org ile cümle
org kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Seks olmadan, genler karışmadan, böyle karmaşık organizmalar haline gelemezdik.Without sex and the mixing of genes we would never have evolved into such complex organisms.
beyin sapına bakıyoruz. Bu, bizim çok eski geçmişimizden kalan bir organ.Buried at the back of the head the brain stem is a relic of our ancient past.
Herbie'nin vücudundaki tümör, karaciğer ve böbrek gibi hayati organlara baskı yapıyor.[Narrator] The tumor in Herbie's body presses against vital organs, such as the liver and kidneys.
Bu organlar, bedenimizdeki kimyasal dengeyi sağlayarak bireyi sağlıklı tutuyorlar.[Doctor] That's good Herby, that's lovely; no change.
Bu organlar iş görmemeye başlarsa, denge bozulur ve beden de hayatta kalamaz.If these organs fail, the balance is lost, and the body can no longer sustain life.
Burada çizmiş olduğum organelin adı Sarkoplazmik Retikulum. . .You have this organelle inside of the muscle cell called the sarcoplasmic reticulum.
(Buradaydım - Dünya İnsanlık Günü19 Ağustos whd-iwashere.org)[I Was Here - World Humanitarian Day August 19 whd-iwashere.org]
Toplum organizatörü olmak icin çok büyük bir fırsat.This is all the opportunity about being a community organizer.
Aslında bu hareketleri organize etmeniz gerekiyor.You actually need to organize it.
Ve tüm bunu organize edecek en iyi yöntemin ne olduğundan emin değilim.And I'm not sure what the best way to organize the whole thing is.
Organizasyonun adı DA BOMB.And the organization is called DA BOMB,
Anne ve Bebekler için Dominik asıllı Amerikan Hayırseverler Organizasyonu.Dominican-American Benevolent Organization for Mothers and Babies.
Sadece büyük organizasyonların içine bakın, neden böyle olduğunu anlayacaksınız.And just look inside large organizations and you'll see why that is so.
Yani büyük bir organizasyondasınız.So, you're in a big corporation.
Bu hayatın bir çok alanında önemli organizasyonel etkilere sahiptir.This has huge organizational implications for very large areas of life.
Bunun organizasyonel manzaramız için anlamı nedir?What does this mean, then, for our organizational landscape?
Bu çok kritikse, bunu daha iyi bir şekilde fonlamamız, organize etmemiz desteklememiz gerekmez mi?If this is so critical, do we not need it funded, organized, supported in much more structured ways?
Yeni organizasyon modeller açık ve kapalıyı kurnazca karıştıracaklar.New organizational models coming about, mixing closed and open in tricky ways.
Amerikan Mikrobiyoloji Örgütü'nden bu resimler bize prosesi gösteriyor.These images from the American Society for Microbiology show us the process.
Bunlar da aynı ölçekte birkaç başka organizma.So here's some other organisms at the similar scale.
R içerisinde yükleniyorlar ve R ile organize ediliyorlar. Evet, size iyi bir başlangıç veriyor.They're load in the R and organize the R. So, get you a good start.
Bu bir protein olduğundan organizmanın DNA'sında kodlanıyor.And because it's a protein, it's encoded for in the DNA of this organism.
Public.Resource.Org'un kurucusu Malamud, PACER ücretlerine protesto etmek istedi.As the founder of Public.Resource.Org, Malamud wanted to protest the PACER charges.
[Online Organizatörlerin Ađzýndan Çýkanlar videosundan][Aaron] We need a massive global public outcry. [Taren]
Finansman. Biz çok küçük bir organizasyon vardır.We are a very small organisation.
Ele almamız gereken hangi örgütsel yapılanmadır?My country is dominated by drug economy and a mafia.
Böylece 2 numaralı hata SEO'yu bir organizasyonun parçası şeklinde ele alıyorSo mistake number two is about working on SEO in a silo.
Anca bütün gece boyunca bütün Krakow şehrine graffiti yapmayı organize etsek?But what if we organized the spraying of graffiti throughout the night, all over Krakow.
Şeyyy gerçekten detaylara giremiyorum, ama burda gördükleriniz iç organlardan bazılarıdır.Well I can't really go into the details, but what you see here is some of the entrails.
Bir devlet sˆzc¸s¸ ActivistSun isimli ˛irketin bir terˆrist organizasyonu olduunu aÁ˝klad˝.A United Nation spokesperson declared ActivistSun a terrorist organization.
Ve 13 organizmaya ait sadece 173 ortak gen bulduk.And we found only 173 genes common to all 13 organisms.
Tek hücreli organizmaların 2 yıl içerisinde üretileceğini düşünüyorum.I think single-cell organisms are possible within two years.
Ölümü kabullenip sonsuzluk mantarları gibi çözücü organizmaları büyütmek istiyorlar.like the Infinity Mushroom.
Bu organizasyon onlara bilim ve teknoloji konusunda yetkin bir fikir veriyordu.The organization that gave them by participation competent advice on science and technology
İlk yarı toplu saç stilimiz bohem, gevşek 3 tutamlı örgü saç bandı.First half-up hairstyle is a Boho, loose, 3 strand braid headband.
Örgülerin zar zor fark edilir olması lazım.You want the braids to be barely noticeable.
Sonrasında, örgüyü lastik tokanın etrafına sarın ve tel tokayla tutturun.Afterwards, simply wrap the braid around the elastic before securing it with a bobby pin.
Yalnızca yanlarda iki balıksırtı örgü yapın ve yarı toplu yarı açık hâlde tutturun.Just create 2 Fishtail Braids at the sides before securing them into a half-up, half-down hairstyle.
Örgüleri tutturduktan sonra, uçlarından açın.After securing the braids, remove the braids at the end.
Beş numara, bunun için dört tane üç tutamlı örgü yapın.Number 5, for this one create 4 - 3 strand braids.
Dört örgüyü bir araya getirip arkada toplayın.Gather all 4 braids to tie them back.
Sonra örgülerden birini tokanın etrafına sarın ve tel tokayla tutturun.Then wrap 1 braid around the elastic before securing it with a bobby pin.
Örgülerin hepsinin lastik tokadan dışarı çıkmış olmasına dikkat edin.Make sure to remove all the braids hanging out of the elastic.
İnsülin direnci geliştiğinde, organizmadaki bu denge bozuluyor.When we become insulin-resistant, the homeostasis in that balance deviates from this state.
Ancak tekrar biraz konudan organ bağışına doğru saparak.But again, a little diversion to the topic of organ donation.
Almanya'da eğer organlarınızı bağışlamak istiyorsanız --And in Germany, if you would like to donate your organs --
"Organlarımı bağışlamak istiyorum" yazan bir kutucuğu işaretliyorsunuz."I would like to donate my organs."
Organlarınızı bağışlamak isteyip istemediğinize karar vereceksiniz.You will decide whether you want to donate your organs or not.
Ancak sürücü ehliyetinizi alırken, organ bağışı yapmak istemediğinizde kutucuğu işaretleyeceksiniz.But when you get your driving license, you check the box if you do not want to donate your organ.
Hayat kurtarabilme ve organ temin edebilme üzerindeki etkileri nedir?What are the implications to saving lives and having organs available?
Yüzde on iki organ bağışlıyor.Twelve percent are organ donors.
Büyük organ açığı ihtiyacınız olduğunda Tanrı korusun.Huge shortage of organs, God forbid, if you need one.
Bu nedenle, insanların yüzde 99'u organlarını bağışlıyor.Therefore, 99 percent of people are organ donors.
Atalet ve organ bağışından ve kutucukları işaretlemekten konuştuk.We talked about inertia and organ donations and checking the box.
Eğer benim bir karbon zincirim varsa, ki organik kimya karbon zincirleriyle ilgilenir,If I just have a chain of carbons - (And organic chemistry is dealing with chains of carbons.)
Her hangi bir psikologun da soyleyecegi gibi, organizmanin korku hissi kacis mekanizmasina baglidir.And any psychologist will tell you that fear in the organism is linked to flight mechanism.
Bütün şehre canlı bir organizma olarak bakabileceğimin farkına varmaya başladım.I started to realize that I could look at the whole city as a living organism.
Kyoto: pakt bazlı bir organizasyon yaratma çabalarının başlangıcı.Kyoto: the beginnings of struggling to create a treaty-based organization.
Buradaki çapraz ve örgülü yapıyı görebilirsiniz.But you can kind of see a lattice structure.
Ve burada bu örgülü yapının oluştuğunu görebilirsiniz.And you can see it forms this lattice structure.