org ile cümle

org kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
O zaman moleküller arasındaki bu örgü yapısı maddenin katı olduğuna işarettir.Then this lattice structure will be solid.
Yardım organizasyonları bunu niye yapmıyor?Why don't aid agencies do this?
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.I met him at a shelter where Free the Slaves rehabilitates victims of slavery.
Mikro organizmalar küçüktür.Microorganisms are small.
Bu da Dünya Ticaret Örgütü'ne ait fikri mülkiyet haklarının bir sonucu.This is as a result of the intellectual property rules of the World Trade Organization.
Çünkü, bağlantılar kurmakla görevli olan bu organ, aslında temel olarak bölünmüş durumda.Because, this organ [the brain], which is all about making connections is profoundly divided.
Benim yaptığım iş bilgileri organize etmektir.What I do is I organize information.
1940'ta yapılmış organik sandalye.That's the organic chair. 1940.
Yani teoride, hücrelerinizin birinden, herhangi bir organınızı yapabilirsiniz.So in theory, you could grow any organ from any one of your cells.
Bu olabilir organizmaların diğer türleri alkol veya etanol üretmek.In other types of organisms it might produce alcohol or ethanol.
Sonuçta deney faresi, tüm organlarının içinde olduğu komple bir organizma.The rat is an entire organism, after all, with interacting networks of organs.
Bundan beynim ve diğer organlarım yoruluyordu.leading to constant brain, and other organs, fatigue.
Ve herhangi bir organizasyonun üyesinden bir farkları yok.And they can't be that different and be a member of a standard organization.
Sanırım, gördüğümüz şey kendi kendini organize eden bir sistem.I think we've just stumbled across as self-organizing system.
Eğitim, öğrenmenin devamlı doğmakta bir olgu olduğu, kendi kendini organize eden bir sistemdir.Education is a self-organizing system where learning is an emergent phenomenon.
- olduğunu bilmelisiniz. Bu bütün organizasyon içinde steroidlerle yapılacak listesi gibi bir şey.It's kind of a to do list on steroids designed for a whole organization.
Bu yüzden Park Hae Yeong'u aradım. Kraliyet ailesinin organize edilmesi için...So, I have called in an expert, for the imperial family.
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz.And why do flames move in such a mesmerizing way?
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz. Ama yine deSo why do hot objects glow?
Sistem ile alakalı, organizasyon ile.It's about system, it's about organization.
Sıradan bir rastlantı değil. Oldukça organize bir şekilde gerçekleşiyor.Now, when we enter prophase Il, what do you think is going to happen?
Oldukça organize bir şekilde oluyor.Now, this is happening in two cells, of course.
"Sivil toplum örgütünden misin, medyadan mısın?"Are you an NGO? Are you the media?"
Bu uygulama anlaşmazlık olmadan, doğal ve organik olarak yayıldı.And this has spread just frictionlessly, organically, naturally.
Hayatımız veya bir organımızı riske atmamız gerekir.Risking our life or limb.
İşte, mahalli örgütlenmenin gücü burada yatıyor.That's where community power comes in.
İşte bu bizim artık tek bir organizma gibi çalışmaya başlamamıza olanak veriyor.So this allows us now to begin to start functioning as a single organism.
Daha sonra CouchSurfing.org gibi birşeyle renklendirebilirsiniz.And then you can highlight it into something like, yes, CouchSurfing.org.
Downloaded From www.AllSubs.orgMotoki Masahiro as Kobayashi Daigo
Organizasyonların arasındaki bağlantıları yeniden çizelim.Let's re-draw some of the connections between the organizations.
Sezonluktur ve tabi ki organiktir.It's locally obtained fresh in season, and, of course, organic.
Tepkimizi uygun bir şekilde örgütlememiz gerekiyor.And we have to organize our response appropriately.
Dünya Sağlık Organizasyonu bu yıl yayınladıkları bir araştırma yaptılar.The World Health Organization just did a big study that they published this year.
İnterneti tartışan bir örgüt.It's an organization that discusses the internet.
Pek çok sağ-kanat organizasyonun arkasında kendisi.He's behind many right-wing organizations.
Bu tip organizasyonları temsil ediyor muydu?Did he represent these organizations?
İkimiz de Neo-Nazi örgütlerin hedef tahtasına konumuş adamlarız.We've both been on a neo-Nazi organization's hit list.
Evet, organize olmaya çalıştık. Ancak her seferinde çuvalladık.Yeah, we tried to get organized, but we failed every single time.
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.I don't think they can grasp the idea of an organization without a boss.
Hala bizi organize suç şebekesi diye görüyorlar.They keep calling us organized.
Organize olmayan bir suç, illa suçsa.It's disorganized crime.
Wikileaks'i meşhur eden şu malum "Organize Cinayet" videosu mesela.Like "Collateral Murder" that made WikiLeaks famous.
Aslında, bütün organizmaları sayacak olursak daha geniş rakamlar elde edebiliriz.In fact, if we count all the individual organisms, we would come at much larger numbers.
Geçtiğimiz Ekim ayında bu konuya odaklanmış bir Yiyecek ve Ziraat Organizasyonu konferansı vardı.There was an FAO conference last October that was completely devoted to this.
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.We're not used to it, and we see insects as these organisms that are very different from us.
Ţimdi, yalnýzca organizasyon meselesi.Now, it's just a question of organisation.
Organize olmalýydým, hepsi bu.Got to be organised, that's all.
Burada da Sharmeen, bir TEDx hareketi organize etti.Sharmeen is actually here.
İnsan, enerji, yapıştırıcı malzeme, takım organizasyonu.People, energy, make the glue, organize the team.
Yaşam ağacı organizmalar ileWhat we're going to talk about here is the tree of life.
Bu, küçük organik bir moleküldür.It's a small organic molecule.
Geçtiğimizde bu deneyi Koreli bir yayın organı için yaptım.So I ran this experiment recently for the Korean Broadcasting System.
Bu, benim Akıllı Şehirler Laboratuvarı ve CurrentCity.org ile üzerinde çalıştığım bir diğer proje.This is another project I worked on with Sensible Cities Lab and CurrentCity.org.
FKÖ... Filistin Kurtuluş Örgütü.. -bütün Batı Şeria ve Gazze Arap kontolünde iken.The PLO... the Palestinian Liberation Organization.. was created in 1964
Evrenin içinde eşyaların meydana gelmesini sağlayan kendi kendini örgütleme mekanizmaları olmalı.There must be mechanisms of self-organization inside the universe that make things.
Yani ilişkisel bir evrende bir kendi kendini organize etme sürecine ihtiyacımız var.So in a relational universe we must have processes of self-organization.
Fakat Essex'te doğmuş olmak 16 yaşımda, bir organizasyona katıldım.But having been born in Essex, at the age of 16, I joined an organization.
17 yaşımda, bu organizasyona Cambridge Üniversitesi'nden yeni üyeler topluyordum.At the age of 17, I was recruiting people from Cambridge University to this organization.
22 yaşımda, bu organizasyonun Daminarka'daki kuruculuğunu yaptım.At the age of 22, I was co-founding this organization in Denmark.
Ben email kullanmayı, kullandığım radikal organizasyondan öğrendim.I learned how to use email from the extremist organization that I used.

İlgili Sayfalar