Ana içeriğe geç
Sözlük

orası ile cümle

orası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.ובהר ציון תהיה פליטה והיה קדש וירשו בית יעקב את מורשיהם׃
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.واما جبل صهيون فتكون عليه نجاة ويكون مقدّسا ويرث بيت يعقوب مواريثهم.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.在 錫 安 山 必 有 逃 脫 的 人 、 那 山 也 必 成 聖 . 雅 各 家 必 得 原 有 的 產 業
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.在 錫安山 必有 逃脫 的 人 、 那 山 也 必 成聖 . 雅各 家 必得 原有 的 產業
Ama orası asıl Çin değil.Ce n'est pas la vraie Chine.
Ama orası asıl Çin değil.Đây không phải là 1 TQ thật sự
Ama orası asıl Çin değil.Es ist nicht das echte China.
Ama orası asıl Çin değil.Ez nem az igazi Kína.
Ama orası asıl Çin değil.Het is niet het echte China.
Ama orası asıl Çin değil.Itu bukanlah Cina yang sesungguhnya.
Ama orası asıl Çin değil.Non è la vera Cina.
Ama orası asıl Çin değil.Nu este adevărata China.
Ama orası asıl Çin değil.Pero no es la verdadera China.
Ama orası asıl Çin değil.To není skutečná Čína.
Ama orası asıl Çin değil.To ni resnična Kitajska.
Ama orası asıl Çin değil.Δεν είναι η αληθινή Κίνα.
Ama orası asıl Çin değil.Това не е истинския Китай.
Ama orası asıl Çin değil.Это ненастоящий Китай.
Ama orası BÖYLE değildi!Ale tam tak nie było.
Ama orası BÖYLE değildi!Ma quel posto non era come questo!
Ama orası BÖYLE değildi!Mas lá não era ASSIM!
Ama orası BÖYLE değildi!Men det var ikke sådan her.
Ama orası BÖYLE değildi!Men det var inte så här där.
Ama orası BÖYLE değildi!Pero no era como ésta.
Ama orası BÖYLE değildi!Siellä ei kyllä ollut tällaista.
Ama orası BÖYLE değildi!Δεν ήταν έτσι, όμως!
Ama orası BÖYLE değildi!Да, но тогда не было ТАКОГО!
Ama orası çok güzel bir yerdi.Ampak bilo je krasno.
Ama orası çok güzel bir yerdi.Bolo tam ale nádherne.
Ama orası çok güzel bir yerdi.Bylo tam opravdu krásně.
Ama orası çok güzel bir yerdi.Dar era frumos acolo.
Ama orası çok güzel bir yerdi.Era hermoso.
Ama orası çok güzel bir yerdi.Het was er prachtig.
Ama orası çok güzel bir yerdi.여러분을 외부 세계와 연결해주는 뇌 수다장이와
Ama orası çok güzel bir yerdi.Ma era bellissimo lì.
Ama orası çok güzel bir yerdi.Mas aquilo era lindo.
Ama orası çok güzel bir yerdi.Men det var smukt der.
Ama orası çok güzel bir yerdi.Mutta siellä oli ihanaa.
Ama orası çok güzel bir yerdi.Ở đó thật đẹp.
Ama orası çok güzel bir yerdi.Ott gyönyörű volt.
Ama orası çok güzel bir yerdi.Tapi di sana begitu indah.
Ama orası çok güzel bir yerdi.Όμως ήταν όμορφα εκεί.
Ama orası çok güzel bir yerdi.А там було прекрасно.
Ama orası çok güzel bir yerdi.Но там беше прекрасно.
Ama orası çok güzel bir yerdi.אבל היה נפלא שם.
Ama orası çok güzel bir yerdi.ولكن كان الأمر جميلاً هناك. تخيل ما هو
Ama orası çok güzel bir yerdi.外の世界と自分をつなぐ 脳のしゃべり声から
Ana enkazda pek yapabilecekleri bir şey yoktu. Orası bayağı -- yapılabilecek bir şey kalmamıştı.Không thể làm gì nhiều trong đống đổ nát chính, mọi thứ quá -- không còn gì để làm cả.
Ana enkazda pek yapabilecekleri bir şey yoktu. Orası bayağı -- yapılabilecek bir şey kalmamıştı.Nemohli toho robiť veľa v tej hlavnej kope trosiek, veci boli jednoducho príliš ... nebolo tam čo robiť.
Ana enkazda pek yapabilecekleri bir şey yoktu. Orası bayağı -- yapılabilecek bir şey kalmamıştı.Nemohli udělat mnoho v hlavních troskách, věci byly příliš -- nezbývalo zde nic k práci.
Ana enkazda pek yapabilecekleri bir şey yoktu. Orası bayağı -- yapılabilecek bir şey kalmamıştı.Nie mogły zrobić wiele w głównym gruzowisku, rzeczy były zbyt -- nie było tam wiele do zrobienia.
Ana enkazda pek yapabilecekleri bir şey yoktu. Orası bayağı -- yapılabilecek bir şey kalmamıştı.No pudieron hacer mucho en la montaña de escombros, todo estaba muy -- no había nada que hacer.
Ana enkazda pek yapabilecekleri bir şey yoktu. Orası bayağı -- yapılabilecek bir şey kalmamıştı.Многого мы этим не добились, там уже просто ничего нельзя было сделать.
Aslında orası Kalküta'da bir dükkandı, ama orası kitapları sevdiğimiz yerdi.Acesta este un magazin în Calcutta, dar e un loc în care ne plac cărţile.
Aslında orası Kalküta'da bir dükkandı, ama orası kitapları sevdiğimiz yerdi.Ali era uma loja em Calcutá É um lugar onde gostamos dos nossos livros.
Aslında orası Kalküta'da bir dükkandı, ama orası kitapları sevdiğimiz yerdi.C'est en fait un magasin à Calcutta, mais c'est un endroit où nous aimons nos livres.
Aslında orası Kalküta'da bir dükkandı, ama orası kitapları sevdiğimiz yerdi.Dat is een winkel in Calcutta, maar het is een plek waar we van boeken houden.
Aslında orası Kalküta'da bir dükkandı, ama orası kitapları sevdiğimiz yerdi.Ez igazából egy kalkuttai bolt, de mi szeretjük a könyveket.
Aslında orası Kalküta'da bir dükkandı, ama orası kitapları sevdiğimiz yerdi.저 사진은 사실 캘커타에 있는 서점입니다만, 어찌됐든 이런 서점에서 많은 책을 읽곤했지요.
Aslında orası Kalküta'da bir dükkandı, ama orası kitapları sevdiğimiz yerdi.Nhà tôi thực sự là một cửa hàng sách ở Calcutta, nhưng đó là nơi với sách của chúng tôi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod