organizma ile cümle
organizma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sonuç olarak, benzer iç organizasyon yapıları, ilgili canlı organizmalarda farklı işlevlere sahip olabilirler.Следовательно, у структур со схожим строением у родственных организмов могут быть разные функции.
Organizmalar için zehirlidir.Ядовит для водных организмов.
İnsanın organizması böyle bir ihtiyaca yanıt olarak yeni bir organlar kompleksi üretmektedir.В соответствии с такой потребностью человеческий организм вырабатывает новый комплекс органов.
Her organizma gibi, deniz memelileri de viral enfeksiyonlara karşı duyarlıdırlar.Как и другие организмы, морские млекопитающие восприимчивы к вирусным инфекциям.
Bunlar normalde Böceklerdir ama mantarlar, nematodlar ve tek hücreli organizmalar da olabilir.Обычно ими выступают насекомые, но ими могут быть также грибы, черви-нематоды и одноклеточные организмы.
Dünya'daki tüm organizmalar, ortak bir atadan ya da ortak bir gen havuzundan gelirler.Все организмы на Земле происходят от общего предка или от предкового генофонда.
Bu denemenin amacı, Mycoplasma laboratorium adı verilen yeni bir sentetik organizma oluşturmaktı.Полученный микроорганизм был назван Mycoplasma laboratorium.
Başka bir deyişle, belirli bir durum ortaya çıktığında, bir organizma iki sistemden biriyle tepki verebilir.Либо при определённом стечении обстоятельств система создаст два одиночки.
Ökaryotik organizmalarda ise genellikle “eşeyli üreme” olur.Добыча, как правило, делилась на всю «честну́ю» компанию.
Organizmalar istenilen olumlu davranışlara yaklaşırken, istemediği olumsuz davranışlardan da kaçınır.Тело приближается к тому, что благоприятно, и уходит от того, что неблагоприятно.
Omurgalıların solunum sistemi organizma ile dış ortam arasında gaz alışverişi sağlayan sistemdir.Газообмен — обмен газов между организмом и внешней средой.
Mutasyonlar, her zaman organizma üzerinde negatif veya pozitif etkilere sahip olmayabilirler.Мутации могут оказывать влияние на успех организма как непосредственно, так и косвенно.
Çoğu organizmanın DNA'sı süpersarımlıdır.ДНК большинства мезофильных организмов отрицательно сверхспирализована.
Her türlü insan aktivitesi, doğal sistemler ve bütün organizmalar atık ısı kaynağıdır.وتتضمن مصادر الطاقة المهدرة جميع أنواع الأنشطة البشرية والأنظمة الطبيعية وكافة الكائنات الحية.
Bu işlem canlı organizmanın içinde (in vivo) veya hücre kültüründe (in vitro) yapılabilir.يمكن إجراء هذه العملية داخل كائن حي (طبيعيا) أو الخلايا الزراعية (صناعيا).
1892 Giulio Bizzozero köpeklerin midesinde spiral organizmalar gözlemledi.1892 لاحظ جوليو بيززوزيرو كائناتٍ حية ملتوية في معدة الكلاب.
1881 Klebs mide bezlerinin lümeninde bakteri benzeri organizmaların varlığını belirtti.1881 أشارَ كلبس إلى وجود كائناتٍ حية شبيهة بالبكتيريا في تجويف أنبوب الغدة المعدية.
1960 Vital ve Orrego Campylobacter-benzeri organizmaları kedilerin ve köpeklerin midesinde gözlemlediler.1960 فيتال وأوريغو يدرُسان الكائنات الشبيهة بالعُطيفة الكائنة في معد القطط والكلاب.
Tüm canlı organizmalar hücrelerden oluşur.جميع الكائنات الحية التي نعرفها مكونة من خلايا.
Kas hücrelerindeki miyoglobinin yüksek yoğunluğu, organizmaların uzun süreliğine nefes tutmasına olanak tanır.تركيزات عالية من الميوغلوبين في خلايا العضلات تسمح للكائنات الحية أن تحبس أنفاسها لفترة أطول من الزمن.
1967 Susumu Ito Campylobacter-benzeri organizmaların gastrik epitele yapıştığını tanımladı.1967 سوسومو إيتو يصف الكائنات الشبيهة بالعُطيفة-المُتصلة بالنسيج الطلائي المعوي.
Bir organizmanın bilimsel adı, onun cinsi ve türüne göre belirlenir.O nome científico dos organismos é gerado do seu gênero e espécie.
Aynı şekilde, organizmaların evrilebilirliği onların genotip-fenotip karşılaştırma haritasına bağlıdır.Analogamente, a capacidade evolutiva dos organismos depende dos seus mapas genótipo-fenótipo.
İnsanın organizması böyle bir ihtiyaca yanıt olarak yeni bir organlar kompleksi üretmektedir.O organismo do ser humano está produzindo um novo complexo de órgãos em resposta à tal necessidade.
Organizmaların Dünya'da yaşamın tarihi boyunca değiştiği, ya da evrimleştiği aşikar bir olgudur.É um fato incontestável que os organismos mudaram, ou evoluíram, ao longo da história da vida na Terra.
Anaerobik organizma, büyümek için oksijene ihtiyaç duymayan organizma.Um organismo anaeróbico é qualquer organismo que não necessita de oxigênio para o crescimento.
Evrim, organizmaların şekil ve davranışlarını her yönden etkiler.A evolução influencia cada aspecto da estrutura e comportamento dos organismos.
Gelişim biyolojisi, organizmaların büyüyüp gelişmesini inceler.A biologia do desenvolvimento estuda o processo pelo qual os organismos crescem e se desenvolvem.
Canlı organizmalar, karotenoidlerin geri dönüşümsüz oksidatif bölünmesiyle retinal (RAL) üretirler.Os seres vivos produzem retinal (RAL) por meio da clivagem oxidativa irreversível dos carotenoides.
C. albicans insan ağzı ve sindirim sistemi içinde yaşayan pek çok organizmadan biridir.A Candida albicans está entre os muitos organismos que vivem na boca e no sistema digestivo humano.
Önemli toprak organizmaları olup, örneğin, aromatik bileşenleri metabolize ederler.São importantes organismos no solo, onde contribuem na mineralização de, por exemplo, compostos aromáticos.
Her organizma gibi, deniz memelileri de viral enfeksiyonlara karşı duyarlıdırlar.Mamíferos marinhos também são suscetíveis a infecções virais.
Her şey diğer organizmalar ve çevreyle etkileşim içerisindedir.Todo o ser vivo interage com outros organismos e com o seu ambiente.
Genetik, genlerin, kalıtımın ve organizmaların değişkenliğinin bilimidir.A genética é a ciência dos genes, da hereditariedade e da variação entre organismos.
Birçoğu, ıslak ortamlarda yaşayan ökaryotik, fotosentetik organizmalardır.Muitas das algas são eucariotas, organismos fotossintetizantes que vivem no meio ambiente molhados.
Bitkisel ve hayvansal her organizma, bu temel yapı taşlarından oluşur.Todos os animais e plantas são dotados deste tipo de células.
Sonuç olarak, benzer iç organizasyon yapıları, ilgili canlı organizmalarda farklı işlevlere sahip olabilirler.Estruturas com organização interna semelhante podem ter funções muito diferentes em organismos aparentados.
Bu denemenin amacı, Mycoplasma laboratorium adı verilen yeni bir sentetik organizma oluşturmaktı.Isto levou a tentativa de identificação de um satélite mercuriano.
Canlı organizmalar üç ay boyunca uzay koşullarına maruz bırakıldı.Die stond maandenlang bloot aan de omstandigheden in de ruimte.
Resifin yapısı mercan polip'i olarak bilinen milyarlarca küçük organizma tarafından oluşturulmuştur.Deze rifstructuur bestaat uit en werd gemaakt door miljoenen kleine organismen, bekend als koraalpoliepen.
Ayrıca organizmanın kalsiyum depolarıdır.Ook de celorganellen zijn belangrijke opslagplaatsen van calcium.
Proteinler her organizmada bulunan önemli bir makromolekül sınıfıdır.Eiwitten zijn een belangrijke klasse bio-macromoleculen.
Genetiği değiştirilmiş organizmalara karşı muhalefet yürütmektedir.Hij zou op irrationele wijze de angst voor genetisch gewijzigde organismen aanmoedigen.
Somatik hücre (diploid), bir organizmanın vücudu oluşturan herhangi biyolojik bir hücre.Crisis (biologie), een biologisch proces waarin cellen sterven.
Her şey diğer organizmalar ve çevreyle etkileşim içerisindedir.Hierbij werd de wisselwerking tussen organisme en omgeving bestudeerd.
Çoğunlukla bu canlılar olağanüstü çevre koşullarında yaşayabilen organizmalardır.Over het algemeen leven deze soorten in een bosrijke omgeving.
Canlı organizmaların organları ölümünden kısa bir süre sonra ayrıştırmaya başlar.Ciała martwych organizmów zaczynają rozkładać się po krótkim czasie od momentu śmierci.
O, bu organizmalar mide hastalığı ile ilgili olabileceğini önerdi.Zasugerował, ze organizmy te mogą być związane z chorobą wrzodową.
Çoğu litotrofik organizma otortorfiktir, buna karşın organotrofik organzmalar heterotrofiktir.Litotrofy w większości są autotroficzne, natomiast organotrofy – heterotroficzne.
1892 Giulio Bizzozero köpeklerin midesinde spiral organizmalar gözlemledi.1892 Giulio Bizzozero zauważył spiralne mikroorganizmy w żołądkach psów.
İnsanın organizması böyle bir ihtiyaca yanıt olarak yeni bir organlar kompleksi üretmektedir.Ludzki organizm produkuje nowy układ organów w odpowiedzi na takie zapotrzebowanie.
Bir bilim adamı ve hekim olarak enfeksiyöz hastalık organizmalarını çalışmıştır.Jako naukowiec zajmował się badaniem organizmów i chorób zakaźnych.
Organizmalar için zehirlidir.Toksyczny dla organizmów wodnych.
Birçok genç deniz organizmaları için sakin bir ortam oluşturur.Stworzenie licznych rodzajów niewielkich morskich organizmów.
Ökaryotik organizmalarda çoğu mRNA, 3' ucunda poliadenile olur.Większość cząsteczek RNA jest także poliadenylowana na końcu 3'.
Organizma ise araç/alet anlamındaki Yunanca "ὄργανον (organon)" sözcüğünden gelir.Pochodzi od greckiego słowa Όργανον (organon), oznaczającego narzędzie.
Bu bileşik canlı organizma üzerinde olumsuz etkiler meydana getirmektedir.Nadal jednak pierwiastki te mają nieznaczący wpływ na funkcjonowanie organizmu człowieka.
Aynı şekilde, tüm organizmalar, benzer büyüme süreçleri geçirirler.Podobnie zresztą, jak cały dorosły organizm.
Evrim, organizmaların şekil ve davranışlarını her yönden etkiler.Ewolucja wpływa na każdy aspekt budowy i zachowania organizmów.
Bu durum, örneğin, organizmaların yavaş yavaş aynı boya veya uzunluğa sahip olmasına yol açar.Między innymi włosy na zawsze będą miały tą samą długość itd.