Köy ormanın içindedir.Kaimą supa miškas.
Pilotların inişe geçerken çok alçaktan uçması ve ormanın kenarında büyüyen ağaçları engellemiş olması mümkün.Gali būti, kad bandydami leistis lakūnai skrido per žemai ir kliudė miško pakraštyje augusius medžius.
Pilotlar ormanın önündeki ovaya inmek istiyordu.Kad lakūnai norėjo leistis prieš girią esančioje lygumoje, pasak.
Ormanı yoktur.Las jääda ükski mets.
Bunun yanı sıra, Afrika her yıl dört milyon hektar ormanını kaybetmektedir.Igal aastal hävib vähemalt 11 miljonit hektarit troopilist metsa.
Köy ormanın içindedir.Linn paikneb metsaalal.
Her iki takımın da kendine ait ormanı vardır.Mõlemad katted omavad puuteplaati.
Weser nehri ile Teutoburg Ormanı arasında kalan bölgede kurulmuştur.See paiknes Weseri jõe ja Teutoburgi metsa kaguosa vahel.
Hadur en sondaki Bakır Ormanın sâhibi oldu.Sellega lõppes Saaremaa tuntuima metsavenna võitlustee.
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.A Libanon? Nestačil by na zanietenie ohňa, a jeho zveriny by nebolo dosť na zápalnú obeť.
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.Ani Libán nepostačil by k zanícení ohně, a živočichové jeho nepostačili by k zápalné oběti.
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.Der Libanon wäre zu gering zum Feuer und seine Tiere zu gering zum Brandopfer.
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.Ei Libanon riittäisi polttopuiksi eikä sen riista polttouhriksi.
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.El Líbano no bastaría para el fuego, ni todos sus animales para un holocausto
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.És a Libánon nem elég a tûzre, és vada sem elég az áldozatra.
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.I Liban nie wystarczyłby ku wznieceniu ognia, i zwierzęta jego nie wystarczyłyby na całopalenie.
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.Il Libano non basterebbe per accendere il rogo, né le sue bestie per l'olocausto
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.레바논 짐승들은 번제 소용에도 부족하겠고 그 삼림은 그 화목 소용에도 부족할 것이라
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.Le Liban ne suffit pas pour le feu, Et ses animaux ne suffisent pas pour l`holocauste.
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.Libanon forslår ikke til brensel, og dets dyr forslår ikke til brennoffer.
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.Libanon giver ej Brændsel, dets Dyr ej Brændoffer nok.
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.Libanons skog vore icke nog till offerved och dess djur icke nog till brännoffer.
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.Libanul n'ajunge pentru foc, şi dobitoacele lui n'ajung pentru arderea de tot.
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.Nem todo o Líbano basta para o fogo, nem os seus animais bastam para um holocausto.
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.Rừng Li-ban chẳng đủ đốt lửa, những thú vật ở đó chẳng đủ làm của lễ thiêu.
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.Rừng_Li - ban chẳng đủ đốt lửa , những thú_vật ở đó chẳng đủ làm của lễ thiêu .
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.Tudi Libanona ne bi bilo dovolj za ogenj in živali njegovih ne bi bilo dovolj za žgalno daritev.
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.Και ο Λιβανος δεν ειναι ικανος εις καυσιν ουδε τα ζωα αυτου ικανα εις ολοκαυτωμα.
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.И Ливана недостаточно для жертвенного огня, и животных на нем – для всесожжения.
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.Ливан не е достатъчен за гориво Нито стигат животните му за всеизгаряне.
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.ולבנון אין די בער וחיתו אין די עולה׃
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.ولبنان ليس كافيا للايقاد وحيوانه ليس كافيا لمحرقة.
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.利 巴 嫩 的 樹 林 不 彀 當 柴 燒 、 其 中 的 走 獸 也 不 彀 作 燔 祭
Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.利巴 嫩的 樹林 不 彀當 柴燒 、 其中 的 走獸 也 不 彀作 燔祭
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.Ale tohle jsem vyfotila na záchodě vzadu v chatce v eko-kempu v džungli v indickém Ásámu.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.Ale to zdjęcie zrobiłam w toalecie na tyłach namiotu w eko-kampie w dżungli w Assam.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.Dar am făcut această fotografie într-o toaletă din spatele unui cort într-o tabără ecologică din jungla Assam.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.하지만 이 사진은 제가 아쌈 정글에 있는 환경 캠프 텐트 뒤 화장실에서 찍었어요.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.Maar ik maakte deze foto op een toilet achteraan in een tent in een eco-kamp in de jungle van Assam.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.Ma ho fatto questa fotografia in un bagno dietro a una tenda nel camping ecologico nella jungla in Assam.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.Tomé esta foto en un baño detrás de una carpa en un eco-campo en la jungla en Assam.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.Viszont ezt a fotót egy sátor mögötti mellékhelyiségben készítettem egy öko-táborban az Assam-i dzsungelben.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.Но направих тази снимка в една тоалетна отзад в палатка в еко-лагера в джунглата в Асам.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.Но я сфотографировала этот туалет в палатке в эко-лагере в джунглях в Индии.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.אך אני צילמתי זאת בשירותים בקצהו של אוהל, במחנה האקולוגי שבג'ונגל של אסאם.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.لكنني أخذت هذه الصورة في حمام خلف خيمة في مخيم صديق للبيئة في أدغال أسام
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.エコキャンプのテントの裏のトイレで撮りました (笑)
Aman Tanrım, ona ormanın ruhu demı아 배아퍼, 숲의 정령이래!
Aman Tanrım, ona ormanın ruhu demıO doamne, ii spune Spiritul Padurii!
Aman Tanrım, ona ormanın ruhu demıOh herregud, hon kallade honom Skogs Ande!
Aman Tanrım, ona ormanın ruhu demıOh mein Gott, sie nennt ihn den Geist des Waldes!
Aman Tanrım, ona ormanın ruhu demıOh mijn god, ze noemde hem een Geest van het Woud!
Aman Tanrım, ona ormanın ruhu demıOh min Gud, hun kaldte ham Skoves Ånd!
Aman Tanrım, ona ormanın ruhu demıOh mio Dio, lo ha chiamato Spirito della Foresta!
Aman Tanrım, ona ormanın ruhu demıOh mon Dieu, elle l'a surnommé l'esprit de la forêt.
Aman Tanrım, ona ormanın ruhu demıÓ Istenem! Az Erdõ Szellemének nevezi!
Aman Tanrım, ona ormanın ruhu demıÔi trời, cô ta gọi anh ấy là Linh Hồn của Núi Rừng.
Aman Tanrım, ona ormanın ruhu demıOmg, hän kutsui häntä Metsän Hengeksi.
Aman Tanrım, ona ormanın ruhu demıOmo, hovorí mu Duch lesa!
Aman Tanrım, ona ormanın ruhu demıO moj bog! Poimenovala ga je Duh gozdov!!