O gün, ne oradan çıkarılırlar ve ne de özürleri dinlenir.So they will neither be taken out of it, nor will be asked to seek God's favour on that day.
Gözü oradan ne kaydı ve ne de onu aştı.Neither did sight falter nor exceed the bounds.
"Sonra sizi oraya döndürür ve yine oradan çıkarır."He will then return you back to it, and bring you out again.
Oradan bir daha ayrılamazlar.And will not be removed from it.
Şeytansa oradan onların ayaklarını kaydırdı, onları bulundukları makamdan çıkarıverdi.But Satan tempted them and had them banished from the (happy) state they were in.
Onlardır yurtları cehennem olanlar ve oradan başka bir sığınak bulamazlar.For such the abode is only Hell from which they will find no escape.
Orada ne bir yorgunluk duyarlar, ne de oradan çıkarılırlar.No weariness will come upon them, nor will they be sent away from there.
Orada ebedi olarak kalırlar ve oradan ayrılmak da istemezler.Where they will abide for ever, never wanting a change.
Hepiniz dedi, inin oradan; bir kısmınız, bir kısmınıza düşman olsun.(And) said: "Go down hence together, one the enemy of the other.
Yoksa size mahsus bir kitap var da oradan mı okuyorsunuz.Or have you a Book in which you read
Sonra da sizi gene oraya yollar ve oradan çıkarır.He will then return you back to it, and bring you out again.
Oradan suyunu, otlağını çıkarıp meydana getirdi.He brought out its water and its pastures from it,
Ve oradan hiç ayrılmazlar.And will not be removed from it.
"Hepiniz oradan aşağı inin." dedik.And We said to them: "Go, all of you.
Eğer oradan çıkarlarsa biz o zaman gireceğiz."We shall enter when they go away."
Buyurdu: "O halde in oradan.So God said: "Descend.
Allah buyurdu: "Çık oradan. Yenik düşmüş ve kovulmuş olarak."Begone," said (God), "contemptible and rejected!
Bu, şehirde tezgâhladığınız bir tuzaktır ki, bununla şehir halkını oradan çıkarmak peşindesiniz.This surely is a plot you have hatched to expel the people from the land.
Üzerlerine gökten bir kapı açsak da oradan yükseliyor olsalardı.Even if We open a door in the heavens and they ascend through it in broad daylight,
Buyurdu: "Öyleyse çık oradan, çünkü kovuldun.""Go hence, execrable," (said the Lord), "from this place,
Orada kendilerine zahmet/yorgunluk dokunmaz. Oradan çıkarılmazlar da.No weariness will come upon them, nor will they be sent away from there.
Sürekli kalacaklardır orada. Çıkmak istemeyeceklerdir oradan.Where they will abide for ever, never wanting a change.
Bunun üzerine Firavun oradan ayrıldı, tüm kurnazlığını topladı, sonra geldi.After this the Pharaoh withdrew and settled his stratagem, then came back.
Allah dedi: "İkiniz birlikte inin oradan! Birbirinize düşmansınız.(And) said: "Go down hence together, one the enemy of the other.
Şiddetimizi hissettiklerinde hiç vakit geçirmeksizin oradan dört nala kaçıyorlardı.Whensoever they sensed Our punishment they fled from them.
"Rabbimiz, çıkar bizi oradan.Get us out of this, O Lord.
Buyurdu: "Hadi, çık oradan! Sen kovulmuş birisin."(God) said: "Then go hence, ostracised.
Eğer oradan çıkarlarsa biz de hemen gireriz.We shall enter when they go away."
Allah: Öyle ise, "İn oradan!"So God said: "Descend.
Allah buyurdu: Haydi, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık!"Begone," said (God), "contemptible and rejected!
Bu, hiç şüphesiz şehirde, halkını oradan çıkarmak için kurduğunuz bir tuzaktır.This surely is a plot you have hatched to expel the people from the land.
Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar,Even if We open a door in the heavens and they ascend through it in broad daylight,
Allah şöyle buyurdu: Öyle ise oradan çık! Artık kovuldun!"Go hence, execrable," (said the Lord), "from this place,
Onlara orada hiçbir yorgunluk gelmeyecek ve onlar, oradan çıkarılmayacaklardır.No weariness will come upon them, nor will they be sent away from there.
Orada ebedi kalacaklardır. Oradan hiç ayrılmak istemezler.Where they will abide for ever, never wanting a change.
Dedi ki: Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan (cennetten) inin!(And) said: "Go down hence together, one the enemy of the other.
Andolsun ki, biz, aklını kullanacak bir kavim için oradan apaçık bir ibret nişanesi bırakmışızdır.Verily We have left a clear sign of this for people of sense to see.
Allah: Çık oradan (cennetten)! Sen artık kovulmuş birisin.(God) said: "Then go hence, ostracised.
Onlar (kafirler) oradan bir daha da ayrılmazlar.And will not be removed from it.
Onlara dedik ki: "Hepiniz oradan inin.And We said to them: "Go, all of you.
Eğer oradan çıkarlarsa, şüphesiz biz de gireriz" dediler.We shall enter when they go away."
Oradan girerseniz muhakkak galip gelirsiniz.If you enter, you will surely be victorious.
(Allah) buyurdu: "Öyleyse oradan in, orada büyüklük taslamak senin haddin değildir.So God said: "Descend. You have no right to be insolent here.
Sonra Allah onları oradan kurtarır, kurtulur kurtulmaz yeryüzünde çeşitli taşkınlıklara başlarlar.But when He rescues them, they commit excesses in the land unjustly again.
Ne zaman ki, onlar, onu kurtarmaktan ümit kestiler, o zaman fısıldaşarak oradan uzaklaştılar.When they despaired of (persuading) him, they went aside to confer.
Allah şöyle buyurdu: "Öyle ise oradan çık! Sen, artık kovulmuş birisin.""Go hence, execrable," (said the Lord), "from this place,
Orada kendilerine hiçbir yorgunluk gelmeyecek. Oradan çıkarılacak da değillerdir.No weariness will come upon them, nor will they be sent away from there.
Allah (onlara) şöyle dedi: "Birbirinize düşman olmak üzere hepiniz oradan (cennetten) inin.(And) said: "Go down hence together, one the enemy of the other.
Onlar azabımızın şiddetini hissettikleri zaman oradan kaçmaya koyuluyorlardı.Whensoever they sensed Our punishment they fled from them.
Andolsun ki biz, aklını kullanacak bir kavim için oradan apaçık bir ibret nişanesi bırakmışızdır.Verily We have left a clear sign of this for people of sense to see.
Allah: "Hemen çık oradan, artık sen kovuldun."(God) said: "Then go hence, ostracised.
-Dedik ki: “İnin oradan hepiniz!And We said to them: "Go, all of you.
İşte öylelerinin varacakları yer cehennemdir ve oradan kurtuluş için hiçbir çare bulamazlar.For such the abode is only Hell from which they will find no escape.
“Çabuk in oradan!” buyurdu Allah, “Öyle orada kurulup da büyüklük taslamak senin haddin değildir.So God said: "Descend. You have no right to be insolent here.
Allah şöyle buyurdu: “Alçak ve kovulmuş olarak çık oradan!"Begone," said (God), "contemptible and rejected!
Orada kendilerine hiç bir zahmet ve meşakkat dokunmaz, oradan hiç çıkarılmazlar.No weariness will come upon them, nor will they be sent away from there.
Yoksa size ait bir kitap var da bu kabîl bilgileri oradan mı okuyorsunuz?Or have you a Book in which you read
Yoksa gayb kitabı yanlarında da, onlar oradan mı yazıp duruyorlar?Or do they have knowledge of the unknown which they copy down?
Sonra sizi tekrar oraya gönderip, yine sizi oradan çıkaracaktır.He will then return you back to it, and bring you out again.
Oradan sularını, otlaklarını çıkardı.He brought out its water and its pastures from it,