Ana içeriğe geç
Sözlük

oralarda ile cümle

oralarda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Japonya'ya doğru giden Kuroşiyo akıntısına kapılıp oralarda yaşamaya başladı.סוג של נכנסה לזרם קורושיו ליד יפן ורעתה שם.
Japonya'ya doğru giden Kuroşiyo akıntısına kapılıp oralarda yaşamaya başladı.نوع من دخلت الحالي Kuroshio الخروج من اليابان، وجابوا هناك.
Kapama oralarda bir yerde.A kikapcsológomb valahol ott van a képen.
Kapama oralarda bir yerde.Cái nút tắt nó được đặt ở đâu đó.
Kapama oralarda bir yerde.Das kann man irgendwo da ausschalten.
Kapama oralarda bir yerde.De uitzetknop zit hier ergens.
Kapama oralarda bir yerde.El switch de apagado está allí, en algún lado.
Kapama oralarda bir yerde.Exista un buton care opreste asta acolo undeva
Kapama oralarda bir yerde.그 기능 삭제도 저기 어딘가에서 할 수 있어요.
Kapama oralarda bir yerde.La funzione per disabilitarle è lì da qualche parte.
Kapama oralarda bir yerde.Le bouton d'arrêt est quelque part par là.
Kapama oralarda bir yerde.O botão de desligar está lá algures.
Kapama oralarda bir yerde.Wyłącznik tam gdzieś jest.
Kapama oralarda bir yerde.Ο διακόπτης απενεργοποίησης είναι κάπου εκεί μέσα.
Kapama oralarda bir yerde.Опцията за изкючване е някъде там.
Kapama oralarda bir yerde.Это можно выключить. Где-то там.
Kapama oralarda bir yerde.האפשרות לבטל את זה הוא שם איפשהו.
Kapama oralarda bir yerde.الامكانية لإيقاف ذلك موجود هنا في مكانٍ ما.
Kapama oralarda bir yerde.本当に どっかにはあるんです!
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda."Dad alas a Moab, porque se irá volando. Sus ciudades serán desoladas hasta no quedar en ellas habitante
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.Dai asas a Moabe, porque voando sairá; e as suas cidades se tornarão em desolação, sem habitante.
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.Dajte Moábovi peruť, lebo vyjde letmo, a jeho mestá budú obrátené na pustinu tak, že nebude v nich obyvateľa.
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.Dajte Moabu peruti, da leteč odide; kajti mesta njegova bodo zapuščena, da ne bo nihče prebival v njih.
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.Daţi aripi Moabului, să plece în sbor! Cetăţile lui sînt prefăcute în pustie, nu vor mai avea locuitori.
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.Gi Moab vinger! For i flyvende fart skal det dra ut, og dets byer skal bli til en ørken, så ingen bor i dem.
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.Given vingar åt Moab, ty flygande måste han fly bort. Hans städer skola bliva mark, och ingen skall bo i dem.
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.Giv Moab Vinger, at det kan flyve bort; dets Byer skal blive en Ørken, så ingen bor der.
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.Hãy cho Mô-áp những cánh , đặng nó bay đi trốn ; các thành nó sẽ nên hoang_vu , chẳng còn ai ở .
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.Hãy cho Mô-áp những cánh, đặng nó bay đi trốn; các thành nó sẽ nên hoang vu, chẳng còn ai ở.
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.모압에 날개를 주어 날아 피하게 하라 그 성읍들이 황무하여 거기 거하는 자 없으리로다
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.Дайте крылья Моаву, чтобы он мог улететь; города его будут пустынею, потому что некому будет жить в них.
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.תנו ציץ למואב כי נצא תצא ועריה לשמה תהיינה מאין יושב בהן׃
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.اعطوا موآب جناحا لانها تخرج طائرة وتصير مدنها خربة بلا ساكن فيها.
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.要 將 翅 膀 給 摩 押 、 使 他 可 以 飛 去 . 他 的 城 邑 必 至 荒 涼 、 無 人 居 住
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.要 將 翅膀 給 摩押 、 使 他 可以 飛去 . 他 的 城邑 必 至 荒涼 、 無人 居住
Oralarda artık kalamazdım...Eu não podia ficar lá...
Oralarda artık kalamazdım...Ik kon daar niet blijven...
Oralarda artık kalamazdım...Je ne pouvais pas rester là-bas...
Oralarda artık kalamazdım...Nisem več zdržala tam.
Oralarda artık kalamazdım...Non potevo pių stare lė...
Oralarda artık kalamazdım...No podía seguir allí...
Oralarda artık kalamazdım...Nu puteam rămâne acolo...
Oralarda artık kalamazdım...Δεν μπορούσα να μείνω εκεί...
Oralarda artık kalamazdım...И я не могла больше там оставаться...
Oralarda artık kalamazdım...فلم أستطع البقاء هناك
Oralarda ayakkabı satmak için bir fırsat olup olmadığını öğrenmek amacıyla gönderilmişlerdi.A céljuk az volt, hogy felmérjék, vajon van-e lehetőség cipőt eladni a helyieknek.
Oralarda ayakkabı satmak için bir fırsat olup olmadığını öğrenmek amacıyla gönderilmişlerdi.Boli vyslaní, aby zistili, či sa tam dajú predávať topánky.
Oralarda ayakkabı satmak için bir fırsat olup olmadığını öğrenmek amacıyla gönderilmişlerdi.Byli vysláni, aby zjistili, jaké jsou tam možnosti obchodu s obuví.
Oralarda ayakkabı satmak için bir fırsat olup olmadığını öğrenmek amacıyla gönderilmişlerdi.De blev sendt afsted for at undersøge mulighederne for at sælge sko.
Oralarda ayakkabı satmak için bir fırsat olup olmadığını öğrenmek amacıyla gönderilmişlerdi.De hade skickats dit för att ta reda på om det fanns någon möjlighet att sälja skor där.
Oralarda ayakkabı satmak için bir fırsat olup olmadığını öğrenmek amacıyla gönderilmişlerdi.Erano stati mandati là per vedere se c'erano possibilità per il mercato delle scarpe.
Oralarda ayakkabı satmak için bir fırsat olup olmadığını öğrenmek amacıyla gönderilmişlerdi.Họ được gửi đi để mở đường cho việc kinh doanh giày dép tại đó
Oralarda ayakkabı satmak için bir fırsat olup olmadığını öğrenmek amacıyla gönderilmişlerdi.Ils furent envoyés là-bas pour y chercher des opportunités de vendre des chaussures.
Oralarda ayakkabı satmak için bir fırsat olup olmadığını öğrenmek amacıyla gönderilmişlerdi.그들은 신발을 팔기 위해 아프리카에 갔습니다.
Oralarda ayakkabı satmak için bir fırsat olup olmadığını öğrenmek amacıyla gönderilmişlerdi.Los mandaron para ver si era factible vender zapatos.
Oralarda ayakkabı satmak için bir fırsat olup olmadığını öğrenmek amacıyla gönderilmişlerdi.Mereka ditugaskan untuk mencari peluang untuk menjual sepatu.
Oralarda ayakkabı satmak için bir fırsat olup olmadığını öğrenmek amacıyla gönderilmişlerdi.Sie sollten nach Möglichkeiten suchen, Schuhe zu verkaufen.
Oralarda ayakkabı satmak için bir fırsat olup olmadığını öğrenmek amacıyla gönderilmişlerdi.Ze onderzochten of het mogelijk was schoenen te verkopen.
Oralarda ayakkabı satmak için bir fırsat olup olmadığını öğrenmek amacıyla gönderilmişlerdi.Τους έστειλαν εκεί κάτω για να ερευνήσουν αν υπήρχε καμία ευκαιρία να πουλήσουν παπούτσια.
Oralarda ayakkabı satmak için bir fırsat olup olmadığını öğrenmek amacıyla gönderilmişlerdi.Били изпратени да проучат дали в Африка могат да се продават обувки.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod