Ana içeriğe geç
Sözlük

oranla ile cümle

oranla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Farklı yiyecekler açlık barını farklı oranlarda doldurur.In der Folge litten verschiedene Teile Gabuns unter Hungersnöten.
Kadın başına 1.5 çocuk düşer ve bu dünyanın en düşük oranlarından biridir.Die Fertilitätsrate ist eine der niedrigsten der Welt und liegt bei nur 1,25 Kinder pro Frau.
Kaynak izleme hataları şizofren bireyler arasında sağlıklı kişilere oranla daha sıklıkla görülmektedir.Die schizotype Störung findet sich häufiger bei Personen mit manifest schizophren Erkrankten in der Familie.
Bazı devlet teşebbüsleri özelleştirildi ve bazı vergi oranları değiştirildi.Verschiedene Steuern wurden angehoben und der öffentliche Dienst wurde reformiert.
Bölgenin ekonomisi diğer Slovak bölgelere oranla daha fazla tarıma dayalıdır.Generell ist die Republik weniger industrialisiert als andere Regionen Russlands.
Fakat Fethiye'nin iklimine oranla bir farklılık içerir.Doch Elises Flammentod hat in ihm etwas verändert.
Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de doğum oranları azalmaktadır.Deshalb müssten die Geburtenzahlen auch in Industriestaaten sinken.
Sivil ölüm oranı II. Dünya Savaşı'ndan bu yana meydana gelen savaşlar arasında en yüksek oranlardan biridir.Le nombre de victimes civiles est l'un des plus élevés de toutes guerres, depuis la Seconde Guerre mondiale.
Kadın başına 1.5 çocuk düşer ve bu dünyanın en düşük oranlarından biridir.1,15 enfant par femme en 2010, l'un des plus bas au monde.
Hastalık genellikle bir hafta kadar sürer ancak ölüm oranları oldukça yüksektir.La maladie dure environ une semaine et est rarement mortelle.
Hem etçil hem de otçuldurlar.Erkeklerin üst yüzgeçleri dişiye oranla daha uzun, sivridir.Les antennes du mâle sont plus longues et pectinées que celles de la femelle (qui sont en dents de scie).
Son 20 seneden beri Kuzey Amerika’da diyabet oranları devamlı artmaktadır.En Amérique du Nord, les populations n'ont cessé de croître pendant les 20 dernières années.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Les non-fumeurs sont environ deux fois plus atteints que les fumeurs de cigarette, sans explication trouvée.
Farklı malların değişiminde değişim oranları para ile belirlenir.Avec l'échange des biens vint l'échange des idées.
Söz konusu etnik grupların nüfus oranları tam olarak bilinmemektedir.Les proportions des groupes ethniques de la province ne sont pas connues avec précision.
Seçim katılım oranı ise bu sefer %36,64 oranla oldukça düşük olmuştur.À noter la faible participation pour ce scrutin, avec 36,48 %.
Erkeklerde ve kadınlarda hemen hemen aynı oranlarda görülür.On trouve parmi eux des hommes et des femmes de toutes conditions.
İşsizlik ve intihar oranları da düşüktür.Le chômage et la criminalité explosent.
On iki ülke, %80’den daha yüksek oranlara sahiptir.Finalement, 12 % des forêts ont plus de 80 ans.
24. enlemin kuzeyinde kalan bölümler, kış aylarında diğer bölgelere oranla daha soğuk olur.Au nord du 24e parallèle connaissent des températures plus froides pendant les mois d'hiver.
Bu dönemde işsizlik oranları da giderek arttı.Les effectifs s'accroissent aussi au cours de cette période.
Köyde üniversite okumuş insan sayısı nüfusuna oranla fazladır.La population comporte, par rapport à la moyenne municipale, plus d’étudiants.
Bu oranlar anne yaşı ile direkt olarak ilgilidir.Cette incidence s’accroît avec l'âge de la mère.
Kadınlarda erkeklere oranla 4 kat daha yaygın rastlanır.Les femelles sont 4 fois plus nombreuses que les mâles.
1/72, 1/48 ve 1/32 gibi standart oranları mevcuttur.Les échelles les plus fréquentes sont le 1/72, 1/48 et le 1/35.
Büyük oranla Tekirdağ il sınırları içindedir.On les conduit ensuite dans d'immenses baraquements.
Bu konformal hallerin oranları termal eşitliklerle belirlenir.Le poids respectif de ces entités indique le degré relatif d’automatisation.
2012 yılında Çek hükümeti KDV oranlarını arttırdı.En août 2012, le gouvernement annonce le relèvement du plafond du LDD.
Ağırlığına oranla bu kuş türü en yüksek sesle şakıyan kuşlardan biridir.Comme dit plus haut cet oiseau est capable de voler.
Alkol oranları genelde %6,0'nın altındadır.Son volume d'alcool est de 6,2 %.
Kız çocuklarında erkek çocuklarına oranla üç katı fazladır.Elle est trois fois plus fréquente chez les garçons que chez les filles.
Kentsel alanlarda doğum oranları, kırsal alanlardan daha düşüktür.Les personnes du milieu urbain migrent moins que celles du milieu rural.
Fakat "'… her geçen gün isabet oranları artmaktadır."Chaque jour supplémentaire a des conséquences terribles ».
Verilen oy oranları 3 adayın toplam oy oranıdır.Un électeur ne peut cumuler que 3 voix maximum.
Amy, Shane'e oranla daha zayıf bir karakterdi.Elle semblait avoir un faible pour Maxime.
Fındık üretimi, geçmiş yıllara oranla giderek artmaktadır.La Suva ne cesse de croître au fil des ans.
Üç sezon süren dizi, daha sonra izlenme oranlarının düşmesi nedeniyle yayından kaldırıldı.Au bout de trois jours la sonde s'éteint après avoir épuisé sa batterie.
SHD'ler RHD'lere oranla daha yüksektir.Nous savons seulement que les Huns multiplient les razzias.
Yahudi ve Hristiyanların ödediği vergi Müslümanlara oranla 5 katı fazlaydı.La tasa de impuestos para judíos y cristianos fue 5 veces mayor que para los musulmanes.
Aşağıdaki tablo, SDTV video sinyallerinin çeşitli türleri için piksel çerçeve oranlarını özetlemektedir.La tabla inferior resume las relaciones de aspecto de píxel para varios tipos de señal de televisión SDTV.
Bunun en temel örneği satış ve airplay oranları olacaktır.La clasificación se determina con las ventas y el airplay entre otros.
Eşcinsel erkeklerse hem maskülenleşmiş hem de feminenleşmiş oranlar göstermektedir.Muestran un marcado dimorfismo sexual entre los machos y las hembras.
Kadın başına 1.5 çocuk düşer ve bu dünyanın en düşük oranlarından biridir.La tasa de fertilidad es de 1.5 hijos por mujer, uno de los más bajos en el mundo.
Pek çok yeni araç, bu oranlardaki karışımlarda güvenle çalışabilirler.La mayoría de coches modernos pueden funcionar con estas mezclas sin ningún problema.
Farklı ülkelerin çok farklı seçmen katılım oranları vardır.Diferentes países muestran diferentes niveles de participación electoral.
Pazarlarda fiyatlar marketlere oranla %30-40 daha ucuzdur.Las mercancías están distribuidas como en las tiendas de los adultos, pero los precios son un 30-40% inferior.
Bir eşiğe yakın değerlerdeki uyaranlar, durumların bazı oranları ile saptanabilir.Otras son venenosas (ranas de dardo venenosas) y muestran una coloración de advertencia.
Utah Jazz ve Chicago Bulls ligin normal sezonunu aynı oranla, 62-20 ile, kapattı.Utah Jazz y Chicago Bulls lideraron la liga con el mismo balance; 62-20.
Yüzde 70'in üzerindeki oranlar yüksek oran olarak nitelendirilir.Es genial que estén apuntado a un 70%.
Fakat "'… her geçen gün isabet oranları artmaktadır."Para mí lo extraordinario amanece todos los días”.
24. enlemin kuzeyinde kalan bölümler, kış aylarında diğer bölgelere oranla daha soğuk olur.La tierra al norte del paralelo veinticuatro experimenta temperaturas más bajas durante los meses de invierno.
Diğer cezaları ise belirli oranlarda azalttı.De todos modos, los sueldos mínimos son recomendados bajo circunstancias especiales.
Blackman güçlü oyun motorlarından ilk oyuna oranla daha iyi yararlanıldığını sezdi.Blackman siente que el segundo juego toma mejor ventaja del poderoso motor que tenía el primer juego.
Kentsel alanlarda doğum oranları, kırsal alanlardan daha düşüktür.Los nacidos en las ciudades son menos migrantes que los nacidos en el medio rural.
On iki ülke, %80’den daha yüksek oranlara sahiptir.Existen 12 grupos étnicos, entre ellos los que representan el 80%.
Ama artık her gece cevabımızı gittikçe artan oranlarda veriyoruz.Encuentro nuevas formas para mejorar mi voz todos los días.
Bu da dağıtım kanallarda düşük kullanım oranlarına sebep olur.Esto también dirige a una utilización baja del canal de distribución.
İşsizlik ve intihar oranları da düşüktür.El desempleo se asocia a suicidio.
2005-06 sezonunda ise, bir önceki yıla oranla iyi bir performans sergileyemedi ve ligi 16. sırada tamamladı.En el torneo Apertura del año 1999, no logra hacer una buena campaña, y finaliza en 16° lugar.
Rusya çok düşük borç-GSYİH oranı ile, dünyanın en düşük oranlardan birine sahiptir.Rusia está entre los países con menos deuda respecto al PIB del mundo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod