Ana içeriğe geç
Sözlük

oranla ile cümle

oranla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Edo büyümeye başladığı andan itibaren okuryazarlık %60 artmış tüm dünyadaki oranları geçmiştir.Sen han tillträdde som VD har börsvärdet för GE minskat med 60%.
Programın izlenme oranları oldukça yüksek olur ve Jessica asıl şöhretine bu sayede kavuştu.Det fanns självklart mycket press på Jessica, eftersom detta var hennes första singel.
Doğum oranları, ölüm oranlarıyla birlikte nüfus artış hızını belirler.Höga födelsetal har i kombination med en sjunkande dödlighet lett till en ökad befolkningstillväxt.
Pazarlarda fiyatlar marketlere oranla %30-40 daha ucuzdur.I koncernen finns även Stadium Outlet-butiker, som säljer sportutrustning med 40-70% lägre pris.
Ksenonun izotop oranları Güneş Sistemi'nin ilk tarihinin araştırılmasında önemli bir araçtır.Proportionerna av olika xenonisotoper är ett viktigt verktyg vid studiet av solsystemets tidiga historia.
Bu oranlara rağmen hâlâ daha nüfusun dörtte biri tarım sektöründe çalışmaktadır.Nästan 4/5 av invånarna arbetar i jordbruket.
Filipinler'de TNS Philippines ABS-CBN ve GMA yayınlarının izlenme oranlarını takip eder.Phradis kyushuensis ingår i släktet Phradis och familjen brokparasitsteklar.
Ayrıca yolsuzluğun diğer ülkelere oranla daha az olduğunu belirtmiştir. ^Han sägs även ha spionerat för minst fyra andra nationer.
Kentsel alanlarda doğum oranları, kırsal alanlardan daha düşüktür.Det finns betydligt mindre växtlighet i städer än på landsbygden.
Toplam gelirlerine göre vergi oranları %22.5'tir.Den totala talsumman, meritvärdet, kan alltså bli 22,5.
Oranlar yaşla beraber artış gösterir ve Birleşik Devletler'in güneydoğusunda daha yüksektir.Захворюваність зростає з віком, і переважає в південно-східній частині США.
Bu oranlar günümüzde aynen kullanılmaktadır.Саме в такому значенні вони використовується зараз.
Yıldızlararası bulutlar da uzaydaki metallerin varlığını ve oranlarını incelemek için bir ortam sağlar.Міжзоряні хмари також забезпечують середовище для вивчення присутності і пропорції металів в космосі.
Asya ve Afrika’daki bazı ülkelerde enfeksiyon oranları daha yüksektir.Показники інфекції вищі у деяких країнах Африки та Азії.
Enfeksiyon oranlarının çok yüksek olduğu ülkeler, Mısır (22%), Pakistan (4.8%) and Çin’dir (3.2%).У перелік країн із високими показниками входять: Єгипет (22 %), Пакистан (4,8 %) та Китай (3,2 %).
Fakat belirli hayati olaylar diğer anılara oranla daha net ve öncelikli anılar olabilirler.Однак певні події у житті спричиняють більш яскраві та ранні спогади.
Bu iki grup problemi çözmede %55 ve %47 oranlarında başarılı olurlar.Процент тих, хто ефективно вирішив проблему, зріс до 55% та 47% відповідно.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Ризик виникнення захворювання в курців вдвічі вищий ніж у людей, що не курять.
Bu dönemde işsizlik oranları da giderek arttı.Протягом цього періоду значно збільшилося безробіття.
Bilhassa, nesnelerin altın oran'a göre oranlandığında daha çekici göründüğünü kaydettiler.Зокрема, вони помітили, що речі з пропорціями золотого перетину виглядають красивіше.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.В Азії та Африці рівень мігрені дещо нижчий порівняно із західними країнами.
Ortalama faiz oranları güvenilir kişiler için yüksek; güvenilir olmayan kişiler için düşük kalacaktır.У них маленький дохід, соціальний статус нижче середнього, немає впливу на оточуючих.
İşsizlik oranlarının ülkelere göre listesi.Складено список землекористувачів присадибних ділянок.
Bu nedenle ab initio hesaplamalarına oranla yarı-ampirik hesaplamalar çok daha kısa sürmektedir.Широко використовується в розрахунках ab initio.
Bu yaklaşık %40 gibi bir oranla hastane enfeksiyonlarının en yaygın sebebidir.Це — найпоширеніша причина лікарняної інфекції, що становить приблизно 40% випадків.
Hamilton ayrıca cinsiyet oranları ve cinsiyet gelişimi üzerinde önemli bir çalışma yayınlamıştır.Гамільтон також опублікував важливі роботи по співвідношенню статей і еволюції статі.
Toplam gelirlerine göre vergi oranları %22.5'tir.Сумарна ставка податків складає 52,2%.
Bazıları diğerlerine oranla daha zorlayıcı olabilir.Це робить його безпечнішим за інші.
Gut oranları 1990-2010 yılları arasında neredeyse iki katına çıkmıştır.Кількість випадків захворювання на подагру збільшилась у два рази протягом 1990—2010 рр.
Kütikula, yaprağın üst yüzeyinde genelde daha kalındır, bu nedenle oranla daha parlak gözükür.Своє волосся вона зав'язує на резинку в хвіст нагору, тому виглядає ще страшніше.
Bu seçime katılım %89,16 oranlarında gerçekleşmişti.Явка на референдумі склала 86,49%.
On iki ülke, %80’den daha yüksek oranlara sahiptir.У 12 країнах показник перевищив 80 %.
Okyanusal kabuk kıtasal kabuğa oranla daha gençtir.Але морський покрив його дна ще молодший.
Alkol oranları genelde standart biralardan daha düşüktür.Температура води повинна бути трохи нижча, ніж зазвичай.
Fakat belirli hayati olaylar diğer anılara oranla daha net ve öncelikli anılar olabilirler.Nicméně, jisté životní události mohou mít za následek jasnější a dřívější vzpomínky.
(C2S) ve(C4AF) oranları yüksek and (C3S) ve (C3A) oranları oldukça düşüktür.Množství (C2S) a (C4AF) jsou relativně vysoká a (C3S) a (C3A) jsou relativně nízká.
Asya ve Afrika’daki bazı ülkelerde enfeksiyon oranları daha yüksektir.Počet případů nákazy je vyšší v některých zemích Afriky a Asie.
On iki ülke, %80’den daha yüksek oranlara sahiptir.Ve dvanácti zemích to bylo u více než 80 %.
Enfeksiyon oranlarının çok yüksek olduğu ülkeler, Mısır (22%), Pakistan (4.8%) and Çin’dir (3.2%).K zemím s velmi vysokým počtem případů patří Egypt (22 %), Pákistán (4,8 %) a Čína (3,2 %).
16 Aralık - Amerika Merkez Bankası faiz oranlarını yedi yıl aradan sonra 0,25 baz puan yükeltti.16. prosince – středa Federální rezervní systém USA po sedmi letech zvýšil základní úrokovou sazbu o 0,25 %.
Bu veriler ayrıca havza çökme oranları modellemek için kullanılır.Bývá zvykem umísťovat do cache také nějaké předměty na výměnu.
Fakat "'… her geçen gün isabet oranları artmaktadır.""Každý rok stejné tváře se mohou stát nudnými".
ROHF’nin uygulanabilirliği UHF’ye oranla daha zordur ve biraz daha fazla zaman gerektirir.Metoda ROHF je obtížněji implementovatelná než UHF a může vyžadovat více výpočetního času k provedení.
Gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere oranla yaklaşık beş kat daha sık meydana gelir.Pneumonie se v rozvojových zemích vyskytuje přibližně pětkrát častěji než v zemích rozvinutých.
Boyutuna oranla kollarının gücü, kendisini dünyanın en güçlü canlısı yapmaktadır.Tím získá veškerou energii Oriů a stane se tak nejmocnější povznesenou bytostí ve vesmíru.
Farklı malların değişiminde değişim oranları para ile belirlenir.Ve srovnání se změnami úrokových sazeb účinnějším.
Rusya çok düşük borç-GSYİH oranı ile, dünyanın en düşük oranlardan birine sahiptir.Rusko má velmi nízký podíl veřejného dluhu na HDP, je mezi nejnižšími na světě.
Kadınlarda erkeklere oranla 4 kat daha yaygın rastlanır.Výskyt je asi 4krát častější u mužů.
Buldukları oranlar tüm proteinler arasında aynı değildi.Naplnění krví není stejné ve všech topořivých tělesech.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.Migréna není v Asii a Africe tak široce rozšířena jako v západních zemích.
Halen Rusya ve Karadeniz Bölgesi’ndeki kanser oranları çok yüksektir.Velkým problémem zůstává alkoholismus a na území Ruska asimilace s Rusy.
Kız çocuklarında erkek çocuklarına oranla üç katı fazladır.Je přibližně třikrát častější u chlapců než u dívek.
Gut oranlarını yaş, ırk ve mevsim dahil birkaç faktörün etkilediği bulunmuştur.Bylo zjištěno, že na četnost výskytu dny má vliv několik faktorů, například věk, rasa nebo roční období.
(Buradaki oranlar sayı oranlarıdır.)(Tj. pokud všechna jejich vnitřní kvantová čísla jsou stejná.)
Kırmızı renkli mal grubu diğer renklere oranla daha seyrektir.Velká rudá skvrna bude muset počkat na další expedice.
Hayatta kalma oranları düşmüştür.Následný pád přežil.
Gut oranları 1990-2010 yılları arasında neredeyse iki katına çıkmıştır.Jejich populace vzrostla téměř čtyřnásobně v letech 1990-2002.
Kadınlarda görülme sıklığı erkeklere oranla iki katıdır.Ženy trpí inkontinencí dvakrát častěji než muži.
Ücret oranları ve ölçekleri azaltıldı.Je snížen výnos a jeho kvalita.
Normal durumda tahmin başarısının yüksek oranlara çıkabilmesi için dallanma sonuçları kayıt altına alınır.Dalo by se logicky předpokládat, že výherci budou šťastnější.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod