Ana içeriğe geç
Sözlük

oranla ile cümle

oranla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Söz konusu etnik grupların nüfus oranları tam olarak bilinmemektedir.Об этническом составе жителей городища нельзя говорить с полной уверенностью.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.Распространенность мигрени в Азии и Африке несколько ниже, чем в западных странах.
Üç sezon süren dizi, daha sonra izlenme oranlarının düşmesi nedeniyle yayından kaldırıldı.Сериал был закрыт после трёх сезонов из-за спада рейтингов.
486 sistemine oranla ilk 486 makineler 16-bit ve 8-bit ISA dan oluşmaktaydı.Первоначально системы на базе Intel 486 были оборудованы только 8- и/или 16-битными шинами ISA.
Para arzının büyümesi 1970'lerin yüzde 30'lu oranlarından yüzde 15'lere düşürülmüştür.Рост денежной массы был ограничен с 30 % в 1970-х годах до 15 %.
Kentsel alanlarda doğum oranları, kırsal alanlardan daha düşüktür.В сельских поселениях рождаемость несколько выше, чем в городах.
Metan, amonyak ve su oranları atmosferin alt katmanlarında daha yüksektir.Большие концентрации метана, аммиака и воды найдены в нижних слоях атмосферы.
Seçime katılan adayların oy oranları şöyledir.Это поняли и кандидаты на выборные должности.
Kız çocuklarında erkek çocuklarına oranla üç katı fazladır.У девочек встречается в три раза чаще, чем у мальчиков.
Yüzölçümü diğerlerine oranla büyük değildir.Большой палец не противопоставлен остальным.
Bu izlenme oranları, bir önceki bölümün izlenme oranlarından bir miktar azdır.О ранних годах жизни сведений мало.
Fakat "'… her geçen gün isabet oranları artmaktadır."А бомбардировки случались ежедневно».
Seçim katılım oranı ise bu sefer %36,64 oranla oldukça düşük olmuştur.Выборы отличились очень низкой явкой избирателей, которая составила 36,79 %.
Leonardo'nun oranlara duyduğu ilgi ve merakın bir kanıtıdır.Особое внимание уделяется открытиям и изобретениям Леонардо.
Yine 1980'li yıllardan itibaren hem kentsel hem de kırsal nüfus artış oranları giderek azalmaktadır.С начала 1980-х годов все большее распространение получают массовые праздники села, района, города.
Köy diğer köylere oranla daha fazla göç vermiştir.Несколько крестьян дополнительно арендовали луга.
ANAP'ın muhafazakarlığı daha önceki sağ partilere oranla daha kentselleşmiş bir özellik göstermiştir.Этот образ был перенят у древних даков, для которых он был покровителем животных.
İspanyolca %0.8'lik oranla bu sıralamada üçüncü konumdadır.León), 2,08 % испанцев носят эту фамилию.
Resmi açıklamalar gerçek işsizlik oranlarını göstermemektedir.Полная занятость предполагает практическое отсутствие безработицы.
Ülkede enflasyon ve işsizlik oranları son derece düşüktür.Резко снизились нищета и безработица.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Для мужчин, выкуривающих в день по две пачки сигарет, риск стать импотентами на 40 % выше, чем для некурящих.
Yüzde 70'in üzerindeki oranlar yüksek oran olarak nitelendirilir.70 % из них будут под навесом.
Araştırılmış olan gerçek vakalara dair sunulan farklı hipotezler farklı başarı oranları elde etmiştir.Два официальных расследования, проведённые по этому факту, показали противоположные результаты.
Akciğere oranla küçük kalan kalbe dikkat ediniz.Сердце забирает пневму из лёгких.
Oranların yükseldiği görünmektedir.Вверх наблюдается нарастание остроконечный объемов.
Farklı malların değişiminde değişim oranları para ile belirlenir.Изменялась стоимость оружия, добавлялись различные его виды.
Samimi havayı ve güzelliği ön plana çıkaran hiyerarşiler ve oranlar nelerdir?Какие иерархические структуры и пропорции поддерживают располагающую к общению атмосферу и красоту?
Boyutuna oranla kollarının gücü, kendisini dünyanın en güçlü canlısı yapmaktadır.Его размер делает его физически самым сильным в своем роде.
1995-2007 yılları arasında yüksek büyüme oranları ile ülke Kelt Kaplanı olarak anılmıştır.За стремительные темпы развития в 2005—2007 годах экономика получила звание «Балканского тигра».
Bu nedenle nüfus artış oranları tam verilememiştir.Не была полностью решена проблема, связанная с дополнительными сборами с населения.
Türkeli İlçesi'ndeki kentsel-kırsal nüfus artış oranları da giderek azalmaktadır.Связь их с остальными коленами западной Палестины всё более и более ослабевала.
Hamilton ayrıca cinsiyet oranları ve cinsiyet gelişimi üzerinde önemli bir çalışma yayınlamıştır.كما نشر هاملتون عملاً هامًا عن نسب الجنس وتطور الجنس.
Enfeksiyon oranlarının çok yüksek olduğu ülkeler, Mısır (22%), Pakistan (4.8%) and Çin’dir (3.2%).وتشمل البلدان ذات المعدلات المرتفعة جداً من العدوى كل من مصر (22%) وباكستان (4.8%) والصين (3.2%).
Oranlar yaşla beraber artış gösterir ve Birleşik Devletler'in güneydoğusunda daha yüksektir.وترتفع المعدلات مع العمر، وتبلغ ذروتها في الجنوب الشرقي للولايات المتحدة.
Son 20 seneden beri Kuzey Amerika’da diyabet oranları devamlı artmaktadır.وقد تزايدت معدلات الإصابة بالمرض خلال العشرين عاماً الماضية في أمريكا الشمالية بصورة مطردة.
Kuzey Amerika ve Avrupa orta dereceli oranlara sahiptir (her 1000 canlı doğumda 9–16 ikiz çifti).بينما تمتلك أمريكا الشمالية وأوروبا معدلات متوسطة؛ من 9 إلى 16 مجموعات توائم لكل 1000 ولادة حية.
Ankara hatlarındaki yolcu sayısı %65 artmış, doluluk oranları %85 seviyelerine gelmiştir.ارتفع عدد الركاب بنسبة 65٪ في أنقرة، وبلغ عامل الحمولة مستوى 85٪.
Asya ve Afrika’daki bazı ülkelerde enfeksiyon oranları daha yüksektir.تزيد معدلات الإصابة في بعض البلدان في أفريقيا وآسيا.
Ek olarak, kadınlar erkeklere oranla tütünün zararlarına karşı daha büyük hassasiyet gösterirler.بالإضافة إلى ذلك، فإن النساء أكثر عرضة للآثار الضارّة للدخان من الرجال.
Radyum'a oranla 150 kat daha radyoaktif olan aktinyum, uygulamada nötron kaynağı olarak kullanılır.الأكتينيوم لها نشاط إشعاعي يفوق الراديوم 150 مرة, مما يجعله ذو قيمة كمصدر نيترون.
Gut oranları 1990-2010 yılları arasında neredeyse iki katına çıkmıştır.وقد تضاعفت معدلات النقرس تقريباً بين عامي 1990 و 2010.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.تنخفض معدلات الإصابة بالصداع النصفي قليلا في آسيا وأفريقيا عما هي عليه في البلدان الغربية.
2004'te %97 oranla hemen hemen nüfusun tamamı kentlerde yaşamaktaydı.جميع السكان البلجيكيين تقريبا من الحضر بنسبة 97٪ في عام 2004.
Bazı devlet teşebbüsleri özelleştirildi ve bazı vergi oranları değiştirildi.كما تمت خصخصة بعض الشركات المملوكة للدولة وبعض التخفيضات الضريبية المتواضعة.
İşsizlik oranlarının ülkelere göre listesi.هذه قائمة الدول حسب معدل البطالة.
Hastalık genellikle bir hafta kadar sürer ancak ölüm oranları oldukça yüksektir.يستمر المرض حوالي أسبوع ونادرًا ما يكون قاتلًأ.
Hastalığın 3 veya 4. evresinde nüksetme oranları yüksektir.وتجدر الإشارة إلى أن معدلات عودة الإصابة مرتفعة في الدرجتين 3 و 4 من المرض.
SHD'ler RHD'lere oranla daha yüksektir.ثالثًا، يجب أن تكون القوات المسلحة الرواندية من الهوتو بشكلٍ خاص.
Yıldızlararası bulutlar da uzaydaki metallerin varlığını ve oranlarını incelemek için bir ortam sağlar.كما توفر السحب بين النجوم الوسيلة لدراسة وجود ونسب المعادن في الفضاء.
Oluşum bakımından üçüncü aşama alanlar diğerlerine oranla göreceli olarak daha yaşlıdır.هنا يصبح التوأم على الأرض هو من سيكبر في السن فعلياً أكثر من الآخر.
Bu politikaya uygun olarak, fiyatlar üzerinde idari kontroller ve döviz kuru oranları getirilmiştir.وتمشياً مع هذه السياسة أدخلت الضوابط الإدارية على الأسعار والعملة سعر الصرف.
Ksenonun izotop oranları Güneş Sistemi'nin ilk tarihinin araştırılmasında önemli bir araçtır.تعد نظائر الزينون وسيلة هامة لدراسة تاريخ النظام الشمسي.
Ülkede enflasyon ve işsizlik oranları son derece düşüktür.انخفضت معدلات الفقر والبطالة بشكل ملحوظ.
Bu oranlar İtalya'nın tümü için Coocuklar için %18,06 ve emekliler için %19,94 ile karşılaştırılmalıdır.يقارن هذا مع المتوسط الإيطالي عند 18.06% (قصر) و19.94% (متقاعدين).
Oranlar, maçlar oynanıncaya kadar değişebilir.الخاسرون: هل يمكن تغيير شروط اللعبة؟.
Kentsel alanlarda doğum oranları, kırsal alanlardan daha düşüktür.نسب الإصابة في المجتمعات الريفية أقل.
Para arzının büyümesi 1970'lerin yüzde 30'lu oranlarından yüzde 15'lere düşürülmüştür.وتراجعت الأجور الحقيقية للعمال نحو 50 في المئة عما كانت عليه في عام 1913.
Gut oranlarını yaş, ırk ve mevsim dahil birkaç faktörün etkilediği bulunmuştur.وقد عثر على عدد من العوامل التي تؤثر على معدلات النقرس، بما في ذلك السن والعرق وموسم السنة.
Kadın başına 1.5 çocuk düşer ve bu dünyanın en düşük oranlarından biridir.معدل الخصوبة الكلي من 1.50 أطفال لكل أم؛ وتعد من أدنى المعدلات في العالم.
Verilen oy oranları 3 adayın toplam oy oranıdır.عدد من المندوبين الذين يحق لهم التصويت يعادل عدد الأصوات التي ترشحها كل منظمة من المنظمات الأعضاء كحد أقصي.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
oranla ile cümle - Sayfa 11 - oranla kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App