Ana içeriğe geç
Sözlük

orduda ile cümle

orduda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kore Savaşı devam ederken ordudaki görevine devam etmiştir.Tijdens het vervullen van zijn dienstplicht brak de Koreaanse Oorlog uit.
360'ta Ursicinus görevinden alındı ancak Ammianus orduda hizmet etmeye devam etti.Ursicinus werd in 360 ontslagen en aanvankelijk lijkt Ammianus hier ook de nadelen van te hebben ondervonden.
30 ekim 2010'da, Eric ordudaki zorunlu görevini bitirirek ayrıldı.Kita heeft op 4 oktober 2010 besloten om Lordi te verlaten.
Fakat orduda disiplin kalmamıştı.W wojsku upadła dyscyplina.
Orduda 1916 kışında büyük bir yeniden yapılanma oldu.Jesienią 1916 zreorganizowano Armię.
Schneider I. Dünya Savaşı'nda orduda hizmet yaptı.Kurt Schneider służył w armii od początku wojny.
Bu durumları onları ordudan da güçlü yapmıştı.Ci sprowadzili na nich wielką powódź.
Savaştan sonra orduda kaldı.Po wojnie pozostał w wojsku.
Orduda da doktor olarak görev yapmıştı.Jako lekarz służył w wojsku.
Ordudayken, "Altın Adam" lakaplı El Dorado söylencesinden etkilendi.W okolice zwabiała poszukiwaczy złota legenda o El Dorado.
Firarlar 1. orduda hızla arttı.Z powodu bardzo szybkiego posuwania się wojsk 1.
Dokuz ülke eşcinsel kişilerin orduda bulunmalarına izin vermektedir.Izrael jest jednym z 24 państw, które pozwalają homoseksualistom na służbę w wojsku.
Ve onlara ordudan para sağlanmıştı.Tym sposobem uzyskano fundusze na wojsko.
Hatta bunun için ordudan ayrılmayı bile göze almışti.Zmusiło go to do wycofania się z armii.
1920 yılında ordudan emekli oldu.W 1920 odszedł z armii na emeryturę.
Bu orduda büyük bir hoşnutsuzluk yaratmıştı.W armii rosło niezadowolenie.
Mütevekkil orduda Türk asıllı komutanları görevlendirmeyi sürdürdü.Jednocześnie wojskiem nadal dowodzili Turcy.
Kökenleri Fulgencio Batista rejimine karşı savaşan İsyancı Ordudan gelir.Bitwa przyniosła decydujące zwycięstwo partyzantom walczącym z reżimem generała Fulgencio Batisty.
Ordudan darbeye destek vermemesini ister.Nie udało mu się uzyskać poparcia wojska.
1928 yılında ordudan uzaklaştırıldıktan sonra Piłsudski'nin muhaliflerine katıldı.W listopadzie 1928 po rozłamie w PPS opowiedział się za frakcją piłsudczykowską.
Ordudaki Görevi Teğmen'dir.W służbie wojskowej był porucznikiem.
Ayrıca toplanan orduda işsiz güçsüz takımından daha yaşlı erkekler, hatta hayat kadınları da bulunmaktaydı.W jej skład wchodziło wielu żołnierzy starszych wiekiem lub ozdrowieńców, ze słabym doświadczeniem wojskowym.
Haziran 1941'de Kızıl Orduda yarbay ve komutan yardımcısıydı.W styczniu 1941 roku został I zastępcą generalnego inspektora piechoty Armii Czerwonej.
Bazı Kumanlar da düzenli orduda yer alıyorlardı.Liczyli oni, że przyłączy się do nich wojsko regularne.
Sınıf arkadaşlarının çoğu gibi, Birinci Dünya Savaşı'nda orduda görev yaptı.Jak większość poprzednich pierwszym dam, zaangażowała się w działalność społeczną.
Geçiş döneminde ordudaki generaller eliyle askeri idare denenir.Podczas obiadu prezydent poprosił generałów o szczere wypowiedzi o sytuacji w wojsku.
Rütbesi onbaşıya çıkartılır ve Demir Haç nişanıyla ödüllendirilerek ordudan terhis edilir.Awansowany na podpułkownika, potem pułkownika, odznaczony Krzyżem Żelaznym.
Ordudaki tüm milis örgütlenmeleri kapatılmalıdır.Zniszczono cały sprzęt wojskowy zgromadzony w obozie.
Eylül 2001 yılında emekliliğini istedi ve ordudan beklenen emeklilik verildi.I september 2001 bad han om den förväntade pensioneringen från armén, vilket han beviljades.
Erwin Jaenecke 31 Ocak 1945'te ordudan kovuldu.Jaenecke pensionerades den 30 januari 1945.
Bu orduda büyük bir hoşnutsuzluk yaratmıştı.Här visade sig missnöjet i armén stort.
Hatta bunun için ordudan ayrılmayı bile göze almışti.Hon accepterade för att kunna lämna landet.
Yerine bu orduda ikinci komutan olan Alptekin, ayaklanmacı ordusunun komutanlığını eline geçirdi.Den skadade Guzzo tar istället befälet över truppen.
Yaralanıp ordudan ayrıldıktan sonra, Budapeşte'ye yerleşti.Ännu värre blev den sedan regeringen evakuerats från Budapest.
Bunun yanında mahkum edilen askerler ordudan ihraç edildi.Alla soldaterna, förutom Robert M. Storeby, som vittnade om händelsen, avskedades från den amerikanska armén.
Yazar ordudayken de yazmaya devam etti.В армії продовжив писати.
Ordudaki reform ve getirdiği maliyetler Prusya'da bir anayasal krize sebep oldu.Військові реформи (і видатки на їхнє проведення) спричинили конституційну кризу в Пруссії.
Savaştan sonra orduda kaldı.Після війни залишився в армії.
Ordudan emekli olduktan sonra, Kral Paul'un Kraliyet Hanedanı Başkanı oldu.Після виходу у відставку з лав збройних сил став керівником двору короля Павла.
Haziran ayının ilk iki haftasının bir zamanında, her iki orduda Abrittus muharebesi'nde (en) karşılaştılar.Приблизно у перші два тижні червня обидві армії зустрілися у битві при Абритті (територія сучасної Болгарії).
Orduda kariyerine başladı.Свою кар'єру розпочав у війську.
Sonra ordudan istifa etmiş ve 1920 seçimlerinde babasının partisi Liberal Parti'den milletvekili seçilmiştir.Після звільнення з армії 1920 року був обраний до Парламенту від партії свого батька.
Kimon'un ölümü halen ordudan gizleniyordu.Загинув під час оборони Кам'янця.
Ve onlara ordudan para sağlanmıştı.Він начебто був навантажений золотом для армії.
O da bu fikre katıldı ve ordudan ayrıldı.Тепер Мен Да повірив, що він у безпеці, і відклав військові збори.
Orduda da doktor olarak görev yapmıştı.V armádě působil jako lékař.
Hatta bunun için ordudan ayrılmayı bile göze almışti.Tím získal možnost z armády odejít.
Orduda kariyerine başladı.Svou kariéru začal v armádě.
Ordudan ayrıldıktan sonra iş bulmakta zorlanır.S obtížemi po propuštění z armády hledal zaměstnání.
Savaştan sonra orduda kaldı.V armádě zůstal i po válce.
Ordudaki Görevi Teğmen'dir.Odpovídá armádní hodnosti poručík.
Ve onlara ordudan para sağlanmıştı.Odměnou mu byla důtka od armády.
Her iki orduda da ateşli silahlar kullanılmakta idi.V obou případech byly použity tisíce zápalných raket.
Perçemciler partinin yönetimini ele geçirdiklerinde, ordudaki subayların %80'i Halçılardan oluşamaktaydı.Spiklenci z navábova dvora údajně ovládali až 80% jeho armády.
(Bu orduda savaş için eğitilmiş yüzlerce köpek de vardır.)(Probíhal tu výcvik v bojové technice, který byl veden instruktory.)
Ordudaki Rütbesi Yüzbaşı'dır.Odpovídá armádní hodnosti kapitána.
1924'te ordudan ayrıldı.Z armády odešel v roce 1972.
Orduda, haritacılık gibi sorumluluklarla yükümlendi.Jako topograf se účastnil vojenských mapování.
Ordudaki disiplin bozulmuş, askerler ahaliyi rahatsız etmeye başlamışlardı.Rozbušila srdce vězňů, stráže začaly zmateně pobíhat.
Ordudaki tüm siyasi kurumlar kapatılmalıdır.Trebuiau desființate toate secțiile politice din forțele armate.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod