Ana içeriğe geç
Sözlük

ormanı ile cümle

ormanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Fakat bunun gibi bir mongrov ormanında, hiçbir fikrim yoktu.אני יודעת היכן למתוח את הגבול.
Fakat bunun gibi bir mongrov ormanında, hiçbir fikrim yoktu.أما في غابات المانغروف كهذه فليس لدي أية فكرة.
Fakat bunun gibi bir mongrov ormanında, hiçbir fikrim yoktu.もちろん地球の周りにも境界線を引かなくてはなりません
Görkemli ormanıyla verimli tarlaları, Ölümcül bir hastalığa yakalanmış insan gibi Tümüyle harap olacak.Az õ erdejének és kertjének ékességét pedig lelkétõl mind testéig megemészti, és lesorvad, mint a sorvadozó;
Görkemli ormanıyla verimli tarlaları, Ölümcül bir hastalığa yakalanmış insan gibi Tümüyle harap olacak.hans Skovs og Frugthaves Herlighed skal den rydde Rub og Stub, og han bliver som en syg, der hentæres.
Görkemli ormanıyla verimli tarlaları, Ölümcül bir hastalığa yakalanmış insan gibi Tümüyle harap olacak.그 삼림과 기름진 밭의 영광이 전부 소멸되리니 병인이 점점 쇠약하여감 같을 것이라
Görkemli ormanıyla verimli tarlaları, Ölümcül bir hastalığa yakalanmış insan gibi Tümüyle harap olacak.Va arde, trup şi suflet, strălucirea pădurii şi cîmpiilor lui, de va fi ca un bolnav, care cade în leşin.
Görkemli ormanıyla verimli tarlaları, Ölümcül bir hastalığa yakalanmış insan gibi Tümüyle harap olacak.и славный лес его и сад его, от души до тела, истребит; и он будет, как чахлый умирающий.
Görkemli ormanıyla verimli tarlaları, Ölümcül bir hastalığa yakalanmış insan gibi Tümüyle harap olacak.וכבוד יערו וכרמלו מנפש ועד בשר יכלה והיה כמסס נסס׃
Görkemli ormanıyla verimli tarlaları, Ölümcül bir hastalığa yakalanmış insan gibi Tümüyle harap olacak.ويفني مجد وعره وبستانه النفس والجسد جميعا. فيكون كذوبان المريض.
Görkemli ormanıyla verimli tarlaları, Ölümcül bir hastalığa yakalanmış insan gibi Tümüyle harap olacak.又 將 他 樹 林 、 和 肥 田 的 榮 耀 、 全 然 燒 盡 . 好 像 拿 軍 旗 的 昏 過 去 一 樣
Görkemli ormanıyla verimli tarlaları, Ölümcül bir hastalığa yakalanmış insan gibi Tümüyle harap olacak.又 將 他 樹林 、 和 肥田 的 榮耀 、 全然 燒盡 . 好像 拿 軍旗 的 昏過 去 一樣
Great Bear Yağmur Ormanı'nda yaşayan küçük bir ayıya ait dört görüntü sadece.여러분들이 슬라이드 쇼 시작에 보실 수 있으실텐데요 -- 한 4장 정도 -- 하지만 그 사진들은 그레이트 베어 레인포레스트에 사는 작은 곰들 입니다.
Great Bear Yağmur Ormanı'nda yaşayan küçük bir ayıya ait dört görüntü sadece.Pierwsze cztery zdjęcia przedstawiają niedźwiadka z Lasu Deszczowego Wielkiego Niedźwiedzia.
Great Bear Yağmur Ormanı'nda yaşayan küçük bir ayıya ait dört görüntü sadece.אתם תראו אותם בתחילת המצגת -- הם בסך הכל כארבע תמונות -- אך הם של דוב קטן שחי ביער הגשם גרייט בר.
Great Bear Yağmur Ormanı'nda yaşayan küçük bir ayıya ait dört görüntü sadece.في بداية العرض . . الاربع صور الاولى هي لدب صغير يعيش في غابة الدببة الكبرى
Great Bear Yağmur Ormanı'nda yaşayan küçük bir ayıya ait dört görüntü sadece.小さな熊の写真が何枚かあります 真っ白ですが シロクマではなく スピリットベアとか
Gür olsa bile kesecekler ormanını›› diyor RAB, ‹‹Çünkü çekirgelerden daha çok onlar, Sayıya vurulamazlar.Cortarán su bosque, dice Jehovah, aunque sea impenetrable; porque son más que las langostas; son innumerables
Gür olsa bile kesecekler ormanını›› diyor RAB, ‹‹Çünkü çekirgelerden daha çok onlar, Sayıya vurulamazlar.나 여호와가 말하노라 그들이 황충보다 많고 계수할 수 없으므로 조사할 수 없는 그의 수풀을 찍을 것이라
Gür olsa bile kesecekler ormanını›› diyor RAB, ‹‹Çünkü çekirgelerden daha çok onlar, Sayıya vurulamazlar.Posekají les jeho, dí Hospodin, ačkoli mu konce není; více jest jich než kobylek, aniž mají počtu.
Gür olsa bile kesecekler ormanını›› diyor RAB, ‹‹Çünkü çekirgelerden daha çok onlar, Sayıya vurulamazlar.posekajo gozd njegov, govori GOSPOD, ker jih ni moči sešteti; zakaj več jih je nego kobilic in ni jim števila.
Gür olsa bile kesecekler ormanını›› diyor RAB, ‹‹Çünkü çekirgelerden daha çok onlar, Sayıya vurulamazlar.Wyrąbią las jego, mówi Pan, choć policzony być nie może; bo się nad szaraóczę rozmnożyli, i niemasz im liczby.
Gür olsa bile kesecekler ormanını›› diyor RAB, ‹‹Çünkü çekirgelerden daha çok onlar, Sayıya vurulamazlar.вырубят лес его, говорит Господь, ибо они несметны; их более, нежели саранчи, и нет числа им.
Gür olsa bile kesecekler ormanını›› diyor RAB, ‹‹Çünkü çekirgelerden daha çok onlar, Sayıya vurulamazlar.כרתו יערה נאם יהוה כי לא יחקר כי רבו מארבה ואין להם מספר׃
Gür olsa bile kesecekler ormanını›› diyor RAB, ‹‹Çünkü çekirgelerden daha çok onlar, Sayıya vurulamazlar.يقطعون وعرها يقول الرب وان يكن لا يحصى لانهم قد كثروا اكثر من الجراد ولا عدد لهم.
Gür olsa bile kesecekler ormanını›› diyor RAB, ‹‹Çünkü çekirgelerden daha çok onlar, Sayıya vurulamazlar.耶 和 華 說 、 埃 及 的 樹 林 、 雖 然 不 能 尋 察 、 〔 或 作 穿 不 過 〕 敵 人 卻 要 砍 伐 、 因 他 們 多 於 蝗 蟲 、 不 可 勝 數
Gür olsa bile kesecekler ormanını›› diyor RAB, ‹‹Çünkü çekirgelerden daha çok onlar, Sayıya vurulamazlar.耶和華 說 、 埃及 的 樹林 、 雖然 不 能 尋察 、 〔 或 作 穿 不 過 〕 敵人卻 要 砍伐 、 因 他 們多 於 蝗蟲 、 不 可 勝數
Halen takip ettiğimiz bu delikanlı, şu anda ormanın derinliklerinde.Aber der, dem wir gerade folgen, ist gerade tief im Dschungel.
Halen takip ettiğimiz bu delikanlı, şu anda ormanın derinliklerinde.Dar acest exemplar pe care îl urmărim chiar acum e în mijlocul junglei.
Halen takip ettiğimiz bu delikanlı, şu anda ormanın derinliklerinde.De ez a fickó, akit most követünk, a dzsungel mélyén van.
Halen takip ettiğimiz bu delikanlı, şu anda ormanın derinliklerinde.그런데 우리가 지금 따라가고 있는 이 사람은 깊은 정글 속에 있습니다.
Halen takip ettiğimiz bu delikanlı, şu anda ormanın derinliklerinde.Maar deze die we nu volgen, leeft in de diepe jungle.
Halen takip ettiğimiz bu delikanlı, şu anda ormanın derinliklerinde.Mais le gars que nous suivons à ce moment-là était dans la forêt profonde.
Halen takip ettiğimiz bu delikanlı, şu anda ormanın derinliklerinde.Ma questo qui che stiamo seguendo adesso è nel profondo della foresta.
Halen takip ettiğimiz bu delikanlı, şu anda ormanın derinliklerinde.Nhưng con rắn mà chúng tôi theo dõi ở đây sống trong rừng sâu.
Halen takip ettiğimiz bu delikanlı, şu anda ormanın derinliklerinde.Pero este tipo que seguimos ahora mismo está en la jungla profunda.
Halen takip ettiğimiz bu delikanlı, şu anda ormanın derinliklerinde.Ta, którą obserwujemy, żyje w środku dżungli.
Halen takip ettiğimiz bu delikanlı, şu anda ormanın derinliklerinde.Άλλα αυτή η κόμπρα που παρακολουθούμε αυτή τη στιγμή, βρίσκεται βαθιά στη ζούγκλα.
Halen takip ettiğimiz bu delikanlı, şu anda ormanın derinliklerinde.Но този, когото следваме в момента, е в дълбоката джунгла.
Halen takip ettiğimiz bu delikanlı, şu anda ormanın derinliklerinde.Но тот самец, за которым мы сейчас наблюдаем, находится в глубине джунглей.
Halen takip ettiğimiz bu delikanlı, şu anda ormanın derinliklerinde.אבל הבחור הזה שאחריו אנחנו עוקבים כרגע נמצא עמוק בתוך הג'ונגל.
Halen takip ettiğimiz bu delikanlı, şu anda ormanın derinliklerinde.ولكن هذا الرجل الذي نحن نتبعه في اعماق الغابة
Halen takip ettiğimiz bu delikanlı, şu anda ormanın derinliklerinde.キングコブラはよく街中の
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım. Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.아뇨, 저혼자만 스웨덴에 있어요. 다른이들은 지금 사막아니면 정글에 있어요
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım. Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Nu, eu sunt singurul rămas aici. ceilalţi sunt prin junglă sau în deşert.
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım. Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Tidak, Aku satu-satunya di Swedia. yang lain ada di gurun atau di hutan.
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım. Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Нет, я только один в Швеции. другие находятся в пустыню или джунгли.
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım. Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde..לא, אני היחידי בשוודיה .האחרים בג'ונגל או במדבר
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım. Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.لا،أنا الوحيد المتواجد في (السويد) حاليا الآخرين متواجدين في الصحراء أو في الأدغال
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım. Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.いや...刑務所に入らない
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.Es una fuerza generadora de la mente, un cauce, un pensamiento y un ecosistema de posibilidades espirituales.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.Jokainen kieli on mielessä ikuisesti kasvanut metsä, vesistö, ajatus, mielen mahdollisuuksien ekojärjestelmä.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.Każdy język jest starym lasem umysłu, przełomem, myślą, ekosystemem możliwości duchowych.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.각 언어는 정신, 분수령, 생각, 영적 가능성의 생태계로 이루어진 오래된 나무숲입니다.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.Minden nyelv az elme őserdeje, vízválasztója, gondolata, megannyi spirituális lehetőség ökoszisztémája.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.Ogni lingua è una foresta della mente, un bacino, un pensiero, un ecosistema di possibilità spirituali.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.Всеки език е стара гора в ума, речен басейн, мисъл, екосистема от душевни възможности.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.Кожна мова - це праліс розуму, вододіл, думка, екосистема духовних можливостей.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.כל שפה היא דרך עתיקה ביער הנפש, קו פרשת מים, מחשבה, מערכת אקולוגית של אפשרויות רוחניות,
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.تعتبر كل لغة هي ثمرة العقل الذي أنتجها، كما أنها خط فاصل وفكر ونظام بيئي خاص بالإمكانيات الروحية.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod