org ile cümle
org kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom bizim kilisede org çalıyor.Tom plays organ at our church.
Senin grubunda kim org çalıyor?Who plays the keyboards in your band?
Tom davulu organ kadar iyi çalar.Tom plays the drums as well as the organ.
Bu, tek hücreli bir organizma.It's a single-cell organism.
Tom örgü örer.Tom knits.
Bu organizasyon yüz on bir yıl önce kuruldu.This organization was founded one hundred and eleven years ago.
Biz organizeyiz.We're organized.
Sen organizesin.You're organized.
Tom organizedir.Tom is organized.
Ben organizeyim.I'm organized.
Organik gıdanın tadı daha iyidir.Organic food tastes better.
Organik gıda daha sağlıklıdır.Organic food is healthier.
Kentin gangsterleri çetelerde örgütlendiler.The gangsters of the city were organized in gangs.
Bu organizasyonun sözcüsüyüm.I'm the spokesperson for this organization.
Bu çok renkli çoraplar el örgüsüdür.These multicolored socks are hand-knitted.
Tom organ nakli oldu.Tom got a transplant.
Tom kışın çoğunlukla örgü kayak şapkası giyiyor.Tom often wears a knit ski cap in the winter.
Organik gübre kullanıyor musun?Do you compost?
Organik gübre kullanmak çevreye yardımcı olur.Composting helps the environment.
Bu katedralin büyük bir orgu vardır.This cathedral has a large organ.
WHO Dünya Sağlık Örgütü için kullanılan bir kısaltmadır.WHO is the abbreviation for World Health Organization.
Sistemik hastalıklar tüm organizmayı etkilerler.Systemic diseases are those that affect the entire organism.
Tom'da örgü örmeyi sever.Tom likes knitting too.
Hastalık, organizmanızı zayıf düşürdü.The sickness has weakened your organism.
Klonlama, organizmaların çoğaltılması için tartışmalı bir yöntemdir.Cloning is a controversial method of reproducing organisms.
Tom tel örgülü kapıdan mutfağa baktı.Tom peeked into the kitchen through the screen door.
Kamuoyunun örgütlü suça olan hayranlığı çok rahatsız edicidir.The public's fascination with organized crime is very disturbing.
Yerel süpermarketin organik bir bölümü var.The local supermarket has an organic section.
Savigny-sur-Orge'de yaşıyorum, Paris varoşlarında küçük bir kasaba.I live in Savigny-sur-Orge, a small town in the Paris suburbs.
Tatoeba.org'ta Tatoeba hakkında daha fazla bilgi bulabilirsiniz.You can find out more about Tatoeba at Tatoeba.org.
Bir arama ekibi organize edelim.Let's organize a search party.
Bir arama ekibi organize etmeliyiz.We should organize a search party.
Yeterince organize değildik.I wasn't organized enough.
En önemli seks organı beyindir.The most important sex organ is the brain.
Tom çok organize.Tom is very organized.
Organize miydin?Were you organized?
Bu, gizli dinsel törenleri kullanan eski bir örgüt.It's an old organization that uses secret rituals.
Tom'un doğum günü partisini organize etmemde bana yardım ettiğin için teşekkürler.Thank you for helping me organize Tom's birthday party.
İnsan vücudundaki en büyük organ nedir? Cevap sizi şaşırtabilir.What is the largest organ in the human body? The answer may surprise you.
Tatoeba.org bakımdan dolayı çevrimdışıdır.Tatoeba.org is offline for maintenance.
Sadece organize edilmen gerekiyor.You just need to be organized.
Org çalınmaya başladı.The organ started to play.
"Http://example.org/" bir URL'dir."http://example.org/" is a URL.
"Http://tatoeba.org/" Tatoeba'nın URL'sidir."http://tatoeba.org/" is the URL of Tatoeba.
Tom'a organ nakli ameliyatı yapıldı.Tom underwent an organ transplant surgery.
Tom çok iyi org çalar.Tom plays the organ very well.
Sadece organik ürünler alırım.I buy only organic products.
Organ bağışları hayatlar kurtarır.Organ donations save lives.
Nasıl örgü yapacağını biliyor musun?Do you know how to crochet?
Hükümet olayın arkasında bir terör örgütünün olduğuna inanıyordu.The government believed that a terrorist group was behind the incident.
Ben de grubumda org çalıyorum.I also play keyboard in my band.
Terör örgütü, elçilik dışındaki bomba patlamasından sorumluydu.The terrorist group was responsible for the bomb explosion outside the embassy.
O, saçlarının örgüsünü açtı.She unbraided her hair.
Cinsel organlarını bıçakla parçaladı.He mutilated his genitals with a knife.
Erkekler cinsel organlarıyla gurur duyarlar.Men are proud of their genitals.
Cinsel organlar, diğer çoğu organdan daha duyarlıdırlar.Genitals are more sensitive than most other organs.
Bu bakkal sadece organik gıda satıyor.This grocery store only sells organic food.
Amip tek hücreli bir organizmadır.The amoeba is a single-celled organism.
Orgçu yaşlıydı.The organist was elderly.
Mary genellikle saçını iki örgü yapar.Mary often wears her hair in pigtails.