Aman Tanrım, ona ormanın ruhu demıO Mój Boże! Ona nazywa go Duchem Lasu!
Aman Tanrım, ona ormanın ruhu demıOmo, říká mu Duch lesa!
Aman Tanrım, ona ormanın ruhu demıYa Tuhan, dia memanggilnya seorang peri hutan!
Aman Tanrım, ona ormanın ruhu demıΟ θεέ μου, τον φώναξε Πνεύμα του Δάσους!
Aman Tanrım, ona ormanın ruhu demıО Боже мой, она назвала его Духом леса!
Aman Tanrım, ona ormanın ruhu demıО Божичко, тя го нарича Духът на Гората!
Aman Tanrım, ona ormanın ruhu demı!או-מי-גוד, היא קראה לו רוח היער
Aman Tanrım, ona ormanın ruhu demıيالهي , تدعوه بالروح الغابه!ـ
Aman Tanrım, ona ormanın ruhu demı-なぜっていうと どれだけ・・・ -何やってるんだ!
Ancak yaygın kadar saklanır vardı ormanın kuru yapraklar, benim yangın tutuşturulmuş önce döken kar geldi.그러나 일반적으로 나는 내가 저장해 놓은 숲의 마른 잎, 내 화재 kindled 전에 창고에 눈이 왔어요.
Ancak yaygın kadar saklanır vardı ormanın kuru yapraklar, benim yangın tutuşturulmuş önce döken kar geldi.Men ofta jag tände min eld med torra löv i skogen, som jag hade lagrat upp i mitt skjul innan snön kom.
Ancak yaygın kadar saklanır vardı ormanın kuru yapraklar, benim yangın tutuşturulmuş önce döken kar geldi.Але зазвичай я запалав мій вогонь з сухим листям ліси, які я зберігав до в моєму сараї до випав сніг.
Ancak yaygın kadar saklanır vardı ormanın kuru yapraklar, benim yangın tutuşturulmuş önce döken kar geldi.Но обычно я воспламенился мой огонь с сухими листьями леса, которые я хранил до в моем сарае до выпал снег.
Ancak yaygın kadar saklanır vardı ormanın kuru yapraklar, benim yangın tutuşturulmuş önce döken kar geldi.Но често пламна ми огъня със сухи листа на гората, която имах съхраняват до в навес ми преди заваля сняг.
Ancak yaygın kadar saklanır vardı ormanın kuru yapraklar, benim yangın tutuşturulmuş önce döken kar geldi.אבל בדרך כלל אני הדליקו אש שלי עם עלים יבשים של היער, שבה החזקתי את מעלה במחסן שלי לפני שהשלג הגיע.
Ancak yaygın kadar saklanır vardı ormanın kuru yapraklar, benim yangın tutuşturulmuş önce döken kar geldi.前に私の小屋に雪が来た。 彼はキャンプがあるときに緑のヒッコリー細かく分割は、木こりのkindlingsになります
Araba yarışlarına katılmak, kovboy olmak, "Ormanın Kitabı"ndaki Mogli olmak isterdim.Chcela som pretekať na autách, chcela som byť kovbojkou a chcela som byť Mauglí z Knihy džunglí.
Araba yarışlarına katılmak, kovboy olmak, "Ormanın Kitabı"ndaki Mogli olmak isterdim.Chciałam ścigać się samochodami, chciałam być kowbojką, chciałam być Mowglim z "Księgi Dżungli".
Araba yarışlarına katılmak, kovboy olmak, "Ormanın Kitabı"ndaki Mogli olmak isterdim.Chtěla jsem závodit na autech a chtěla jsem být kovbojkou a taky Mauglím z Knihy džunglí.
Araba yarışlarına katılmak, kovboy olmak, "Ormanın Kitabı"ndaki Mogli olmak isterdim.Eu queria participar em corridas de carros e queria ser uma cowgirl, e queria ser o Mogli d'O Livro da Selva.
Araba yarışlarına katılmak, kovboy olmak, "Ormanın Kitabı"ndaki Mogli olmak isterdim.Ik wilde met auto's rondracen, en ik wilde een cowgirl zijn, en ik wilde Mowgli zijn, van het Jungle Book.
Araba yarışlarına katılmak, kovboy olmak, "Ormanın Kitabı"ndaki Mogli olmak isterdim.Quería correr autos, y quería ser vaquera, y quería ser Mowgli de "El libro de la Selva".
Araba yarışlarına katılmak, kovboy olmak, "Ormanın Kitabı"ndaki Mogli olmak isterdim.Tôi muốn đua xe, và muốn trở thành một cô nàng cao bồi và tôi ước là Mowgli trong "Quyển sách rừng xanh"
Araba yarışlarına katılmak, kovboy olmak, "Ormanın Kitabı"ndaki Mogli olmak isterdim.Vroiam să conduc maşini de curse, şi vroiam să fiu o cowgirl, şi vroiam să fiu Mogli din "Cartea Junglei".
Araba yarışlarına katılmak, kovboy olmak, "Ormanın Kitabı"ndaki Mogli olmak isterdim.Исках да се състезавам с автомобили, и исках да бъде каубойка, и исках да бъда Маугли от "Книга за джунглата."
Araba yarışlarına katılmak, kovboy olmak, "Ormanın Kitabı"ndaki Mogli olmak isterdim.Я хотіла ганяти на машинах, і бути дівчиною-ковбоєм, і Мауглі з "Книги джунглів".
Araziyi aldığımızda, bütün bölgemde olduğu gibi yarısından daha az kısmı yağmur ormanıydı.땅을 물려받고 나서 보니 열대 우림 지역은 전체 면적의 0.5%도 안되더군요.
Araziyi aldığımızda, bütün bölgemde olduğu gibi yarısından daha az kısmı yağmur ormanıydı.Als wir das Land nun bekamen, gab es nicht mal ein halbes Prozent Regenwald, genau so wie in der Umgebung.
Araziyi aldığımızda, bütün bölgemde olduğu gibi yarısından daha az kısmı yağmur ormanıydı.Când l-am primit, pădurea era mai puțin de 0,5% la fel ca în toată regiunea.
Araziyi aldığımızda, bütün bölgemde olduğu gibi yarısından daha az kısmı yağmur ormanıydı.Cuando recibimos la tierra, era menos de la mitad en porcentaje de bosque tropical, como en toda mi región.
Araziyi aldığımızda, bütün bölgemde olduğu gibi yarısından daha az kısmı yağmur ormanıydı.Gdy ziemia trafiła do nas, lasy tropikalne stanowiły tam mniej niż 0,5% Podobnie było w całym regionie.
Araziyi aldığımızda, bütün bölgemde olduğu gibi yarısından daha az kısmı yağmur ormanıydı.Když jsme tu zem dostali, deštný prales tvořil jen půl procenta, tak jako v celém našem regionu.
Araziyi aldığımızda, bütün bölgemde olduğu gibi yarısından daha az kısmı yağmur ormanıydı.Khi tôi nhận đất, nó chỉ còn dưới 0.5% là rừng nhiệt đới , giống như trên toàn khu vực của tôi.
Araziyi aldığımızda, bütün bölgemde olduğu gibi yarısından daha az kısmı yağmur ormanıydı.Mikor miénk lett a föld, ez kevesebb mint fél százalékra csökkent, mint ahogy az egész régiónkban.
Araziyi aldığımızda, bütün bölgemde olduğu gibi yarısından daha az kısmı yağmur ormanıydı.Quando a recebemos, era menos de 0,5% de floresta tropical, assim como o resto da região.
Araziyi aldığımızda, bütün bölgemde olduğu gibi yarısından daha az kısmı yağmur ormanıydı.Toen we het land kregen was daar nog minder dan een half procent van over, net zoals in de hele streek.
Araziyi aldığımızda, bütün bölgemde olduğu gibi yarısından daha az kısmı yağmur ormanıydı.Όταν πήραμε τη γη, ήταν λιγότερο από μισό τοις εκατό τροπικό δάσος, όπως και όλη η περιοχή μου.
Araziyi aldığımızda, bütün bölgemde olduğu gibi yarısından daha az kısmı yağmur ormanıydı.Когда мы получили землю, дождевых лесов осталось менее половины процента, как и во всём регионе.
Araziyi aldığımızda, bütün bölgemde olduğu gibi yarısından daha az kısmı yağmur ormanıydı.Коли ж ми отримали землю, то тропічних лісів було менше, ніж пів відсотка, як і в цілому моєму регіоні.
Araziyi aldığımızda, bütün bölgemde olduğu gibi yarısından daha az kısmı yağmur ormanıydı.כשקבלנו את האדמה פחות מחצי אחוז ממנה היה יער גשם, וזה היה המצב גם באזור כולו.
Araziyi aldığımızda, bütün bölgemde olduğu gibi yarısından daha az kısmı yağmur ormanıydı.وعندما أستلمنا هذه الأرض كان أقل من النصف منها هي غابات مطرية مثل جميع منطقتي.
Araziyi aldığımızda, bütün bölgemde olduğu gibi yarısından daha az kısmı yağmur ormanıydı.熱帯雨林は0.5%にも 満たなかったのです 周辺はどこも同じ状況でした ブラジルでは開発の結果 -
Asya Şehirleri İklim (Değişikliği) Ağı Mangrov Ormanı gibi hayati öneme sahip ekosistemleri yeniliyor.Het Aziatische Steden Klimaatsverandering Veerkracht Netwerk herstelt vitale ecosystemen als mangrovebossen.
Asya Şehirleri İklim (Değişikliği) Ağı Mangrov Ormanı gibi hayati öneme sahip ekosistemleri yeniliyor.아시아 기후 변화 복구망은 망그로브 숲과 같은 중요한 생태계를 복원하고 있어요.
Asya Şehirleri İklim (Değişikliği) Ağı Mangrov Ormanı gibi hayati öneme sahip ekosistemleri yeniliyor.Organizacja The Asian Cities Climate Change Resilience Network odbudowuje ważne ekosystemy, jak lasy mangrowe.
Asya Şehirleri İklim (Değişikliği) Ağı Mangrov Ormanı gibi hayati öneme sahip ekosistemleri yeniliyor.רשת חוסן נפשי אקלים ערי אסיה [שינוי] משחזרת מערכות אקולוגיות חיוניות כמו מנגרובי היער.
Asya Şehirleri İklim (Değişikliği) Ağı Mangrov Ormanı gibi hayati öneme sahip ekosistemleri yeniliyor.وفي اسيا تسعى شبكة التأقلم المناخي في المدن الاسيوية الى ترميم انظمة ايكولوجية مهمة كغابات "المنغروف".
Asya Şehirleri İklim (Değişikliği) Ağı Mangrov Ormanı gibi hayati öneme sahip ekosistemleri yeniliyor.マングローブ等の重要な 生態系の保全に努めています マングローブの生態系 そのものが重要なばかりではなく
Balı'deki stüdyom maymun ormanından sadece 10 dakika uzaklıktaydı.발리에 있는 제 스튜디오는 원숭이 숲에서부터 10분 거리에 있습니다.
Balı'deki stüdyom maymun ormanından sadece 10 dakika uzaklıktaydı.Il mio studio a Bali era a soli 10 minuti da una foresta delle scimmie.
Balı'deki stüdyom maymun ormanından sadece 10 dakika uzaklıktaydı.lépe. Mé studio na Bali se nacházelo jen 10 minut chůze od pralesa s opicemi.
Balı'deki stüdyom maymun ormanından sadece 10 dakika uzaklıktaydı.Mein Studio auf Bali war nur 10 Minuten vom Affenwald entfernt.
Balı'deki stüdyom maymun ormanından sadece 10 dakika uzaklıktaydı.Mi estudio en Bali estaba a solo 10 minutos de un bosque de monos.
Balı'deki stüdyom maymun ormanından sadece 10 dakika uzaklıktaydı.Mijn studio in Bali was maar 10 minuten van een apenbos verwijderd.
Balı'deki stüdyom maymun ormanından sadece 10 dakika uzaklıktaydı.Min studio i Bali
Balı'deki stüdyom maymun ormanından sadece 10 dakika uzaklıktaydı.Mit studie i Bali, lå kun 10 minutter væk fra en abeskov.
Balı'deki stüdyom maymun ormanından sadece 10 dakika uzaklıktaydı.Moja pracownia na Bali była tylko 10 minut od lasu pełnego małp.
Balı'deki stüdyom maymun ormanından sadece 10 dakika uzaklıktaydı.Moje štúdio v Bali bolo iba 10 minút cesty od lesa s opicami.
Balı'deki stüdyom maymun ormanından sadece 10 dakika uzaklıktaydı.Mon studio à Bali était seulement à 10 minutes d'une forêt de singes.
Balı'deki stüdyom maymun ormanından sadece 10 dakika uzaklıktaydı.O meu estúdio no Bali ficava a apenas 10 minutos duma floresta com macacos.