Ana içeriğe geç
Sözlük

ormanı ile cümle

ormanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Balı'deki stüdyom maymun ormanından sadece 10 dakika uzaklıktaydı.Studio saya di Bali hanya 10 menit dari hutan para monyet.
Balı'deki stüdyom maymun ormanından sadece 10 dakika uzaklıktaydı.Studioul meu din Bali era la doar 10 minute de o pădure cu maimuţe.
Balı'deki stüdyom maymun ormanından sadece 10 dakika uzaklıktaydı.Xưởng phim tại Bali của tôi chỉ cách rừng khỉ 10 phút
Balı'deki stüdyom maymun ormanından sadece 10 dakika uzaklıktaydı.Το στούντιό μου στο Μπαλί ήταν μόλις 10 λεπτά μακριά από ένα δάσος με μαϊμούδες.
Balı'deki stüdyom maymun ormanından sadece 10 dakika uzaklıktaydı.Моя студия в Бали была всего в 10 минутах от леса с обезьянами.
Balı'deki stüdyom maymun ormanından sadece 10 dakika uzaklıktaydı.Моя студія на Балі була в десяти хвилинах пішки від лісу,де жили мавпи.
Balı'deki stüdyom maymun ormanından sadece 10 dakika uzaklıktaydı.Студиото ми в Бали беше на 10 минути от гора пълна с маймуни.
Balı'deki stüdyom maymun ormanından sadece 10 dakika uzaklıktaydı.הסטודיו שלי בבאלי היה במרחק של 10 דקות מיער קופים.
Balı'deki stüdyom maymun ormanından sadece 10 dakika uzaklıktaydı.ان الاستديو الخاص بي في بالي كان يبعد 10 دقائق عن غابة القردة
Balı'deki stüdyom maymun ormanından sadece 10 dakika uzaklıktaydı.サルが生息する森からたった10分程の所にありました そして もちろんサルは
"Bambu ormanı." Eğilmeden dimdik uzuyoruz.So 7:05 „Pfütze".
"Bambu ormanı.""El bosque de bambú." crecemos rectos y altos, sin doblarnos.
"Bambu ormanı."Будем расти, не прогибаясь.
Bana bunu söylettiren neydi? Yol ormanın içine doğru dönüyordu.道はジャングルに変わりました
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Gosto de pensar que as casas de banho são como florestas tropicais.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Ich stelle mir die Toiletten gerne als tropischen Regenwald vor.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Ik zie de toiletten graag als een soort tropisch regenwoud.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Îmi place să compar toaleta cu pădurea tropicală.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.J'aime penser aux toilettes comme à une forêt tropicale.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Jeg kan godt lide at tænke på toiletter som tropiske regnskove.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.저는 욕실을 열대 우림으로 생각하고 싶어요.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Lubię myśleć o łazienkachjak o lesie tropikalnym.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Me gusta ver los baños como un bosque tropical.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Mi piace pensare ai bagni come a una foresta pluviale tropicale.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Ráda přemýšlím o koupelně jako o tropickém pralese.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Rada uvažujem o kúpeľniach ako o tropickom pralese.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Saya senang menganggap kamar kecil seperti hutan hujan tropis.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Szeretek úgy gondolni a fürdőszobákra, mint a trópusi esőerdőkre.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Tôi thích nghĩ đến phòng tắm giống như một rừng rậm nhiệt đới.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Μου αρέσει να σκέφτομαι τα μπάνια σαν ένα τροπικό δασος.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Аз обичам да си представям тоалетните като тропически гори.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Мне нравится сравнивать ванные комнаты с тропическим лесом.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.אלו מאלו.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.افضل ان أعتقد ان دورات المياه هي مثل الغاباة الاستوائية.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.ティムに言ったのは 「微生物だけ見てみれば
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.Allora io dissi "Bene, allora devi fare il gelato della foresta pluviale.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.Alors j'ai dit : "Eh bien, tu dois faire une glace forêt tropicale.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.Also sagte ich, "Nun ja, du musst ein Regenwald-Eis machen.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.Dus ik zei, "Dan moet je regenwoud ijs maken.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.E eu: "Então tens de fazer um gelado de floresta tropical.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.그래서 말했습니다. "그렇다면 열대우림 아이스크림을 만드세요. 그리고
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın."Pues tienes que hacer un helado del bosque.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.Řekl jsem mu tedy: "No, to bys měl vyrábět "pralesní" zmrzlinu.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.Și eu i-am zis: "Bine, trebuie să faci o înghețată a pădurii tropicale.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.Vì thế tôi bảo, "Chà, anh cần phải làm kem rừng nhiệt đới.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.Więc powiedziałem: "Cóż, musisz zrobić lody z lasów deszczowych.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.Аз казах, "Ами, ще трябва да правиш сладолед от тропическите гори.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın."Тогда ты можешь сделать особое мороженое.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.אז אמרתי, "אז אתה צריך לייצר גלידת יערות-גשם.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.أنا قلت، "حسنا، عليك أن تصنع ايس كريم الغابات.
Ben de "Tamam, yağmur ormanı dondurması yapmalısın.作るべきだね そこに熱帯雨林で採れるナッツを使えば
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.벤키가 숲을 떠나 3천마일을 여행했을 때 알고있던 것보다 여러분은 더 많은 것을 알고 있죠.
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.Bạn biết hơn Benki khi anh rời khu rừng và đi 3.000 dặm.
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.Je weet meer dan Benki wist toen hij zijn bos verliet voor een reis van 5000 km.
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.Saben más de lo que sabía Benki cuando salió del bosque e hizo 4.800 kms.
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.Sie wissen mehr als Benki wusste als er seinen Wald verließ und 3000 Meilen reiste.
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.Ştiţi mai multe decât ştia Benki când şi-a părăsit pădurea şi a plecat la 3.000 de mile.
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.Voi sapete più di quanto Benki sapesse quando lasciò la sua foresta e percorse 4.800 kilometri.
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.Vous en savez plus que Benki au moment où il a quitté sa forêt pour faire 4 800 kilomètres.
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.Wiecie więcej niż wiedział Benki kiedy wyjeżdżał z dżungli i przebył te 4828 kilometrów.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod