Ana içeriğe geç
Sözlük

oranla ile cümle

oranla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eyalette vergi oranları oldukça düşüktür.Verotuskin oli Kainuussa melko kevyttä.
Ölüm oranları 1970'ler ve 2000'ler arasında azalmıştır.Τα ποσοστά θνησιμότητας μειώθηκαν μεταξύ των ετών 1970 και 2000.
Bunun en temel örneği satış ve airplay oranları olacaktır.Ένα πολύ βασικό παράδειγμα έιναι η αναλογία που αποδίδεται ανάμεσα στις πωλήσεις και στο ραδιοφωνικό airplay.
Oranlar yaşla beraber artış gösterir ve Birleşik Devletler'in güneydoğusunda daha yüksektir.Τα ποσοστά αυξάνονται σε μεγαλύτερες ηλικίες και στις νοτιοανατολικές πολιτείες των ΗΠΑ.
Bu oranlar beş yaş altı çocuklarda ve 75 yaş üstü erişkinlerde daha yüksektir.Τα ποσοστά είναι μεγαλύτερα σε παιδιά κάτω των πέντε, και σε ενήλικες άνω των 75 ετών.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.Τα ποσοστά της ημικρανίας είναι ελαφρά χαμηλότερα στην Ασία και την Αφρική σε σχέση με τις δυτικές χώρες.
Bu yaklaşık %40 gibi bir oranla hastane enfeksiyonlarının en yaygın sebebidir.Είναι η πιο κοινή αιτία για ενδονοσοκομειακές λοιμώξεις, οι οποίες ανέρχονται σε ποσοστό περίπου 40%.
Gut oranları 1990-2010 yılları arasında neredeyse iki katına çıkmıştır.Τα ποσοστά της ουρικής αρθρίτιδας έχουν σχεδόν διπλασιαστεί μεταξύ 1990 και 2010.
Gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere oranla yaklaşık beş kat daha sık meydana gelir.Εκδηλώνεται περίπου πέντε φορές πιο συχνά στον αναπτυσσόμενο κόσμο από ότι στον ανεπτυγμένο κόσμο.
Ama bazılarının tam olarak oranlarını bilmekteyiz.Μάλιστα μερικοί είναι πανελλήνια γνωστοί.
Pazarlarda fiyatlar marketlere oranla %30-40 daha ucuzdur.Εάν το LPG είναι 30-40% πιο φτηνό, μπορεί να υπάρχει μια σημαντική εξοικονόμηση.
Ana madde: Hidrojen-1 1H hidrojenin 99,98% oranla en yaygın bulunan izotopudur.Το 1H είναι το πιο συνηθισμένο ισότοπο του υδρογόνου, με μια αφθονία πάνω από 99,98%.
Söz konusu etnik grupların nüfus oranları tam olarak bilinmemektedir.Αντίστοιχο θεώρημα για τα πραγματικά τετραγωνικά σώματα δεν είναι γνωστό.
Bu seçime katılım yüksek olup %91,14 oranlarında gerçekleşmiştir.Η συμμετοχή είναι πολύ μεγάλη και φθάνει το 91,3%.
MAN da orta-yüksek veri oranları iletişim kanalları bağlı olabilir.Τα MAN επίσης εξαρτώνται από κανάλια επικοινωνίας με μεσαίο προς υψηλό ρυθμό διαμεταγωγής.
Belediye başkanlarının seçimlerde aldıkları oy oranları ve seçildikleri şu şekildedir: ^ sayfasıΚοινοτάρχες και δήμαρχοι Δίου (σε παρένθεση το ποσοστό που πήραν στις εκλογές) έχουν διατελέσει οι εξής: ...
Bazıları diğerlerine oranla daha zorlayıcı olabilir.Μερικοί ήταν πιο αυστηροί με τη σειρά.
Bayiler kâr oranlarının arttırılmasını istiyor.Οι επιχειρήσεις προσπαθούν να μεγιστοποιήσουν το κέρδος τους.
Kentsel alanlarda doğum oranları, kırsal alanlardan daha düşüktür.Η ελονοσία είναι πιο συχνή στις αγροτικές περιοχές από ότι στις πόλεις.
Baş oranları vücudun geneline göre büyüktür.Ο εγκέφαλός του είναι μεγάλος σε σχέση με το σώμα του.
Güney Rus lehçesi Kuzey Rus lehçesine oranla daha kibardır.Το βουνό είναι ευκολότερα προσβάσιμο από τη βόρεια Ρωσία.
Bu yaklaşık %40 gibi bir oranla hastane enfeksiyonlarının en yaygın sebebidir.Det er den hyppigste årsag til hospitalserhvervede infektioner med ca. 40%.
Lockheed Martin, savunma sanayisinin dünya çapında (gelire oranla) en büyük yüklenicisidir .Lockheed Martin er verdens største våbenleverandør målt på omsætning.
Ksenonun izotop oranları Güneş Sistemi'nin ilk tarihinin araştırılmasında önemli bir araçtır.Isotopsammensætningen af xenon er et vigtigt værktøj i studiet af den tidlige historie om vores solsystem.
Bölge Hindistan'ın okuma yazma oranlarının ve yaşam standartlarının en yüksek olduğu bölgedir.40 år senere havde området Indiens højeste læse- og skrivekundskab.
1995-2007 yılları arasında yüksek büyüme oranları ile ülke Kelt Kaplanı olarak anılmıştır.Den høje økonomiske vækst fra 1995 til 2000 gav landet tilnavnet den keltiske tiger.
Bu dönemde işsizlik oranları da giderek arttı.Desuden var arbejdsløsheden rekordhøj dette år.
Bazı devlet teşebbüsleri özelleştirildi ve bazı vergi oranları değiştirildi.Nogle statslige virksomheder blev privatiserede, og der har været gennemført nogle mindre skattenedsættelser.
Bu test sistemlerinin hata oranları, her halükarda, daha yüksektir.Systemkravene for Vista, er dog ligeledes langt højere.
Klasik-sonrası dönemdeki ayinler, önceki dönemlere oranla daha iyi bilinmektedir.Det betyder, at vikingetidens religion er langt bedre kendt end de foregående perioders.
Türkiye'de kadına karşı şiddet oranı gelişmiş devletlere oranla oldukça yüksek.Kriminaliteten er ret høj for mænd med oprindelse i Libanon.
Yer şekilleri Doğu ve Batı Karadeniz'e oranla daha sadedir.Randen er bedre formet i de vestlige og østlige sider.
Farklı yiyecekler açlık barını farklı oranlarda doldurur.Den er drøvtygger, så den fordøjer sin mad i flere omgange i forskellige maver.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Folk, der ryger cigaretter, har en næsten dobbelt så høj risiko for at få TB som ikke-rygere.
Resmi açıklamalar gerçek işsizlik oranlarını göstermemektedir.De officielle tal synes ikke at gengive de faktiske forhold.
Oranların arttığı görülmektedir.Der ses øget svedtendens.
Yüzde 70'in üzerindeki oranlar yüksek oran olarak nitelendirilir.70 % af disse børn fortsætter til højere niveauer.
Ücret oranları ve ölçekleri azaltıldı.Der skulle rettes op på de faldende priser og lønninger.
Nüfusu ise diğerlerine oranla daha azdır.I tillegg finnes det noen andre mindre grupper.
Ksenonun izotop oranları Güneş Sistemi'nin ilk tarihinin araştırılmasında önemli bir araçtır.Isotopsammensetningen av xenon er et viktig verktøy i studiet av solsystemets tidlige historie.
Faiz oranları çoğu kez %12 dolaylarunda olup, %100'e kadar çıktığı görülmüştür.Renten var ofte 12%, men kunne være så høy som 100%.
Piramidin kendisi de aynı oranlara göre inşa edilmiştir.Palpene er bygd på lignende måte.
Para arzının büyümesi 1970'lerin yüzde 30'lu oranlarından yüzde 15'lere düşürülmüştür.Veksten i pengemengde ble redusert fra 30 prosent som på 1970-tallet til 15 prosent.
Bunlar farklı boyut ve oranları nedeniyle Nubiya piramitleri olarak tanımlanır.De er identifisert som nubiske pyramider på grunn av deres særskilte størrelse og proporsjoner.
Verilen oy oranları 3 adayın toplam oy oranıdır.Alle tre avstemninger fikk et flertall av nei-stemmer.
Sivil ölüm oranı II. Dünya Savaşı'ndan bu yana meydana gelen savaşlar arasında en yüksek oranlardan biridir.De sivile tapstallene er slik noen av de høyeste siden andre verdenskrig.
(Toplam izleyicide 23,4 ve AB grubunda 27,1 izlenme oranlarına ulaşmıştır.)(39 Episoder, fordelt over sesong 2,3 og 4.)
Hastalık genellikle bir hafta kadar sürer ancak ölüm oranları oldukça yüksektir.Sykdommen varer omtrent en uke og er sjelden dødelig.
Nazi Almanyası, Sovyetler Birliği ve Faşist İtalya düşük doğum oranlarından muzdariptiler.Nazi-Tyskland, Sovjetunionen, og Fascist-Italia var alle kraftig bekymret over lave fruktbarhetstall.
A.B.D — ABD'de eski ale biralar genellikle yüksek oranlarda alkol içermektedir.Amerikansk brygget old ale er oftest som barley wine i alkoholstyrke.
1995-2007 yılları arasında yüksek büyüme oranları ile ülke Kelt Kaplanı olarak anılmıştır.Den høye økonomiske veksten fra 1995 til 2000 gjorde at mange kalte landet den keltiske tiger.
İşsizlik oranı diğer köylere oranla çok düşüktür.Provinsen har også en betydelig lavere arbeidsledighet enn de andre provinsene.
Günümüzde ise polis raporlarına göre 1990'lardan bu yana suç oranlarında önemli düşüşler meydana gelmiştir.Perioden fra ca. 1990 til i dag har også vært preget av en markant nedgang i kriminaliteten.
Sezaryen doğumlarda vajinal doğumlara oranla kan kaybı daha yüksektir.Hos for tidlig fødte varer gulsotten lenger.
Yeniden düzenlenmiş oranları, tamamen düz ön plakaya dönüşü ve daha yuvarlak arka gövdesi vardır.Pronotum er omtrent rektangulært med litt rundet bakkant og framskytende forhjørner.
Kondrit meteorları oksijen izotop oranları kullanılarak gruplandırılır.Disse skipene er tilpasset transporten av isocontainere.
Bu oranların tüm İtalya'daki Çocular oranı %18.06 ve emekliler oranı %19,84 ile karşılaştırılması gerekir.Tilsvarende tall for hele Italia er 18,06% som er 18 år og yngre og 19,94% pensjonister.
On iki ülke, %80’den daha yüksek oranlara sahiptir.Di dua belas negara angkanya lebih besar dari 80%.
2009 ve 2010 üzerinde nihai resmi işsizlik oranları neredeyse %8.8 ve %8,4 olmuştur.Tingkat pengangguran di 2009 dan 2010 sejumlah 8,8% dan 8,4%.
Hastalığın 3 veya 4. evresinde nüksetme oranları yüksektir.Untuk mereka dengan penyakit tingkat 3 atau 4 tingkat kekambuhan sangat tinggi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
oranla ile cümle - Sayfa 16 - oranla kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App