Bu, Finlandiya'nın organizasyondaki toplam ikinci şampiyonluğu oldu.È il secondo campionato in ordine di importanza in Finlandia.
Bu nanopartiküllerin organizmanın içinde nasıl davranacağınının çözülmesi önemli konulardan biridir.Come queste nanoparticelle agiscono all'interno del corpo è uno dei problemi che bisogna risolvere.
Genovese ailesi, organize suçun "Ivy League"'i ve "Rolls Royce"'i olarak tanınmıştır.Dagli esperti è stata soprannominata Ivy league e Rolls Royce della criminalità organizzata.
Ancak 1989'dan bu yana iki senede bir organize edilmeye başlandı.La manifestazione si svolge ogni due anni dal 1989.
2003'ten beri resmi olmayan millî takımların maçlarını organize eden NF-Board üyesidir.Fin dal 2003 è membro della NF-Board, che organizza gare non ufficiali.
Hükümet, Organizasyonu mühürlettirir ve Sunnydale'den elini çeker.Ora sa cosa fare, e se ne va da Sunnydale.
Ayrıca Virginia'daki bir tiyatro organizasyonu olan Hurrah Players Incorporated'a gitti.Ha fatto parte anche della Hurrah Players Incorporated, una organizzazione della Virginia per il teatro.
Konser organizasyonlarında salonun seyirci kapasitesi 4.500'e kadar çıkabilmektedir.Al di sopra della sala da concerti si trova il salone delle feste, capace di ospitare fino a 4.500 persone.
Genetik, genlerin, kalıtımın ve organizmaların değişkenliğinin bilimidir.La genetica è la scienza dei geni, dell'ereditarietà genetica e della variazione degli organismi.
Ayrıca şehirde düzenli olarak kültürel organizasyonlar düzenlenir.Periodicamente sono organizzate delle iniziative culturali.
Valencia Street Circuit'de organize edilmektedir.Si è svolto sul circuito di Valencia.
Eserleri, başta Cricket dergisi ve The New York Times olmak üzere birçok yayın organında çıkmıştır.I suoi lavori sono apparsi sul Cricket Magazine e sul New York Times.
Yarışma ABD federasyonu (United States Figure Skating Association) tarafından organize edilir.È organizzata dalla United States Figure Skating Association.
Her PLMN organizasyonun, kendi yönetim altyapısı var.Ogni entità all'interno di Voka ha una propria struttura di gestione.
2006'da başka bir deneyde ilk dönem dünyasının organik bir sis tabakasıyla örtülü olabileceğini göstermiştir.Nel 2006 un altro esperimento mostrò che una densa foschia organica avvolgesse la Terra primordiale.
Yahudi organizasyonlarının yardımlarıyla bunların bazıları İsrail'e göç etti.Con l'aiuto di organizzazioni ebraiche, alcuni membri della comunità sono emigrati in Israele.
Circuit de Spa-Francorchamps pistinde organize edilmektedir.La corsa si correrà a Zolder invece che a Spa-Francorchamps.
Leia ise Senatör Bail Organa tarafından evlat edinilir.Sede di un avamposto ribelle del senatore Bail Organa.
H372 Uzun süreli veya tekrarlı maruz kalma sonucu organlarda hasara yol açar.H372 – Provoca danni agli organi in caso di esposizione prolungata o ripetuta.
Organik tarım Organik şampuan Organik TarımReti trofiche di detrito Materia organica
Köpeklerin organlarının yerini değiştirdiler.Furono cambiate le postazioni dei concorrenti.
Cesar Lopez'in müziğinin bir örneği Colombian musicians organise online, BBC News, 1 Haziran 2006.(EN) Colombian musicians organise online, BBC News, 1º giugno 2006
Uluslararası Adalet Divanı, Birleşmiş Milletler'in başlıca yargı organıdır.La corte internazionale di giustizia è uno degli organi principali dell'ONU.
İlk organizasyonda üç konfederasyon; CONCACAF, CONMEBOL ve UEFA'dan katılım olmuştu.Si sono affrontate nove squadre delle confederazioni CONCACAF e CONMEBOL, e quattro provenienti dalla UEFA.
Dünya'dan ve Türkiye'den birçok ünlü sanatçı ve grubun sahne aldığı organizasyon.Ha scoperto tanti altri artisti e gruppi della West Coast.
Partinin en yetkili organı parti kongresidir.La massima autorità all'interno del partito è il Congresso.
Turnuva, altı kıta konfederasyonundan gelen 24 takımın katılımı ile organize edildi.Il torneo vide la partecipazione di 24 squadre provenienti da 6 diverse confederazioni continentali.
Sterollar ökaryotik organizmaların fizyolojisinde önemlidirler.Gli steroli hanno un ruolo essenziale nella fisiologia degli organismi eucarioti.
Ampütasyon, çıkıntı biçimindeki bir organın tamamının ya da bir kısmının kesilip atılması.Branca Divisione o diramazione di qualsiasi tipo di organo.
Seçimlere muhalefet etme yetkisi sadece Komünist Parti ve onun organizasyonlarına verildi.Fu autorizzato a rimanere operativo solo il Partito Comunista, con organizzazioni ad esso subordinate.
1999 yılında organizasyon ilk defa Avrupa ve Kuzey Amerika dışında yapılmıştır.Per la prima volta il campionato si svolgeva fuori dall'Europa e dall'America.
25 yıl boyunca nasyonal sosyalistlerin resmi yayın organı olarak çıkarılmıştır.A venticinque anni da una strage di stato il ritratto di una società civile.
İki takım daha önce Süper Kupa organizasyonunda hiç karşılaşmadı.Nessuno dei due programmi di sostituzione è mai stato mostrato sullo schermo.
İki yaşamlılarda hem akciğerler hem de deri solunum organları olarak işlev görür.Negli anfibi sia i polmoni che la pelle fungono da organi respiratori.
Halk Güçleri Ulusal Meclisi (İspanyolca: Asamblea Nacional del Poder Popular) Küba'nın yasama organı.Siede nell'Assemblea Nazionale del Potere Popolare, il parlamento cubano.
Fizik ya da organik engelliler, aklen normaldirler.Paranormale o normale?
Sözleşme organları Temmuz 2011'e kadar vicdani reddi AİHS kapsamında değerlendirmemiştir.Le S.H.E hanno smesso di condurre Guess Guess Guess a luglio.
ELF Kupası Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafından 2006 yılında organize edilen bir futbol turnuvasıdır.La ELF Cup, organizzata dalla KTFF, si giocò nel novembre del 2006, nella Repubblica Turca di Cipro Nord.
Avrupa Oyunları, Avrupalı sporcuların katılımıyla dört yılda bir yapılması planlanan çok sporlu organizasyon.Anche per i giochi europei, come per molti grandi eventi sportivi, è prevista una cadenza quadriennale.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen Mars’ta organizmaların olmadığı ya da hiç yaşamamış olduğu söylenemez.Non si sa se possedesse o meno una scala sempre in marmo.
Bu canlıların gelişmiş organları yoktur.Queste specie non hanno organi sotterranei di riserva.
Erkek çiçekler (erkek organ) küre biçimindedir.Possiede aroma fruttato (pesca, susino, arancia).
4. SSSS gibi bir suçlu organizasyona üyelik.Membri dell'organizzazione criminale SS.
Genital organ yapıları genel olarak benzerlik gösterir.In generale, le proporzioni corporee lo rendevano simile a una genetta attuale.
İlçe, birçok yerel basın organını yaşatmaktadır.La Biblioteca conserva molti periodici di carattere locale.
2002 yılında ise kendi organizasyonu olan Gaylactic Spectrum Awards Foundation tarafından verildi.Ora sono gestiti dal "Gaylactic Spectrum Awards Council", un'organizzazione indipendente.
Enstitü, belirli bir amaç için oluşturulmuş organize bir kuruluşdur.La fondazione è un ente costituito da un patrimonio preordinato al perseguimento di un determinato scopo.
Organofosfat pestistler, bu enzimi çeşitli şekillerde etkilerler.Gli organofosfati agiscono sull'enzima in vari modi, a seconda del loro potenziale.
Bu tarihten sonra ise uluslararası organizasyona geçmiştir.Dopo tale data passò all'organizzazione della Federazione nazionale.
Genellikle, bu organizasyonda 12,000'den fazla sporcu yarışır.Tipicamente raccolgono la partecipazione di circa 12.000 atleti.
2012 yılında gerçekleşen Uluslararası Adli Tıp Kongresi'nin (IALM) organizasyonunda yer aldı.Tale collocazione è attualmente (2013) accettata dal Congresso Ornitologico Internazionale.
Slovenya Futbol Federasyonu tarafından organize edilmektedir.È organizzata dalla Federazione calcistica lituana.
Hindistan Parlamentosu (Hintçe: भारत की संसद ) 1919 yılında kurulmuş, Hindistan'ın resmi yasama organıdır.La legge indù moderna fa quindi parte della legge dell'India stabilita dalla Costituzione dell'India (1950).
Riksdag (İsveççe: riksdagen ya da Sveriges riksdag) İsveç'in yasama organı.Il Palazzo del Parlamento (in svedese: Riksdagshuse), è la sede del parlamento della Svezia, il Riksdag.
Happy Pledis albümlerinin kârının bir kısmı "Save The Children" organizasyonuna bağışlandı.Una parte del profitto di questa serie di album è andata in mano alla fondazione Save the Children.
Kadın üreme organları.Organi dell'apparato genitale femminile.
Kan damarları dolaşım sisteminin organlarındandır.Vaso sanguigno, organo del sistema circolatorio.
Unimoglarda aktarma organları tüp içerisinde yer alır.Tengono sospesi gli organi al loro giusto posto.
Koku alma organıdır.Odore aromatico.
Ama yine kendisi All-Star organizasyonunda yer aldı.Viene nuovamente inserito nell'All Star Team del Mondiale.