organizma ile cümle
organizma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu patlamalar, Tanrı'nın yeni organizma türleri yaratma örneklerini temsil eder.These bursts represent instances of God creating new types of organisms by divine intervention.
Organizma yaklaşık 3–5 centimetres (1.2–2.0 inç) uzunluğunda olup bir muhtemelen bir yırtıcıydı.The organism reached about 3–5 centimetres (1.2–2.0 in) in length and may have been predatory.
Bitkiler beş harfli bir kodla, diğer organizmalar altı harfli bir kodla tanımlanır.Plants are identified by a five-letter code, other organisms by a six-letter one.
Her organizma için benzersiz ve sabit kod, türlerin kaydedilmesi için kestirme bir yöntem sağlar.The unique and constant code for each organism provides a shorthand method of recording species.
Anatomi, organizmaların fiziksel yapısının incelenmesidir.Anatomy is the study of the physical structure of organisms.
Embriyoloji, organizmaların erken gelişiminin incelenmesidir.Embryology is the study of the early development of organisms.
Biyomoleküller ve hücrelerden organizmalara ve popülasyonlara kadar birçok seviyeyi kapsar.It spans multiple levels from biomolecules and cells to organisms and populations.
Glukoz gibi organik bileşikler organizmalar için hayati öneme sahiptir.Organic compounds such as glucose are vital to organisms.
Tüm organizmaların mikrobiyotasının bir parçasıdırlar.They are part of the microbiota of all organisms.
Metabolizma, bir organizmadaki kimyasal reaksiyonlar bütünüdür.Metabolism is the set of chemical reactions in an organism.
Bu atık ürün organizmaya bağlı olarak değişir.This waste product varies depending on the organism.
Organizmalar iki genel kategoriye ayrılır: prokaryotik organizmalar ve ökaryotik organizmalar.Organisms fall into two general categories: prokaryotic organisms and eukaryotic organisms.
Çok hücreli organizmaların çoğunda tek hücreli bir yaşam döngüsü aşaması vardır.Most multicellular organisms have a unicellular life-cycle stage.
Dictyostelium discoideum gibi bazı organizmalar kısmen tek hücrelidir.Some organisms are partially unicellular, like Dictyostelium discoideum.
İlkel protoseller günümüzün tek hücreli organizmalarının öncüleriydi.Primitive protocells were the precursors to today's unicellular organisms.
Bu modern organizmalar, LUCA'nın hayatta kalan en yakın akrabaları arasında olabilir.[2]These modern organisms may be among the closest surviving relatives of the LUCA.[69]
Canlı organizmalar üç ay boyunca uzay koşullarına maruz bırakıldı.Lebende Organismen wurden drei Monate lang der Schwerelosigkeit ausgesetzt.
Bu işlem canlı organizmanın içinde (in vivo) veya hücre kültüründe (in vitro) yapılabilir.Dies können Zellen eines lebenden Organismus (in vivo) oder Zellen einer Zellkultur (in vitro) sein.
Organizma ise araç/alet anlamındaki Yunanca "ὄργανον (organon)" sözcüğünden gelir.Im Griechischen bedeutet Organ (Organon) so viel wie Werkzeug.
Mutasyona sahip bir organizma ise mutant olarak adlandırılır.Ein Organismus mit einem neuen, durch Mutation entstandenen Merkmal wird als Mutant oder Mutante bezeichnet.
Bu bileşik canlı organizma üzerinde olumsuz etkiler meydana getirmektedir.Darauf beruht die schädigende Wirkung auf den infizierten Organismus.
Gıda alerjileri veya dışarıdan organizmalar sebebiyle olabilir.Ursachen können die Zusammensetzung der Ernährung oder Verdauungsstörungen sein.
Canlı bir organizma açık bir sistemdir: çevresiyle ve başka canlılarla enerji ve madde değişimi yapabilir.Bei einem offenen System kann das System sowohl Energie als auch Materie mit seiner Umgebung austauschen.
Canlı organizmalar üç ay boyunca uzay koşullarına maruz bırakıldı.Les organismes vivants ont été exposés à trois mois dans l'espace.
İnsanın organizması böyle bir ihtiyaca yanıt olarak yeni bir organlar kompleksi üretmektedir.L’organisme humain produit un nouvel ensemble d’organes afin de répondre à un tel besoin.
Bir organizmanın enerjisinin yalnızca yüzde on kadar bir kısmı diğer organizmaya geçer.À peine un dixième de la quantité absorbée atteint d'autres organes.
Bu uyuşuk halde bu organizmalar milyonlarca yıl boyunca tekrar yaşama geri dönebilirler.Ces organismes pourraient rester viable durant des millions d'années,.
Aerobik organizmalarda oksijen elektron alıcısı olarak kullanılır.Chez les organismes aérobies, l’oxygène est utilisé comme accepteur d’électrons.
Bu organizma balıkları ve kuşları öldüren mikrosistinleri üretir.Il s'y développe des micro-organismes dont se nourrissent les poissons et crevettes.
1998 yılında genetiği değiştirilmiş organizmalar hakkında etiketleme kuralları belirlenmiştir.2008 Loi sur les OGM.
İnsanın organizması böyle bir ihtiyaca yanıt olarak yeni bir organlar kompleksi üretmektedir.El organismo del ser humano está produciendo un nuevo complejo de órganos como respuesta a tal necesidad.
İkileşme kaymasından kaynaklanan evrimsel değişiklikler daha basit organizmalarda da meydana gelir.Los cambios evolutivos de la replicación deslizamiento también se producen en los organismos más simples.
Her şey diğer organizmalar ve çevreyle etkileşim içerisindedir.Todos los seres vivos interaccionan con otros organismos y con su entorno.
Canlı organizmaların değişen miktarlarda "ağır metallere" gereksinimleri vardır.Los organismos vivos requieren diferentes cantidades de metales pesados.
Böyle bir organizma bulunduğu ekosistemde, bir kemerin kilittaşının görevine benzer bir rol oynar.Un organismo así juega un papel en su ecosistema que es análogo al de la clave en un arco.
Aerobik organizmalarda oksijen elektron alıcısı olarak kullanılır.En los organismos aerobios, el oxígeno se utiliza como receptor de electrones.
Genetik, genlerin, kalıtımın ve organizmaların değişkenliğinin bilimidir.La genética es la ciencia de los genes, la herencia y la variación de los organismos.
Canlı bir organizma açık bir sistemdir: çevresiyle ve başka canlılarla enerji ve madde değişimi yapabilir.Un organismo vivo es un sistema abierto, capaz de intercambiar tanto materia como energía con su entorno.
Anaerobik organizma, büyümek için oksijene ihtiyaç duymayan organizma.El organismo anaeróbico u organismo anaerobio; un organismo que no requiere oxígeno para crecer.
Gelişim biyolojisi, organizmaların büyüyüp gelişmesini inceler.La biología del desarrollo estudia el proceso por el que los organismos crecen y se desarrollan.
Lindeman bu makalesinde trofik sınıflandırma sistemi içinde ayrıştırıcı organizmaların önemini vurgulamıştır.Lindeman enfatizó la importancia de los descomponedores en el sistema de clasificiación trófico.
Diğer organizmalarda olduğu gibi; bakteri hücre duvarı, bakteriye yapısal bütünlük sağlamaktadır.Como en otros organismos, la pared celular bacteriana proporciona integridad estructural a la célula.
Birçok organizmada kanseri baskılamak için çok önemli bir proteindir.En unos pocos casos el cáncer es agresivo.
Vizüel sistem (Görme sistemi) organizmaların görmesini sağlayan merkezi sinir sistemi parçasıdır.El sistema visual es la parte del sistema nervioso que brinda a los organismos el sentido de la vista.
Her organizma gibi, deniz memelileri de viral enfeksiyonlara karşı duyarlıdırlar.Come ogni organismo, i mammiferi marini sono suscettibili alle infezioni virali.
Bir organizmanın bilimsel adı, onun cinsi ve türüne göre belirlenir.Il nome scientifico di un organismo è generato dal suo genere e dalla specie a cui appartiene.
Bu denemenin amacı, Mycoplasma laboratorium adı verilen yeni bir sentetik organizma oluşturmaktı.Il terzo ed ultimo punto era l'istituzione di un tipo di lavoro forzato chiamato mita.
Resifin yapısı mercan polip'i olarak bilinen milyarlarca küçük organizma tarafından oluşturulmuştur.La struttura è composta da miliardi di minuscoli organismi, noti come i polipi del corallo.
Canlı organizmalarda maltaz enzimi bu reaksiyonun çok hızla gerçekleşmesini sağlar.Negli organismi viventi, l'enzima maltasi può raggiungere questo scopo molto rapidamente.
Canlı organizmalar, karotenoidlerin geri dönüşümsüz oksidatif bölünmesiyle retinal (RAL) üretirler.Gli organismi viventi producono retinale (RAL) per scissione ossidativa dei carotenoidi.
Gelişim biyolojisi, organizmaların büyüyüp gelişmesini inceler.La biologia dello sviluppo studia il processo attraverso il quale gli organismi crescono e si sviluppano.
Bu nanopartiküllerin organizmanın içinde nasıl davranacağınının çözülmesi önemli konulardan biridir.Come queste nanoparticelle agiscono all'interno del corpo è uno dei problemi che bisogna risolvere.
Genetik, genlerin, kalıtımın ve organizmaların değişkenliğinin bilimidir.La genetica è la scienza dei geni, dell'ereditarietà genetica e della variazione degli organismi.
Sterollar ökaryotik organizmaların fizyolojisinde önemlidirler.Gli steroli hanno un ruolo essenziale nella fisiologia degli organismi eucarioti.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen Mars’ta organizmaların olmadığı ya da hiç yaşamamış olduğu söylenemez.Non si sa se possedesse o meno una scala sempre in marmo.
Birçok organizmada kanseri baskılamak için çok önemli bir proteindir.In molti tumori il numero di queste proteine risulta altissimo.
Patojen organizmalar çeşitli mekanizmalarla hastalığa yol açabilirler.Le malattie del fegato possono verificarsi attraverso diversi meccanismi.
Bakteriler mikroskobik organizmalardır.Бактерии являются микроскопическими организмами.
A. nidulans bir araştırma organizması olarak uzun yıllardır kullanılmaktadır.A. nidulans долгие годы использовался в качестве подопытного организма.
Bu işlem canlı organizmanın içinde (in vivo) veya hücre kültüründe (in vitro) yapılabilir.Этот процесс может выполняться внутри живого организма ( in vivo ) или в культуре клеток ( in vitro ).