Hala ne olduğunu bilmiyoruz ama oralarda bir yerde olduğunu biliyoruz.Nem tudjuk, hogy mi az, csak azt, hogy ott van.
Hala ne olduğunu bilmiyoruz ama oralarda bir yerde olduğunu biliyoruz.Nie wiemy co to ale wiemy, że istnieje.
Hala ne olduğunu bilmiyoruz ama oralarda bir yerde olduğunu biliyoruz.Non sappiamo cos'è -- sappiamo solo che è là.
Hala ne olduğunu bilmiyoruz ama oralarda bir yerde olduğunu biliyoruz.No sabemos qué es, sólo sabemos que está ahí.
Hala ne olduğunu bilmiyoruz ama oralarda bir yerde olduğunu biliyoruz.Nu știm ce e - știm doar că e acolo.
Hala ne olduğunu bilmiyoruz ama oralarda bir yerde olduğunu biliyoruz.We weten niet wat het is -- we weten alleen dat ze er is.
Hala ne olduğunu bilmiyoruz ama oralarda bir yerde olduğunu biliyoruz.Wir wissen nicht, was es ist - nur, dass es da ist.
Hala ne olduğunu bilmiyoruz ama oralarda bir yerde olduğunu biliyoruz.Мы не знаем, что это -- мы только знаем, что оно там есть.
Hala ne olduğunu bilmiyoruz ama oralarda bir yerde olduğunu biliyoruz.Не знаем каква е... само знаем, че я има там.
Hala ne olduğunu bilmiyoruz ama oralarda bir yerde olduğunu biliyoruz.אנו לא יודעים מה זה -- אנו רק יודעים שזה שם.
Hala ne olduğunu bilmiyoruz ama oralarda bir yerde olduğunu biliyoruz.ليس لدينا فكرة عن ماهيته .. لكننا علي يقين بأنه موجود.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.Det kommer alltid att vara det och ju närmare desto bättre.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.Es wird immer da sein, je näher desto besser.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.Het zal er altijd zijn en hoe dichter het is, hoe beter.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.Il sera toujours là, et le plus proche il sera, le mieux cela sera.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.항상 존재할 뿐 아니라 가까울수록 좋다는 거죠.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.Mindig is létezni fog, és minél közelebb van, annál jobb.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.Sarà sempre lì, e più vicini siamo ad essa, meglio è.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.To coś zawsze będzie i im będzie bliżej, tym lepiej.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.Va fi mereu acolo și cu cât mai aproape, cu atât mai bine.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.Verkko tulee aina olemaan lähellä, ja mitä lähempänä, sen parempi.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.Θα είναι πάντα εκεί, και όσο πιο κοντά είναι, τόσο καλύτερα.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.Всё давно шло к этому, и чем оно ближе, тем лучше.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.То винаги ще бъде там, и колкото по близко е, толкова по-добре.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.זה תמיד הולך להיות שם וקרוב ככל שיהיה כך טוב יותר
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.ستكون دائماً هكذا ، وكلما أقتربت ،كانت أفضل.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.グーグルで自分の検索履歴を表示させることができます
Hint Okyanusu'nun oralarda bir yerde.C'est moi.
Hint Okyanusu'nun oralarda bir yerde.Ik bevindt me ergens in de Indische Oceaan. Dat ben ik dus.
Hint Okyanusu'nun oralarda bir yerde.Så det er mig.
Hint Okyanusu'nun oralarda bir yerde.Tak, toto jsem já.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Dalam istilah Hobbesian, hidup di sana singkat dan brutal.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Em termos hobbesianos, a vida ali é curta e brutal.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.En términos de Hobbes, allí la vida es corta y brutal.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Hobbesi értelemben az élet rövid és állatias ott.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Hobbesovský povedané, život je tam krátky a krutý.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.I Hobbesianska termer, livet är kort och brutalt där.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.In poche parole, laggiù la vita è breve e brutale.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.În termeni hobbesieni, viața este scurtă și sălbatică acolo.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.홉즈의 말을 빌면, 그곳의 삶은 짧고 잔인합니다.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Oder mit den Worten von Hobbs gesagt, das Leben ist dort kurz und brutal.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Om met Hobbes te spreken: "Het leven is daar kort en bruut."
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Pour reprendre les termes de Hobbes, la vie est courte et bestiale là-bas.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Řečeno Hobbesovým jazykem: život tam je krátký a drsný.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Som Thomas Hobbes sagde, er livet kort og råt der.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Theo lập luận của Hobbes, cuộc sống ở đó ngắn ngủi và bạo tàn.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Zgodnie z terminologią hobbismu, życie tam jest krótkie i brutalne.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Με τα λόγια του Χομπς, η ζωή είναι μικρή και βάναυση εκεί.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.С други думи, животът там е кратък и първичен.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.С точки зрения последователей Т.Гоббса, жизнь там короткая и жестокая.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.במונחים של הובס, החיים הם קצרים ובהמיים שם.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.بحسب تسمية " هوبيسيان " فالحياة هناك قصيرة وقاسية
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.人生が短く過酷な地域です これらの国々の多くでは
İşte buradayım. Hint Okyanusu'nun oralarda bir yerde.인도양 어디에 매달려 있네요.
İşte buradayım. Hint Okyanusu'nun oralarda bir yerde.Tôi đang chơi trên Ấn Độ Dương đâu đó.
İşte buradayım. Hint Okyanusu'nun oralarda bir yerde.זה אני, אני מסתובבת באוקיינוס ההודי קצת מקום. אז...
İşte buradayım. Hint Okyanusu'nun oralarda bir yerde.هذا لي، وأنا شنقاً في المحيط الهندي بعض مكان. حتى أن لي.
Japonya'ya doğru giden Kuroşiyo akıntısına kapılıp oralarda yaşamaya başladı.4ヶ月後には 三陸はるか沖合に移動しました
Japonya'ya doğru giden Kuroşiyo akıntısına kapılıp oralarda yaşamaya başladı.쿠로시오 해류로 가서 먹이사냥을 하다가
Japonya'ya doğru giden Kuroşiyo akıntısına kapılıp oralarda yaşamaya başladı.Nach einem Monat kam der Fisch in die Kuroshio-Strömung vor Japan und suchte nach Futter.