Ana içeriğe geç
Sözlük

ordugah ile cümle

ordugah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.David frågade honom: »Varifrån kommer du?» Han svarade honom: »Jag kommer såsom flykting ifrån Israels läger.»
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.David i -a zis: ,,De unde vii?`` Şi el i -a răspuns: ,,Am scăpat din tabăra lui Israel.``
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.David lui dit: D`où viens-tu? Et il lui répondit: Je me suis sauvé du camp d`Israël.
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.David spurgte ham: "Hvor kommer du fra?" Han svarede: "Jeg slap bort fra Israels Hær!"
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.David spurte ham: Hvor kommer du fra? Han svarte: Jeg har flyktet fra Israels leir.
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.Ða - vít hỏi người rằng : Người_ở đâu đến ? Thưa rằng : Tôi ở trại quân Y-sơ-ra-ên thoát khỏi .
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.Ða-vít hỏi người rằng: Người ở đâu đến? Thưa rằng: Tôi ở trại quân Y-sơ-ra-ên thoát khỏi.
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.In David mu reče: Odkod prihajaš? On mu reče: Iz tabora Izraelovega sem ubežal.
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.I řekl jemu David: Odkud jdeš? Jemuž odpověděl: Z vojska Izraelského utekl jsem.
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.I rzekł do niego Dawid: Skąd idziesz? I odpowiedział mu: Z obozum Izraelskiego uszedł.
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.다윗이 저에게 묻되 너는 어디서 왔느냐 대답하되 이스라엘 진에서 도망하여 왔나이다
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.Monda pedig néki Dávid: Honnét jössz? Felele néki: Az Izráel táborából szaladék el.
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.Perguntou-lhe Davi: Donde vens? Ele lhe respondeu: Escapei do arraial de Israel.
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.Y David le preguntó: --¿De dónde vienes? Él le respondió: --Me he escapado del campamento de Israel
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.Και ειπε προς αυτον ο Δαβιδ, Ποθεν ερχεσαι; Ο δε ειπε προς αυτον, Εγω εκ του στρατοπεδου του Ισραηλ διεσωθην.
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.И Давид рече: От где идеш? А той му каза: От Израилевия стан се отървах.
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.И сказал ему Давид: откуда ты пришел? И сказал тот: я убежал из стана Израильского.
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.ויאמר לו דוד אי מזה תבוא ויאמר אליו ממחנה ישראל נמלטתי׃
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.فقال له داود من اين اتيت. فقال له من محلّة اسرائيل نجوت.
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.大 衛 問 他 說 、 你 從 哪 裡 來 、 他 說 、 我 從 以 色 列 的 營 裡 逃 來
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.大 衛問 他 說 、 你 從哪裡來 、 他說 、 我從 以色列 的 營裡 逃來
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.A Hospodin riekol Mojžišovi: Ten človek zomrie! Celá obec ho ukameňuje vonku za táborom.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.Da sagde HERREN til Moses: Den Mand skal lide Døden; hele Menigheden skal stene ham uden for Lejren!
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.Da sa Herren til Moses: Mannen skal late livet, hele menigheten skal stene ham utenfor leiren.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.Então disse o Senhor a Moisés: certamente será morto o homem; toda a congregação o apedrejará fora do arraial.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.És monda az Úr Mózesnek: Halállal lakoljon az a férfi, kövezze õt agyon az egész gyülekezet a táboron kivül.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.여호와께서 모세에게 이르시되 그 사람을 반드시 죽일지니 온 회중이 진 밖에서 돌로 그를 칠지니라
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.L`Éternel dit à Moïse: Cet homme sera puni de mort, toute l`assemblée le lapidera hors du camp.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.Tedaj veli GOSPOD Mojzesu: Umreti mora ta mož; s kamenjem naj ga posuje vsa občina zunaj taborišča.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.Toen zei de HERE tegen Mozes: "Deze man moet sterven; het hele volk moet hem buiten het kamp stenigen."
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.И сказал Господь Моисею: должен умереть человексей; пусть побьет его камнями все общество вне стана.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.ויאמר יהוה אל משה מות יומת האיש רגום אתו באבנים כל העדה מחוץ למחנה׃
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.فقال الرب لموسى قتلا يقتل الرجل. يرجمه بحجارة كل الجماعة خارج المحلّة.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.耶 和 華 吩 咐 摩 西 說 、 總 要 把 那 人 治 死 . 全 會 眾 要 在 營 外 用 石 頭 把 他 打 死
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.耶和華 吩咐 摩西說 、 總要 把 那人 治 死 . 全會眾 要 在 營 外用 石頭 把 他 打死
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.23:10 Wenn du ausziehst wider deine Feinde und ein Lager aufschlägst, so hüte dich vor allem Bösen.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Cînd vei ieşi cu oastea împotriva vrăjmaşilor tăi, fereşte-te de orice lucru rău.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız."Cuando salgas en campaña contra tus enemigos, cuídate de toda cosa mala
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Ha táborba szállsz a te ellenséged ellen: õrizkedjél minden gonosztól.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.i figli che nasceranno da loro alla terza generazione potranno entrare nella comunità del Signore
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Když bys vytáhl vojensky proti nepřátelům svým, vystříhej se od všeliké zlé věci.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Keď vyjdeš táborom na svojich nepriateľov, vystríhať sa budeš každej zlej veci.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Khi ngươi kéo binh ra hãm đánh quân thù nghịch mình, hãy coi chừng về mọi việc ác.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Khi ngươi kéo binh ra hãm đánh quân thù_nghịch mình , hãy coi_chừng về mọi việc ác .
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.네가 대적을 치러 출진할 때에 모든 악한 일을 스스로 삼갈지니
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Ko pojdeš v tabor na boj zoper svoje sovražnike, varuj se vsaktere hude reči.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Kun lähdettyäsi vihollisiasi vastaan asetut leiriin, karta kaikkea siivotonta.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Lorsque tu camperas contre tes ennemis, garde-toi de toute chose mauvaise.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.När du drager ut mot dina fiender och slår läger, skall du taga, dig till vara för allt vad orent är.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Når du drar ut mot dine fiender og slår leir, da skal du vokte dig for alt som er usømmelig.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Når du går i Krig mod dine Fjender og lægger dig i Lejr, så vogt dig for alt, hvad der er utilbørligt.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız."Pada waktu kamu sedang berperang, kamu harus menghindari segala sesuatu yang menjadikan kamu najis
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Pamiętaj co uczynił Pan, Bóg twój, Maryi w drodze, gdyście wyszli z Egiptu.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Quando te acampares contra os teus inimigos, então te guardarás de toda coisa má.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Οταν εκστρατευης επι τους εχθρους σου, φυλαττου απο παντος κακου πραγματος.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Когато отиваш на война против неприятелите си, пази се от всяка лоша работа.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Когда пойдешь в поход против врагов твоих, берегись всего худого.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.כי תצא מחנה על איביך ונשמרת מכל דבר רע׃
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.اذا خرجت في جيش على اعدائك فاحترز من كل شيء رديء.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.你 出 兵 攻 打 仇 敵 、 就 要 遠 避 諸 惡
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod