Ana içeriğe geç
Sözlük

org ile cümle

org kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
BMD, bölgede öylesine saygı duyulan bir organizasyon haline geldi kiBMA has become such a respected event in the region that government officials in the region,
Ve yüz organlarından biri 20 nanometre civarında, ve bu bir karmaşık üç boyutlu yapı.And that has feature sizes down to about 20 nanometers, and it's a complex 3D structure.
Organize edeceğim, yöneteceğim... ...ve onu dünyaya sunacağım.I'm going to organize it and direct it and get it going in the world.
Bunu zaten yapan çok harika organizasyonlar var.And there are incredible organizations that are out there doing this already.
Ayrıca ter-arılarımız var, bunlar etrafta uçuşan küçük organizmalar.We also have the sweat bees, and these are little gems flying around.
Ve bizim bu organizasyon şeklimiz, kafanızda bulunan hiçbir geleneksel organizasyonla örtüşmüyor.And the way that we're organized is not like any traditional organization you can imagine.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.But experience in creating an organization.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.They are coated. These fractures are coated with organic materials.
Yani sıvı suyumuz, organik materyallerimiz ve yüksek ısımız var.So we have, possibly, liquid water, organic materials and excess heat.
Bütün akli organlar uyarıldı.Every mental organ addressed.
O zaman bir org yapabilirsiniz.Well, then you could do an organ.
Burada kanserojenleri gruplandıran beş ayrı organizasyon var.These here are five different organizations that classify carcinogens.
Of course not, you're the one who organized everything after all.Of course not, you're the one who organized everything after all.
Doğa kendini organize eden sistem kullanır.Nature uses self-organizing systems.
Kendini organize eden desenlerin bu oyunda kendiliğinden ortaya çıktığını görürsünüz.Well, you see self-organizing patterns that spontaneously occur in this board game.
Gana'daki insanlar kendinden organize olan desenleri bilirler. Bunu stratejik olarak kullanırlar.And the folks in Ghana knew about these self-organizing patterns and would use them strategically.
Kendi kendine organize olabilme AIDS'in çok hızlı yayılmasında.Self-organization is why the AlDS virus is spreading so fast.
Bunu hücrelerle yapabildiklerine göre, organizmalar için de yapabilirler.Once they could do that with cells, they could do it with organisms.
"İlk yapay organizma ve bunun doğuracağı sonuçlar""The first artificial organism and its consequences."
Dünya tarihinde ilk defa organizmaları tasarlama yeteneğine sahip olduk.For the first time in the history of this planet, we are able to directly design organisms.
Fakat bazen, bitkiler veya hayvanlar gibi karbon temelli organizmalar toprakta sıkışır.But sometimes, carbon based organisms like plants or animals get stuck in the earth.
"Evrim Yolu ile Hastalık Hapan Organizmaları Akıllıca Tasarlamak""Using Evolution to Design Disease Organisms Intelligently."
Zararlı organizmaları nasıl daha az zararlı hale getirebiliriz?How can we make the harmful organisms more mild?
Başlangıçta da belirttiğim gibi konuşmaya ishale neden olan organizmalar ile başlayacağım.And I'm going to be talking, to begin with, as I said, about diarrheal disease organisms.
Bazen hastalık yapan organizmalar konağın hareketliliğine ihtiyaç duymazlar.Sometimes, you get disease organisms that don't rely on host mobility at all for transmission.
Bir diğer deyişle, bu veriler bu organizmaları evcilleştirebileceğimizi gösteriyor.In other words, this suggests that we could domesticate these organisms.
Sorum; sadece koloninin nasıl organize olduğu değil... ...faaliyetini nasıl değiştirdiğidir de.That's not just how is the colony organized, but how does it change what it's doing?
Organik yiyecekler"Well, isn't blank the answer?" -- organic food,
Okullar, sehirler, Sivil Organizasyonlar ve sizler icin hazir olacaktir.It is also available for school, cities, NGOs and you.
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.It wasn't organized in the way we often think of it.
İşte açıkça görülüyor ki, bu, organik bir çevrimin parçası olan organik bir şehir.So this was obviously an organic city, part of an organic cycle.
Mensa, bildiğiniz gibi, yüksek IQ'lu insanlara yönelik uluslararası bir organizasyon.Mensa, as you know, is an international organization for people with very high IQ.
Oliver's using the photocopier. He's doing 500 fliers for some party he's organised.I get travel-sick.
Ama kesinlikle... Yasadışı bir organizasyonla ilişkisi olmalıHowever... he might have connections with a secret organisation
Mesela şu dosyadaki organizasyon gibiOrganisation A as referred to in the file
Dedikodulara göre organizasyondaki her adam... küçüklüklerinden beri Patron tarafından yetiştirilmişFrom what I hear, all men in the organisation... have been trained by the boss since they were kids
Organizasyon hakkında pek bilgimiz yokWe have scanty information on the organisation
Lütfen cinsel organı olmayan misafirimize merhaba deyin, Ted!Please welcome, a guest without genitals, Ted!
Bu kullanılmış organların yeni doğal organlarla değişeceği biolojik değişim denen bir alan.This is the field of biologic replacements, where we replace worn-out parts with new, natural ones.
Ayrıca organize şirket ve sanayilerin yeni bir yöntemi de olabilir.It could also be novel ways of organizing firms and industries.
Nasıl oluyor da vücudunuzda beyin hariç herhangi bir organ hastalandığında sizin için üzülüyorlar?How come every other organ in your body can get sick and you get sympathy, except the brain?
Gözünün altında bir ışık organı var.It's got a light organ under its eye.
Göremediğiniz bir çok diğer ışık organları da var, ama birazdan göreceksiniz.It's got a lot of other light organs you can't see, but you'll see in here in a minute.
Gözlerinin altındaki ışık organları yanıp sönüyor.The light organs under the eyes are flashing.
Göbeğindeki ışık organları yanıp sönüyor, yüzgeç ışıkları.It's got light organs on its belly that are flashing, fin lights.
Bu kullandığı org.This is the organ.
Şehirlere organize olduk.We organized into cities.
Şimdi organik gıda yaygarası çıkarıyoruz.So, now we clamor for organic food.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.But organic food isn't the answer either, at least not the way it's currently defined.
Bu kağıt üstünde organik olabilir; ancak ruhu itibariyle kesinlikle organik değil.This may be organic in letter, but it's surely not organic in spirit.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.A bat's a penis, and a nappy dugout is a vulva, or a vagina.
Organları tamir edebilsek veya nanoteknoloji kullansak, bunların ne kadar faydalı olacağını düşün.Just think how beneficial the regeneration of organs or nanotechnology can be.
Bugün biyologlar, bu bilgiyi kullanarak kök hücrelerden doku ve organ üretiyorlar.Now, biologists are using this knowledge to engineer tissue and organs from stem cells.
Kalbi diğer organlardan farklı kılan nedir?What makes the heart unique?
Biz, bir kendi kendini düzenleme organizasyonunu atladık.I think we've just stumbled across a self-organizing system.
Bu örneğe mekezi olmayan, kendi kendini organize eden ya da kendini birleştirebilen diyebilirsinizOther social insects produce similar behavior.
Sıklıkla bir şehrin bir çok açıdan yaşayan bir organizmaya benzediği söylenir.It's often been said that a city is like a living organism in many ways.
Bu gördüğünüz, küçük bir organizmanın haritası, genitalium mikoplazması.This is the map of a small organism,
Deinococcus radiodurans adında bir organizma vardır; üç milyon rad radyasyon alabilir.Deinococcus radiodurans that can take three millions rads of radiation.
Bunu yapan binlerce organizma biliyoruz.We have thousands of organisms that can do this.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod