Japonya'ya doğru giden Kuroşiyo akıntısına kapılıp oralarda yaşamaya başladı.نوع من دخلت الحالي Kuroshio الخروج من اليابان، وجابوا هناك.
John diyor ki, "Arada sırada, oral seksten zarar..." [kahkaha]"Ab und zu einen blasen ist ..."
John diyor ki, "Arada sırada, oral seksten zarar..." [kahkaha]"Jeg går ud fra, at et blowjob i ny og næ er..." [latter]
John diyor ki, "Arada sırada, oral seksten zarar..." [kahkaha]John azt mondja, hogy "Feltételezem, egy alkalmi orális szex..." [nevetés]
John diyor ki, "Arada sırada, oral seksten zarar..." [kahkaha]John dit : "Je suppose qu'une pipe de temps en temps serait..." Tu veux vraiment insister ?
John diyor ki, "Arada sırada, oral seksten zarar..." [kahkaha]John mówi "uważam, że miłość francuska od czasu do czasu..." [śmiech]
John diyor ki, "Arada sırada, oral seksten zarar..." [kahkaha]John nói, "tôi cho rằng một công việc thổi thỉnh thoảng là..." [cười]
John diyor ki, "Arada sırada, oral seksten zarar..." [kahkaha]John říká: žena:
John diyor ki, "Arada sırada, oral seksten zarar..." [kahkaha]John risponde: donna:
John diyor ki, "Arada sırada, oral seksten zarar..." [kahkaha]John sanoo: nainen:
John diyor ki, "Arada sırada, oral seksten zarar..." [kahkaha]이렇게 말하는군요. '가끔 입으로 해 주는 게...' [웃음]
John diyor ki, "Arada sırada, oral seksten zarar..." [kahkaha]Джон говорит: женщина:
John diyor ki, "Arada sırada, oral seksten zarar..." [kahkaha]يقول جون، "أفترض أن بعض التدليك من حين لآخر [ضحك]
John diyor ki, "Arada sırada, oral seksten zarar..." [kahkaha][笑] 女: あなた何としても 動かすつもりなの?
Kadınların %35 ila %50 si! Oral rehidrasyon terapisini boş verin,35 tot 50 procent van de vrouwen vergeet de orale rehydratietherapie.
Kadınların %35 ila %50 si! Oral rehidrasyon terapisini boş verin, Bu kadınlar, (riski) artırıyorlar.35 bis 50 Prozent der Frauen vergessen die Elektrolyttherapie, erhöhen sogar die
Kadın oralı olmadı.A nő ügyet sem vetett rá.
Kadın oralı olmadı. Böylece İndra kadının dikkatini çekerek yere fırlattı... ...ve tecavüz etmeye başladı.Femeia nu i-a acordat atenţie. aşa cǎ Indra, atras de ea, a trântit-o pe podea, şi a violat-o.
Kadın oralı olmadı.De vrouw lette niet op hem.
Kadın oralı olmadı.Die Frau schenkte ihm keine Beachtung.
Kadın oralı olmadı.그 여인은 인드라를 쳐다보지도 않았습니다.
Kadın oralı olmadı.Kobieta nie zwróciła na niego najmniejszej uwagi.
Kadın oralı olmadı.La donna lo ignorò.
Kadın oralı olmadı.La femme ne fit pas attention à lui.
Kadın oralı olmadı.La mujer no le prestó atención.
Kadın oralı olmadı.Người phụ nữ không để ý tới Indra.
Kadın oralı olmadı.Η γυναίκα ούτε που τον πρόσεξε.
Kadın oralı olmadı.Жената не му обърнала никакво внимание.
Kadın oralı olmadı.Женщина не обращала на него внимания.
Kadın oralı olmadı.Жінка не звертала на нього уваги.
Kadın oralı olmadı.האשה לא התייחסה אליו כלל.
Kadın oralı olmadı.ولكن المرأة لم تلق له أي بال
Kadın oralı olmadı.インドラは彼女を引き寄せ、床に投げ倒し
Kapama oralarda bir yerde.A kikapcsológomb valahol ott van a képen.
Kapama oralarda bir yerde.Cái nút tắt nó được đặt ở đâu đó.
Kapama oralarda bir yerde.Das kann man irgendwo da ausschalten.
Kapama oralarda bir yerde.De uitzetknop zit hier ergens.
Kapama oralarda bir yerde.El switch de apagado está allí, en algún lado.
Kapama oralarda bir yerde.Exista un buton care opreste asta acolo undeva
Kapama oralarda bir yerde.그 기능 삭제도 저기 어딘가에서 할 수 있어요.
Kapama oralarda bir yerde.La funzione per disabilitarle è lì da qualche parte.
Kapama oralarda bir yerde.Le bouton d'arrêt est quelque part par là.
Kapama oralarda bir yerde.O botão de desligar está lá algures.
Kapama oralarda bir yerde.Wyłącznik tam gdzieś jest.
Kapama oralarda bir yerde.Ο διακόπτης απενεργοποίησης είναι κάπου εκεί μέσα.
Kapama oralarda bir yerde.Опцията за изкючване е някъде там.
Kapama oralarda bir yerde.Это можно выключить. Где-то там.
Kapama oralarda bir yerde.האפשרות לבטל את זה הוא שם איפשהו.
Kapama oralarda bir yerde.الامكانية لإيقاف ذلك موجود هنا في مكانٍ ما.
Kapama oralarda bir yerde.本当に どっかにはあるんです!
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda."Dad alas a Moab, porque se irá volando. Sus ciudades serán desoladas hasta no quedar en ellas habitante
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.Dai asas a Moabe, porque voando sairá; e as suas cidades se tornarão em desolação, sem habitante.
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.Dajte Moábovi peruť, lebo vyjde letmo, a jeho mestá budú obrátené na pustinu tak, že nebude v nich obyvateľa.
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.Dajte Moabu peruti, da leteč odide; kajti mesta njegova bodo zapuščena, da ne bo nihče prebival v njih.
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.Daţi aripi Moabului, să plece în sbor! Cetăţile lui sînt prefăcute în pustie, nu vor mai avea locuitori.
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.Gi Moab vinger! For i flyvende fart skal det dra ut, og dets byer skal bli til en ørken, så ingen bor i dem.
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.Given vingar åt Moab, ty flygande måste han fly bort. Hans städer skola bliva mark, och ingen skall bo i dem.
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.Giv Moab Vinger, at det kan flyve bort; dets Byer skal blive en Ørken, så ingen bor der.
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.Hãy cho Mô-áp những cánh , đặng nó bay đi trốn ; các thành nó sẽ nên hoang_vu , chẳng còn ai ở .
‹‹Moav toprağına tuz dökün, kısırlaşsın, Kentleri öyle viran olacak ki, Kimse yaşamayacak oralarda.Hãy cho Mô-áp những cánh, đặng nó bay đi trốn; các thành nó sẽ nên hoang vu, chẳng còn ai ở.