orduya ile cümle

orduya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Orduya tekrar döndü.В армию не вернулся.
Ardından orduya katılmaya karar vermiştir.Потом решил вернуться в армию.
Türkiye'de askerlik sadece erkeklere zorunlu olmasına rağmen kadınlar da orduya girebilmektedir.علي الرغم من أن الجيش يكون الزامياً فقط علي الرجال في تركيا، الا أن من الممكن دخول النساء أيضاً الي الجيش.
Normalde Osmanlı Ordusu, yalnızca 20 ile 45 yaş arasındaki gayrimüslim erkekleri düzenli orduya alıyordu.تقليدياً، كان الجيش العثماني يجند فقط الذكور غير المسلمين الذين تتراوح أعمارهم بين 20 و45 في الجيش النظامي.
Bunun sebebinin Nazi iktidarı döneminde çok sayıda genç kadının orduya alınması olduğu söylenmektedir.ولهذا السبب يقال أنه أُخذ عدد كبير من النساء الشابات الي الجيش في فترة الحكم النازي.
Orduya tekrar döndü.بعد ذلك عاد إلى الجيش.
Letonya, 2005 yılında tamamen profesyonel orduya geçiş yapmıştır.وكان مشروع آخر لاتفيا قد تحولت إلى جيش محترف، في عام 2005.
Çoğu İsrailli orduya 18 yaşında katılır.هذه المرة سيبقى الإسرائيليون 18 عاما.
Her Gürcü ve Kıpçak ailesi, orduya bir asker, bir at ve bir silah sağlamakla yükümlü tutuldu.فهم محاربون لا يملك الفرد منهم سوى حصانه ودرعه وسلاحه.
Eyaletler için bir orduya ihtiyaç duyduğunda, yerel milisleri kiraladı.وعندما استأنف الموكب الأمريكي مسيرته كان المحاربون المحليون ينصبون لهم كمينًا.
En zengin olanlar siyasete hükmeden ve orduya kumandanlık eden Senato mensubu sınıftı.وكانت الأغنى هي طبقة أعضاء مجلس الشيوخ، الذين كانوا يهيمنون على الحياة السياسية وقيادة الجيش.
Kızıl Orduya katıldı.خدم في الجيش الأحمر.
Orduya alımlar 17 ila 50 yaşlar arasındaydı.وكان يجب أن يكون العاملين بين سن الـ 17 والـ 35.
Bu orduya komuta etmesi için de ülkesinin en başarılı generallerinden biri olan Hürmüz'ü seçmiştir.وخسرت بلاد فارس بذلك خدماتَ إحدى أكبر جيوشِها وإحدى أفضل جنرالاتِها.
Ağustos’ta orduya katılma isteğini Mustafa Kemal’e telgrafla iletti ve cephe karargâhında görevlendirildi.وفي أغسطس قد أبلغت مصطفى كمال من خلال التلغراف برغبتها في الإنضمام إلى الجيش وعينت في القيادة العامة للجبهة.
Birinci Dünya Savaşı çıkınca orduya yazıldı.اندلعت الحرب العالمية الأولى وتم تجنيده في الجيش.
Orduya katıldı ve Vietnam'a gönderildi.وقد تم تجنيده في الجيش وتم إرساله إلى الصين.
Güçlü bir orduya ihtiyacı olduğunun bilincindedir.ويُروى عنه أنه كان قوي البنية.
Bu kadar kuvvet ile büyük bir orduya karşı konulması da mümkün değildi.Em nenhuma outra obra ele foi capaz de alcançar tamanha autoridade e grandeza.
38 yaşında düzenli orduya geçmek istedi fakat yaşından dolayı bu kabul edilmedi.Aos 18 anos tentou alistar-se no exército russo, mas não foi aceito por causa de seus problemas físicos.
Richard Cromwell'in temel eksikliği orduya güvenmemesiydi.Richard Cromwell era incapaz de sustentar o governo.
Genç yaşta orduya katıldı.Ele entrou no exército em uma idade jovem.
Çoğu İsrailli orduya 18 yaşında katılır.A maioria dos israelenses são convocados para o serviço militar obrigatório aos 18 anos de idade.
Sonuçta, isyanın orduya ya da Anadolu'ya ciddi bir etkisi olmadı.Deste modo, a revolta não afetou seriamente o exército nem a maior parte da Anatólia.
ABD gelişmiş silahlara ve önemli hareketli destek hizmetlerine sahip geniş bir orduya sahiptir.Os Estados Unidos tem um exército grande com armas sofisticadas e um complexo serviço de suporte móvel.
Norrish, BCURA'daki orduya danışmanlık yapıyordu.Norrish atuou como assessor dos militares no BCURA.
Bu yüzden orduya gider harcanmaz.Ele não poderia alcançar isso no exército.
Bir süre sonra orduya katıldı.Desde muito cedo, participou no exército.
Buna karşılık o da bu orduya rehber ve askerî refakat yardımı yaptı.Em troca, deu-lhes guias e escolta militar.
Orduya iki sene hizmet etti.Serviu três anos no exército.
Azak Kalesi kuşatması, Çar I. Petro’ya donanmaya ve düzenli bir orduya sahip olmanın önemini göstermişti.Sabe-se como foi necessário impor através do trato legal e diplomático o direito de D. João I ao trono.
Bu kez fakülteyi de bırakarak orduya katılır.Depois disso ingressou na escola militar.
Genç yaşta orduya katıldı.Hij ging op jonge leeftijd bij het leger.
On sekiz yaşına geldikten sonra Moore orduya çağrıldı.Op zijn achttiende werd Moore opgeroepen voor de militaire dienst.
38 yaşında düzenli orduya geçmek istedi fakat yaşından dolayı bu kabul edilmedi.Op zijn 16de ging hij in het leger, maar daar hield hij het niet lang vol wegens een zenuwinzinking.
25 Ocak 1945'te Hitler üç orduya tekrar isim verdi.Op 25 januari 1945 herschikte Hitler de resterende Heeresgruppen.
Buna karşılık o da bu orduya rehber ve askerî refakat yardımı yaptı.In ruil daarvoor verstrekte hij gidsen en een militair escort.
Ayrıca orduya da güvenmezler.Hij vertrouwde de legering niet.
Mihail iktidarını kurmak gayreti ile orduya, bürokrasiye ve kiliseye cömertçe para dağıttı.Anderzijds voelde hij zich verplicht veel geld uit te geven aan het leger, aan de bureaucratie en aan de Kerk.
Çoğu İsrailli orduya 18 yaşında katılır.Op achttienjarige leeftijd trad hij toe het Israëlische leger.
Albert, ona kavuşmak için orduya kaydolur.Albert is in alle staten als hij dit te weten komt.
Bu orduya en fazla katılım 1944 yılında gerçekleşti.Het legerkamp werd in gebruik genomen in 1944.
Bunun üzerine Tebriz jileri gelenleri orduya gelerek itaatlerini arzettiler.Dezen openden daarop de poorten en lieten de hertogelijke troepen binnen.
Abdullah, bu orduya karşı Mekke'yi üç ay boyunca savundu.De NYPD is al 3 maanden op zoek naar deze man.
Orduya katılacağım.Ik ga bij het leger.
Somaliland hükümeti bütçesinin %30'luk kısmını orduya harcamaktadır.Wydatki na siły zbrojne stanowią około 30% budżetu Somalilandu.
Her Gürcü ve Kıpçak ailesi, orduya bir asker, bir at ve bir silah sağlamakla yükümlü tutuldu.Każda rodzina kipczacka była zobowiązana do wystawienia jednego żołnierza z koniem i uzbrojeniem.
Genç yaşta orduya katıldı.W młodości wstąpił do wojska.
Komutanı Teğmen Howard'a gerçek adını ve orduya yazılışını açıkladı.Ujawnił dowódcy, pułkownikowi Howardowi, swoje prawdziwe nazwisko i wszystkie okoliczności.
Çoğu İsrailli orduya 18 yaşında katılır.Większość Izraelczyków podlega poborowi wojskowemu w wieku osiemnastu lat.
2001'den bu yana kadınlar da yasal herhangi bir sınırlama olmaksızın orduya katılabilmetedir.Po 2001 roku w armii mogły służyć kobiety, ale nie obowiązywał ich obowiązek służby wojskowej.
1870'te gönüllü olarak orduya katıldı.W 1870 wstąpił do wojska.
Bu yüzden orduya gider harcanmaz.Do wojska nie nadaje się.
Orduya alımlar 17 ila 50 yaşlar arasındaydı.Obowiązkiem służby wojskowej objęto mężczyzn od 17 do 50 roku życia.
Küba Devriminin zafere ulaşmasından sonra orduya dahil olur.Po zwycięstwie rewolucji służył w armii kubańskiej.
1914'te I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla radyo iletişiminin gelişmesi için orduya hizmetini teklif etti.Wraz z wybuchem I wojny światowej w 1914, zaoferował armii swoje usługi w rozwijaniu komunikacji radiowej.
Orduya katıldı ve Vietnam'a gönderildi.Po trzech latach wstąpił do armii i został wysłany do Wietnamu.
Bu kadar kuvvet ile büyük bir orduya karşı konulması da mümkün değildi.Ale czy dadzą radę przeciwstawić się tak ogromnej potędze zła?
Kızıl Orduya katıldı.Wstąpił do Armii Czerwonej.
Harbiye Nazırlığı orduya ait idari tasarrufları yerine getirmekle yükümlüydü.Zbytkower szczególnie wzbogacił się na dostawach dla wojujących armii.
İlgili Sayfalar