumsu bitki örtüsü ormanının yayılması da bir avantajdır.И возникнут благоприятные условия для распространения на большие расстояния своего рода "водорослевых лесов".
Kelp yosunumsu bitki örtüsü ormanının yayılması da bir avantajdır.И ще имат предимства да се разпростират на далеч, нещо като гора от кафяви водорасли.
Kelp yosunumsu bitki örtüsü ormanının yayılması da bir avantajdır.בלי שיהיה צורך לחכות להתנגשות. ויהיה יתרון להתפשטות רצועות ארוכות, מין סוג של יערות של צמחיה דמוית אצות.
Kelp yosunumsu bitki örtüsü ormanının yayılması da bir avantajdır.من غير الحاجة لإنتظار أي تصادم. وستكون ميزة لها للإنتشار بشكل كبير, شيء مشابه لغابة من الطحالب
Kelp yosunumsu bitki örtüsü ormanının yayılması da bir avantajdır.海草のように長くのびる植物の植生を広める上でも 利点になります このような植物をヒマワリと呼んでいます
Kendimize ait minyatür bir yağmur ormanımız, mercan resifli özel bir plajımız vardı.Aveam propria noastră pădure tropicală în miniatură, o plajă privată cu un recif de corali.
Kendimize ait minyatür bir yağmur ormanımız, mercan resifli özel bir plajımız vardı.Chúng tôi chỉ có 1 rừng mưa thu nhỏ, 1 bãi biển riêng với 1 dãi san hô.
Kendimize ait minyatür bir yağmur ormanımız, mercan resifli özel bir plajımız vardı.Donc on avait notre propre forêt tropicale miniature, une plage privée avec un récif de corail.
Kendimize ait minyatür bir yağmur ormanımız, mercan resifli özel bir plajımız vardı.그리고 우리에게는 소형의 열대우림이 있었고, 산호초가 있는 작은 해변이 있었습니다.
Kendimize ait minyatür bir yağmur ormanımız, mercan resifli özel bir plajımız vardı.Lalu ada miniatur hutan hujan sendiri, pantai pribadi dengan batu karang.
Kendimize ait minyatür bir yağmur ormanımız, mercan resifli özel bir plajımız vardı.Měli jsme tam svůj miniaturní deštný prales a soukromou pláž s korálovým útesem.
Kendimize ait minyatür bir yağmur ormanımız, mercan resifli özel bir plajımız vardı.Miał miniaturowy las deszczowy, prywatną plażę z rafą koralową.
Kendimize ait minyatür bir yağmur ormanımız, mercan resifli özel bir plajımız vardı.Teníamos entonces nuestra selva tropical en miniatura, y una playa privada con fondo de corales.