Ben oradan ayrılmadan önce, babası Chris, bana onun resimlerinden birini verdi.大統領執務室の傍の書斎にそれを飾らせていただきました
Biliyorum sürekli oradan oraya atlıyorum.Ich weiß, ich bin thematisch hin und her gesprungen.
Biliyorum sürekli oradan oraya atlıyorum.Jeg ved at jeg er sprunget fra det ene til det andet.
Biliyorum sürekli oradan oraya atlıyorum.Je sais que je suis parti dans tous le sens.
Biliyorum sürekli oradan oraya atlıyorum.Saya tahu saya berjalan kesana kemari.
Biliyorum sürekli oradan oraya atlıyorum.Sé que he saltado por todas partes.
Biliyorum sürekli oradan oraya atlıyorum.So che ho divagato molto.
Biliyorum sürekli oradan oraya atlıyorum.Știu c-am tot sărit încolo și încoace.
Biliyorum sürekli oradan oraya atlıyorum.Wiem, że skakałem po całej scenie.
Biliyorum sürekli oradan oraya atlıyorum.Знам, че станах досаден.
Binlerce sekiz yüz onlar oradan geri geleceğiz biri yeter800 آلاف سوف يعودون من هناك يكفي المرء
Binlerce sekiz yüz onlar oradan geri geleceğiz biri yeter수천 팔백 그들은 거기에서 다시 올게요 하나는 충분
Binlerce sekiz yüz onlar oradan geri geleceğiz biri yeterTisíce 800 sa vráti odtiaľ jeden je dosť
Binlerce sekiz yüz onlar oradan geri geleceğiz biri yeterWestbury 800 tisoč jih bomo vrnili od tam 1 je dovolj
Binlerce sekiz yüz onlar oradan geri geleceğiz biri yeterWestbury ezer 800 fognak gyere vissza onnan 1 elég
Binlerce sekiz yüz onlar oradan geri geleceğiz biri yeterWestbury migliaia 800 torneranno da lì uno basta
Binlerce sekiz yüz onlar oradan geri geleceğiz biri yeterWestbury тисячі вісімсот вони повернуться звідти один досить
Binlerce sekiz yüz onlar oradan geri geleceğiz biri yeterWestbury тысячи восемьсот они вернутся оттуда один достаточно
Binlerce sekiz yüz onlar oradan geri geleceğiz biri yeterWestbury אלף 800 הם יחזרו משם
Binlerce sekiz yüz onlar oradan geri geleceğiz biri yeter彼らはそこから戻ってくる 1は十分だ 私はそれを行うにはしたいと思い
Bir çok hızla oradan ilgili yo yo herhangi bir güncelleme evlendi iletişim amy GillettYaha koi alkaen hyvin nopeasti siellä yo yo naimisiin tahansa päivitys
Bir çok hızla oradan ilgili yo yo herhangi bir güncelleme evlendi iletişim amy GillettЙо-Йо женился любые обновления
Bir çok hızla oradan ilgili yo yo herhangi bir güncelleme evlendi iletişim amy GillettЙо-Йо одружився будь поновлення
Bir çok hızla oradan ilgili yo yo herhangi bir güncelleme evlendi iletişim amy Gillettמשם במהירות רבה יו יו נישא כל עדכון קשר איימי ג'ילט
Bir çok hızla oradan ilgili yo yo herhangi bir güncelleme evlendi iletişim amy Gillettمن بسرعة جدا على وجود يو يو تزوج أي تحديث الاتصال ايمي جيليت
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.En dag föll några torn och huset nära parken blev ett hus under aska, så de flydde.
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.Într-o zi nişte turnuri au căzut, casa de lângă parc a devenit o casă sub cenuşă, aşa că ei au evadat.
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.어느날 어떤 큰 빌딩들이 무너지고 공원 근처의 있던 집은 재투성이가 되서 다들 도망가게 되었죠.
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.Un giorno caddero delle torri e la casa vicino al parco divenne una casa sotto la cenere, e così fuggirono.
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.יום אחד נפלו כמה מגדלים והבית ליד הפארק הפך לבית תחת אפר, אז הם ברחו.
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.公園の近くの家は 灰の下の家になり みんなで逃げ出した リュックで背負われ 自転車で 暗室へと でもウースター通りのロフトは
Bir web tarayıcısı bir kaynak sayfadaki linkleri tarayıp oradan diğer sayfaları bulur.웹크롤러는 검색엔진을 위에서 웹페이지를 찾아요.
Bir web tarayıcısı bir kaynak sayfadaki linkleri tarayıp oradan diğer sayfaları bulur.זחלן מרשתת מוצא דפי אינטרנט עבור מנוע החיפוש שלנו
Bir web tarayıcısı bir kaynak sayfadaki linkleri tarayıp oradan diğer sayfaları bulur.الزاحف الشبكي يجد صفحات الشبكة لمحرك البحث
Bir web tarayıcısı bir kaynak sayfadaki linkleri tarayıp oradan diğer sayfaları bulur.そのページのリンクを進むことで WebクローラがWebページを見つけます
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.A hovoril im: Kdekoľvek vojdete do domu, tam ostaňte, dokiaľ vôbec odtiaľ nevyjdete.
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.Apoi le -a zis: ,,În orice casă veţi intra, să rămîneţi acolo pînă veţi pleca din locul acela.
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.A pravil jim: Kdežkoli vešli byste do domu, tu ostaňte, dokudž nevyšli byste odtud.
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.Dizia-lhes mais: Onde quer que entrardes numa casa, ficai nela até sairdes daquele lugar.
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.E diceva loro: «Entrati in una casa, rimanetevi fino a che ve ne andiate da quel luogo
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.És monda nékik: A hol valamely házba bementek, ott maradjatok mindaddig, a míg tovább mentek onnét.
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.Ia juga berkata, "Kalau kalian masuk ke suatu rumah, tinggallah di situ sampai kalian meninggalkan kota itu
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.In jim reče: Kjerkoli pridete v hišo, tam ostanite, dokler ne pojdete odondod naprej.
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.Ja hän sanoi heille: "Missä tulette taloon, jääkää siihen, kunnes lähdette pois siltä paikkakunnalta.
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.또 가라사대 어디서든지 뉘 집에 들어가거든 그곳을 떠나기까지 거기 유하라
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.Ngài phán cùng sứ đồ rằng: Hễ nhà nào các ngươi sẽ vào, hãy cứ ở đó, cho đến khi đi.
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.Ngài phán cùng sứ đồ_rằng : Hễ nhà nào các ngươi sẽ vào , hãy cứ ở đó , cho_đến khi đi .
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.Och han sade till dem: »När I haven kommit in i något hus, så stannen där, till dess I lämnen den orten.
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.Og han sagde til dem: "Hvor I komme ind i et Hus, der skulle I blive, indtil I drage bort fra Stedet.
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.Og han sa til dem: Hvor I kommer inn i et hus, der skal I bli til I drar videre fra det sted.
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.Puis il leur dit: Dans quelque maison que vous entriez, restez-y jusqu`à ce que vous partiez de ce lieu.
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.Und sprach zu ihnen: Wo ihr in ein Haus gehen werdet, da bleibet bis ihr von dannen zieht.
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.Y les decía: "Dondequiera que entréis en una casa, posad en ella hasta que salgáis de aquel lugar
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.Zatem mówił do nich: Gdziekolwiek wnijdziecie w dom, tam zostaócie, póki byście stamtąd nie wyszli.
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.Και ελεγε προς αυτους Οπου εαν εισελθητε εις οικιαν, εκει μενετε εωσου εξελθητε εκειθεν.
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.И сказал им: если где войдете в дом, оставайтесь в нем, доколе не выйдете из того места.
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.І рече їм: Де б ви нї зайшли в яку господу, там пробувайте, аж поки вийдете звідтіля.
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.но да се обуват със сандали: И, рече Той, не се обличайте в две дрехи.
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.ויאמר אליהם במקום אשר תבאו בית איש שבו בו עד כי תצאו משם׃
‹‹Bir yere gittiğiniz zaman, oradan ayrılıncaya dek hep aynı evde kalın›› diye devam etti.وقال لهم حيثما دخلتم بيتا فاقيموا فيه حتى تخرجوا من هناك.