org ile cümle

org kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un yaratıcı düşüncesi Mary'nin örgütsel yeteneklerini güzelce tamamladı.Tom's creative thinking nicely complemented Mary's organizational talents.
Farklı diller öğrenmek için bir web sitesi olan tatoeba.org'u gözden geçirmen gerekir.You should check out tatoeba.org, a website for learning different languages.
Tatoeba.org dil web sitesi bakım için geçici olarak kapatıldı.The tatoeba.org language website was shut down temporarily for maintenance.
Bir dil web sitesi olan Tatoeba.org bakım için geçici olarak kapatıldı.Tatoeba.org, a language website, was shut down temporarily for maintenance.
Son günlerde biri bana bir dil web sitesinden bahsetti: "tatoeba.org"Recently someone told me about a language website, tatoeba.org.
Salisilik asit, bir organik bileşiktir.Salicylic acid is an organic compound.
İşleri daha iyi organize etmeliyiz.We need to get things better organized.
İlerleme kaydetmek için faaliyetlerini organize et, sıraya koy, düzenle.Get your act together.
O ve Tom ilk cinsel ilişkilerine girdiğinde Mary orgasm olmadı.Mary did not climax when she and Tom had their first sexual intercourse.
Evde kalıp örgü örmeyi tercih ederim.I'd rather stay home and knit.
Evde oturup örgü örerim daha iyi.I'd rather stay home and knit.
Örgü şişlerimi çıkardım.I pulled out my knitting needles.
İnsanlar karmaşık organizmalardır.People are complicated organisms.
Tom bu örgütün bir üyesidir.Tom is a member of this organization.
Hiçbir hayati organ hasar görmedi.No vital organs were damaged.
Bu politikacının organize suçlarla bağlantıları olduğundan şüpheleniliyor.This politician is suspected of having connections to organized crime.
Festival iyi organize edilmemiş.The festival was not well organised.
Fonksiyon organ yaratır.The function creates the organ.
"Biyoloji" Yunanca bir sözcük, anlamı "canlı organizmaların çalışması."'Biology' is a Greek word that means 'the study of living organisms'.
Tom ve Mary evde organik gübre yaparlar.Tom and Mary make compost at home.
Tom ve Mary küçük bir organik çiftliğe sahip.Tom and Mary own a small organic farm.
Organik madde büyük moleküller tarafından oluşturulmaktadır.Organic matter is formed by large molecules.
Bir iyi bilinen bir organizatördür.He's a well-known impresario.
Dil yaşayan bir organizmadır.Language is a living organism.
Dil ve damak tat organlarıdır.The tongue and the palate are the taste organs.
Almanya uluslararası istihbarat örgütlerinin oyun alanıdır.Germany is the playfield of international intelligence agencies.
Bir orgcu müminlerin bir şarkısına eşlik etti.An organist accompanied the song of the believers.
O örgüt hiçbiri güvenilir olamayacak kadar çok bilgiyi yaymaktadır.That organization disseminates a lot of information, none of which can be trusted.
Biz apolitik bir organizasyonuz.We're an apolitical organization.
Müthiş bir organizasyon.It's an awesome organization.
O bu organizasyonun bir üyesidir.She's a member of this organization.
Beyin vücuttaki en karmaşık organdır.The brain is the most complex organ in the body.
Baba'yı resepsiyonu evde organize etmeye ikna etmeyi başardım.I managed to convince Dad that we organize the reception at home.
Örgü örüyorum.I knit.
İşler iyi organize edilmiş.Things are well organized.
Tekillikten sonra, hepimizin dokuz boyutlu cinsel organları olacak.After the Singularity, we will all have nine dimensional sex organs.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi çok önemli bir organizasyondur.The United Nations Security Council is a very important organisation.
Bu organizma yüksek sıcaklıkları tercih eder.This organism prefers high temperatures.
Bu organizma düşük sıcaklıkları tercih eder.This organism prefers low temperatures.
Bu organizma dış uzayda hayatta kalabilir.This organism can survive in outer space.
O ökaryotik bir organizma.It's a eukaryotic organism.
O bir prokaryotik organizma.It's a prokaryotic organism.
Bu tatlı küçük yaşlı kadının bir suç örgütünün başı olduğu ortaya çıktı.This sweet little old lady turned out to be the head of a crime syndicate.
Biz bir intihar önleme organizasyonuyuz.We are a suicide prevention organization.
Biz bir intihar önleme örgütüyüz.We are a suicide prevention organization.
Örgütümüz intiharları önlemeyi amaçlıyor.Our organization aims to prevent suicides.
Bana yardım edebilir misin? "Çiçek dişilik organı" sözcüğünün doğru çevirisini arıyorum.Can you help me? I'm looking for the correct translation of the word "pistil."
Nasıl organik gübre yaparsın?How do you make compost?
O, organizasyonumuzda önemli bir rol oynuyor.He is playing an important role in our organization.
Organizmanın fotosentez yapabildiği bulundu.The organism was found to be capable of photosynthesis.
Bu organizma, suyun donma noktasının çok altındaki sıcaklıklarda hayatta kalabilir.This organism can survive at temperatures well below the freezing point of water.
Bu organizma hangi sıcaklıkları tercih ediyor?What temperatures does this organism prefer?
Leyla, Sami'nin hayati organlarını kontrol etti.Layla checked Sami's vitals.
Çin, 2001'de Dünya Ticaret Örgütü'ne katıldı.China joined the World Trade Organization in 2001.
Sen org çalamaz mısın?Aren't you able to play the organ?
Sami oldukça organizeydi.Sami was quite organized.
Bu harika geziyi organize ettiğiniz için çok teşekkürler.Many thanks for organizing this really wonderful trip.
Güreş, Eski Yunan'da en popüler organize spordu.Wrestling was the most popular organized sport in Ancient Greece.
Gerçekten Tom'un organize olduğunu düşünüyor musun?Do you really think Tom is organized?
Tom çok organize olmuştu.Tom was very organized.

İlgili Sayfalar