Tire Organize Sanayi Bölgesinin kurulması sonucunda, ilçede sanayi de önemli ivme kazanmış bulunmaktadır.Vendues dans l'atelier même de l'artiste, ces céramiques connaissent un succès certain.
UEFA Pro Lisans, Avrupa futbolunun resmî yönetim organı olan UEFA'nın antrenörlük lisansıdır.La licence UEFA A est un titre d'entraîneur attribué par l'UEFA.
Yiyecekler organik veya inorganik maddelerden üretilmiş olabilirler.Les retardateurs de prise peuvent être des composés organiques ou inorganiques.
Ayrılıkçı hareketler, çeşitli milliyetçi ve İslamcı organizasyonlar tarafından örgütlenmektedirler.Il entraîne la réaction d'organisations et d'autres états musulmans.
Labiyoplasti: Kadın dış genital organının (labium minusların) yeniden şekillendirilmesi ameliyatıdır.Propagule : tout organe de reproduction asexuée.
Tuva yazarlarının yayın organı olan Ulug-Hem almanağında 1961 yılından beri şiirleri yayınlamaktadır.An Gúm publie des livres en irlandais depuis 1926 sous l’égide de l’État.
Takımı Bermuda Kriket Yönetim Kurulu organize etmektedir.Elle est sous la responsabilité de la fédération des Bermudes de cricket, le Bermuda Cricket Board.
Organizasyon ilk defa 1966 yılında Cumhurbaşkanlığı Kupası adıyla düzenlenmeye başlandı.C'était la première fois depuis 1953 que le Congrès était entièrement sous contrôle du Parti républicain.
Orgeneral rütbesinde Yüksek Askerî Şûra üyeliği yaptı.Il distingue donc lors des cérémonies, un officier militaire de haut rang.
Organik kimyada pek çok kullanım alanı vardır.Son utilisation en chimie organique est très variée.
Pokal Nogometne zveze Slovenije Slovenya'da 1991 yılından beri düzenlenen ulusal kupa organizasyonudur.Coupe de Slovénie La Coupe de Slovénie de volley-ball féminin est une compétition qui existe depuis 1991.
Organizasyonel ve Yönetimsel Ergonomidir.Génomique structurale et fonctionnelle.
Yani bir bakıma organize yapılan ilk misyonerlik hareketidir.Il s'agit en quelque sorte de la première tournée organisée par la troupe.
Bu aynı zamanda All star organizasyonunun ilk defa ABD dışında yapılacağı anlamına gelmektedir.C'est la première fois que le All-Star Game se joue dans un autre pays que les États-Unis,.
1982-84 yılları Öcalan'ın organizasyonun yeniden şekillendirmesine yardımcı olmuştur.De 70 à 80 ans, Oscar passe le temps à réfléchir.
Floemde fotosentez ürünleri bitkinin diğer organlarına taşınır.En botanique, le processus de transfert des feuilles vers les autres organes de la plante.
Organizasyon, iletişim ve liderlik becerileri önemli gereksinimlerdir.La formation, la communication et la motivation représentent principalement le leadership.
İsveç'te hukuk, devletin çeşitli organları tarafından uygulanır.6- L’ordre à respecter entre les différentes parties du corps.
Bu organizma balıkları ve kuşları öldüren mikrosistinleri üretir.Il s'y développe des micro-organismes dont se nourrissent les poissons et crevettes.
Barcelona La Liga ve Copa del Rey organizasyonlarında şampiyonluğa ulaştı.Ainsi, Barcelone remporte la Liga et la Copa.
Yarışma ABD federasyonu (United States Figure Skating Association) tarafından organize edilir.Elle est organisée par la United States Figure Skating Association (USFSA).
İkinci kez All-Star organizasyonunda bulundu.Dans la foulée, il est sélectionné pour la première fois dans l’équipe All-Star.
Babası organize dinin dışında kalmaktan memnundu.L'amour de la musique lui fut transmis par son père, organiste de l'église paroissiale.
Uluslararası Adalet Divanı, Birleşmiş Milletler'in başlıca yargı organıdır.Organe principal de l'ONU, le Conseil de sécurité est incontournable.
Festival deve güreşi otoriterlerince“en popüler ve en iyi organizasyon” olarak seçilmiştir.Ce geste est resté l'un des « plus célébres et controversés » du ministre.
Basın ve peyzaj fotoğrafçılığının birçok toplu sergi yazarı, Polonya'da ve yurt dışında organize edilmiştir.Il est l'auteur de nombreux livres et essais de réflexion philosophique, publiés en Italie et à l'étranger.
1998 yılında genetiği değiştirilmiş organizmalar hakkında etiketleme kuralları belirlenmiştir.2008 Loi sur les OGM.
Dünya Güreş Şampiyonası FILA tarafından organize edilmektedir.Le pays organisateur du Championnat du monde est désigné par la FIL.
Aynı organizasyonda Slam Dunk şampiyonluğuna ulaşan en genç oyuncuda oldu.Il est aussi le plus petit joueur à avoir remporté le NBA Slam Dunk Contest.
Orgu meydana getiren öğelerin büyük bölümü dışarıdan görülmez.La maturité du fruit n'est pas visible de l'extérieur.
İlk kez 2005 yılında organize edilmiştir.Elle est présentée pour la première fois en 2005.
Küçük dudaklar (labia minora), kadın dış üreme organlarından biridir.Les grandes lèvres sont une partie de la vulve, partie externe de l’appareil génital féminin.
Taraklı hayvanlarda özel bir dolaşım sistemi, solunum organları bulunmaz.Les cténophores ne possèdent pas de système circulatoire très différencié, ni d'organe respiratoire.
Turgut Özal'ın en büyük projelerinden biri organize sanayi bölgesidir.L’aménagement de la commune de Gassin est un des plus importants au point de vue tourisme.
Mahallenin büyük bir kısmı yakınında olan Organize sanayi bölgesinde çalışmaktadır.L'immense majorité de ses habitants travaille dans la zone industrielle environnante.
Organikcilik konusundaki tartışmalar özellikle, Fransa'da çok yapıldı.Système de convention d'enchères très pratiqué notamment en France.
Organizasyon İsviçre ekibi HC Davos takımının ev sahipliğinde Davos'ta her yıl oynanmaktadır.La Coupe Spengler, organisée par le HC Davos, s'y déroule tous les ans.
Empedocles, hayvanların, önceki hayvanların organlarının birleşiminden oluştuklarını ileri sürmüştür.Bourdieu pense que ces dispositions sont à l’origine des pratiques futures des individus.
1949-1950 arasında Komünist Parti resmi yayın organı Pravda'da baş editör olarak görev yaptı.De 1949 à 1950, il est rédacteur en chef de la Pravda.
Söz konusu lanet iç organlara zarar vermektedir.Elles participent à la dégradation des matières organiques.
Singapur Parlamentosu, Singapur'un yasama organı.Avec le président de Singapour, le Parlement forme le corps législatif de Singapour.
1888 yılında kurulan lig, dünya futbolunun en eski futbol organizasyonudur.Fondée en 1888, c'est la plus ancienne compétition de football.
Tüm organize protestolar yurt dışında sürgünde bulunan kişiler tarafından gerçekleştirilmiştir.De nombreux protestants sont exécutés et des populations entières de protestants s'enfuient à l'étranger.
Organize olmak her şeydir.Tout est à organiser.
Kimi nadir vakalarda iç organ hasarları gözlemlenmiştir.En effet on observe de moins en moins de cas d'enfants recevant des châtiments corporels.
Anayasal değişiklik yapmaya yetkili tek organdı.Il est également le seul habilité à décider d'une modification des statuts de l'organisation.
Organizasyon hakkında bir şey duydunuz mu?¿Has oído algo de la organización?
Organ bağışlarsanız, bir hayat kurtarabilirsiniz.Si donas un órgano, podrás salvar una vida.
Erişim tarihi: 4 Ağustos 2011. ^ Zionist Organization of America; Jewish Agency for Israel (1993).Consultado el 4 de agosto de 2011. Zionist Organization of America; Jewish Agency for Israel (1993).
Birçok WAN tek bir organizasyon için kurulmuştur ve özeldir.Muchas WAN son construidas por una organización en particular y son privadas.
Neden bazı kadınlar orgazm olmakta zorlanırlar?¿Por qué algunas mujeres no pueden conseguir el orgasmo?
Brandywine Savaşı'nda yaralandı; ancak, yine de düzenli bir geri çekilmeyi organize edebildi.Resultó herido en la Batalla de Brandywine, pero aun así pudo organizar una retirada ordenada.
Bu seferinin daha iyi organize olarak geçeceğini planlamıştı.Pero esta vez planificó mejor su accionar.
Film, Vladimir Lenin'nin bir sözü ile açılışı yapar: Çalışan sınıfın gücü organizasyondur.La película se abre con una cita de Lenin: La fuerza de la clase obrera es la organización.
FA Charity Shield, 1908'de Sheriff of London Charity Shield organizasyonunun bir ardılı olarak kuruldu.La FA Charity Shield fue fundada en 1908 como sucesora de la Sheriff of London Charity Shield.
İnsanın organizması böyle bir ihtiyaca yanıt olarak yeni bir organlar kompleksi üretmektedir.El organismo del ser humano está produciendo un nuevo complejo de órganos como respuesta a tal necesidad.
Countdown organizasyonunda ve sonrasında 10 Ağustos'ta Music Bank'de aldı.Countdown y luego en Music Bank el 10 de agosto.
Diğer sigara karşıtı organizasyonlar 1912 yılında Hanover ve Dresden şehirlerinde kuruldu.En 1912, se fundaron otras organizaciones antitabaco en las ciudades de Hanóver y Dresde.
İlk reformlar genelde Osmanlı İmparatorluğunun organizasyonunu ve sistemlerini değiştirerek ele alınmıştır.Las primeras reformas estaban dirigidas a cambiar la organización y sistemas del Imperio otomano en conjunto.
Happy Pledis albümlerinin kârının bir kısmı "Save The Children" organizasyonuna bağışlandı.Una porción de las ganancias de los álbumes serían donados a la organización Save the Children.