Ordudaki reform ve getirdiği maliyetler Prusya'da bir anayasal krize sebep oldu.Reformele militare (și finanțarea lor) au cauzat o criză constituțională în Prusia.
Ayrıca ordudaki görevinden uzaklaştırılmıştır.Este de regretat plecarea sa din serviciul activ al armatei.
Bu resmi görevi ile Britanya ordusunun Belçika'ya girişinde o orduda görevini yapmaktaydı.În calitatea sa de oficial a urmat armata engleză în Belgia.
Orduda Cephane, ayakkabı, yazlık giysi yoktu.Soldații primeau arme, armură și haine de la stat.
Kış boyunca 10.000 kişilik ordudan 2500’ü açlık ve hastalık sonucu öldü.În cursul iernii 2500 de oameni dintr-un efectiv de 10000 de oameni mor de frig și boli.
Ordudaki partili sayısı yaklaşık 1.000’dir.Oastea lui avea mai mult de o mie de mii”.
Almanya ile ateşkes antlaşmasından sonra ordudan ayrılmıştır.A acceptat semanrea armistițiului cu Germania.
Okulda, işyerinde, orduda, evde ve ülkeler arasında (bakınız: Şovenizm).Are loc acasă, pe stradă, la scoală, la locul de muncă, în tabere de refugiați, in spitale.
Ve onlara ordudan para sağlanmıştı.Aceștia trebuiau înlăturați din armata.
10 Mayıs 1910’da ordudan istifa etti.1 decembrie 1944 - Demisionează din armată.
Cleve Jr.'ın Dickie'yi koruyabileceğini ve orduda yardımcı olacağını iddia eder.În al doilea rând, Lee trebuia să spere că Hooker va sta în defensivă.
Kimon'un ölümü halen ordudan gizleniyordu.Kimón halálát titokban tartották a hadsereg előtt.
31 Ocak 1945'te resmen ordudan kovuldu.1945. január 31-én hivatalosan is elbocsátották a hadseregtől.
Aynı yıl ordudan emekli oldu.Ugyanebben az évben kilépett a hadseregből.
Ayrıca ordudaki görevinden uzaklaştırılmıştır.Ezen kívül felfüggesztették a hadseregnél betöltött pozíciójából is.
Ashe 1969'da görevini tamamlayarak ordudan ayrıldı.Don Shula az 1969-es idény után távozott a csapattól a Miamihoz.
1949 'da Cousteau ordudan ayrılıp Fransız Oşinografik Seferleri'ni kuruyor.1949-ben Cousteau leszerelt a francia haditengerészettől.
Orduda keskin nişancı olarak görev yapmıştır ve birçok madalyaya sahiptir.Géppuskás alakulatnál szolgált századparancsnokként, és számos hadi kitüntetést is kapott.
Savaştan sonra orduda kaldı.A háború után maradt a légierőnél.
Orduda çavuş olan Heston, görevine devam ederken 1944 yılında öğrenci Lydia Marie Clarke ile evlendi.Még 1944-ben, de már katonaként vette nőül egyetemi hallgatótársnőjét, Lydia Marie Clarke-ot.
Savaştan sonra 1970 yılına kadar orduda kaldı.Szabadulása után még 1970-ig szolgált a hadseregben.
St. Peter’s Üniversitesine ardından Kaliforniya Üniversitesi'ya devam etti ve orduda da görev aldı.Egyetemi tanulmányait a kaliforniai egyetemen végezte, majd belépett a hadseregbe.
İç savaş sırasında orduda firar olayları da yaşanmıştır.Itt őrizték a hadjáratok során szerzett hadizsákmányt is.
Orduda da doktor olarak görev yapmıştı.Hän toimi myös armeijassa lääkärinä.
2006 itibarı ile orduda aktif personel sayısı 1.037 milyondur.Vuonna 2006 Venäjän asevoimien palveluksessa oli 1,037 miljoonaa aktiivista työntekijää.
1920 yılında ordudan emekli oldu.Hän jäi eläkkeelle armeijasta vuonna 1920.
Ateşkesten sonra Ocak 1919 yılında terhis olana kadar orduda kaldı.Hän pysyi armeijassa aselevon jälkeen, kunnes kotiutettiin tammikuussa 1919.
İngiliz birliklerinin de bulunduğu orduda böyle bir karar alınmasının ardında siyasi sebepler de vardır.Sen lisäksi tarvitaan USA:n hallituksen hyväksyntä mahdollisten poliittisten syiden vuoksi.
Bazıları eğitim görmüş, orduda askerlik yapmış, para biriktirmiş ve arazi almıştır.Hän halusi kuulua herrasväkeen, työskenteli kovasti, säästi rahaa ja osti lunastamatonta maata.
1985 yılında ordudan emekli olarak ayrılmıştır.Hän jäi eläkkeelle armeijasta vuonna 1985.
Hatta bunun için ordudan ayrılmayı bile göze almışti.Niinpä hän antoi armeijalle luvan perääntyä pois.
Kış boyunca 10.000 kişilik ordudan 2500’ü açlık ve hastalık sonucu öldü.Kesän aikana 104:stä uudisasukkaasta kuoli 50 sairauksiin ja aliravitsemukseen.
10 Mayıs 1910’da ordudan istifa etti.Hän erosi armeijasta 30. toukokuuta 1919.
Kimon'un ölümü halen ordudan gizleniyordu.Ο θάνατος του Κίμωνα παρέμεινε μυστικός από τον αθηναϊκό στρατό.
Roman Çek savaş gönüllüsü Josef Švejk'ı ve ordudaki maceralarıı anlatır.Το μυθιστόρημα αφηγείται την ιστορία του Τσέχου βετεράνου Γιόζεφ Σβέικ, και τις περιπέτειές του στο στρατό.
Bu resmi görevi ile Britanya ordusunun Belçika'ya girişinde o orduda görevini yapmaktaydı.Με αυτή του την ιδιότητα πήγε με τον αγγλικό στρατό στο Βέλγιο.
Han Çinlileri orduda sadece belirli pozisyonlara gelebiliyordu.Από την κινεζική πλευρά, η περιοχή είναι προσβάσιμη μόνο σε στρατιωτικό προσωπικό.
Aynı yıl ordudan emekli oldu.Συνταξιοδοτήθηκε το ίδιο έτος.
Bu orduda savaş için eğitilmiş yüzlerce köpek de vardı.Στη μάχη είχε παρατάξει και 200 πολεμικούς ελέφαντες.
1924'te ordudan ayrıldı.Απολύθηκε από τον στρατό το 1924.
Zira babası Solomon Bergerac, Orduda albaydı.Αδελφός του ήταν ο Ανδρέας Φραγκούδης, συνταγματάρχης του στρατού.
(Bu orduda savaş için eğitilmiş yüzlerce köpek de vardır.)(Στην ομάδα αυτή αγωνίστηκε ο Στράτος Περπέρογλου.)
1934 yılında Korgeneral oldu, ancak kısa bir süre sonra ordudan ayrıldı.I 1934 blev han generalløjtnant, men forlod kort efter militæret.
1924'te ordudan ayrıldı.Han afgik fra Hæren 1930.
O da bu fikre katıldı ve ordudan ayrıldı.Svaret var nej, og han forlod slottet.
Bu tankın ordudaki envanter tanımı Sd.Kfz.II samt panservogne af typen Sd.Kfz.
Çalışmaları, bulunduğu orduda İsviçre dağ piyadeleri tarafından kesintiye uğratıldı.I Schweiz måtte de gemme sig i bjergområderne.
Kış boyunca 10.000 kişilik ordudan 2500’ü açlık ve hastalık sonucu öldü.I løbet af vinteren døde 2.500 mand (ud af 10.000) af sygdom og kulde.
Homoseksüellik iddiaları ve "ahlâksızlıklar" orduda biliniyordu.Han var meget optaget af modernisering og "indianisering" af hæren i Indien.
Ordudaki tüm milis örgütlenmeleri kapatılmalıdır.Kræver at alle militære aktiviteter i området ophører.
Orduda günlük maaş piyadeler için 8 pens, süvariler için 2 şilindi.Standardlønnen var åtte pence pr. dag for infanteriet og to shilling pr. dag for kavalieriet.
1920'nin Mart ayında serbest bırakıldı ve Üsteğmen rütbesiyle ordudan ayrıldı.Han ble satt fri i mars 1920 og forlot hæren med grad av Oberleutnant.
Bu yeni güçler, eski ordudan kalanların tümüyle birlikte iki konsül arasında paylaştırıldı. .Disse nye styrkene, sammen med restene av den tidligere arméen, ble delt mellom konsulene.
31 Ocak 1945'te resmen ordudan kovuldu.Den 31. januar 1945 ble Halder offisielt avskjediget fra hæren.
Siyasete girmek için 1984 yılında ordudan emekli oldu ve o yıl milletvekili seçildi.I 1984 valgte han å gå inn i politikken og han ble valgt inn som medlem av parlamentet dette året.
Çalışmaları, bulunduğu orduda İsviçre dağ piyadeleri tarafından kesintiye uğratıldı.Studiene ble avbrutt av militærtjeneste i det sveitsiske fjellinfanteriet.
Ordudan firar edenler arttı.Misnøyen i hæren økte.
Ve onlara ordudan para sağlanmıştı.Dermed ble kutt i penger til hæren gjennomført.
Mesleki yetersizlik ve itaatsizlik nedeniyle ordudan atıldı.Fikk sparken fra politiet for unødvendig maktbruk.
Sınıf arkadaşlarının çoğu gibi, Birinci Dünya Savaşı'nda orduda görev yaptı.Som med mange andre spillere ble karrieren hans påvirket av første verdenskrig.