org ile cümle

org kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom CDlerini bir sanatçıyla organize etti.Tom organized his CDs by artist.
Mary odasını organize etmeli.Mary needs to organize her room.
Organizasyon ne tür araştırma yapar?What kind of research does the organization do?
Deri, vücudun en büyük organıdır.The skin is the largest organ of the body.
Kız arkadaşının orgazm takliti yapmadığından nasıl emin olabilirsin?How can you be sure your girlfriend isn't faking her orgasms?
Tatoeba.org da çok dilli cümle benzerlerini bulun.Find multilingual sentence equivalents at Tatoeba.org.
Neredeyse hiç örgün eğitim almadı.He had almost no formal education.
Teksaslılar kendi ordularını organize etmeye başladılar.The Texans began to organize their own army.
Kim bu insanlardan bir ordu organize edecekti?Who was going to organize these men into an army?
Organizasyon başarısız oldu.The organization failed.
Benjamin Harrison'un kampanyası iyi organize edilmişti.Benjamin Harrison's campaign was well-organized.
Yaşam maddenin kapsamlı organizasyonundan başka bir şey değil.Life is but a sophisticated way of organising matter.
Terör örgütlerinden nefret ediyorum.I hate terrorist organizations.
Organik gıda yemek paraya değer mi?Is eating organic food worth the money?
Organik gıda yemek maliyetine değer mi?Is eating organic food worth what it costs?
Mafya bir tip suç örgütüdür.Mafia is a type of criminal organisation.
Organların satışı yasal hale getirilirse potansiyel sağlık sorunları ortaya çıkabilir.If the sale of organs is legalised, potential health problems may arise.
Tom sadece organik gıda yer.Tom only eats organic food.
Tom Mary'nin partiyi organize etmesi için kredi almasına izin verdi.Tom let Mary take the credit for organizing the party.
Tom Mary'ye nasıl örgü öreceğini bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew how to knit.
Tom az örgün eğitim aldı.Tom had little formal education.
Tom işçileri organize ederek iyi bir iş yaptı.Tom did a good job organizing the workers.
Hayır organizasyonunda klarnet çalmam istendi.I've been asked to play my clarinet at a charity event.
Örgü örebildim.I was able to knit.
Biz daha organize olmalıyız.We should get more organized.
Tom'un cüzdanında bir organ bağış kartı var.Tom has an organ donor card in his wallet.
Tom bir organ bağışçısı olmak için kayıt yaptırdı.Tom registered to become an organ donor.
Organ bağışçısı olmayı kabul edersen, birinin yaşamını kurtarmasına yardım edebilirsin.If you agree to become an organ donor, you may help save someone's life.
Organ bağışına izin vermeyen hiç din var mı?Are there any religions that don't permit organ donation?
Küçük şirket, büyük bir organizasyon tarafından devralındı.The small company was taken over by a large organization.
Penis, erkek cinsel organlarından biridir.The penis is one of the masculine sexual organs.
Bu org mükemmel.This keyboard is perfect.
Geçen ay bir evlilik töreni organize ettim.I organized a marriage ceremony last month.
Amonyum karbonat, organik bir bileşiktir.Ammonium carbonate is an organic compound.
Böceklerin organlarının çoğu karınlarındadır.Most of a insect's organs are inside its abdomen.
Tom bir mahalle basketbol takımını organize etti.Tom organized a neighborhood basketball team.
Ben genetiği değiştirilmiş bir organizmayım.I'm a genetically modified organism.
Mary dikiş veya örgü hakkında hiçbir şey bilmaz.Mary knows nothing of sewing or knitting.
Sadece örgütlenmemiş okutmanlardan nefret etmiyor musunuz?Don't you just hate unorganized lecturers?
Bir organın alınması gerekli.Amputation is needed.
O çok büyük bir organ.That's a huge organ.
Mary kilisedeki büyük orgdan etkilenmişti.Mary was impressed by the big organ in the church.
Bir kadının en duyarlı organı klitoristir.The clitoris is the most sensitive organ of a woman.
Kızılhaç kar amacı olmayan bir örgüttür.The Red Cross is a not-for-profit organization.
Yumurta kabuklarını organik çöp tenekesine atın.Throw the egg shells in the organic rubbish bin.
Arkadaşım sadece organik yemek yiyor.My friend only eats organic food.
Mary, Afrika'da bir sivil toplum örgütü için çalışıyorMary works for an NGO in Africa.
Bu tek hücreli bir organizmadır.That is a unicellular organism.
İşleri sergi organize etmektir.Their job is to organize exhibitions.
Tom sadece organik gıda yediğini söylüyor.Tom says that he only eats organic food.
Tom diyor ki sadece organik gıda yiyormuş.Tom says that he only eats organic food.
Organik tavuk gübresi, azotça zengindir.Organic chicken manure is high in nitrogen.
Cerrah yanlış organı çıkardı.The surgeon removed the wrong organ.
Geçen pazar kilisede organ çalan Tom muydu?Was that Tom who was playing the organ at church last Sunday?
Mary genellikle uzun saçını iki örgü yapar.Mary usually wears her long hair in pigtails.
Polis örgütünde bazı dostlarım var.I have some friends in the police department.
İddialara göre, bir örgüt Avrupa uyuşturucu piyasasını kontrol ediyor.One organization allegedly controls the European drug market.
Organize olalım.Let's get ourselves organized.
Onlar partiyi organize etmemi istiyorlar.They want me to organize the party.
Ben beş yıldır bu organizasyonun bir üyesiyim. Oh bekle, hayır. Altı.I've been a member of this organization for five years. Oh wait, no. Six.

İlgili Sayfalar