Ana içeriğe geç
Sözlük

org ile cümle

org kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bu organizmalar tamamen kuru ortamlarda bulunabilirler. Havasız yerlerde yaşayabilirler.These organisms can be totally desiccated; they can live in a vacuum.
Bu, 1996'da tanımladığımız bir organizma.This is an organism we described in 1996.
Dolapta ki organic meyve suyu!The organic juice in the refrigerator!
Üç şişe organik meyve suyu kayboldu!3 bottles of organic juice have disappeared!
Ve ilk çok hücreli organizma ortaya çıktı. [600 milyon yıl önce]And the first multi-cellular organism was born.
İkiyanlı bedenin ilk ortaya çıktığı organizma yassı kurttu.In flatworms..... a new, bilateral body plan, first appeared.
Palamut solucanlarının ise bir kalbi, dolaşım sistemi ve solungaca benzeyen organları bulunuyordu.In acorn worms, a heart and circulatory system evolved. And gill-like structures.
Ve belki bu yüzden şefkat, organik ve şirket çapında yaygın.And maybe because of that, compassion is organic and widespread company-wide.
İlk mikro-kredi programını 1975'te devreye aldık, bunu organize eden kadınlar dediler ki,We introduced our first microcredit program in 1975, and the women who organized it said,
Bunu yönetmek için büyük bir organizasyona ihtiyaç yoktu. Köylüler kendileri yönettiler.And we didn't need a big organization to run it -- it was run by the villagers themselves.
Aslında bu organizasyon dünyanın her yerine yayılabilir.But it could spread everywhere.
Bu, bir şeyi, bir düşünceyi bir organizmadan öğrenmek ve sonra onu uygulamaktır.This is learning something, learning an idea, from an organism and then applying it.
Organizmanın vücudunun yakınında, içinde ve yakınında oluyor.It happens near, in and near, the organism's body.
Burada iki tane su toplayan organizma görüyorsunuz.Here are two organisms that pull water.
Biz organik solventlerde kimya yapıyoruz.We do chemistry in organic solvents.
Organizmalardan öğrenemek.Learning from organisms.
Ve gerçekten, bu diğer organizmaların da yaptığı bir şey.And really, that's what other organisms do as well.
Ve onları birarada tutan organizasyonel ilişki inanılmazdır.And so the organizational relationship that bonds them is just amazing.
Doğrusunu isterseniz, herkese yetecek kadar organ bağışı yok.The truth is, there are just simply not enough donor organs to go around.
Nakil topluluğu aktif olarak organ bağışı kampanyaları yaptı.The transplant community has actively campaigned in organ donation.
Ve nakil konusunda, kavramlar bütün bir organdan hücrelere kaydı.And in transplantation, concepts shifted from whole organs to cells.
Kök hücre tedavileri bir gün organ bağışı ihtiyacını azaltabilir.Stem cell therapies may one day reduce the need for donor organs.
Ve bu cinsel organlarda olandır.And that's what happens in your sexual organs.
Ve germ hücreleri üreme organlarınızın bir parçası olarak var.And the germ cells exist as part of your reproductive organs.
Sen bu işi organize et lütfen.Please arrange it
Adam büyük başarıyla organize ettiği 68 avukatlar artık sistematik şekilde dava alıyorlar.And with that, he successfully organized 68 lawyers who have been systematically taking the cases.
Ekosistemlerde bir organizmanın atığı o sistemdeki başka bişey için besin olmaktadır.In ecosystems, the waste from one organism becomes the nutrient for something else in that system.
Büyük Verileri Dünya Çapında Tüm Organizasyonlar için Büyük Fırsatlara Dönüştürüyor.Turning big data into big opportunity for organizations all over the world.
Ve bu 2,000 ton kütleye sahip yaşayan bir organizmadır.And this is a living organism that has a mass of at least 2,000 tons.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.I've been blown away by the whole thing. In fact, I'm leaving.
Atıklarını birbirinden ayır! ♫ ♫ Organik, morganik! Daha fazla tasarruf!Separate your garbage! ♫ ♫ Organic, schmorganic!
SRY, testis veya erkek üreme organının gelişiminde rol oynar. -SRY, that plays a role in the development of testes or the male sexual organ.
Tokyo'da düzenlenen bir haftalık mobilya dizayn organizasyonuydu.Its a week of furniture design events in Tokyo, in October.
40 yıl sonra, küresel organik hareketi toplam gıdanın %0.7'sine ulaştı.After 40 years, the global organic movement has achieved 0.7 of one percent of global food.
Genelde toplantılarda bir çok insan vardır, ve onlar organizasyon için çok, çok pahalı olurlar.There's often too many people in the meetings, and they're very, very expensive to the organization.
Organize edilmiş bir konser ancak aslında bir mini konser.The are organizing a concert here, but it's actually a mini concert.
(3) "Ben çok iyi organize edilmiş bir ders olduğunu düşündüm."(3) "I thought it was a very well organized class."
Bu bitki hücrelerinde kloroplast adı verilen organeller vardır. .And then in these plant cells you have these organelles called chloroplasts.
Organelleri bir hücrenin organları olarak düşünebilirsiniz.Remember organelles are like organs of a cell.
Şimdi bu kloroplast dediğimiz organeli yakından inceleyelim.And then let's zoom in on one chloroplast.
Bu yeşil yuvarlakların her biri de kloroplast dediğimiz organel.And then each of these green things right here is an organelle called the chloroplast.
Sonuç olarak da hücreyle mitakondri beraber evrim geçirip tek bir organizma haline gelmişlerdir. .And so they started evolving together. And they turned into one organism.
O şöyle der "Beynin başlangıçtaki organizasyonu deneyime fazlaca bağımlı değildir.He says, "The initial organization of the brain does not depend that much on experience.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.We have strong skull bones that protect the most important organ in our body: the brain.
Armutlar genital organlar şeklinde kurudular.Pears dried in the form of genital organs.
Bu geçici ölüm fikri sadece hücreler ve küçük garip organizmalar için değil.So these ideas of suspended animation are not just about cells and weird, little organisms.
Bunu farklı organizmalarda da görebiliyoruz.We can see it in a variety of different organisms.
Çoğunlukla esnek bir organ.Most of the time it's a flexible organ.
Bize organizasyonlarımızda büyük veriyle çalışmak nasıldır bilen insanlar lazım.We need people in our organizations who know what it's like to work with big data.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.We need technology as a core organizational principle.
Elbette, ağaç dikiyorlar, organik sebze yetiştiriyorlar.They're growing organic vegetables.
Bu yüzden, bunun, bilirsiniz, beynin orgasmatronu olduğunu varsaydılar.So they assumed this must be, you know, the brain's orgasmatron.
Birçoğunuz bilmeyebilir ama mantarlar karada yaşamaya başlayan ilk organizmalardır.Most of you may not know that fungi were the first organisms to come to land.
420 milyon yıl önce, bu organizma vardı.420 million years ago, this organism existed.
Bu gezegendeki en büyük organizma, bir hücre duvarı kalınlığındaki miselyum örtüsü.The largest organism on the planet is a mycelial mat, one cell wall thick.
Peki eğer bir rock orgu yapmak istersem?What if I want to make, say, a rock organ?
Cinsel organın oluşumu -- kız ya da erkek olduğu henüz belli oluyorIndifferent penis] [Girl or boy yet to be determined]
Organize ordular şurda.You've got the organized armies over here.
Organize olmayan isyancılar burda.You've got the disorganized rebels over here.
Ama insanların organize olmasına yardımcı oldu, böylece de bir harekete dönüşmesine yardımcı oldu.But she helped organize people, and helped turn it into a movement.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod