Ana içeriğe geç
Sözlük

orası ile cümle

orası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aslında orası Kalküta'da bir dükkandı, ama orası kitapları sevdiğimiz yerdi.Questo è un negozio a Calcutta, ma è un posto dove i nostri libri ci piacciono.
Aslında orası Kalküta'da bir dükkandı, ama orası kitapları sevdiğimiz yerdi.Toto je sice fotka jednoho obchodu v Kalkatě, ale je to taky místo, kde mají rádi knihy.
Aslında orası Kalküta'da bir dükkandı, ama orası kitapları sevdiğimiz yerdi.To zdjęcie sklepu w Kalkucie. Widać, że bardzo lubimy książki.
Aslında orası Kalküta'da bir dükkandı, ama orası kitapları sevdiğimiz yerdi.Und das ist eigentlich ein Laden in Kalkutta, aber es ist ein Ort, wo wir unsere Bücher lieben.
Aslında orası Kalküta'da bir dükkandı, ama orası kitapları sevdiğimiz yerdi.V skutočnosti je to obchod v Kalkate, ale je to miesto, v ktorom máme radi svoje knihy.
Aslında orası Kalküta'da bir dükkandı, ama orası kitapları sevdiğimiz yerdi.Εδώ βλέπετε ένα κατάστημα στην Καλκούτα, είναι ένας τόπος όπου μας αρέσουν τα βιβλία μας.
Aslında orası Kalküta'da bir dükkandı, ama orası kitapları sevdiğimiz yerdi.И това всъщност е магазин в Калкута, но това е място, където харесваме книгите си.
Aslında orası Kalküta'da bir dükkandı, ama orası kitapları sevdiğimiz yerdi.Это один из магазинов Калькутты, место, где любят книги.
Aslında orası Kalküta'da bir dükkandı, ama orası kitapları sevdiğimiz yerdi.וזה למעשה חנות בקולקטה, אבל זה מקום בו אנחנו אוהבים את הספרים שלנו.
Aslında orası Kalküta'da bir dükkandı, ama orası kitapları sevdiğimiz yerdi.وذلك في الواقع متجر في كالكتا ولكنه مكان فيه احببنا كتبنا
Aslında orası Kalküta'da bir dükkandı, ama orası kitapları sevdiğimiz yerdi.皆 私たちの本が好きでした 実際 今ではそのうちの38000冊を持っています
- Belki bu taraftadır. - Hayır, orası çıkmaz sokak.- Ei, se on umpikuja.
- Belki bu taraftadır. - Hayır, orası çıkmaz sokak.Misschien langs hier.
Benim bilmek istediğim yer orası.Buddhának hívják.
Benim bilmek istediğim yer orası.C'est l'endroit que je veux connaitre.
Benim bilmek istediğim yer orası.Este es el lugar que quiero conocer.
Benim bilmek istediğim yer orası.Questo è il posto che voglio conoscere,
Benim bilmek istediğim yer orası.Se on tila, jonka haluan tuntea.
Benim bilmek istediğim yer orası.Toto je místo, které chci poznat.
Ben orasını bilmem.- A znajdziemy go.
Ben orasını bilmem. Ben Teksaslıyım.At jeg voksede op uden rindende vand betyder ikke at ...jeg er enkel General.
Ben orasını bilmem. Ben Teksaslıyım.Io nu ştiu de astea...sunt din Texas.
Ben orasını bilmem. Ben Teksaslıyım.Nevěděl jsem o tom Texase.
Ben orasını bilmem. Ben Teksaslıyım.- Nevedel som o tom Texase.
Ben orasını bilmem. Ben Teksaslıyım.Tega v Teksasu nisem mogel vedeti.
Ben orasını bilmem. Ben Teksaslıyım.אין לי מושג על מה אתה מדבר .אני מטקסס
Ben orasını bilmem. Ben Teksaslıyım.أنظر الى كل هذا؟ انه ببساطة اعداد للمستقبل.
Ben orasını bilmem.Näetkö kaiken tämän?
Ben orasını bilmem.Pues yo no sabría decirle.
Ben orasını bilmem.Δεν ξέρω τι να σας πω γι' αυτό.
Ben orasını bilmem.Добре, но не зная нищо за това.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.Amikor kicsit beljebb mentünk, voltak olyan alagutak... amikben teljesen vaksötét volt.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.När vi fick i form av lite längre, det fanns stora delar av tunnlar som var absolut, absolut kolsvart.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.Toen we wat verder kwamen, waren er hele secties van tunnels... die absoluut pikzwart waren.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.W miarę jak szliśmy dalej coraz więcej było korytarzy gdzie panowała absolutna, absolutna ciemność.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.Μόλις προχωρήσαμε λίγο παρακάτω, υπήρχαν ολόκληρα τμήματα από σήραγγες ήταν κυριολεκτικά, πίσσα στο σκοτάδι.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.Када смо ушли мало дубље, тамо се налазило мноштво тунела. који су били тотално мрачни.
Bir çoğunuz oraya gitti. Ama orası asıl Çin değil.여러분 중 많은 분들이 그 곳에 가보셨을 것입니다. 이것은 진짜 중국이 아닙니다.
Bir çoğunuz oraya gitti. Ama orası asıl Çin değil.Może byliście tam, ale to nie są prawdziwe Chiny.
Bir çoğunuz oraya gitti. Ama orası asıl Çin değil.רבים מכם היו שם. זו לא סין האמיתית.
Bir çoğunuz oraya gitti. Ama orası asıl Çin değil.العديد منكم زارها. ليست الصين الحقيقية.
Bir çoğunuz oraya gitti. Ama orası asıl Çin değil.本物の中国にお連れしましょう
Bir odaya girdik ve orası benim gibi insanlarla doluydu.Chúng tôi bước vào căn phòng có toàn những người như tôi.
Bir odaya girdik ve orası benim gibi insanlarla doluydu.Entramos a esta habitación y estaba llena de gente como yo.
Bir odaya girdik ve orası benim gibi insanlarla doluydu.Entravamo in quella stanza ed era piena di gente come me.
Bir odaya girdik ve orası benim gibi insanlarla doluydu.Kami berjalan masuk ke dalam ruangan dan ruangan itu penuh dengan orang-orang seperti saya.
Bir odaya girdik ve orası benim gibi insanlarla doluydu. Kıpır kıpır insanlarla.Bementünk egy szobába, és tele volt olyan emberekkel, mint én, akik nem tudnak nyugton ülni.
Bir odaya girdik ve orası benim gibi insanlarla doluydu. Kıpır kıpır insanlarla.Мы вошли в комнату, где были похожие на меня люди — никто не мог спокойно сидеть.
Bir odaya girdik ve orası benim gibi insanlarla doluydu.저 같은 사람들이 있는 교실에 들어 갔는데,
Bir odaya girdik ve orası benim gibi insanlarla doluydu.Menimme huoneeseen, joka oli täynnä kaltaisiani ihmisiä.
Bir odaya girdik ve orası benim gibi insanlarla doluydu.Nous avancions dans cette pièce remplie de gens comme moi.
Bir odaya girdik ve orası benim gibi insanlarla doluydu.Vešli jsme do sálu, který byl plný
Bir odaya girdik ve orası benim gibi insanlarla doluydu.Vi gick in i detta rum och det var fullt av människor som mig.
Bir odaya girdik ve orası benim gibi insanlarla doluydu.Vi kom ind i det her lokale, og det var fyldt med folk som mig.
Bir odaya girdik ve orası benim gibi insanlarla doluydu.Vstopili sva v neko sobo in bila je polna
Bir odaya girdik ve orası benim gibi insanlarla doluydu.Vstúpili sme do tej miestnosti plnej ľudí ako ja.
Bir odaya girdik ve orası benim gibi insanlarla doluydu.We liepen een ruimte in vol mensen zoals ik.
Bir odaya girdik ve orası benim gibi insanlarla doluydu.Weszłyśmy do pomieszczenia, pełnego ludzi takich jak ja.
Bir odaya girdik ve orası benim gibi insanlarla doluydu.Μπήκαμε στο δωμάτιο και ήταν γεμάτο με ανθρώπους σαν κι εμένα.
Bir odaya girdik ve orası benim gibi insanlarla doluydu.Влязохме в залата и беше пълно с хора като мен.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod