Ana içeriğe geç
Sözlük

oranla ile cümle

oranla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.De kans dat rokers de ziekte krijgen is 2 tot 2,5 keer zo groot als niet-rokers.
Günümüzde ise polis raporlarına göre 1990'lardan bu yana suç oranlarında önemli düşüşler meydana gelmiştir.Sinds de jaren 90 kent het land hoge criminaliteitscijfers.
Hayatta kalma oranları düşmüştür.Zij die overleefden vertrokken.
Farklı malların değişiminde değişim oranları para ile belirlenir.Door transacties in een andere munt te doen, ontstaan er wisselkoersrisico's.
Bir önceki yıla kıyasla bu veriler % 13 ve % 11 oranlarda gerçekleşmiştir.Voor het jaar 2000 waren de vergelijkbare cijfers 13% en 6%.
Bir havuza devredilen primler, genellikle üyelerine katılma oranlarında devredilir.Zoals eerder vermeld pesten pesters meestal alleen als ze in een groep zijn.
Gördes seccadelerine oranla daha kısa ancak daha enli olan mihraplı küçük seccadelerdir.De trekken in het gelaat (de mond, ogen etc.) zijn kleiner dan in de realiteit.
Bu dönemde işsizlik oranları da giderek arttı.De lonen stijgen in deze fase ook.
Diğer tür papağanlara oranla oldukça sessizdir.Het karakter van een citroenparkiet is vrij rustig in vergelijking met andere vogels.
Düşen faiz oranları otomobil pazarını canlandırdı.Dalende rentevoeten hebben de automarkt gestimuleerd.
Lockheed Martin, savunma sanayisinin dünya çapında (gelire oranla) en büyük yüklenicisidir .Lockheed Martin jest jednym z największych na świecie dostawców uzbrojenia.
Ülkede enflasyon ve işsizlik oranları son derece düşüktür.W kraju gwałtownie wzrosło bezrobocie i inflacja.
Metan, amonyak ve su oranları atmosferin alt katmanlarında daha yüksektir.Zwiększone stężenie metanu, amoniaku i wody wykryto w dolnych warstwach atmosfery.
On iki ülke, %80’den daha yüksek oranlara sahiptir.W 12 spośród badanych krajów wskaźnik ten przekracza 80%.
Bayiler kâr oranlarının arttırılmasını istiyor.Pielęgniarki domagały się wzrostu płac.
(Toplam izleyicide 23,4 ve AB grubunda 27,1 izlenme oranlarına ulaşmıştır.)(Monitor Polski nr A-1, poz. 21), posiada powierzchnię 14,77 ha.
Gut oranları 1990-2010 yılları arasında neredeyse iki katına çıkmıştır.Od 1990 do 2010 r. liczba zachorowań praktycznie się podwoiła.
Bazı insanlar oranların alınması (geçerli) ile karşılaştırılmasını (geçersiz) karıştırmaktadır.Oko człowieka potrafi odróżniać mieszanki zawierające wiele różnych fal światła.
İşsizlik ve intihar oranları da düşüktür.Zarówno zabójstwo jak i samobójstwo nie dochodzą do skutku.
Eyalette vergi oranları oldukça düşüktür.Podatki w państwie były bardzo niskie.
Hastalık kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülür.Choroba wyraźniej objawia się u mężczyzn.
Sivil ölüm oranı II. Dünya Savaşı'ndan bu yana meydana gelen savaşlar arasında en yüksek oranlardan biridir.Śmiertelność wśród mieszkańców cywilnych była najwyższa od czasów II wojny światowej.
Güneyde yaşayan alt türü daha büyüktür ancak gövdesine oranla gagası daha kısadır.Południowy podgatunek jest większy, ale jego dziób jest krótszy w stosunku do ciała.
Etkileşen gökadalarda, izole olmuş gökadalara oranla CO ışımalarından 4-5 kat daha fazla gaz ölçülmektedir.Obszary równikowe otrzymują od 4 do 5 razy więcej energii cieplnej niż obszary okołobiegunowe.
Sovyet savunması Mihver güçlere oranla sayısal bir üstünlüğe sahiptir.Dysponując armią potworów ma zdecydowaną przewagę.
Gebeliğin 20. haftasında doğum sonrası olması gereken oranlar ortaya çıkar.Ich przyjmowanie należy rozpocząć w 21. dniu po porodzie.
Yeni kurulan takımla 1995-96 sezonu, son birkaç yıla oranla başarılı geçti.Od numeru (5-6/93) uruchomiono sklep wysyłkowy, który z powodzeniem działał parę lat.
Bu oranlar, üzümün olgunluğuna, sağlamlığına ve hava şartlarına göre değişiklik gösterebilir.Jej zachowanie zmienia się razem z miejscem i ludźmi, wśród których się znajduje.
Bu veriler ayrıca havza çökme oranları modellemek için kullanılır.Podobno były to również inspiracje dla stylu poruszania się Mercury’ego.
Fakat bu oranlar ucuz kitap kolaylığının doğmasına denk gelen zamanda artmaya başladı.W międzyczasie dyskutowane było, co się stanie jeśli śluza utraci szczelność.
Oranlar yaşla beraber artış gösterir ve Birleşik Devletler'in güneydoğusunda daha yüksektir.Stosunkowo szybko się rozwija, podobnie jak południe USA.
Verilen oy oranları 3 adayın toplam oy oranıdır.Pozostałe kandydatury to zbiór decyzji dopuszczalnych.
Seçime katılan adayların oy oranları şöyledir.Odsetek respondentów gotowych pójść na wybory.
Eyaletin yaş ve cinsiyet oranları ülke ortalamaları seviyelerindedir.Parametry struktury demograficznej pod względem płci i wieku odpowiadają średniemu poziomowi regionalnemu.
Buldukları oranlar tüm proteinler arasında aynı değildi.Wyniki otrzymane dla różnych białek były podobne.
Bu oranlar diğer içeriklere göre verilmiştir.Punkty przyznawano według osobnego klucza.
Bu oran, bir önceki bölüme oranla bir miktar daha azdır.Under sina år var det färre ombildningar än vid den första (två stycken).
Oranlar yaşla beraber artış gösterir ve Birleşik Devletler'in güneydoğusunda daha yüksektir.Frekvensen ökar med åldern och är högre i sydöstra USA.
Enfeksiyon oranlarının çok yüksek olduğu ülkeler, Mısır (22%), Pakistan (4.8%) and Çin’dir (3.2%).Länder med mycket hög infektionsfrekvens är bland andra Egypten (22 %), Pakistan (4,8 %) och Kina (3,2 %).
On iki ülke, %80’den daha yüksek oranlara sahiptir.I tolv länder är frekvensen högre än 80 %.
Ağırlığına oranla bu kuş türü en yüksek sesle şakıyan kuşlardan biridir.För dess vikt har denna art ett av de mest högljudda fågellätena.
Ölüm oranları 1970'ler ve 2000'ler arasında azalmıştır.Dödligheten har minskat mellan 1970- och 2000-talen.
Asya ve Afrika’daki bazı ülkelerde enfeksiyon oranları daha yüksektir.Infektionsfrekvensen är högre i vissa länder i Afrika och Asien.
Redaksiyon olmadan, hata oranları, bundan bin kat daha yüksektir.Utan korrekturläsningsfunktionen skulle felfrekvensen vara tusenfalt högre.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.Förekomsten av migrän är något lägre i Asien och Afrika än i västvärlden.
1995-2007 yılları arasında yüksek büyüme oranları ile ülke Kelt Kaplanı olarak anılmıştır.Perioden mellan 1995 och 2000 med hög ekonomisk tillväxt fick många att kalla landet för den Keltiska tigern.
Bu bardaklar Avustralya'dakilere oranla daha büyüktür.Det är bredare än Australien.
Yıldızlararası bulutlar da uzaydaki metallerin varlığını ve oranlarını incelemek için bir ortam sağlar.Interstellära moln erbjuder också ett medium för att studera närvaron och proportionerna av metaller i rymden.
Cüssesine oranla dünyanın en güçlü köpeklerinden biridir.Han är den absolut snabbaste hunden av dem alla.
Bu oranlar genellikle yıldız yüzeylerinde gözlemlenen element bolluklarına denktir.Det erhålls vanligen genom observationer av bakomliggande stjärnor.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Rökare har dubbelt så hög sannolikhet att drabbas av Crohns som icke-rökare.
Yüzde 70'in üzerindeki oranlar yüksek oran olarak nitelendirilir.70 % av dessa barn fortsätter till högre nivåer.
Üç sezon süren dizi, daha sonra izlenme oranlarının düşmesi nedeniyle yayından kaldırıldı.Serien las dock ner efter tre säsonger på grund av sviktande tittarsiffror.
Hastalığın 3 veya 4. evresinde nüksetme oranları yüksektir.Hos de med grad 3 eller 4 av sjukdomen är recidiv vanligt.
Yapılan işlemden oluşan kâr, başlangıçta mutabakat olan oranlarda banka ve müşteri arasında paylaşılır.Till en början kom närvaron på regional nivå att ske via banker som man var delägare i.
Erdoğan ise %25,19'luk bir oranla Belediye Başkanı seçildi.År 1994 valdes Erdoğan till borgmästare i Istanbul med 25,19 % av rösterna.
Gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere oranla yaklaşık beş kat daha sık meydana gelir.Sjukdomen är cirka fem gånger så vanlig i utvecklingsländer jämfört med industriländer.
Bu oranlar beş yaş altı çocuklarda ve 75 yaş üstü erişkinlerde daha yüksektir.Antalet är störst bland barn under fem år och vuxna över 75 år.
(Buradaki oranlar sayı oranlarıdır.)(Ordagrant: "Vilket nummer är timmen?")
Bu ananasların asidik değeri ise 0.50 - 0.70% oranlarındadır.Samtidigt behöll de räntan på nivån 0,00 till 0,10 procent.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod