Enfeksiyon oranlarının çok yüksek olduğu ülkeler, Mısır (22%), Pakistan (4.8%) and Çin’dir (3.2%).Negara dengan angka infeksi yang sangat tinggi meliputi Mesir (22%), Pakistan (4,8%) dan Cina (3,2%).
Bazı devlet teşebbüsleri özelleştirildi ve bazı vergi oranları değiştirildi.Beberapa perusahaan negara diprivatisasi dan beberapa tarif pajak diubah.
Asya ve Afrika’daki bazı ülkelerde enfeksiyon oranları daha yüksektir.Angka infeksi lebih tinggi di beberapa negara di Afrika dan Asia.
Katlı oranlar yasasını bulmuştur.Akan tetapi, mereka menemukan benteng itu dalam keadaan kosong.
Ancak, Devlet Kartel Teorisi işlevseciliğe oranla, uluslararası örgüt teorisine daha çok odaklanır.Berbeda dengan fungsionalisme, teori kartel negara lebih berfokus pada teori organisasi internasional.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Orang-orang yang merokok memiliki risiko dua kali lebih besar terkena TB dibandingkan yang tidak merokok.
Devrimin ardından, ölüm oranları artınca, şehir dışında mezarlık alanları yaratıldı.Setelah wafat, jasad Datuk Karama dimakamkan di Kampung Lere, Palu (Kota Palu sekarang).
Cheonan, 20. yüzyılın ilk yarısında günümüze oranla daha küçük bir kasabaydı.Cheonan adalah sebuah kota yang relatif kecil untuk sebagian besar paruh awal abad ke-20.
Bu yaklaşık %40 gibi bir oranla hastane enfeksiyonlarının en yaygın sebebidir.Ini adalah penyebab paling umum dari infeksi yang didapatkan di rumah sakit yakni sekitar 40%.
Lockheed Martin, savunma sanayisinin dünya çapında (gelire oranla) en büyük yüklenicisidir .Lockheed Martin adalah sebuah kontraktor pertahanan utama.
İşsizlik oranlarının ülkelere göre listesi.Berikut adalah daftar negara menurut tingkat pengangguran.
Sivil ölüm oranı II. Dünya Savaşı'ndan bu yana meydana gelen savaşlar arasında en yüksek oranlardan biridir.Jumlah kematian dalam perang ini merupakan salah satu yang terbesar setelah Perang Dunia II.
Gut oranları 1990-2010 yılları arasında neredeyse iki katına çıkmıştır.Kenaikan jumlah penderita pirai meningkat hampir dua kali lipat antara tahun 1990 dan 2010.
Fakat "'… her geçen gün isabet oranları artmaktadır."Setiap hari, cuacanya selalu cerah."
Ölüm oranları 1970'ler ve 2000'ler arasında azalmıştır.Kematian antara tahun 1970-an hingga 2000-an sudah mengalami penurunan.
Bazıları diğerlerine oranla daha zorlayıcı olabilir.Beberapa individunya bisa jadi lebih agresif daripada yang lainnya.
Yüzde oranlar Batı Almanya'dan Doğuya doğru %6.2 ile %12.7 arasında değişmektedir.Persentase ini bervariasi mulai 6,2% di kawasan bekas Jerman Barat sampai 12,7% di kawasan bekas Jerman Timur.
Seçim katılım oranı ise bu sefer %36,64 oranla oldukça düşük olmuştur.Ia berhasil memenangkan pemilihan tersebut dengan persentase suara sebesar 36,62%.
Bunlar arasında sigara içme oranlarını azaltmak ve iç/dış hava kalitesini yükseltmek gösterilebilir.Hal ini termasuk upaya untuk mengurangi rokok dan memperbaiki kualitas udara di dalam dan luar ruangan.
Ana madde: Hidrojen-1 1H hidrojenin 99,98% oranla en yaygın bulunan izotopudur.1H adalah isotop hidrogen yang paling melimpah, memiliki persentase 99.98% dari jumlah atom hidrogen.
Kadınlarda erkeklere oranla 4 kat daha yaygın rastlanır.Pada wanita terkena sekitar empat kali lebih sering dari pria.
Güney Rus lehçesi Kuzey Rus lehçesine oranla daha kibardır.Singa Selatan lebih ekspresif dibanding Singa Utara.
Turgutlu'ya oranla yazları serin geçer.Pelabuhan berwarna cokelat dengan molase sampai musim panas.
Bu konformal hallerin oranları termal eşitliklerle belirlenir.Bioavailabilitas relatif dapat dihitung dengan persamaan berikut.
Para arzının büyümesi 1970'lerin yüzde 30'lu oranlarından yüzde 15'lere düşürülmüştür.Pertumbuhan alokasi dana dikurangi dari level 30 % pada tahun 1970-an menjadi 15 %.
En büyük Kızılderilileri nüfusa sahip ülke % 45 oranla Peru'dur.Quốc gia có người Mỹ bản địa lớn nhất có 45% của Peru.
Enfeksiyon oranlarının çok yüksek olduğu ülkeler, Mısır (22%), Pakistan (4.8%) and Çin’dir (3.2%).Những nước có tỉ lệ bệnh đặc biệt cao là Ai Cập (22%), Pakistan (4.8%) và Trung Quốc (3.2%).
On iki ülke, %80’den daha yüksek oranlara sahiptir.Và 12 nước có tỉ lệ mắc bệnh cao hơn 80%.
Lohusalık ateşi 19. yüzyıl ortalarında hastanelerde yaygındı ve %10 - %35 oranları arasında ölümcül idi.Sốt sản xuất hiện thường xuyên tại những bệnh viện vào giữa thế kỷ 19, và bệnh này có tỷ lệ chết 10%–35%.
Nielsen ayrıca bir programdaki reklam bölümleri için ortalama izleme oranları da rapor eder.Nielsen cũng cung cấp dữ liệu người xem trung bình trong một quảng cáo.
Bu oranlar beş yaş altı çocuklarda ve 75 yaş üstü erişkinlerde daha yüksektir.Tỉ lệ này lớn nhất ở trẻ dưới 5 tuổi, và người già hơn 75 tuổi.
2004'te %97 oranla hemen hemen nüfusun tamamı kentlerde yaşamaktaydı.Hầu như toàn bộ dân chúng sống trong đô thị, đạt 97% vào năm 2004.
Farklı yiyecekler açlık barını farklı oranlarda doldurur.Một vài loài khác lại cất giấu thức ăn vào nhiều chỗ khác nhau.
Asya ve Afrika’daki bazı ülkelerde enfeksiyon oranları daha yüksektir.Tỉ lệ mắc bệnh cao hơn ở một số nước châu Phi và châu Á.
Hastalığın 3 veya 4. evresinde nüksetme oranları yüksektir.Hầu hết các bệnh nhân có giai đoạn III hoặc IV bệnh.
Bölgenin ekonomisi diğer Slovak bölgelere oranla daha fazla tarıma dayalıdır.Nền kinh tế của vùng tập trung nhiều vào nông nghiệp nhiều hơn các vùng khác của Slovakia.
Anayasa değişiklikleri %58 oranla kabul edildi, Hayır oyları %42 de kaldı.Kết quả cho thấy phần lớn ủng hộ việc sửa đổi hiến pháp, với 58% ủng hộ và 42% chống.
Nazi Almanyası, Sovyetler Birliği ve Faşist İtalya düşük doğum oranlarından muzdariptiler.Nazi Đức, Liên Xô, và phát xít Ý đều rất lo lắng về mức sinh đẻ thấp.
Ayrıca saldırı tüfeklerine oranla daha uzundurlar.Khe thoát vỏ đạn pháo được kéo dài thêm.
Tüketim vergisi oranları illerin gelişmişliklerine göre farklılık gösterecektir.Đang có những tranh luận về việc liệu các sắc thuế có nên tiến bộ hơn hay không.
P+ ve N+ bölgelerinin katkı maddesi oranları yüksek ve I bölgesi büyük dirençlidir.S&OP vượt qua ranh giới của tổ chức - đó là sức mạnh của nó và cũng là điểm yếu của nó.
(Buradaki oranlar sayı oranlarıdır.)(Nguồn: Bảng thống kê quan trọng dưới đây).
Gut oranları 1990-2010 yılları arasında neredeyse iki katına çıkmıştır.Ở nhiều nước tỷ lệ sinh non đã tăng lên giữa những năm 1990 và 2010.
Sıcak olanları soğuk olanlarına oranla daha hızlı dönmektedir.“Vì sao nước nóng đông nhanh hơn nước lạnh?”.
Normal Romanowsky boyaları ile boyandığında diğer Eritrositlere oranla daha mavimsi gözükürler.Khi nhuộm bằng phương pháp Romanowsky, hồng cầu lưới trông hơi xanh hơn các hồng cầu trưởng thành.
Bu dönemde işsizlik oranları da giderek arttı.Tỷ lệ thất nghiệp đã tăng ngay sau đó.
Baş oranları vücudun geneline göre büyüktür.Kích cỡ toàn bộ đầu thủ phù hợp với cơ thể.
Bir eşiğe yakın değerlerdeki uyaranlar, durumların bazı oranları ile saptanabilir.見えなくとも主を畏れる者、そして、審判の時を畏れる者への訓戒。
Seçim katılım oranı ise bu sefer %36,64 oranla oldukça düşük olmuştur.ただし、この時の投票率は大変に低く、36.64%であった。
Geçerli oranlar, İddaa oynadıktan sonra elindeki bilette bulunan oranlardır.里見 由貴緒(さとみ ゆきお) いつも強気でケンカっ早いが案外小心者。
Bu izlenme oranları, bir önceki bölümün izlenme oranlarından bir miktar azdır.(少輔は第十一世心了のことである。
Ortalama faiz oranları güvenilir kişiler için yüksek; güvenilir olmayan kişiler için düşük kalacaktır.古代・中世の人口統計は残っている方がまれであり、その信頼性も低い。
Son derece güvenli bir yerdir, suç oranları çok düşüktür.非常に治安が悪く、犯罪が多発している。
Orta gelirli çalışanın vergi kanadı %46'dır (NationMaster) ve etkili marjinal vergi oranları çok yüksektir.中間所得層の労働者の労働報酬間差税は46%で、限界実行税率は非常に高い。
Vergi oranları Carson ilçesinde %7.475, Washoe ilçesinde ise %7.825'dir.カーソンシティの場合は7.475%、ワショー郡では7.725%である。
Okur yazarlık oranlarında yaklaşık %90'a varan bir durum söz konusudur.収録にあたり写植文字の約90%が改正されている。
Bu nesneleri için kütle aktarım oranlarının yılda 10−4 güneş kütlesi civarında olduğu tahmin edilmektedir.これらの天体の質量降着の速度は、年当たり約10-4太陽質量と推定されている。
Bazı tasarımlar 1 saat gibi yüksek oranlarda hızlı şarj edilebilir.健脚者なら1時間程度で登ることができる。
Bu da piyasada faiz oranlarının artmasına neden olur.これが工場制手工業の芽生えである。
Bu oranlar yine de eski artışlardan oldukça düşüktür .この割合は古今東西を問わずほぼ一定である。