Ana içeriğe geç
Sözlük

orantılı ile cümle

orantılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Burada cezanın orantılı, amaca uygun ve gerekli olması gereklidir.Predmet ugovorne obveze (činidba) mora biti objektivno moguća, odrediva i pravno dopuštena.
Bu Aristo’nun düşme hızının oranının maddenin yoğunluğuna orantılı olduğunu ortaya çıkarmasına yardımcı oldu.Dokaz je pobio Aristotelovu tvrdnju o bržem padu težeg tijela.
Yaylara uygulanan kuvvet arttıkça, yayın uzama miktarı da orantılı bir şekilde artar.Keďže ju nie je možné ďalej zväčšiť, používa sa škálovanie násobením maximálnej veľkosti okna.
Aynı zamanda hava yoğunluğu ile de ters orantılıdır.Prav tako je nesmiselno zbijati visoko temperaturo.
İmgeler, kullanılan ağaçlarla orantılı olmalıdır.Strma območja so obdelovali s pomočjo teras.
İmgeler, kullanılan ağaçlarla orantılı olmalıdır.Galūnės pritaikytos lapioti medžiais.
Darbenin enerjisinin büyüklüğü hız farkının karesi ile orantılı olarak artar.Biodujų energinė vertė tiesiogiai susijusi su metano koncentracija.
Kuvvetler, hızın karesi ile orantılıdır.Jėgos dydis yra proporcingas karuselės greičiui ir jūsų polinkiui.
Bunlar esîr çekimini yerçekimsel kütle ile doğru orantılı olduğunu varsaydılar.Kaheldi, kas ollakse valmis astuma kvalitatiivselt kõrgemale astmele.
Aslında kullandığı ATP kullandığı NADPH ile ters orantılı.사실은 ATP와 NADPH는 이용하는 것이
Aslında kullandığı ATP kullandığı NADPH ile ters orantılı.불균등해요.
Basınç çarpı hacmin, sistemin toplam kinetik enerjisi ile orantılı olduğunu söylemiştik. -אמרנו שלחץ כפול נפח הוא פורפוציוני לאנרגיה הקינטית של המערכת - לסה"כ, אם ניקח את כל
Basınç, hacimle ters orantılı olmalı, bu nedenle iki tarafı da birbiriyle çarpıyoruz.Ciśnienie powinno być odwrotnie proporcjonalne do objętości i to dlatego mnożymy obie strony przez siebie.
Basınç, hacimle ters orantılı olmalı, bu nedenle iki tarafı da birbiriyle çarpıyoruz.Das Druck inverse proportional zum Volumen Band und warum sind Sie beide Seiten miteinander multiplizieren.
Basınç, hacimle ters orantılı olmalı, bu nedenle iki tarafı da birbiriyle çarpıyoruz.Dat druk moet inverse aan volume en dat heeft Waarom bent u te vermenigvuldigen van beide kanten met elkaar.
Basınç, hacimle ters orantılı olmalı, bu nedenle iki tarafı da birbiriyle çarpıyoruz.Que la presión debería ser inversa al volumen y que por eso estamos multiplicando ambos lados por cada uno.
Basınç, hacimle ters orantılı olmalı, bu nedenle iki tarafı da birbiriyle çarpıyoruz.Že tlak by měl být opačný k objemu a to je proč násobíme obě strany samy sebou.
Basınç, parçacık sayısı ve sıcaklıkla orantılı olmalı.Albo to ciśnienie powinno być proporcjonalne do liczby cząsteczek i temperatury.
Basınç, parçacık sayısı ve sıcaklıkla orantılı olmalı.Nebo tlak by měl být úměrný počtu částic a teplotě.
Basınç, parçacık sayısı ve sıcaklıkla orantılı olmalı.Oder diesem Druck sollte proportional zu der Anzahl der Partikel und die Temperatur.
Basınç, parçacık sayısı ve sıcaklıkla orantılı olmalı.Of die druk zou moeten zijn evenredig aan het aantal deeltjes en de temperatuur.
Basınç, parçacık sayısı ve sıcaklıkla orantılı olmalı.O que la presión debería ser proporcional al número de partículas y la temperatura.
Belki doğru orantılılar, belki ters orantılı, belki de ikisi de değiller. Bunu biraz inceleyelim.Така, че нека да разгледаме малко по-подробно.
Belki doğru orantılılar, belki ters orantılı, belki de ikisi de değiller.혹은 반비례해서 변하는지 보는 것입니다. 둘 다 아닐 수도 있겠죠.
Belki doğru orantılılar, belki ters orantılı, belki de ikisi de değiller.اي اذا كانت تختلف بشكل مباشر او ربما تختلف عكسياً او ربما لا هذا ولا ذاك
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu.Aku mengamati yang proporsional massal nya.
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu.Am chestionate lui bine proportionat în vrac.
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu.Én megkérdezett ő arányos ömlesztve.
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu.Eu examinei o seu maior bem proporcionado.
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu. "Her neyse," dedim, "Ben yardım edebilmek sana ne görebilirsiniz.그 균형이 잘 잡힌 일괄 조사. "어쨌든,"나는 말했다, "제가 도울 수 있어요
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu. "Her neyse," dedim, "Ben yardım edebilmek sana ne görebilirsiniz.סקרתי בתפזורת פרופורציונליות שלו. "בכל מקרה," אמרתי, "אני יכול לעזור
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu. "Her neyse," dedim, "Ben yardım edebilmek sana ne görebilirsiniz.الاستطلاع الأول له وإنسيابي السائبة. "وعلى أية حال ،" قلت ، "أنا قادرة على المساعدة
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu. "Her neyse," dedim, "Ben yardım edebilmek sana ne görebilirsiniz.何私はあなたのことを見ることができます。私は以上のことをするつもりはありません。"
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu.Ho esaminato il suo ben proporzionata alla rinfusa.
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu.I ankietowanych jego dobrze zachowanych proporcjach i luzem.
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu.Ich betrachtete seine wohlproportionierte Masse.
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu.Ik ondervraagden zijn goed geproportioneerd bulk.
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu.I που ρωτήθηκαν καλά-καθορισμένο όγκο του.
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu.Jag tillfrågade hans välproportionerad bulk.
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu.J'ai étudié son bien proportionné en vrac.
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu.Jaz anketiranih njegovo dobro razmerij v razsutem stanju.
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu.Jeg undersøgte hans velproportionerede bulk.
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu.Me contempló su bien proporcionado a granel.
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu.Olen katsastettu hänen sopusuhtainen irtotavarana.
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu.Prezrel som mu dobre urastený hromadne.
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu.Prohlédl jsem mu dobře urostlý hromadně.
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu.Tôi khảo sát số lượng lớn cân đối của mình.
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu.Оглеждах добре сложен насипни товари.
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu.Я опитаних його стрункий навалом.
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu.Я опрошенных его стройный навалом.
Bir cep telefonunu her kullandığınızda, ses ya da veri için... ...hizmetlerle orantılı bir ücret ödersiniz.¿Cuál ejemplo tenemos de empresas que cobran de acuerdo con el uso?
Bir cep telefonunu her kullandığınızda, ses ya da veri için... ...hizmetlerle orantılı bir ücret ödersiniz.휴대폰이죠 통화든 데이터든 휴대폰을 쓸 때마다 이용한 서비스에 비례해 요금을 내는 겁니다
Bir cep telefonunu her kullandığınızda, ses ya da veri için... ...hizmetlerle orantılı bir ücret ödersiniz.Ви використовуєте свій стільниковий телефон, або для передачі голосу або даних
Bir cep telefonunu her kullandığınızda, ses ya da veri için... ...hizmetlerle orantılı bir ücret ödersiniz.تستخدم هاتفك النقال، سواء للمكالمات أو البيانات أن تدفع رسوم تتناسب مع الخدمة،
Bir cep telefonunu her kullandığınızda, ses ya da veri için... ...hizmetlerle orantılı bir ücret ödersiniz.顧客はサービスの利用量に応じて対価を支払います もしあなたがWebの開発者であるなら
Bir ressam, 2 tane birbirine orantılı üçgensel resim çizmek istiyor.Een abstracte kunstenaar wilt twee proportionele tekeningen maken
Bir ressam, 2 tane birbirine orantılı üçgensel resim çizmek istiyor.يريد فنان تجريدي انشاء رسمتان مناسبتان
Bu cisim için alınan yol, zamanla doğru orantılıdır.이 특정한 물체에 대하여 거리는 이동한 시간의 양에 정비례합니다
Bu cisim için alınan yol, zamanla doğru orantılıdır."t" je doba pohybu tohoto objektu.
Bu cisim için alınan yol, zamanla doğru orantılıdır.Відстань безпосередньо залежить від часу, за який певний тіло проходить певну відстань.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod