Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.אפילו הבאתי את חברי אל הקהילה שלי, ואנו מתקינים את התאורה בבתים
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.حتى أني أخذت أصدقائي لمجتمعي، و قمنا بتركيب الأنوار في البيوت
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.まだライトを付けていない家庭に ライトを取り付けています 同時に 設置方法も みんなに教えています
Hayfa, İsrail'de 10 kreşe gidip oraları incelediler.그래서 그들은 이것을 이스라엘의 하이파에 있는 10개 탁아소에서 연구를 했습니다.
Hayfa, İsrail'de 10 kreşe gidip oraları incelediler.Also untersuchten sie 10 Kindertagesstätten in Haifa, Israel.
Hayfa, İsrail'de 10 kreşe gidip oraları incelediler.Așa că eu s-au dus și au studiat 10 grădinițe din Haifa, Israel.
Hayfa, İsrail'de 10 kreşe gidip oraları incelediler.A tak šli a študovali 10 day-care centier v meste Haifi, v Izraeli.
Hayfa, İsrail'de 10 kreşe gidip oraları incelediler.Così si misero a studiare 10 asili-nido a Haifa, in Israele.
Hayfa, İsrail'de 10 kreşe gidip oraları incelediler.Dan karenanya mereka menelitinya di 10 panti penitipan anak di Haifa, Israel
Hayfa, İsrail'de 10 kreşe gidip oraları incelediler.Dus bestudeerden ze 10 kinderkribbes in Haifa, Israel.
Hayfa, İsrail'de 10 kreşe gidip oraları incelediler.E então eles foram e estudaram 10 creches em Haifa, Israel.
Hayfa, İsrail'de 10 kreşe gidip oraları incelediler.Ils ont donc commencé à faire des tests sur 10 crèches à Haïfa en Israël.
Hayfa, İsrail'de 10 kreşe gidip oraları incelediler.Naukowcy przebadali 10 przedszkoli w Hajfie w Izraelu.
Hayfa, İsrail'de 10 kreşe gidip oraları incelediler.Por eso fueron a estudiar 10 guarderías de Haifa, Israel.
Hayfa, İsrail'de 10 kreşe gidip oraları incelediler.Tehát tanulmányoztak 10 napközit az izraeli Haifában.
Hayfa, İsrail'de 10 kreşe gidip oraları incelediler.Và họ nghiên cứu 10 trung tâm chăm sóc hàng ngày ở Haifa, Israel.
Hayfa, İsrail'de 10 kreşe gidip oraları incelediler.Και έτσι πήγαν να μελετήσουν 10 κέντρα ημερήσιας φροντίδας παιδιών στη Χάϊφα του Ισραήλ.
Hayfa, İsrail'de 10 kreşe gidip oraları incelediler.Вчені провели дослідження 10 дитячих садків у Хайфі, Ізраїль.
Hayfa, İsrail'de 10 kreşe gidip oraları incelediler.Гнизи и Растичини провели исследование 10 детских садов в Хайфе, в Израиле.
Hayfa, İsrail'de 10 kreşe gidip oraları incelediler.И така те решили да изучат 10 детски градини в Хайфа, Израел.
Hayfa, İsrail'de 10 kreşe gidip oraları incelediler.וכך הם הלכו ובדקו 10 מעונות יום בחיפה, ישראל.
Hayfa, İsrail'de 10 kreşe gidip oraları incelediler.وبهذا فبدأوا بدارسة 10 مراكز للرعاية النهارية في حيفا، إسرائيل.
Hayfa, İsrail'de 10 kreşe gidip oraları incelediler.保育園10カ所で実験をしました 最も緊張の高まる時間帯
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.Det kommer alltid att vara det och ju närmare desto bättre.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.Es wird immer da sein, je näher desto besser.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.Het zal er altijd zijn en hoe dichter het is, hoe beter.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.Il sera toujours là, et le plus proche il sera, le mieux cela sera.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.항상 존재할 뿐 아니라 가까울수록 좋다는 거죠.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.Mindig is létezni fog, és minél közelebb van, annál jobb.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.Sarà sempre lì, e più vicini siamo ad essa, meglio è.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.To coś zawsze będzie i im będzie bliżej, tym lepiej.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.Va fi mereu acolo și cu cât mai aproape, cu atât mai bine.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.Verkko tulee aina olemaan lähellä, ja mitä lähempänä, sen parempi.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.Θα είναι πάντα εκεί, και όσο πιο κοντά είναι, τόσο καλύτερα.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.Всё давно шло к этому, и чем оно ближе, тем лучше.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.То винаги ще бъде там, и колкото по близко е, толкова по-добре.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.זה תמיד הולך להיות שם וקרוב ככל שיהיה כך טוב יותר
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.ستكون دائماً هكذا ، وكلما أقتربت ،كانت أفضل.
Her zaman oralarda bir yerlerde olacak, ve ne kadar yakın olursa o kadar iyi.グーグルで自分の検索履歴を表示させることができます
Hint Okyanusu'nun oralarda bir yerde.C'est moi.
Hint Okyanusu'nun oralarda bir yerde.Ik bevindt me ergens in de Indische Oceaan. Dat ben ik dus.
Hint Okyanusu'nun oralarda bir yerde.Så det er mig.
Hint Okyanusu'nun oralarda bir yerde.Tak, toto jsem já.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Dalam istilah Hobbesian, hidup di sana singkat dan brutal.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Em termos hobbesianos, a vida ali é curta e brutal.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.En términos de Hobbes, allí la vida es corta y brutal.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Hobbesi értelemben az élet rövid és állatias ott.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Hobbesovský povedané, život je tam krátky a krutý.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.I Hobbesianska termer, livet är kort och brutalt där.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.In poche parole, laggiù la vita è breve e brutale.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.În termeni hobbesieni, viața este scurtă și sălbatică acolo.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.홉즈의 말을 빌면, 그곳의 삶은 짧고 잔인합니다.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Oder mit den Worten von Hobbs gesagt, das Leben ist dort kurz und brutal.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Om met Hobbes te spreken: "Het leven is daar kort en bruut."
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Pour reprendre les termes de Hobbes, la vie est courte et bestiale là-bas.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Řečeno Hobbesovým jazykem: život tam je krátký a drsný.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Som Thomas Hobbes sagde, er livet kort og råt der.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Theo lập luận của Hobbes, cuộc sống ở đó ngắn ngủi và bạo tàn.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Zgodnie z terminologią hobbismu, życie tam jest krótkie i brutalne.
Hobbes'in deyimiyle, oralarda yasam kisa ve insanliktan uzak.Με τα λόγια του Χομπς, η ζωή είναι μικρή και βάναυση εκεί.