Ana içeriğe geç
Sözlük

ormanı ile cümle

ormanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.Εξηλθε λοιπον ο λαος εις το πεδιον εναντιον του Ισραηλ και η μαχη εγεινεν εν τω δασει Εφραιμ.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.И вышли люди в поле навстречу Израильтянам, и было сражение в лесу Ефремовом.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.И тъй, людете, излизаха на полето против Израиля; и сражението стана в Ефремовия лес.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.ויצא העם השדה לקראת ישראל ותהי המלחמה ביער אפרים׃
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.وخرج الشعب الى الحقل للقاء اسرائيل. وكان القتال في وعر افرايم.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.兵 就 出 到 田 野 迎 著 以 色 列 人 、 在 以 法 蓮 樹 林 裡 交 戰
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.兵 就 出到 田野 迎著 以色列人 、 在 以法 蓮樹 林裡交戰
Doğrusunu istersen, sana Sung Jo diye seslenemem ben Sana ormanın ruhu diye sesleneceğimΣτα αλήθεια, δεν σε φωνάζω Σουνγκ Τζο.
Dunedain güvenli ama küçük bir yerleşim alanı bulmuştu Rhuadur ormanın derinliklerinde.ルダウアの森の奥深く
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Als ich durch die Welt reiste, musste ich den Wald verlassen, den ich liebe.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Amíg a világban utazgattam, sajnos el kellett hagynom az erdőt, a helyet, ahol igazán jól érzem magam.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Comme vous le savez, je parcoure le monde J'ai dû quitter la forêt, là où j'aime être.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Cum călătoresc prin lume, știți, a trebuit să părăsesc pădurea, dar mie acolo îmi place să fiu.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Då jag reste runt om i världen var jag tvungen att lämna skogen - det är där jag älskar att vara.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Enquanto viajava pelo mundo, tive de deixar a floresta, mas é lá que eu adoro estar.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Kiedy podróżowałam po świecie, musiałam opuścić las, miejsce które kocham.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.전 세계로 여행을 다니기 위해 저는 제가 그토록 사랑하는 숲을 떠나야 했습니다.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Matkustellessani ympäri maailman minun on täytynyt jättää metsä -- rakastan siellä olemista.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Mientras viajaba por el mundo, saben, tuve que dejar la selva -- que es donde me encanta estar.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Som jeg rejste rundt i verden, I ved, måtte jeg forlade skoven -- det er der jeg elsker at være.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Toen ik ging reizen over de wereld, moest ik het bos verlaten -- daar wil ik het liefste zijn.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Visto che stavo girando il mondo, ho dovuto lasciare la foresta, ma è lì che mi piace stare.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Καθώς ταξίδευα σε όλο τον κόσμο, ξέρετε, έπρεπε να αφήσω το δάσος -- εκεί αγαπώ να βρίσκομαι.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Докато пътувах из света, трябваше да напусна джунглата, където наистина обичам да бъда.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Когда я путешествовала по свету, мне пришлось оставить лес - место, в котором я так люблю бывать.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Я багато їздила по світу, знаєте, мені довелося поїхати з лісу, де я люблю бути найдужче.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.כשהייתי מטיילת מסביב לעולם, אתם יודעים, הייתי צריכה לעזוב את היער -- זה המקום שבו אני אוהבת להיות.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.بما أنني كنت مسافرة في محتلف أنحاء العالم، أتعرفون، أضطررت لمغادرة الغابة -- حيث أُحب أن أبقى.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.大好きな森を後にしました 学生や現場スタッフが研究を続けられるよう
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.Ærligt sagt, jeg kalder dig "Skovens Ånd".
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.Ärligt, jag kallade dig för Skogs Fen
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.Eerlijk gezegd, noem ik je de geest van het bos.
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.Ehrlich gesagt, nenn ich dich "Der Geist des Waldes"
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum. Hey! Bu inanılmaz.Düşündüğümden daha ciddi.Je to ešte vážnejšie, než som si myslel. <i>Hej! <i>Raz, dva.
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum."Honnêtement, je t'appelle l'esprit de la forêt."
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.In realtà, ti chiamo lo Spirito della Foresta.
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.<i>사실, 난 당신을 숲의 정령이라고 불러요.</i>
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.Sesungguhnya, Aku menjulukimu peri hutan
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.Sincer, te numesc spiritul padurii.
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.Szczerze mówiąc, nazywam cię duchem wzgórza.
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum."Thú thực, mình gọi cậu là vị thần rừng xanh."
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.Στα αλήθεια, σε φωνάζω το πνεύμα του δάσους.
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.В същност, наричам те "духът на гората".
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.По правде, я называю тебя Духом Леса.
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.'.למען האמת, אני קוראת לך רוח היער'
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.صراحه , انا ادعوك بروح الغابة
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.ちょっと!
Fakat bunun gibi bir mongrov ormanında, hiçbir fikrim yoktu.Bei einem Mangrovenwald wie diesem habe ich keine Ahnung.
Fakat bunun gibi bir mongrov ormanında, hiçbir fikrim yoktu.Dalam hutan bakau seperti ini, saya sama sekali tidak tahu.
Fakat bunun gibi bir mongrov ormanında, hiçbir fikrim yoktu.Dans une mangrove comme celle-ci, je n'en ai aucune idée.
Fakat bunun gibi bir mongrov ormanında, hiçbir fikrim yoktu.En un bosque de manglares como este, no tengo la menor idea.
Fakat bunun gibi bir mongrov ormanında, hiçbir fikrim yoktu.In een mangrove als dit heb ik echt geen idee.
Fakat bunun gibi bir mongrov ormanında, hiçbir fikrim yoktu.Într-o pădure de mangrove ca asta, n-aveam nici o idee.
Fakat bunun gibi bir mongrov ormanında, hiçbir fikrim yoktu.In una foresta di mangrovie non ne ho idea.
Fakat bunun gibi bir mongrov ormanında, hiçbir fikrim yoktu.하지만 이러한 홍수림 숲에서는, 아무것도 몰랐습니다.
Fakat bunun gibi bir mongrov ormanında, hiçbir fikrim yoktu.Nhưng tôi lại không biết làm sao với một khu rừng đước.
Fakat bunun gibi bir mongrov ormanında, hiçbir fikrim yoktu.V lesu mangróvie, jako byl tento, jsem neměla tušení.
Fakat bunun gibi bir mongrov ormanında, hiçbir fikrim yoktu.W przypadku namorzynów nie mam pojęcia.
Fakat bunun gibi bir mongrov ormanında, hiçbir fikrim yoktu.В мангрова гора като тази, аз нямах идея.
Fakat bunun gibi bir mongrov ormanında, hiçbir fikrim yoktu.В мангровом же лесу, таком, как этот, у меня не было решения.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod