O da bu fikre katıldı ve ordudan ayrıldı.Det innser han etterhvert også selv og trer derfor ut av armeen.
Veba salgını, ileriki yıllarda orduda sürekli olarak baş gösterecekti.Geriljaen ville fortsette å operere i de kommende år.
Kış boyunca 10.000 kişilik ordudan 2500’ü açlık ve hastalık sonucu öldü.I løpet av vinteren døde 2500 menn (av 10 000) av sykdom og kulde.
Orduda 1916 kışında büyük bir yeniden yapılanma oldu.Bygningen ble gjenoppbygd allerede vinteren 1926.
Ordudan 1954'te emekli olan Fuat Uzkınay, 1956'da öldü.Han gikk av med pensjon fra hæren i 1959 og døde i Surrey i 1996.
Babası orduda görevde bulunmuştur.Brorparten gikk til hæren.
Savaşın sonuna gelindiğinde ise orduda 3.5 milyon asker vardır.Mot slutten av krigen omfattet brigaden likevel 3500 mann.
2006 itibarı ile orduda aktif personel sayısı 1.037 milyondur.Tahun 2006, militer memiliki 1,037 juta personel aktif.
Kardeşi Justin de bu ordudaydı.Saudaranya Yustinus juga anggota tentara ini.
Bu birlikler yedi ordudan ve 1.485.000 personelden oluşmaktaydı.Kongres tersebut dihadiri oleh 1,727 delegasi dan 488 tamu.
Ordudaki tüm siyasi kurumlar kapatılmalıdır.Semua aksi militer harus segera dihentikan.
Savaşın sonuna gelindiğinde ise orduda 3.5 milyon asker vardır.Di akhir perang, total korban tewas mencapai 4,5 juta jiwa.
Max birkez orduda astronot olmuştu, ve bir tesisatçıydı (diğerlerinin arasında en iyi tesisatçı gibi görünür).Max tetap sendirian di padang pasir, sekali lagi menjadi drifter (pengembara).
Ordudaki fil sayısı 1700 civarındaydı.Pasukan Perbatasan pada puncaknya berjumlah sekitar 47,000 pasukan.
Orduda üstün hizmetler verdi.Mereka dapat menduduki pangkat tinggi di dalam militer.
Ordudan emekli olduktan sonra, Kral Paul'un Kraliyet Hanedanı Başkanı oldu.Pada zaman kerajaan, Klungkung menjadi pusat pemerintahan raja-raja Bali.
Eylül 2001 yılında emekliliğini istedi ve ordudan beklenen emeklilik verildi.Setelah tidak punya peluang pada musim 2003, ia memutuskan untuk pensiun.
Haziran ayının ilk iki haftasının bir zamanında, her iki orduda Abrittus muharebesi'nde (en) karşılaştılar.Đôi lúc trong hai tuần đầu tiên của tháng 6, quân đội hai bên đều tham chiến trong trận Abrittus.
Beş yıl sonra yarbay rütbesiyle ordudan ayrıldı.5 năm sau đó, ông giã từ quân ngụ.
Bu adamlar orduda piyade olarak hizmet vermek zorundadırlar.Những binh sĩ này sẽ phục vụ như là đội quân trợ chiến.
Neden orduda sen yoksun?「何故あなたは軍にいないのか?
Ordudan ikinci kez emekli oldu.二度目の引退となった。
Kış boyunca 10.000 kişilik ordudan 2500’ü açlık ve hastalık sonucu öldü.冬の間に1万名いた軍隊の2,500名が病気と寒さで死んだ。
10 Mayıs 1910’da ordudan istifa etti.1910年5月7日 陸軍を退役。
Savaştan sonra orduda kaldı.終戦後も軍隊にとどまった。
Ateşkesten sonra Ocak 1919 yılında terhis olana kadar orduda kaldı.幕下まで転落して1919年1月廃業。
Veteriner sınıfı orduda subay düzeyinde görev yapan veteriner hekimlerin sınıfı.ベガの身辺警護を行う中級兵クラスの兵士団。
Çalışmaları, bulunduğu orduda İsviçre dağ piyadeleri tarafından kesintiye uğratıldı.途中でスイスの山岳歩兵隊に従軍したため、研究を中断している。
Han Çinlileri orduda sadece belirli pozisyonlara gelebiliyordu.中国側は、峠付近の地域は軍人だけが立ち入ることができる。
Babası orduda görevde bulunmuştur.父親が軍の要職についている。
Kimon'un ölümü halen ordudan gizleniyordu.拓跋翰も永巷で殺害された。
Kazaklar: Hafif zırhlı atlı birlikleriyle orduda katkıları büyüktür.軽騎兵 小型のアラブ馬に乗る軽武装の騎兵。
1982-1983 yıllarında orduda hizmet etmiştir.他曾經於1982年至2004年在澳大利亞軍隊服役。
Orduda bir süre normal bir görevli olarak çalışmasının ardından ambulans şoförlüğüne geçti.一战期间,他受训成为一名救护车司机。
Edgar Allan Poe, kuzeni Virginia ile ilk defa ordudan ayrılmasından dört ay sonra, Ağustos 1829'da karşılaştı.埃德加·坡第一次见到堂妹弗吉尼亚是在1829年8月,四个月前,他刚从军队退伍,而弗吉尼亚当时只有七岁。
Bazı Kumanlar da düzenli orduda yer alıyorlardı.是一個大男人總是出現在軍隊。
Ordudan küçük, kolordudan büyük teşkiller için ise "armygruppe".國軍的「群」是大於營而小於旅的軍事編制,是為「團」。
Pavliçenko'nun orduda bir hemşire olma seçeneği vardı ama bunu reddetti.拜仁慕尼黑曾提供一線球隊的合約給萊維茨基,但他卻拒絕。
Orduda yükseldi, özellikle Makao ve Angola'da görev yaptı.曾在陸軍服役,並在印度果阿、安哥拉等地服務。
Fakat bu iki ordudan hangisi daha kıymetlidir, hangisi yekdiğerine mürehcahtır ?在正義(或不正義)懲罰和確立之的正義(或不正義)判決兩者間,那個比較重要?
Hatta bunun için ordudan ayrılmayı bile göze almışti.這樣,他也可以避免從軍。
Kimon'un ölümü halen ordudan gizleniyordu.后来杜超在军中被属下所杀。
Kış boyunca 10.000 kişilik ordudan 2500’ü açlık ve hastalık sonucu öldü.겨울 동안 1만명 병력 중 2,500명이 질병과 추위로 죽어나갔다.
1934 yılında Korgeneral oldu, ancak kısa bir süre sonra ordudan ayrıldı.그는 1934년 중장이 되었지만 곧 군을 떠났다.
Neden orduda sen yoksun?왜 대한민국에 계시죠?'
Ordudan firar edenler arttı.군대가 쇠약해지자 이반하는 자들도 늘어났다.
Alman kuvvetleri üç ordudan oluşmaktadır.독일 육군은 세 개의 집단군으로 나뉘었다.
Bazıları eğitim görmüş, meslek sahibi, orduda veya çiftlik yönetiminde yer almış kişilerdir.이들은 교육을 받았고 군복무를 하거나 농장을 감독했다.
Bu durumları onları ordudan da güçlü yapmıştı.그러자 청조에서는 군대까지 동원하여 이를 강경진압하였다.
Tereddüt göstermeleri üzerine ikisinin de ordudaki görevlerine son verildi.그러나 장교들은 불협 화음이 따랐고, 양쪽의 군사들은 군사재판에 나가게 되었다.
Bu iki ordudan güçsüz olarak gördüklerine yardım etmeye karar verdiler.이러한 결정은 군단 내에 기갑사단 2개를 제대로 활용하지 못함으로써 그 전망이 어두었다.
Kusatilan ordudan secilmis askerlerden 700 kisilik bir birlik kurdu.이어 금산에서 700명의 군사로 수만의 왜적과 싸우다 전원 전사하였다.
Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı.중퇴 후 귀국하여 소설을 창작하기 시작했다.
Ordudaki tüm siyasi kurumlar kapatılmalıdır.파라과이에서 군사 독재 종결.
Korgeneral rütbesi ile ordudan emekli olmuştur.컴벌랜드는 사령관직을 그만두고 군대를 은퇴했다.
Diocletianus ordudaki asker sayısını 400.000 civarından 450.000'in üstüne çıkardı.דיוקלטיאנוס הגדיל את כוחות הצבא מ-400,000 ל-450,000 לערך.
Bu yeni güçler, eski ordudan kalanların tümüyle birlikte iki konsül arasında paylaştırıldı. .כוחות חדשים אלו, יחד עם שרידי הצבא לשעבר, חולקו בין שני הקונסולים.
Orduda görev yaptığı süre zarfında, askeri istihbarat ve ordu müfettişi genel müdürü olarak görev yaptı.במהלך שירותו בצבא שימש כמנהל המודיעין הצבאי והמפקח הכללי של הצבא.
Aynı yıl ordudan emekli oldu.הוא פרש מהצבא ביולי של אותה שנה.
Askerler hâlâ yurttaşlardan oluşuyordu ama ordudan ayrılmadan önce 25 sene hizmet ediyorlardı.העמדה הייתה עדיין רחוקה מלהיות זכויה אך לאחר המסע 25.