Ana içeriğe geç
Sözlük

oranla ile cümle

oranla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Lockheed Martin, savunma sanayisinin dünya çapında (gelire oranla) en büyük yüklenicisidir .Lockheed Martin es el Paroxismo del poder del lobby de la industria de Defensa.
Onaylama anında geçerli bahis oranları bilet üzerinde belirtilmektedir.Instantáneo: Las prestaciones pactadas serán otorgadas en una sola emisión.
Bu seçime katılım %85,03 oranlarında gerçekleşmişti.La abstención para esa elección fue de 53,8%.
Gördes seccadelerine oranla daha kısa ancak daha enli olan mihraplı küçük seccadelerdir.Subirá (flotará) solo si su densidad es menor que la del fluido.
Yerkabuğunda diğer minerallere oranla daha fazla bulunmadıkları sanıldığından dolayı bu ismi almışlardır.Lo que estamos pidiendo es que entreguen nuestros minerales porque no vinieron con ningún mineral.
Farklı yiyecekler açlık barını farklı oranlarda doldurur.Diferentes animales ponen huevos coloreados de distintas maneras.
Farklı malların değişiminde değişim oranları para ile belirlenir.En el mundo de la banca, las tasas de cambio pueden cambiar en milisegundos.
Kadınlar erkeklere oranla hiponatremiye karşı daha hassastırlar.Las mujeres parecen ser más afectadas por el Zumbido que los hombres.
Oranlar, maçlar oynanıncaya kadar değişebilir.Las armas se pueden cambiar durante el juego.
Tril ve tremololar bakımından diğer üflemeli çalgılara göre oranla daha kısıtlıdır.Los sedimentos triásicos y jurásicos tienen, por el contrario, un espesor menor.
Metil menekşeleri suda ve etanolde ayrı ayrı oranlarda çözünür.El examen se repite individualmente y por separado en cada fosa nasal.
Kadınlarda görülme sıklığı erkeklere oranla iki katıdır.Las mujeres la padecen con el doble de frecuencia que los varones.
Küçük bir kafası vardı ve beyni vücuduna oranla oldukça ufaktı.Su cráneo era corto y tenía una cavidad cerebral relativamente grande.
Oranlar: Önden bakıldığında boş oval şekildedir.Exteriores: en cualquier lugar al que se mire, se ven carteles vacíos.
Fakat hangi mallara, ne oranda vergi uygulanacağı yerel kralların belirlediği oranlardı.Pero sí a requisamientos e impuestos por quién gobernase la zona en cada momento.
Söz konusu etnik grupların nüfus oranları tam olarak bilinmemektedir.En cuanto a sus pobladores no se sabe nada sobre su composición étnica.
Ülkede enflasyon ve işsizlik oranları son derece düşüktür.Los índice de pobreza y de desempleo disminuyeron notoriamente.
Enfeksiyon oranlarının çok yüksek olduğu ülkeler, Mısır (22%), Pakistan (4.8%) and Çin’dir (3.2%).Paesi con alto tasso di infezioni includono: Egitto (22%), Pakistan (4,8%) e Cina (3,2%).
Ölüm oranları 1970'ler ve 2000'ler arasında azalmıştır.I tassi di mortalità sono diminuiti tra il 1970 e il 2000.
Hem etçil hem de otçuldurlar.Erkeklerin üst yüzgeçleri dişiye oranla daha uzun, sivridir.Le femmine possiedono segni e ornamenti più marcati di quelli dei maschi.
Fakat belirli hayati olaylar diğer anılara oranla daha net ve öncelikli anılar olabilirler.Tuttavia, alcuni eventi della vita possono causare ricordi precedenti e più vividi rispetto ad altri.
İşsizlik oranlarının ülkelere göre listesi.Questa è una lista di paesi per tasso di disoccupazione.
Gut oranları 1990-2010 yılları arasında neredeyse iki katına çıkmıştır.I tassi d'incidenza della malattia sono quasi raddoppiati tra il 1990 e il 2010.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.I tassi di emicrania sono leggermente più bassi in Asia e in Africa rispetto ai paesi occidentali.
IPA (India Pale Ale), diğer biralara oranla daha yüksek miktarda şerbetçiotu içeren bir bira çeşitidir.India Pale Ale (abbreviata in IPA) è un tipo di birra appartenente alla più ampia categoria delle pale ale.
Dolayısıyla, görece ve göreli hiçbir varlık Mutlak'la kıyaslanamaz, oranlanamaz.Nessun approfondimento e nessun confronto parve allora possibile...
Ülkede enflasyon ve işsizlik oranları son derece düşüktür.Gli indici di povertà e di disoccupazione calarono notevolmente.
Artan çocuk ve bebek ölüm oranları bunun acı bir göstergesidir.L'uccisione di donne e fanciulli si dimostrò un grave errore.
Erkeklerde ve kadınlarda hemen hemen aynı oranlarda görülür.I maschi e le femmine sono colpiti circa in ugual modo.
Radyum'a oranla 150 kat daha radyoaktif olan aktinyum, uygulamada nötron kaynağı olarak kullanılır.La sua radioattività, 150 volte più intensa di quella del radio lo rende una potente fonte di neutroni.
Akciğere oranla küçük kalan kalbe dikkat ediniz.Si notino le ridotte dimensioni del cuore in confronto a quelle dei polmoni.
Ek olarak, kadınlar erkeklere oranla tütünün zararlarına karşı daha büyük hassasiyet gösterirler.Inoltre, le donne risultano essere più suscettibili agli effetti nocivi del fumo rispetto agli uomini.
Son derece güvenli bir yerdir, suç oranları çok düşüktür.La sicurezza è elevatissima e gli incidenti sono molto rari.
Eyalette vergi oranları oldukça düşüktür.Tuttavia, i finanziamenti da parte dello stato sono molto ridotti.
Bu oranlara rağmen hâlâ daha nüfusun dörtte biri tarım sektöründe çalışmaktadır.Circa un quarto della popolazione lavora nel settore dell'agricoltura.
1945'ten günümüze kadar hâlâ artan ve azalan oranlarda göçler yaşanmaktadır.Solo dal 1945 in Italia sarà effettivo e stabile.
Batı Konferans finalindeki rakibi Kansas City Kings de 40-42'lik oranla Konferans finaline çıkmıştı.I Kansas City Kings arrivarono secondi nella Midwest Division della Western Conference con un record di 40-42.
Alkol oranları genelde %6,0'nın altındadır.Il suo volume d'alcool è pari al 6,2%.
Resmi açıklamalar gerçek işsizlik oranlarını göstermemektedir.La spiegazione ufficiale non fu ritenuta sodisfacente dagli ufologi.
Referandum soruları sırasıyla %87, %79, %87 ve %82 oranlarıyla kabul edilmiştir.Tuttavia al momento della firma dell'ultimo contratto, le quote furono il 37%, 29%, 20% e 14%.
A.B.D — ABD'de eski ale biralar genellikle yüksek oranlarda alkol içermektedir.Negli Stati Uniti, singole confezioni di bevande sono in genere misurate in once fluide.
Yıllık yağış oranı eskiye oranla her yıl azalan bir grafik çizmektedir.Produce circa un'immagine all'anno curandone ogni minimo dettaglio.
Av hayvanlarına ait kemik buluntuları, evcilleştirilmiş türlere oranla daha azdır.Il loro valore come animali da pelliccia è relativamente bassa.
Kaplumbağaların başı vücutlarına oranla çok ufaktır.La sua maledizione è l'avere delle piccole corna in testa.
Ayrıca, gündüz ve gece geç saatlerdeki izleme oranlar günlükte düşük gösterilmektedir.Uno o due minuti di silenzio vengono anche osservati durante le funzioni religiose nella giornata.
Bu oranlar beş yaş altı çocuklarda ve 75 yaş üstü erişkinlerde daha yüksektir.I casi sono più frequenti nei bambini con meno di cinque anni e negli adulti con un'età superiore ai 75.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Il rischio aumenta nei fumatori di otto volte rispetto ai non fumatori.
Söz konusu etnik grupların nüfus oranları tam olarak bilinmemektedir.La consistenza demografica dei sentinelesi non è nota con esattezza.
Ülke genelinde suç oranları yüksek düzeyde seyretmektedir.La criminalità in Sud Africa è caratterizzata da alti livelli di violenza.
Bunun sonucu olarak, metallerin oranları yıldızın yaşı hakkında gösterge olabilir.La metallicità di un oggetto può fornire indicazioni sulla sua età.
Oranlar Batı Avrupa ve ABD'de de artmaktadır.Si trova sia sul lato europeo che su quello americano.
Normal alkol alımının üzerinde, uzun süre boyunca yüksek oranlarda alkol alımı gerçekleşir.Valo è stato un regolare consumatore di alcol per gran parte della sua vita.
İhracat oranları, her yıl ülkelerden gelen rakamların güncellenmesi ile açıklanır.La panoramica qui a lato mostra il numero di abitanti per anno.
Yahudi ve Hristiyanların ödediği vergi Müslümanlara oranla 5 katı fazlaydı.Величина налога для евреев и христиан была в 5 раз больше, чем для мусульман.
Bu oran, bir önceki bölüme oranla bir miktar daha azdır.О ранних годах Минина известно мало.
Deklarasyon, kapitalizmin "yıkıcı ekonomik buhranlar ve yüksek işsizlik oranları" demek olduğunu ilan etti.В ней заявлено, что капитализм совпал с «разрушительными кризисами и массовой безработицей».
Rus lehçeleri birbirlerine oranla farklılık gösterir.Эти аллофоны русские не различают на слух.
Nüfusu ise diğerlerine oranla daha azdır.Семанги из них — самые малочисленные.
Eyalette vergi oranları oldukça düşüktür.Налоги в государстве были очень низкие.
Anayasa değişiklikleri %58 oranla kabul edildi, Hayır oyları %42 de kaldı.58 процентов голосовавших поддержало введение поправок, 42 % высказались против.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod