60.000 askerden oluşan dört ordudan oluşuyordu.В состав четырёх армий входило 60 000 человек.
1975'te askerlik göreve çağrıldı ve 1977'de ordudan tahris edildikten sonra eğitimine devam etti.В 1975 году был призван в армию и после демобилизации продолжил обучение.
Ordudan ikinci kez emekli oldu.Второй раз суда встретились.
Babası orduda savaşırken, 1918 ile 1923 yılları arasında öldürüldü.Он был убит где-то между 1918 и 1923 годом во время боевых действий.
Orduda kariyerine başladı.Свою карьеру начал в армии.
28 Eylül 1945 tarihinde ordudan ayrıldı.28 ноября 1945 года ему удалось бежать.
Savaştan sonra orduda kaldı.После войны остался в армии.
31 Ocak 1945'te resmen ordudan kovuldu.31 января 1945 года — уволен с военной службы.
Orduda da doktor olarak görev yapmıştı.Затем служил в армии врачом.
Ordudaki hizmeti on beş yılı doldurunca, ön yüzbaşı rütbesiyle askerlikten 1950'de ayrıldı.Отслужив в армии пятнадцать лет, он уволился в запас в 1950 году в звании старшего капитана.
Babası ordudan emekliye ayrıldığında, memleketleri İngiltere'ye yerleştiler.Когда отец теряет работу, семья готовится вернуться на родину, в Англию.
Fakat bu iki ordudan hangisi daha kıymetlidir, hangisi yekdiğerine mürehcahtır ?При этом из двух сделок он выберет более выгодную (в его субъективном понимании).
Babası orduda görevde bulunmuştur.Её отец служил в армии.
Ordudan firar edenler arttı.Участились нападения на военнослужащих.
Orduda yenileşmeler.Армия перевоспитывает?
Ivan'ın inadı galip gelir ve Gryaznov Ivan'ın orduda kalmasına ikna olur.Колдун уверен, что сжил Ивана со свету.
Yazar ordudayken de yazmaya devam etti.Начал писать ещё во время армейской службы.
Neden orduda sen yoksun?Почему нет золота в стране?
Aynı yıl ordudan emekli oldu.В этом же году демобилизовался из армии.
Birçoklarına göre kadınların ordudan uzak tutulması cinsel ayrımcılığın son kalesidir.ووفقاً للكثيرون، فان ابقاء النساء بعيدات عن الجيش، يكون الحصن الأخير للتمييز الجنسي.
Kadınlar orduda birçok görev almaktadır.وتحتل النساء العديد من المهام في الجيش.
Ordudaki fil sayısı 1700 civarındaydı.وكان عدد الأفيال في الجيش ما يقرب من 1700 فيل.
Gaznelilerde resmî dil Farsça olmasına rağmen orduda Türkçe kullanılmaktaydı.كانت اللغة الرسمية للدولة الغزنوية هي اللغة الفارسية، إلا أن الجيش كان يستعمل اللغة التركية.
Daha sonraki dönemlerde orduda filler de kullanılmıştır.وفي الشرق الأقصى، استمر استخدام الفيلة في الحروب.
Pierce Meksika-Amerika Savaşı sırasında orduda Tuğgeneral olarak görev aldır.شارك بيرس في الحرب المكسيكية الأمريكية برتبة عميد في الجيش.
Orduda kadının rolü dünya çapında modern ordularda hep tartışılan bir konu olmuştur.أصبح دور المرأة في الجيش، هو كل موضوع يُناقش في الجيوش العربية في كل أقطار العالم.
Neden orduda sen yoksun?"Por que não está no exército?"
Türk Kurtuluş Savaşı'nın ardından ordudan ayrılarak yazı hayatına başladı.وبعد خروجه من الجيش في حرب الاستقلال التركي بدأ بكتابة حياته.
Beş yıl sonra yarbay rütbesiyle ordudan ayrıldı.بعد خمسة أيام، وقال انه يتنازل عن السلطة رسميا.
Alman kuvvetleri üç ordudan oluşmaktadır.كان الجيش الألماني مقسما إلى 3 مجموعات جيوش.
Ekim 2011'de ordudan kaçan askerler ile rejim güçleri arasında çatışmalar başlamıştır.في أكتوبر 2011، جرى الإبلاغ بانتظام عن وقوع مصادمات بين الحكومة ووحدات الجيش التي انشقت عنها.
Ordudaki Görevi Teğmen'dir.ويحمل رتبة عسكرية ملازم .
Bu ordudaki askerler, mesleklerini askerlik olarak yapan insanlardır.في القوات المسلحة بعض الضباط لديهم جندي لمثل هذه المهام.
Kökenleri Fulgencio Batista rejimine karşı savaşan İsyancı Ordudan gelir.كانت المعركة نصرا حاسما للمتمردين الذين يقاتلون ضد نظام الجنرال فولجنسيو باتيستا.
2006 itibarı ile orduda aktif personel sayısı 1.037 milyondur.Em 2006, os militares tinham 1,037 milhão de pessoas na ativa.
Kardeşi Justin de bu ordudaydı.Seu irmão Justino foi também um membro deste exército.
1919 yılında ordudan ayrıldı ve Polis Teşkilatına geçti.Ele deixou o Exército em 1919 e se juntou a policia.
Aynı yıl ordudan emekli oldu.Aposentou-se do exército alemão nesse mesmo ano.
Ordudan ikinci kez emekli oldu.Depois da guerra, retirou-se do exército pela segunda vez.
Orduda hızla yükselmiş ve önemli komutanlar arasına girmiştir.Ele se destacou em sua posição e subiu rapidamente através das fileiras do exército.
Her iki orduda da ateşli silahlar kullanılmakta idi.Nas duas ocasiões, não foram usadas armas de fogo.
Max birkez orduda astronot olmuştu, ve bir tesisatçıydı (diğerlerinin arasında en iyi tesisatçı gibi görünür).Max era uma vez no Exército dos Estados Unidos, um astronauta do programa, e era um encanador.
Fakat orduda disiplin kalmamıştı.No programa não tinha nenhuma rigidez.
Pierce Meksika-Amerika Savaşı sırasında orduda Tuğgeneral olarak görev aldır.Pierce participou da Guerra Mexicano-Americana como General de Brigada.
Mamurra, ordudaki görevi ve Sezar'ın himayesi sayesinde hatırı sayılır bir servet sahibi oldu.O serviço militar de Mamurra, e seu patrocínio por César, fez-o extremamente rico.
Cassius, Crassus'un legate'si Gaius Octavius'u yardımıyla ordudan geri kalanları kurtarmayı başardı.Cássio conseguiu salvar o que restou do exército com a ajuda do legado de Crasso, Caio Octávio.
Orduda Cephane, ayakkabı, yazlık giysi yoktu.O Exército não tinha equipamento, munições, uniformes ou transporte suficientes.
İkinci Dünya Savaşı boyunca yedek subay olarak orduda görev aldı.Ele serviu durante a Segunda Guerra Mundial como ajudante de campo do seu comandante.
Wolff, orduda kariyer yapmaya karar verdi.Dempsey seguiu carreira no exército.
Roman Çek savaş gönüllüsü Josef Švejk'ı ve ordudaki maceralarıı anlatır.In de roman wordt verteld over de Praagse veteraan Josef Švejk en zijn avonturen in het leger.
60.000 askerden oluşan dört ordudan oluşuyordu.Het bestond uit 60.000 man, onderverdeeld in vier legers.
Batarya, orduda en küçük topçu birliği.Het Bataljon Artillerie is de enige artillerie-eenheid.
Fakat orduda disiplin kalmamıştı.Hij kon evenmin discipline herstellen in het leger.
O da bu fikre katıldı ve ordudan ayrıldı.Hij raakte aan de drank en verliet het leger.
Alman kuvvetleri üç ordudan oluşmaktadır.Het Engelse leger bestond uit drie eenheden.
1919'da Yüzbaşı rütbesi ile ordudan ayrıldı.Hij verliet in 1919 het leger met de rang van Hauptmann.
Düzenli bir ordudan ziyade gerilla şeklinde örgütlenmektedir.Een vrijwel geheel door militairen gevormde illegale organisatie.
Bu sırada, orduda seferden geri dönme düşüncesinde olanlar da vardı.Men vermoedde dat ze op de terugweg naar het kamp waren.
Ordudan emekli olduktan sonra, Kral Paul'un Kraliyet Hanedanı Başkanı oldu.Na een grote militaire carrière werd hij Hoofd van het Koninklijk Huis van koning Paul I van Griekenland.
Demiryolcuların açgözlülüğüne ve hırsına kızan Zeb ordudan istifa ederek Arizona'ya doğru yola çıkar.Vol walging over het gedrag van de spoorwegmedewerkers neemt Zeb ontslag en vertrekt naar Arizona.