Daha sonra ordudan ayrıldığı ve Bağdat'a döndüğü Arabissus'a doğru ilerledi.He then advanced to Arabissus, where he left the army and returned to Baghdad.
Ordudayken The Soldier gazetesinin ve Jewish Bridage'ın dergisi HaMa'avak'ın editörlüğünü yaptı.Whilst in the army, he edited The Soldier newspaper and the Jewish Bridage's magazine, HaMa'avak.
Serbest bırakıldıktan sonra Mascarenhas ordudaki kariyerine devam etti.After release, Mascarenhas continued his career in the army
1912'den 1915'e kadar Tambov müzik okulunda okudu ve daha sonra orduda görev yaptı.From 1912 to 1915, he studied at the Tambov musical school and later served in the army.
Ordudaki son iki yılını Kahire'de geçirdi.The last two years of his time in the army he spent time in Cairo.
Hâlâ reşit olmayan Perel'e orduda kalamayacağı söylendi.Being still a minor, Perel was told he could not remain with the army.
Yaklaşık 50 erkek orduda kalmaya gönüllü olurken, geri kalanların da ayrılmalarına izin verildi.Approximately 50 men volunteered to stay in the army, while the rest were allowed to leave.
Wang ve Chen ordudan sorumlu olmaya devam etti.Wang and Chen continued to be in charge of the military.
Ordudaki hizmeti için birçok ödül aldı.He received multiple honors for his service in the Army.[20]
Ordudan emekli olduktan sonra Hunter, Owensboro'ya döndü.After retiring from the Army, Hunter returned to Owensboro.
Ailesine göre, Hunter orduda geçirdiği süreden sonra giderek daha çabuk sinirlenir hale gelmişti.According to his family, Hunter had become increasingly short-tempered during his time in the army.
Roger'ın kardeşi Mike Fisher askere alınmak üzere ordudan davetiye aldı.Mike Fisher, Roger's brother, was set to be drafted into the military.
21 Şubat'ta ordudaki eski muhafızların destekçileri, rakiplerinin transferini emretti.On 21 February, supporters of the old guard in the army ordered the transfer of their rivals.
Orduda ve hükümette kaybettiği nüfuzunu yeniden kazanmak istiyordu.He wanted to regain his lost influence in the army and government.
Savaştan sonra Bigeldinov, Ağustos 1956'ya kadar orduda kaldı.After the war, Bigeldinov remained in the military until August 1956.
Orduda eşcinsellikIn the military
Kolluk ve orduda kadınWomen in Law Enforcement and Military
1868'de birinci sınıf sağlık subayı(Yarbay) olarak ordudan emekli oldu.He retired from the army in 1868 as first medical officer first class (Lieutenant Colonel).
Bu noktada federal ordudan ayrıldı.At this point he left the federal army.
Ordudan istifa etmek istedi.He met with Rauf Bey and the Grand Vizier Ahmet Izzet Pasha.
Son olarak transgender kişiler kendilerini saklamadan orduda yer alabilmektedir.Additionally, transgender people are allowed to serve openly in the military.
Moore, denizaşırı orduda görev yapanlara hizmet etmenin sesli bir savunucusudur.Moore is a vocal advocate for serving those who served in the military overseas.
Asprey, Şubat 1946'da ordudan terhis oldu ve doktora derecesini almaya karar verdi.Asprey was discharged from the Army in February 1946.
1958-1961 yılları arası orduda tank komutanı olarak görev yaptı.From 1958 to 1961, Ryumin served in the army as a tank commander.
Gelişmiş uygarlıklarda bile, düzensizler genellikle düzenli ordudan sayıca üstündü.Even in advanced civilizations, the irregulars commonly outnumbered the regular army.
Dünya Savaşı sırasında orduda hizmet etmek için evden ayrılmıştı.The following year, Mussolini was deposed and executed.
1794'ün sonunda ordudan ayrıldı ve Farsça öğrenmek için Leiden'e gitti.[1]At the end of 1794 he sold his commission and went to Leiden to study Persian.[1]
Orduda Cinsel TacizIn the military
Eldar Ryazanov'un müzikal komedisi Hussar Ballad, Durova'nın ordudaki maceralarını romantikleştirir.Eldar Ryazanov's musical comedy Hussar Ballad romanticized Durova's adventures in the army.
Orduda bir amazon bulunduğu söylentisi yayılarak Çar I. İskender'e kadar ulaştı.The rumor of an amazon in the army reached Tsar Alexander I, who took a personal interest.
17. yüzyılın ortalarında toplam 8.000 kişilik bir orduda 1.660 dragon vardı.In the middle of the 17th century there were 1,660 dragoons in an army totaling 8,000 men.
Ordudan ayrıldıktan sonra bir süt çiftliğinde çalıştı.He worked at a dairy farm after leaving the army.
Prens Yasuhiko Asaka, orduda bir generaldi.Prince Yasuhiko Asaka was a general in the army.
Piyade tüfekleri halen çoğu modern orduda standart hizmet tüfekleridir.Assault rifles are currently the standard service rifles in most modern armies.
Ocak 1948'de ordudan terhis edildi. [1] [2]He was demobilized from the military in January 1948.[1][4]
Erwin Jaenecke 31 Ocak 1945'te ordudan kovuldu.Erwin Jaenecke wurde am 31. Januar 1945 aus dem Militärdienst verabschiedet.
Ammianus genç yaşlarda orduda muhafız (protector domesticus) subayı olarak görev aldı.Schon in jungen Jahren wurde Ammianus Offizier in der Armee und diente als Leibgardist (protector domesticus).
Lossow Türkiye'de iken, 1924 yılında ordudan emekli oldu ve daha sonra Münih'e döndü.Lossow ging nach seiner Pensionierung 1924 in die Türkei und kam später zurück nach München.
8 Ekim 1923 tarihinde ordudaki görevi sona erdikten sonra milletvekilliği görevine devam etti.Nachdem am 8. Oktober 1923 Refet Karriere bei der Armee endete, machte er als Abgeordneter weiter.
Ancak bu orduda genç imparator lehine isyana neden oldu.Aber eine Krankheit raffte den jungen Kaiser dahin.
1652 yılında ise Oliver Cromwell’in İrlanda’yı İşgali sırasında orduda hekim olarak görev alır.1652 schloss er sich der Armee von Oliver Cromwell in Irland als Generalarzt an.
2006 itibarı ile orduda aktif personel sayısı 1.037 milyondur.Für 2006 wird die Stärke mit 1.037.000 Mann angegeben.
(Bu orduda savaş için eğitilmiş yüzlerce köpek de vardır.)(Die Linken hatten im Militär zahlreiche Informanten.)
91 yaşında ölene kadar, 70 yılı aşkın süre boyunca orduda hizmet vermiştir.170 Menschenleben soll er im Laufe seiner 44-jährigen Dienstzeit gerettet haben.
Ordudaki Görevi Teğmen'dir.In der Armee ist er Oberstleutnant.
Orduda günlük maaş piyadeler için 8 pens, süvariler için 2 şilindi.Der Arbeitslohn für „weiße“ Arbeiter betrug 2 Schillinge pro Tag.
Savaştan sonra orduda kaldı.Nach dem Krieg verblieb er beim Militär.
Ancak, emeklilik hakkı kazanmamış olanlar ise ordudan tard edilmiş oldular.Siege gelangen aber nur gegen Mannschaften, die nicht an der EM teilnahmen.
İkinci Dünya Savaşı boyunca yedek subay olarak orduda görev aldı.Am Zweiten Weltkrieg nahm er als Reserveoffizier teil.
Daha sonra kendisini suçsuz bulan mahkeme heyetindeki hâkim üyeler ordudan ihraç edildi.Er fragte dabei, ob die Schuldigen in der Armee zur Rechenschaft gezogen würden.
Aynı yıl ordudan emekli oldu.Er schied im gleichen Jahr aus der Armee aus.
Tıp eğitiminden sonra 1843'ten başlayarak orduda doktor olarak çalıştı.Ab 1843 praktizierte er als Arzt.
26 Ekim 2002 yılındaysa ordudan terhis edilmiştir.Am 26. April wurde er durch die Militärregierung entlassen.
Orduda 1916 kışında büyük bir yeniden yapılanma oldu.Eine umfassende Erneuerung des Gebäudes erfolgte 1916.
Daha sonraki dönemlerde orduda filler de kullanılmıştır.In früheren Zeiten wurden auch Elefanten als Tragtiere genutzt.
Ayrıca ordudaki görevinden uzaklaştırılmıştır.Diese wurden vom Dienst in der Armee entbunden.
Haziran ayının ilk iki haftasının bir zamanında, her iki orduda Abrittus muharebesi'nde (en) karşılaştılar.In der ersten Juni-Hälfte 251 trafen beide Armeen bei Abrittus aufeinander.
Orduda günlük maaş piyadeler için 8 pens, süvariler için 2 şilindi.La paie quotidienne standard était de 8 pence pour l'infanterie et de 2 shillings pour la cavalerie.
Eylül 2001 yılında emekliliğini istedi ve ordudan beklenen emeklilik verildi.Le 1er septembre 2001, il demande et obtient sa mise en retraite anticipée de l’armée.
1652 yılında ise Oliver Cromwell’in İrlanda’yı İşgali sırasında orduda hekim olarak görev alır.En 1652, il rejoint l'armée d'Oliver Cromwell en Irlande comme médecin-général.