Azatioprin (Imuran); organ nakli'nde kullanılan ilk immunosüpresif ilaç.Azathioprine (Imuran, Imurel), le premier immunosuppresseur utilisé lors de transplantations d'organes.
Bu proteinler DNA'yı kromatin adlı kompakt yapı içinde organize ederler.Ces protéines organisent l'ADN en une structure compacte appelée chromatine.
2004 yılında Keep Abreast adlı, göğüs kanserine karşı savaşan, bir organizasyon kurdu.À la suite de ces événements, elle fonde en 2004, l'organisation Keep Abreast, contre le cancer du sein.
Endeks ise, bazı organizasyonlardan da desteğiyle, Dr Robert Govers tarafından inşa edilmiştir.L'Index fut bâti par le Dr Robert Govers avec le soutien de plusieurs autres organisations.
Bu organizasyonda da üç yıl boyunca mücadele etti.Elle se dispute tous les trois ans.
English Football Hall of Fame; Preston, İngiltere'deki Ulusal Futbol Müzesi'ni barındıran organizasyon.L'English Football Hall of Fame est hébergé au National Football Museum à Preston au nord de l'Angleterre.
2008'den itibaren organizatörler, Turchino ve "capi" arasına "Le Manie"'yi de eklediler.De 2008 à 2014, les organisateurs ont ajouté la montée du Manie, entre le Turchino et la Capi.
KPK Türkiye-Avrupa Birliği ortaklığının demokratik denetim organıdır.La CPM UE-Turquie est l’organe chargé du contrôle démocratique du partenariat entre UE et la Turquie.
Yargı organı görevini hem ulusal hem yerel düzeyde yürütüyor.Le pouvoir judiciaire opère à la fois au niveau national et au niveau local.
Riksdag (İsveççe: riksdagen ya da Sveriges riksdag) İsveç'in yasama organı.Le Riksdag (en suédois : Sveriges riksdag) est le nom du Parlement suédois.
Kadın üreme organları.Organes de la génération.
Enstitü, belirli bir amaç için oluşturulmuş organize bir kuruluşdur.Un institut est une organisation permanente créée dans un certain but.
Her yıl Polonya'nın çeşitli kulüplerinin katılımıyla organize edilmektedir.Elle se déroule chaque année entre différents clubs en majorité brésiliens.
Genovese ailesi, organize suçun "Ivy League"'i ve "Rolls Royce"'i olarak tanınmıştır.La famille Genovese est surnommée la « Rolls Royce » du crime organisé.
Peyo artık kendi işlerini organize ediyordu.Peyo s'inspire aussi de ses propres créations.
1994'te Red Hot Organization'ın derleme CD'si Stolen Moments: Red Hot + Cool'de yer aldı.En 1994, Guru participe à la compilation de Red Hot Organization, intitulée Stolen Moments: Red Hot + Cool.
Tütün karşıtı organizasyonlar ayrıca alkollü içeceklerin tüketimine de karşıydılar.Les organisations anti-tabac sont également impliquées dans la lutte contre la consommation d'alcool.
Organizasyon maliyetlerini min. indirgemek.Réduit les coûts pour une organisation.
Ayaklanmacılar hemen organize olmaya başladılar.Des secours s'organisèrent sur-le-champ.
1923'te Yunanistan Genç Komünist Ligi'ni (OKNE) organize etmek üzere Yunanistan'a gönderildi.En 1923, il est envoyé en Grèce pour organiser la Ligue de la jeunesse communiste (OKNE).
Halk Güçleri Ulusal Meclisi (İspanyolca: Asamblea Nacional del Poder Popular) Küba'nın yasama organı.Le parlement cubain est l'Assemblée nationale du pouvoir populaire (Asamblea Nacional del Poder Popular).
Batı Avustralya'nın Perth şehrinde organize edilmektedir.L'équipe est basée dans la ville de Perth en Australie Occidentale.
Barbados'un organik bileşiminin volkanik olmayacağı düşünülür.La structure géologique de la Barbade n'est pas d'origine volcanique.
Neden bazı kadınlar orgazm olmakta zorlanırlar?Pourquoi ils ne veulent pas de l’orgasme ?
Uno şu anlamlara gelebilir: UNO Birleşmiş Milletler'in İngilizce kısaltmasıdır en:United Nations Organization.UNO est un sigle pouvant signifier : UNO, sigle du nom anglais de l'ONU (United Nations Organization).
IUCN’in en önemli organıdır.C'est l'institution la plus importante de l'OLP.
Bir organizmanın enerjisinin yalnızca yüzde on kadar bir kısmı diğer organizmaya geçer.À peine un dixième de la quantité absorbée atteint d'autres organes.
Eşey organları : Abdomenin birinci mesosomal segmenti üzerinde bulunur.Propodéum, premier segment de l'abdomen.
Katalonya Parlamentosu (Katalanca: Parlament de Catalunya), Katalonya'nın tek meclisli yasama organı.Pouvoir législatif Le Parlement de Catalogne (Parlament de Catalunya, en catalan) est l'organe législatif.
1960 Paralimpik Yaz Oyunları, Paralimpik oyunlarının ilk yaz organizasyonudur.Les Jeux paralympiques d'été 1960 ont été les premiers Jeux paralympiques de l'Histoire.
Kazakistan, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (ECO - Economic Cooperation Organization) üyesidir.Les deux pays sont membres de l'Organisation de coopération économique (ECO).
Unterhaltungssoftware Selbstkontrolle, Almanya'nın içerik derecelendirme sistemi organizasyonudur.Unterhaltungssoftware Selbstkontrolle (USK) est l'organisation allemande d'évaluation des logiciels.
Daha sonra organizasyon 2 yıl oynanmamıştır.Elle n'a pas été jouée pendant deux ans.
Program tüm dünyada AGT Communications Group (Rusya) tarafından organize edilir.AGT Communications Group (Russie) est l'organisateur mondial du programme.
1983’ten bu yana ödülün organizasyonu Bellonci Vakfı tarafından yürütülmektedir.Il est depuis 1986 organisé par la fondation Bellonci.
Bu uyuşuk halde bu organizmalar milyonlarca yıl boyunca tekrar yaşama geri dönebilirler.Ces organismes pourraient rester viable durant des millions d'années,.
Aerobik organizmalarda oksijen elektron alıcısı olarak kullanılır.Chez les organismes aérobies, l’oxygène est utilisé comme accepteur d’électrons.
Herhangi bir organizasyona girmedim, girmeyi planlamıyorum da.Je ne dors pas et je ne veux parler avec personne.
Şirketin adını The Trump Organization diye değiştirdi.Il rebaptise ensuite la société The Trump Organization,.
1999 yılında organizasyon ilk defa Avrupa ve Kuzey Amerika dışında yapılmıştır.En effet, pour la première fois, des compétitions auront lieu hors des continent européens et nord-américains.
Alisiklik bileşik, hem alifatik hem de siklik olan organik bir bileşiktir.Un composé alicyclique est un composé organique qui est à la fois aliphatique et cyclique.
İç cinsel organlar yardımcı seks bezlerini içerir.Des robots contribueront-ils aux thérapies sexuelles ?
1991 yılında Organized Konfusion'a eşlik ettiği "Fudge Pudge" ile müzik piyasasına adım attı.En 1991, il fait ses débuts sur le titre Fudge Pudge d'Organized Konfusion.
Aristo'nun Organon adı altında toplanan 6 kitap vardır.La logique d'Aristote est présentée dans six documents connus sous le nom d'Organon.
Polisülfit polimerler suda, yağlarda ve pek çok organik çözücüde çözünmez.Les polymères de polysulfure sont insolubles dans l'eau, les huiles et plusieurs autres solvants organiques.
Andorra, organizasyonu puansız tamamladı ve on maçta 36 gol yedi.Andorre termine la campagne avec aucun point et 36 buts encaissés en dix matchs.
Oda Nobunaga'nın desteğiyle, Cizvit pederi Gnecchi-Soldo Organtino tarafından 1576'da kurulmuştur.Avec le soutien de Nobunaga Oda, le padre jésuite Gnecchi-Soldo Organtino fonde cette église en 1576.
1863 - Uluslararası Kızıl Haç organizasyonu Cenova'da kuruldu.En 1863, le Comité international de la Croix-Rouge (CICR) est fondé à Genève.
Çalışanlar öğrenim görmüş olmalı ve eğitilmelidir: bir öğrenme organizasyonunu sürdürmelidirler.Les employés doivent être éduqués et entraînés : ils doivent se maintenir en apprentissage permanent.
Ünlü bir Brezilyalı mimar olan Oscar Niemeyer tarafından tasarlanmış olup organik modern bir stile sahiptir.Elle a été conçue par l'architecte brésilien Oscar Niemeyer dans le style moderne.
Çeşitli organizasyonlar, müzik grupları ve medya organları bu adı taşırlar.Divers lieux de culte, localités et organismes portent ce nom.
International Organization for Migration (İngilizce).Organisation internationale pour les migrations (IOM).
Bu dönemi, organlarda ve bedende yapısal farklılaşma (organogenez) dönemi izler.Au cours de cette période, les organes se forment (organogenèse).
Arab Air Carries Organization üyesidir.Il est membre d'Arab Air Carriers Organization.
Japon İmparatorluk Kara Kuvvetleri'nin Orgenerali.Sabre de sous-officier japonais.
Xiang 1955'te general ve 1988 yılında Orgeneral olmuştur.Il a atteint le grade de major général en 1955 et de général en 1988.
Uluslararası konser organizasyonlarında Türkiye'nin en büyük ilk 5 şirketinden bir tanesidir.L'entreprise est le premier actionnaire d’une société américaine sur cinq.
2001 yılında "Wicked's Serenity's Roman Orgy" adlı filmle ilk yetişkin sahnesini çekmiştir.Son premier film pornographique fut Wicked's Serenity's Roman Orgy en 2001.
Radyo istasyonu, bir yayın organıdır.Cette station est une radio d'informations.
Organel sayısı artırılır.L'orgue y est agrandi.